SOSYAL HİZMET MESLEĞİ

SOSYAL HİZMET ALANLARI

KAYNAK BİLGİLER

 

   

Şerafettin SAYAR 

 Sosyal Hizmet Uzmanı

 serafettinsayar@hotmail.com  

 
 
   
   
 


GÜLE GÜLE ANNE
 

 
     
 
Babam öleli tam kırk üç yıl olmuştu. Bir kış günü yolda kaldığından, kar altında kalarak öldüğünden bahsedilir hep. Kasabadan köye gelirken lapa lapa yağan karlı yolda henüz köye birkaç yüz metre kalmışken köy mezarlığının girişinde karın altında bulmuşlar babamı. Ben o zaman üç yaşındaydım. Herkes ağlaşıyordu. Ağıtlar halen kulaklarımdadır. Hele Hanife ablamın insan boyunu geçen kar yığınlarını yara yara gelişi gözümün önünden hiç gitmez. O kadar kişinin arasında tek ağlamayan bendim. Ölümün ne demek olduğunu bilmiyordum. Babamın cansız bedeni orada evin ortasında duruyordu. Bense insanları izlemekle meşguldüm. Sevgili babamdan kırk üç yıldır ayrıyım. Onu her sene mezarında ziyaret ederim. Onunla hayallerimde iletişim kurarım. Yokluğu bende psiko patolojik sorunlar yaşatsa da hayata direnmeyi de biricik annem ve kardeşlerim sayesinde öğrendim.

Evet, tam kırk üç yıl sonra canım annemi de bir sonbahar ayının gündüz vakti ebediyete, sevgili babamın yanına uğurladık. Hep köyünde ölmeyi, babamın yanına gömülmeyi isterdi. Hep elden ayaktan düşmeyeyim, kimseye muhtaç olmayayım derdi. Son yıllarda kış aylarında İstanbul’da, bahar ve yaz aylarında köyünde yaşardı. Köyünden kopmayı, ayrı kalmayı hiç istemezdi.

Annemin ayrılışı daha başka oldu. Yengem annemin ölümünü haber verdiğinde tüm bedenim titredi. Dünyamla bağım koptu. Ne yapacağımı bilemez oldum. İş yerinden eve nasıl geldiğimi, karıma ve kızıma ne söylediğimi hatırlamıyorum. Kendime gelmem için önce bir duş aldım, sonra biraz kendimi dinledim ve eşime yola çıkacağımı söyledim. Eşim ve çocuklarım da benimle gelmek istediler. Sekiz yaşındaki oğlum Ozan beni teselli etmek için sıkı sıkı bana sarıldı, ağladı, o anı hisleriyle paylaştı. Arabayı hazırladım ve yola çıktık. Her şey artık kontrolümdeydi. Ankara’ya kadar arabayı ben kullandım. Sonra yola bacanağım ve kayın biraderimle devam ettim. Tam 18 saat sonra köyüme gelmiştim. Annemin cansız bedeni de kırk üç yıl önce babamınki gibi evin ortasında duruyordu. Yine herkes ağlaşıyor, ağıtlar yakıyordu. Kendimi tutamadım. Canım annemin cansız bedeni üzerine kapaklandım. Hıçkırıklarıma hâkim olamıyordum. İlk defa bir cansız bedenle bu kadar temas halindeydim. Bembeyaz yüzü, pamuk gibi elleri ellerimin arasındaydı. Daha iki ay önce ziyaretine geldiğimde oğlum Ozan’ a maniler okumuştu;
“Öküzümün alnı sakar,
Sakallıya kim bakar,
Delikanlı yürek yakar”.

Ölümü anında ablalarım ve ağabeyim yanındaymış. Öleceğini hiç belli etmemiş. Son nefesini verirken bile şuuru yerindeymiş. Dualar okuyarak nefesini vermiş.
Cenaze törenin çok kalabalıktı. Çevre köylerden herkes gelmişti. Son yıllarda ilk defa köyümüz bu kadar kalabalık olmuş. Köy halkı evlerinde yaptıkları yemekleri caminin avlusunda misafirlere ikram ettiler. Bu toplumsal dayanışma ile seni uğurladık. Sonunda babama kavuştun, Canım annem nur içinde yat.

Bizden, evinden ayrılalı bir buçuk ay oldu. Seni özlüyoruz. Senden ayrı ilk kurban bayramını yaşadık. Ağabeyim, ablalarım, torunların, torunlarının çocukları hepimiz bir aradaydık. Seni andık, duygulandık, ağlaştık, gözyaşlarımızı tutamadık. Sayende bir kez daha bayramlarda akrabaların, eşin ve dostun bir arada olmalarının ne kadar önemli olduğunu anladık. Bu birliktelikler devam etmeli, insanlar birbirinden kopmamalı. Bir şeyi daha gördüm bu bayramda, ben aileme, akrabalarımın yanına giderken insanlar lüks arabalarıyla tatil beldelerine gidiyordu. Yollar hep beş yıldızlı otellerin bulunduğu beldelere doğru giden lüks arabalarla doluydu. Bireysel, geçici duygular ve sahte mutlulukların peşinden koşuluyordu. Nerede dayanışma, nerede paylaşım.

İşte böyle sevgili anneciğim, yokluğun zor olsa da bu hayat bizi de senin yokluğuna alıştıracak. Bizler için annelik görevini kusursuz olarak yerine getirmiş olmandan dolayı seni minnet ve şükranla anıyoruz. Umarım evlatların olarak seni mahcup etmemişizdir. Son arzun babamın yanına gömülmekti. Onu gerçekleştirdik.
Nur içinde yat.
Özlemle.
Oğlun

23.11.2010
Antalya
 
 
 
 

 

 



Yasal Uyarı , Gizlilik Beyanı ve Künye  

 sosyalhizmetuzmani.org © Bütün hakları saklıdır.