Sosyal Hizmet Mesleği

Sosyal Hizmet Alanları

Sosyal Kaynak
Bilgiler

     
   
   



 
Macide SERPEMEN

Sosyal Pedagog
 

mserpemen@yahoo.de
 

   
   

 Çocukların Savaş üzerine soruları! Nasıl yanıt vermeliyim?diyen ebeveynler için bazı öneriler!

Ebeveynden çocuğa değer aktarımı, 6.bölüm
 

 

 
 

 En son yazımın başlığı „Ayrımcılığın kötü bir davranış olduğunu nasıl öğreteceğiz? diyen ebeveynler için bazı öneriler“ idi.

O yazımdan birkaç satırı aktararak giriş yapmak isterim.

Şöyleki:

„…..Hatırlatma 4: Çocuğa sunduğumuz, kazandırmak istediğimiz insan resmini öncelikle biz ebeveynler çiziyoruz.

Hatırlatma 5: Nasılki insan kendini koruma, savunma, ifade etme, ifade edeni dinleme becerilerini çocuklukta kazanıyorsa istemediği bir davranış ve durum ile karşılaştığında itiraz etme,hayır deme becerilerini de çocukluğunda ediniyor, benimsiyor.

Hatırlatma 6: Her gün gözümüzün önünde gerçekleşen,okuduğumuz, duyduğumuz ayrımcı tutum ve davranışın aile fertleri, komşular,işyeri arkadaşlığı gibi en yakınımızdaki mikro alanlar başta olmak üzere nasıl yaygınlaştığına, şiddetin, cinayetlerin adeta kanıksandığına tanık oluyoruz.“

Ne yazık ki bu yazıda da konu,yaşadığımız şu günlerde ekranlardan izlediğimiz , raflarda istediğimizi bulamadığımız zaman, arabaya benzin  doldururken ürktüğümüz, gerildiğimiz  günlerle, yeni savaş ile ilgili.

Hatırlatma: Her ebeveyn sağlıklı ve mutlu çocuk yetiştirmek ister.

Hatırlatma: Yetişkinler çocuklara örnek olmalı.

Hatırlatma: Çocuk yetiştirmenin reçetesi yok!

„Anne, savaş burayada gelirmi?“,“ insanlar öleceklermi?“, „baba, o çocuklar şimdi okula gidemiyecek değilmi?“, „neden sokaklarda tanklar?“ gibi bin bir soru çocukların dilinde, aklında, yüreğinde; çocuklar evde dile getiremiyorlarsa okulda öğretmenlerine soruyor, sormaya cesaret edemiyorlarsa yazıyorlar, resimliyorlar.

Ancak unutmayalım ki soru soran çocuklar,günümüzün çocukları Pandemi çocuklarıdır ;yani  iki yıldır korkuyu, krizi, kapalı yaşamayı, hastalığı, kayıpları, tedirginligi, stresi yaşamış ve yaşayan, gören, gözlemleyen, tanık olan çocuklardır.Çoğu hassas, kırılgan, çocukluklarını güle oynaya yaşayamadıklarının bilincinde olan çocuklar.Onların soruları ciddi, bir o kadarda ciddiyetle  cevaplandırılmayı bekliyor.

Tekrar olacak ama „Ebeveynden çocuğa medya kullanım eğitimi“ başlıklı yazımın son bölümünde bugünün dünyasına dikkat çekmiştim.

Şöyleki“ …..

Çocuklarda, yetişkinlerde bugünün dünyasında ciddi bir stresin, baskının altında işlerini,okullarını,yaşamlarını sürdürmeye , sağlıklı  ve aydın bir gelecek için çalışıyorlar. Hele de yetişkinide çocuğuda güvensiz kılan günlük yaşama egemen onlarca belirsizliği düşünürsek!!Diğer taraftan sürekli koşturan, gergin ve stresli ebeveyler çocuklarının gerilmesine de neden oluyor. Ortak yaşamda sakin, koşturmanın, telaş olmadan hatta hiç bir şey yapmadan tembel tembel oturmaya ihtiyaç duyuluyor; hep birlikte ayak uzatıp konuşmak hatta konuşmamanın ne kadar dinlendirici,doğal hormonsuz meyvalar gibi sağlıklı olduğunu hepimiz biliriz ancak unutuyoruz, hatırlayalım, hatırlatalım!

Bu ve benzeri hatırlatmalardan sonra „savaş“ konusundaki sorular ile ilgili önerileri sıralıyalım.

·       Çocuğun savaş ile ilgili her sorusu ertelenmeden, duymazlığa, görmezliğe gelmeden konuşulmalı.

·        Savaş konusu tıpkı aile içi, aile dışı kavgalar,çekişmeler, tartışmalar, krizler gibi konuşulmalı.

·        Çocuğun sorduğu her soru gibi savaş ile ilgili olanda konuşulmalı.

·        Ancak savaş, çocuk konu ederse konuşmalı.

·        Ebeveynler savaş üzerine çocuğun sorduğu zamanda, ne önceden ne de sonrasında, konuşmalı.

·        Çocuğun sorduğu soruları cevaplamalı,konuşulmalı, sormadıklarını değil.Söylemek istediğim susmak, sorularını geçiştirmek değil; savaş konusunu bir ders anlatır gibi anlatmamak,ders vermemek.

Nedenmi?

·        Ebeveyn olarak önem vermemiz gereken,üzerinde düşünmemiz gereken konu çocuğun sorusunun ne olduğu değil, o soruyu neden sorduğu olmalı. Ebeveynler bir dizi ara soru sormalı ki esas olana yanıt bulsun yani sorusunun arkasında çocuğun tedirginliği, huzursuzluğu, endişeleri korkularımı var, yoksa sadece merak mı ediyor, bilgilenmek mi istiyor?

-Ne gördün kızım?Nerede izledin?

-Ne duydun?

-Sayaş dedin,bu kelime ne anlama geliyor sence?

gibi sorular ile çocuğu neyin etkilediğini ve gerçekte onun anlamak, anlatmak istediğinin ne olduğunu bulmaya çalışılır.

·        Ebeveynler cevaplarından önce kendilerini sorgulamalılar ve bilmeliler ki“ korkmana gerek yok demek“ çocuğa yardımcı olmuyor, hislerini anlama yolunu kapatıyor,çocuk ciddiye alınmadığını anlıyor. Oysaki çocukların antenleri çok güçlüdür ve biz yetişkinlerin korkularınıda,yürek çarpıntıları ve endişelerinide hemen hissederler.

·        Çocuğa korkularında, endişelerinde haklı olduğunu söylemeli. Her kriz durumunda olduğu gibi „bende huzursuzum,rahat değilim,hadi gel birlikte öğrenelim, televizyona birlikte bakalım, internette o gördüğün fotoğrafı birlikte arayalım ..“ denmeli.Kuşkusuz bu durumda  çocuğun yaşı ve bilgi seviyesi dikkate alınmalıdır.

·        Çocukların yaşı küçüldükçe savaş ile ilgili açıklamalar biz yetişkinler için güçleşir. Küçük çocukların hayal dünyalarının ne kadar geniş olduğunu düşünürsek, rüyalarında neler var, düşledikleri neler acaba???? Böylesi sorular, onların iç dünyası çoğu kez biz yetişkinler için kocaman bir bilinmez.

·        Küçük çocuklar hayal ile gerçeği ayırt etmekde zorlanırlar. Onlar, „benim için bir tehlike varmı?“sorusunu farklı biçimlerde anlatmaya çalışırlar. Bu nedenle onlara„ben, biz her durumda yardım ederiz, edeceğiz, ayrıca bak görüyorsun başka büyüklerde çocukların elinden tutmuş, yaralarını sarmış, battaniye ile üstünü örtüyor,görüyormusun?“ gibi anlatımlarla yardımı, dayanışmayı, desteği gösteren  fotoğraflara birlikte bakmayı, gazeteden okumayı ve üzerine konuşmayı  tercih etmelidir.

·        İlkokul çağındaki çocuklarla olanaklı ise haberleri akşam öncesi birlikte izlemeli, sonrada üzerine konuşmalı. Çocuklar uyku öncesi haberlere bakmamalı, çocukla konuşma zamanı kalmasına dikkat edilmelidir.Bu şekilde   yatağına  gitmeden  önce ebeveyni ile birlikte dinlediği haberleri,gördüğü savaş karelerini anlamaya, sonuç çıkarmaya zamanı kalır.

·        Çocukları televizyondan, dijital her türlü medyadan uzak tutmamız olanaklı değil, ancak izlenen medyayı sınırlamak ve seçici olmak olanaklı.

·        Fakat genellikle çocuklar huzursuz, zor soruları yatağa gitmeden önce sorarlar.Bu durumda onlarla konuştuktan sonra, iyilik, aydınlık ve barışın yer aldığı bir hikaye ile iyi geceler dilemek yardımcı olur.

·        Okul öncesi ve okul çocukları ile savaş üzerine konuşmak onlara aktif olma, olabilme duygusu ve olanağı sağlar. Çocuk korkuları, soruları ile yalnız olmadığını bir resim çizerek, dayanışmasını bir kart yazarak ifade edebilir, rahatlar.

·        Okul çocukları başka bir ülkedeki savaşı anlamaya çalışırken „bizim ülkemizde de savaş çıkarsa ne olur „sorusunu birlikte düşünürler. „Neden o ülke bu ülkeye saldırıyor?“ „A ülkesinde neden savaş var?“ „B, komşu ülkesinden ne almak istiyor?“sorularıyla özünde ceza ve suç kavramları arasında gider gelirler. Çocuklar kreşlerde, okullarda kalemini elinden alan arkadaşından geri almaya çalışırken rica etmenin yetmediğinide deneyliyorlar; kantinde sandoviçini yere düşürdüğü için sıra arkadaşına tekme atıldığına da, küskünleri barıştıran arkadaşlarına da tanık oluyorlar.

·        Yetişkinler, ebeveyler, öğretmenler aile ve okulun günlük yaşamından kavga ve uzlaşma örnekleri ile barışı anlatmalı, farklı ülkelerin barış çağrılarını, tek tek bireylerden, binlerce, milyonlarca insanın, çocukların huzur ve barışı için nasılda aktif çabaladığını örneklemeliler,açıklamalılar.

·        En önemliside çocuğun savaş sorusuna yanıt verirken aklı esas alan, nesnel olan veriler aktarılmalı, yarını geleceği değil bugünü konuşmalı.

 Sayaşı değil sadece BARIŞI konuşacağımız günlere!

 27.02.2022

Macide Serpemen 

 
 
 
 



Yasal Uyarı , Gizlilik Beyanı ve Künye  

sosyalhizmetuzmani.org © Bütün hakları saklıdır.