|
|
ZONGULDAK ÇIRAKLIK EĞİTİM MERKEZİ KUAFÖRLÜK BÖLÜMÜNDE
EĞİTİM GÖREN ÇIRAKLARIN İŞYERLERİNDEKİ ÇALIŞMA RİSKLERİNİN İNCELENMESİ
Doç.Dr Ayşe OCAKÇI
Çocukların çalıştırılması evrensel ve ulusal bir sorundur. Çocuk emeğinin
kullanımı sorunu bütün dünya ülkelerinde bulunmakla beraber daha çok
gelişmekte olan ülkelere özgüdür. Dünyada 15 yaşından küçük ikiyüz milyon
çocuk çalışmaktadır. Ekonomik etkinliği olan çocukların % 98’i üçüncü dünya
ülkelerinde yaşamaktadır(1).
Türkiye’de de çocuk işçiliği oldukça yaygındır. Türkiye’de ekonomik ya da
siyasi zorunlu göçler sonucu kent nüfusu sanayileşme oranından daha hızlı
bir şekilde artmaktadır. Gelen aileler şehir yaşamına uyumda büyük
sıkıntılarla karşılaşmaktadır. Özellikle kültürel değişimin yarattığı
sorunlar ile vasıfsız işgücü niteliği olan babanın iş bulma olasılığı
oldukça azdır. Toplumumuzda özellikle de göçle gelen ailenin annelerininde
ev dışında çalışması henüz kabul edilebilir değildir. Bu durum karşısında
ucuz iş gücü özelliği olan çocuk çalışması öne çıkmaktadır. Erken yaşlarda
çalışma yaşamına atılan çocuklar kırsal kesimde ailelerinin yanında tarım
işçisi olarak çalışırken şehirde sanayi işçisi, hizmet sektöründe ara eleman
ya da sokakta (enformal sektörde) değişik işlerde çalışmaktadır( 2).
Devlet İstatistik Enstitüsü’nün 1994 yılı verilerine göre Türkiye’de 06-14
yaş grubundaki 11. 889. 313 çocuğun 1.008019’u sanayide olmak üzere toplam
3.847830’u (% 32.6) çalışmaktadır. Bu oran erkek çocuklarda % 25.49, kız
çocuklarda % 39.63’e kadar çıkmaktadır (3)
Kuaför ve berberlik ile ilgili çalışma alanları da çocuk işgücünün sıkça
kullanıldığı hizmet sektörüdür.Kuaför ve berber yanında çalışan çocuklar;
çalışma koşullarından kaynaklanan çeşitli risklerle karşılaşmaktadır.
Bunların en yaygın bilinenleri ise boya karıştırmak ve kimyasal maddelerle
temas, manikür pedikür ağda uygulamaları ile mikrobiyolojik riskle, fön
makinası ve elektrikli kaza riskleri, uzun süre ayakta durmakla ilgili
ergonomik riskler dir. Bunların dışında ağır iş koşulları, kötü muamele,
uzun iş saatleri ve düşük ücretler gibi özellikle uzun vade de psikososyal
sorunlara kaynaklık eden çalışma riskleride vardır.
AMAÇ:Kuaför ve berber yanında çalışan çocukların çalışma risklerine karşı
korunma girişimleri bu risklerin ve önceliklerinin belirlenmesi ile
olanaklıdır. Bu araştırma kuaför ve berber yanında çalışan çocukların
çalışma risklerinin incelenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak planlanmıştır.
* Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Sağlık Yüksek Okulu Müdürü
**Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Sağlık Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi
YÖNTEM:
Türkiye genelinde kuaför ve berber yanında çalışan çocukların sayısı
belirlenememiştir. Ancak isdihdam alanlarına bakıldığında özellikle kentsel
alanda çalışan çocukların %26 sının hizmet sektöründe olduğu görülebilir.
Araştırmanın evrenini Zonguldak Çıraklık Eğitim Merkezinde öğrenim gören 160
öğrenci oluşturdu. Örneklem eğitim merkezinde öğrenim gören 13-18 yaş
arasında olup araştırmaya katılmayı kabul eden 103 çocuk oluşturdu. Veriler
bir anket formu ile elde edildi. Ön uygulama Zonguldak’taki kuaförlerde
çalışan 10 çocuk üzerinde yapıldı. 32 sorudan oluşan anket formu görüşmeci
tarafından yüzyüze soru-cevap şeklinde dolduruldu. Veri toplama eylül- kasım
1999’da tamamlandı. Verilerin istatistiki analizi SPSS paket programında
yüzdelik ve ki-kare yöntemi ile değerlendirildi.
BULGULAR VE TARTIŞMA
Araştırma kapsamındaki çırakların %68’i erkek, %32’si kızdır. %55.3’ü 13-15
yaş grubunda, % 44.7’si 16-18 yaş grubundadır. Çırakların eğitim durumları,
boy ve vücut ağırlıkları sigara içme durumları ve aşılarına ilişkin tanıtıcı
bilgiler tablo 1’de verilmektedir.
Tablo 1: Çıraklık Eğitim Merkezi Kuaförlük Bölümünde Eğitim Gören Gençlerin
Tanıtıcı Özelliklerinin Dağılımı
Tanıtıcı Özellikler S %
Cinsiyet
Erkek 70 68.0
Kadın 33 32.0
Yaş
13-15 57 55.3
16-18 46 44.7
Eğitim Durumları
İlkokulu mezunu ya da terk 54 52.4
Ortaokul mezunu ya da terk 42 40.8
Lise terk 7 6.8
Boy (cm)
<1.49 30 29.1
1.50-1.69 51 49.5
1.70 + 22 21.4
Vücut Ağırlıkları (kg)
=49 37 35.9
50-69 59 57.3
70 + 7 6.8
Sigara İçme Durumları
İçiyor 48 46.6
İçmiyor 55 53.4
Aşıları
Tam 91 88.3
Tamamlanmamış 12 11.7
Toplam 103 100.0
Çırakların %52.4’ünün (52) ilköğretim düzeyinde eğitim aldıkları saptandı.
Bu çırakların %49.5’i 1.50-1.69cm boy uzunluğuna, %57.3’ünün 50-69 kg
ağırlığa sahip olduğu görüldü. Araştırma kapsamındaki çırakların %46.6’sının
sigara içmekte olduğu saptandı. Ülkemizde 1988 yılında sigaraya ilişkin
yapılan PİAR araştırmasında toplumumuzun %43.6’sının sigara içmekte olduğu
sonucu dikkate alınırsa çırakların sigara içme sıklığının toplumsal sıklığa
benzer olduğu söylenebilir (Gökkoca (Bilir ve ark’dan ).
Çırakların %88.3’ü (91) aşılarının tam olduğunu belirtti. Ancak %69.9’unun
(72) işle ilgili küçük çaplı kaza ( el kesileri, deri sıyrıkları v.b.)
geçirdiğini belirtmesi tetanoz aşısının her beş yılda bir (rapel)
uygulanmasının gerekliliğini göstermektedir. Ülkemizde bu aşının başlangıç
uygulamasının çocukluk döneminde, rapellerin ise ilkokul 5. Sınıfta
yapılmakta, okumaya devam ederse lise1. sınıfta yapılmaktadır. Araştırma
kapsamındaki çırakların ilk ve orta öğrenim terk ya da mezunu olması
nedeniyle hastalık riskinin yüksek olduğu düşünülebilir.
Araştırma kapsamındaki çırakların ailelerine ilişkin tanıtıcı özellikler
tablo 2’de verilmiştir.
Tablo 2: Ç.E.M. Kuaförlük Bölümündeki Çırakların Ailelerine İlişkin Tanıtıcı
Özel. Dağılımı
AilelerinTanıtıcı Özellikleri: S %
Anne babanın sağ olma durumu
Sağ 97 94.2
Ölü 6 5.9
Annenin eğitim durumu
Okuryazar değil 12 12.5
Okuryazar 17 16.5
İlköğretim 70 68.0
Lise 4 4.0
Annenin mesleği
Ev hanımı 94 91.3
Çalışıyor 9 8.7
Babanın eğitim durumu
Okuryazar 17 16.5
İlköğretim 77 74.8
Lise 9 8.7
Babanın mesleği
Küçük esnaf 19 18.4
Sürekli işçi 53 51.5
Geçici işçi 8 7.7
Memur 5 4.9
Emekli 18 17.5
Oturulan Konutun Kira Olma Durumu
Kira 34 33.0
lojman 6 5.8
kendi evi 63 61.2
toplam 103 100.0
Tablo 2’de görüldüğü gibi çırakların annelerinin %68’inin ilkokul mezunu ve
%91’inin ev hanımı, babalarının ise %74.8’inin ilkokul mezunuoldukları ve
babalarının %55.2’sinin ise işçi olduğu dikkat çekmektedir. İşçi ağırlıklı
bir kent olan Zonguldakta bu sonuç doğal olarak yorumlanabilir.
Araştırma kapsamındaki çırakların sağlık ve hastalık dağılımları tablo 3’te
verilmiştir:
Tablo:3 Çıraklık Eğitim Merkezi Kuaförlik Bölümünde Eğitim Gören Çırakların
Sağlık ve Hastalık Durumlarının Dağılımı
Hastalığı S %
Var 54 52.4
Yok 49 47.6
TOPLAM 103 100.0
Hastalık Dağılımları S %
Kas-iskelet sistemi 4 7.5
Deri hastalıkları 7 13.0
Solunum yolu hastalıkları 19 35.2
Bulaşıcı hastalıklar 11 20.3
Diğer 13 24.0
TOPLAM 54 100.0
Çırakların %52.4’ünün (54) son altı ayda tedavi gerektiren bir hastalık
geçirdiği, bunun %35.2’sinin (19) solunum yolları hastalıkları, %20.3’ünün
(11) bulaşıcı hastalık geçirdiği saptandı. Belirtilen bulaşıcı hastalıklar
arasında viral hepatit’inde olması, düzenli bağışıklamanın zorunluluğunu
göstermektedir.
Kuaförlük hizmeti saça biçim verme, özellikle erkek kuaförlerde sakal traşı
sırasında deri ile direk taması gerektirir. Bu nedenle El kesileri gibi
küçük çaplı iş kazalarının taşıdığı büyük risklerin yalnızca çalışanlar için
değil hizmeti alanlar içinde geçerli olduğu düşünülebilir.
Çırakların %13’ü (7) deri hastalığı geçirdiğini (4’ü
devam etmekte) belirtti. Manikür, pedikür, havlu yıkama, temiz olmayan havlu
ile sık temas, saç boyası gibi kimyasal maddelerin özellikle el
parmaklarında egzama ve alerljik dermatitlere zemin hazırlayan kuaförlük
etkinlikleridir. Bu etkinliklerden özellikle manikür, pedikür, havlu
kullanma, kullanılan havluyu temizleme kurutma sorumluluğu çoğu zaman
çıraklar tarafından yerine getirilir. Devam etmekte olan deri lezyonlarının
özellikle sağ elde olması işle ilgili olması bakımından düşündürücüdür..
Zonguldak çıraklık eğitim merkezi kuaförlük bölümünde öğrenimlerini sürdüren
çırakların çalışma koşullarına ilişkin tanıtıcı özellikler ise; çırakların
%61.2’si iş değişikliği yaptığını,%81.5’i işle ilgili usta eğitimi
aldığınıbelirtmiştir. Çırakların % 56.3’ünün getir götür işleri yaptığını, %
33’ü ise hem getir-götür hemde kuaförlüğe yardım ettiğini belirtmiştir. %
89’u yapılan işin güç yönlerinin olduğunu, %69.9’unun işle ilgili küçük
çaplı kaza geçirdiğini belirtmiştir.
Çırakların yaptıkları işin güçlüğüne ilişkin görüşleri tablo 3’te
verilmiştir:
Tablo:4 Çırakların Yaş Gruplarına Göre Yaptıkları İşlerin Güçlüğüne İlişkin
Görüşlerinin Dağılım
Yapılan İşin Güçlüğü
Yaş Grubu Ayakta
Durma
S %
Kötü muamele
S %
Ağır iş koşulları
S %
Müşteri kaprisi
S %
iş güçlüğü
Yok
S %
Toplam
S %
13-15 31 54.4 12 21.1 3 5.3 5 8.8 6 10.5 57 100.0
16-18 26 56.5 6 13.0 1 2.2 8 17.4 5 10.9 46 100.0
Çırakların %55.3’ü(57) uzun süre ayakta durmayı, %17.4’ü (18) kötü muameleyi
işin en zor yanı olarak belirttiler. Çırakların getir-götür işleri, genel
temizlik ve saça biçim verme ve diğer kuaförlüğe yardım hizmetlerinin
tümününde ayakta yapılıyor olması ile ilgilidir. Kötü muamele oranının
yüksek olması nedeniyle çırakların ara sıra oturarak dinlenme olanaklarının
çok fazla olmadığını düşündürebilir.
Çırakların “yapılan işin güçlüğü”ne ilişkin “uzun süre ayakta kalma’yı
belirtmelerine karşın bu durumla ilgili olduğu düşünülen kas ve iskelet
sistemi yakınmalarının % 3.9 ile sınırlı olduğu gözlendi. Bu durum
çırakların adölesan dönemde olmaları ve kas-iskelet sistem yakınmalarının
uzun vadede ortaya çıkıyor olmasıyla açıklanabilir.
Çırakların işyerinde eğitim alma durumları ve uzun süre aynı pozisyonda
kalma ile kaza geçirme durumları tablo5 ve tablo 6’ da verilmektedir:
Tablo:5 Çırakların İşyerinde Usta Eğitimi Alma ve İşle İlgili Kaza Geçirme
Durumlarının Dağılımı
Eğitim verilme durumu Yapılan işle ilgili kaza geçirme durumu
Evet Hayır
S % S %
TOPLAM
S %
Evet 57 67.9 27 32.1 84 100.0
Hayır 15 78.9 4 21.1 19 100.0
X=0,90 p> 0.05
Tablo: 6 Çırakların Çalışırken Uzun Süre Ayakta Kalma ve Kaza Geçirme
Durumlarının Dağılımı
Çalışırken uzun süre ayakta kalma durumu Yapılan işle ilgili kaza geçirme
durumu
Evet Hayır
S % S %
TOPLAM
S %
Evet 66 70.2 28 29.8 94 100.0
Hayır 6 66.7 3 33.3 9 100.0
X=0.49 p>0.05
Usta eğitimi almayan çırakların %78.9’u, usta eğitimi
alanların %67.9’u işyerinde küçük çaplı kaza geçirdiğini belirtti. Usta
eğitimi almayanların kaza geçirme oranı yüksek olmasına rağmen usta eğitimi
ile kaza geçirme durumu arasında istatistiksel yönden anlamlı bir ilişki
bulunamamıştır. Çalışırken uzun süre ayakta kalan çırakların %70.2’si, aynı
pozisyonda uzun süre kalmayanların %66.7’si yapılan işle ilgili kaza
geçirdiğini belirtmiştir. Çalışırken uzun süre aynı pozisyonda kalmayanların
sayısal azlığı pozisyon ile kaza geçirme arasındaki ilişkinin yeterince
ortaya çıkmasını sınırlamış görünmektedir.
Araştırmanın anket formunda bulunan cinsel istismara ilişkin sorulara
toplumsal ve bireysel kaygıdan dolayı doğru yanıt alınmadığı düşünüldü.
Ancak erkek kuaförü yanında çalışan iki erkek çırak müşteriler tarafından
zaman zaman cinsel istismara (dokunma -bacak okşama) uğradığını belirtti.
(İş arkadaşı ya da işyerindeki diğer çalışanlar tarafından cinsel istismara
uğradığını belirten çırak olmadı).
SONUÇ VE ÖNERİLER:
Günümüzde toplumsal ve ekonomik yapının gösterdiği değişiklik çıraklık
kavramında da bazı değişikliklere yol açmıştır. Çıraklarla ilgili yapılan
araştırmalar eskiden aynı mahallede ailesinin tanıdığı bir ustanın yanına
yerleştirilen çocuk küçük endüstrinin kent dışına taşınması sonucu evinden
uzak ailenin tanımadığı bir ustanın yanında işe başlamaktadır. Bu değişim
daha çok sanayileşme sürecini hızlı yaşayan kentlerde olmaktadır.Zonguldak
coğrafi yapı ve doğal kaynaklar bakımından kömür madenciliğinin belirlediği
bir ekonomik yapıya sahiptir. Sanayiye dönük hızlı bir kentsel değişim
yaşanmadığı için ülke genelinde yaygın olan çocuk işgücü bu bölgede daha çok
lokanta, dolmuş muavini, kasap, gıda maddelerinin satıldığı dükkanlar gibi
hizmet sektöründe kullanılmaktadır.
Zonguldak Çıraklık Eğitim Merkezi Kuaförlük Bölümündeki çırakların işyerinde
bulunan çalışma riskleri arasında özellikle tetanoz hastalığı, hepatit gibi
bulaşıcı hastalıklar ve allerjik ve enfektif deri hastalıkları önceliklidir.
Çırakların büyük çoğunluğunun (%93.2) orta öğrenimi tamamlamadan çalışma
yaşamına girmiş olması bağışıklama yönündende eşit koşullarda olmadıklarını
göstermektedir.Orta öğrenimin 8 yıla çıkarılmış olmasının çalışan çocuklar
bakımından önemi yalnızca çalışma yaşının yükseltilmesine katkıda bulunma
yönüyle değil bağışıklanma yönünden de olumlu bir gelişme olmasıyla da
ilgilidir.
Çırakların çoğu ( % 89.3) daha çok getir-götür işleri ve kuaförlük
hizmetlerine yardımın birarada yürütttüklerini belirtmişlerdir. Her iki
sorumluluğunda uzun süre ayakta kalmayı gerektirdiğinden çıraklar uzun
çalışma saatleri boyunca ayakta kalmaktadırİşin en güç yanına ilişkin
görüşleride aynı iş koşuluyla “uzun süre ayakta kalma ile ilgilidir.
ÖNERİLER:
Kuaförlük etkinliklerinin deri ile direk teması gerektirmesi ve el kesileri
gibi küçük kazaların sık yaşanması nedeni ile özellikle tetanoz ve hapatit
aşıları ile bağışıklanma zorunluluğunun getirilmesi,
Çırakların çalışma yaşamında gerek hizmet verdikleri müşteri gerekse iş
arkadaşları tarafından kötü muamele görmemeleri ve diğer iletişim
problemleri yaşamamaları için okul- usta ve veli iletişimine ve
sürekliliğine önem verilmesi,
Bu merkezlerde düzenli ve sürekli sağlık eğitim
programlarının planlanması, bu programlar içinde çıraklara cinsel eğitim
verilerek istismar olaylarına maruz kalmamaları için çırakların uyarılmaları
önerilebilir.
KAYNAKLAR:
1-Derrrien J.M..( 1994) : Çocuk Çalıştırılması ile ilgili Politika
Hazırlanması ve İş Denetimi Eğitim Klavuzu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü ve Uluslararası Çalışma Bürosu yayını
2-Polat O. (1998) : “Çalışan Çocuklar” Çocuk Forumu Cilt:1, Sayı: 1
3- T.C. Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü (1994): Çocuk İş Gücü
4-Bilir N. Doğan,B.Yıldız, A:N. ”Sigara Çalışma Ortamı ve Koruyucu
Hekimlik”, PİAR araştırma verileri
BU ARAŞTIRMA SİTEMİZE AİTTİR
|