|
|
Zihinsel
engellilerde cinsel sağlık ve yaşam
Hazırlayan : Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu
Toplumların gelişmişlikleri son on yılda, insana ve insan gelişimine
verdikleri önemle belirlenir olmuştur. Önceki yıllarda gelişmişlik ölçütü
olarak kabul edilen ortalama yaşam süresi, bebek ölüm hızları gibi
istatistiki parametreler, son dönemde insan gelişimi ve insanların yaşam
kalitelerini de içine alacak şekilde genişletilmiştir. Bu, özellikle desteğe
gereksinim duyan toplum kesimlerinde daha da bir önem kazanmıştır.
Zihinsel engelliler de toplum içinde, toplumun katılımcı bir bireyi olarak
yaşamlarını sürdürmek için özel bakıma ve desteğe gereksinim duyan bir
kesimdir. Bu insanların çoğu kere erişkinlerin sahip oldukları akli
yeterliliğe ulaşamadıkları bir gerçektir, ancak onlarda yemek yemek, su
içmek, uyumak ve özellikle sevmek, sevilmek paylaşmak ihtiyacındadır. Çünkü,
mideleri, kalpleri, dolaşım ve böbrek sistemleri, yumurtalıkları, testisleri
hülasa mental güçlükleri dışında tüm organları diğer insanlar gibi
çalışmaktadır. Vücut gelişimleri tam olmaktadır. Nasıl acıkıyor ve sonuçta
besleniyorlarsa ya da acıktıklarını ifade edemeseler de yaşamak için
beslenmeye ihtiyaçları varsa, normal düzeninde çalışan hormonları nedeniyle
cinsel aktivite ve ifade edemeseler de istekleri de olacaktır.
Üstelik, kendilerini çoğu kere yeterince ifade edemeyen zihinsel
engellilerin her yönden olduğu gibi, cinsel istismara uğramaları tüm dünyada
sık rastlanılan istenmeyen durumlardandır.
Öyleyse ne yapmalı ?
Öncelikle onların varlığını ama bütünüyle insan olarak, toplumumuzun
bireyleri olarak varlıklarını kabul etmeliyiz. Bu kabulün içinde mental ve
genel sağlık sorunları, korunma, eğitim, gelişim ve entegrasyon ile ilgili
problemlerin yanında cinsel sorunlarında var olduğunu bilmemiz gereklidir.
Dünya toplumları ve sosyal yapılar değişmekte, zihinsel engellilerin de
düzenli ve doyurucu bir cinsel yaşamları olmasına sıcak bakmaya
başlamaktadır. Bu zihinsel engellilerin yaşam konforlarını,
eğitilebilirliğini ve topluma entegrasyonlarını artıracağı gibi, toplumun
onları yok saymasını, sorunlarına gözlerini kapamasını ve de en önemlisi
cinsel istismarları ve hatta zihinsel engellilerde daha sık görülen sapkın
seksüel davranışları önleyecektir.
Zihinsel engellilerin cinsel aktiviteleri ve üremeleri, böylece ailesi,
hekimleri ve eğitmenleri tarafından yakından takip edilebilecek ve gereğinde
kontrol altına alınabilecektir. Kalıtsal hastalıklara bağlı engellilik
halinde ve istendiğinde gebeliği önleyici etkin yöntemler mental ve fiziksel
durumlarına göre kullanılabilecektir.
Araştırmalar, erkek zihinsel engellilerin kızlara nazaran (erişkin yada
adölesan) cinselliğe ilgilerinin daha fazla olduğunu, bu ilginin her iki
cinste de IQ arttıkça arttığını bildirmektedir. Mental yetersizliği
olanlarda, yaşam kalitesi, yanlış yönlendirme, cinsel istismar, iş sahibi
olamama, ifade edemedikleri ve bu nedenle yardım alamadıkları cinsel dürtü
ve sorunları nedeniyle seksüel sapkınlıkların daha sık görüldüğü yine
araştırma sonuçları ile belirlenmiştir.
İlginç bulgulardan biri de, öğretmenlerin, anne ve babaların, eğitmenlerin
engellilerin cinselliğine negatif tavır takınmaları, yani ya yok saymaları
ya da problem olarak algılamamalarının, engellilerde cinsel bilgi
yetersizliği ve kötü sonuçlara yol açmasıdır.
ABD’ de Michigan Üniversitesi, Jinekoloji bölümünde başlatılan bir program
ve sonuçları ilginçtir;
Bu klinikte zihinsel özürlüler için üreme sağlığı programı başlatılmış ve
bir ekip çalışması ile halen genişletilerek sürdürülmektedir. Müracaat
nedenleri sıklık sırasına göre şunlardır.
Zihinsel engellilerin bakıcı, anne-baba, eğitmen, veya öğretmenlerinin,
bireyin seksüel davranış bozukluğu içinde olduğuna hükmetmeleri.
Cinsel istismar.
Kısırlaştırma.
Cinsel ve sosyal eğitim isteği.
Evlilik sorunları.
Gebelik bakımı ve doğum yardımı.
Gebelik sonlandırılması.
Ailevi sorunlar.
Jinekolojik yardım-takip, psikoseksüel eğitim, psikiyatrik
değerlendirme-takip, grup ve/veya bireysel psikoseksüel danışmanlıkların
başvuranların çoğunun hem cinsel hem de sosyal olarak gelişim gösterdiği
sonucunu ortaya çıkarmıştır.
Bu sonuçlar da göstermektedir ki zihinsel engelliler, istesekte istemesekte
cinsel olarak aktiftir ve takip ve eğitimle hem mental, hem de sosyal olarak
gelişim göstermekte ve topluma entegrasyonları mümkün olabilmektedirler.
Öyleyse ne yapmalı ? Sorusunun cevabı onları bütün olarak kabul etmeli,
cinselliklerini doğaya aykırı olarak yok saymamalı ve yardım etmeliyiz.
|