|
|
|
 |
ZEKA TESTLERİ NEYİ ÖLÇÜYOR ? *
İbrahim YILDIZ**
Özhan ÖZGÜN ***
|
Giriş
Günlük konuşmalarda dolaylı ya da doğrudan
“zeka, zeka düzeyi, zeki vb…” terimleri kullanılmakta, insanları tanımlarken
zeka düzeyi referans alınmakta, sevdiğimiz, beğendiğimiz kişileri “zeki,
akıllı”; sevmediğimiz kişileri ise “aklı başında değil ya da zekası kıt”
olarak sınıflandırmaktayız. Bu sınıflandırmayı yaparken neyi ölçüt alıyoruz
? Tüm bu tanımlamalar zekanın değişken olduğunu, sayısallaştırılabileceğini
ve yanlışsız ölçülebileceğini varsaymaktadır. Francis Galton’dan Binet,
Termana’a kadar zekanın ölçülebilmesini sağlayacak bir çok ölçüt
geliştirilmiştir. IQ (Zeka Bölümü) kavramını günlük yaşantımızın ayrılmaz
bir parçası kılan bu ölçeklerin standardize edilmiş versiyonları günümüzde
de yaygın olarak kullanılmaya devam ediyor. Ancak IQ testlerinin zekayı
ölçüp ölçmediği hala tartışılmaktadır.
Bu yazı, zeka, IQ kavramı ve zeka
testlerinin neyi ölçtüğü üzerine süren tartışmalara küçük de olsa katkı
sunmayı amaçlamaktadır.
Çeşitli Zeka Tanımları
Zeka herkesin ne olduğunu bildiğini sandığı fakat hiç kimsenin tek bir tanım
üzerinde anlaşamadığı bir kavramdır. Thorndike zekayı, kişinin ne kadar
uyarıcı-tepki bağlantısını kazandığının bir ölçüsü olarak değerlendiriyor.
Binet, Thorndike’ın yaptığı tanıma yakın bir tanım yaparak geliştirdiği
testlerle zekanın ölçülebileceğini savunmuştur. Piaget zekayı, her türlü
karmaşık akıl yürütme sürecinin altında yatan ve doğuştan gelen bilişsel
yeti olarak tanımlıyor. Bergson zekayı, alet yaratma gücü Claperde ise uyum
yeteneği olarak tanımlamıştır.
Görüldüğü üzere bir çok bilim adamı, zeka üzerine kendilerine özgü farklı
tanımlamalar yapmıştır.
Zeka Kavramının Yaygınlığı
1) Bilimsel Alandaki Yaygınlığı
a) Rehberlik Araştırma Merkezleri(RAM) : İlköğretim kurumlarında
öğretmenler, öğrencilerin öğrenme özelliklerinin yetersizliğinden
kaynaklanan şüphe durumunda öğrenci Rehberlik Araştırma Merkezine sevk
edilir. Rehberlik Araştırma Merkezindeki uzman personel kendi öğrenim
yaşamında öğrenmiş olduğu standardize testlere göre çocuğun zekasını
sınıflandırır ve gerek gördüğü eğitim kurumuna sevk eder. Bu kurum, zihin
engelliler okulu ya da kaynaştırma okulu olabilir.
b) Psikiyatrı Klinikleri : Kliniğe gelen çocuğu değerlendirme biçimi olarak
ulanılır. Psikolog ya da kurumdaki uzman personel çocuk; altı yaşın
altındaysa gelişimsel, altı yaşın üstündeyse zihinsel açıdan standardize
edilmiş testleri çocuğa uygular. Testi uygulayan uzman personelin geçmiş
meslek yaşamındaki deneyimleri ve mezun olduğu okul bilgileri uygulayacağı
testi şekillendirir.
2) Toplumsal ve Güncel Alandaki Yaygınlığı
Toplumsal yaşamda zeka kavramının kullanımı o kadar yaygınlaşmıştır ki hemen
hemen her konuşmada zeka kelimesi geçmektedir. Akademik alandaki en küçük
başarıdan, sokaktaki iki insanın hakaretlerine kadar ki yelpazede açık ya da
üstü örtülü bir biçimde kullanılmaktadır. Günlük hayatta, sınavdan geçer not
alma, daha önceki deneyimlere dayanarak bir işi becerme hatta bir konuya
kendi özgün bakış açısını yansıtma bile o kişinin bir anda “zeki, sivri
zekalı” olarak tanımlanmasına sebep olmaktadır. Ya da bir konuda uzlaşmaya
varamadığımız kişi bir anda “laf anlamaz, kalın kafalı, söz anlamaz”
olabilmektedir. Toplumumuzda pek konuşmayan yalnız kalmayı tercih eden
kişiler; kimilerine göre “çok derin insan, akıllı ondan susuyor” diye
nitelenirken yine aynı kişi kimilerine göre “boş bir insan ya da aptal
olduğu için konuşmuyor” diye nitelenmektedir. Yine günlük hayatta sevdiğimiz
kişileri “akıllı, çok zeki” olarak nitelerken, sevmediğimiz, anlaşmadığımız
kişileri “salak, akılsız” olarak niteleyebiliyoruz.
Kısacası, günlük ve toplumsal yaşamda “zeka” kavramı daha çok kişiye karşı
duygusal tutumlarımıza göre şekillenmektedir.
IQ Kavramı ve Evrimi
IQ kavramı “Intelligent Quatient”in baş harflerinden oluşmuş kısaltmadır.
Türkçeye “Zeka Bölümü(ZB), Zeka Katsayısı, Zeka Düzeyi” olarak
çevrilmiştir.
Zekayı ölçme fikri ilk olarak, her şeyi ölçen ve sınıflandıran adam olarak
tanınan Sir Francis Galton tarafından 19. yüz yılın sonlarında atılmıştır.
Galton, Platonun öne sürdüğü, toplumun iyileştirilmesi için kalıtımsal
yetiştirme yöntemine inanıyor ve doğal yeteneği bir diğer tabirle zekayı
ölçeklendirme yollarını arıyordu. Dahiliğin kalıtsa olduğunu kanıtlama
isteği ve zeka ile fiziksel özelliklerin arasında ilişki olduğuna inancı
çeşitli deneyler ve çalışmalar yapmasına sebep olmuştur. 1869’da yayınladığı
“Kalıtsal Deha”( Herediraty Genius) adlı yapıtındaki temel savı; “zihinsel
ve fiziksel özelliklerin aynı ölçüde kalıtsal olduğuydu.” Fakat bu savla
zihinsel yetenek ya da zekadaki değişkenleri, biyolojik değişkenlere
indirgiyordu.
Binet ve Henry Simon (Binet- Simon Ölçeği)
Binet meslektaşı Henry Simon’la beraber
öğrenme güçlüğü çeken çocukların tespiti amacıyla ilk “yazılı zeka ölçeği”ni
1905’de yaptı. Bu ölçek otuz ayrı testten oluşuyor, üç ile on bir yaşındaki
çocuklar için zorluk dercesine göre düzenlenmişti. Bu testler, resimleri
adlandırma, kelimeleri tanımlama, söylenen sayıyı tekrar etme, hafızadan
resim çizme sorularını içeriyordu. Testlerin temeli, daha büyük yaştaki
çocuklar daha küçük çocukların yapamadığı zihinsel işlevleri yapabilir
önermesine dayanıyordu. Böylece her yaş grubuna denk düşen daha parlak ya da
daha aza yetenekli çocukları ayırabiliyordu. Testin alandaki kullanımı,
bilimsellikten ziyade uygulamaya yönelikti ve güçlü bir zeka kuramına
dayanmıyordu
IQ Kavramının Kullanılması; William Stern
1912 yılında Alman psikolog William Stern
zihinsel yaş ile kronolojik yaş arasındaki oranı kullanarak, şimdiki
Intelligent Quatient (Zeka Bölümü) ya da IQ’yu ileri sürmüştür.
Bu oran;
Zihinsel Yaş
IQ =---------------------------X 100 ‘dür
Kronolojik Yaş
Standford - Binet Testi
1916 yılında Lewis Terman öncülüğünde Standford Üniversitesinde bir grup
bilim adamı Simon-Binet ölçeğini biraz daha geliştirmişlerdir. Bellek,
mekansal ilişki ve pratik muhakeme gücÜnü ölçmeye yönelik bu test problemin
nedeninden çok yaş normları ve yaş grubuna uygunluğu açıklamıştır.
IQ testleri birkaç yıl içinde diğer dillere çevrilmiş ve dünyada başka
ülkelere de yayılmıştır.
Sosyal Politika Silahı Olarak IQ Testleri
Ve artık yeni bir çağ başlamıştır. Zeka
ölçülmüş ve güçlü, egemen devletlerin elinde bir sosyal politika silahı
halini almıştır. Zeka , kalıtım sayesinde aktarılan, toplumsal sınıf ve
ırksal kökene dayanan doğuştan gelen ve değişmeyen bir şey olarak
düşünülüyordu.
Standford-Binet testlerini ABD’ye getiren
Lewis Terman’a göre düşük zeka; “güney batılı İspanyol-Yerli ve Meksikalı
aileler ile zenciler arasında çok yaygın ve ortak bir şeydir… Düşük zekanın
ırksal olduğu ya da en azından geldikleri aile soyunda doğuştan olduğu
görülmektedir… Bu grubun çocukları özel sınıflara ayrılmalıdır”
diyebilmiştir.
Bu testleri İngiltere’ye uyarlayan Burt;
erkeklerin kadınlardan, Hrıstiyanların Yahudilerden, İngilizlerin
İrlandalılardan, üst sınıfların alt sınıflardan daha zeki olduklarına dair
alinde çok güçlü kanıtlar olduğunu iddia ediyordu.
Yine Hitler Almanya’sında, Almanların diğer ırklardan üstün ve daha zeki
oldukları iddia ediliyordu.
Yakın geçmişe bakacak olursak 60-70’li
yıllarda Türkiye’den Almanya’ya göç eden işçilerin çocukları IQ testlerine
tabi tutulmuş, testi anlamadıkları, kültürlerine uymadığı için düşük zekalı
olara nitelenmiş ve özel eğitim kurumlarında eğitim görmüşlerdi
Bu görüşlere göre, birileri kömür ve su taşımak için; birileri de toplumu
yönetmek için doğmuştur. Bu testler, sonuçları tayin eden kültürel ve
toplumsal şablonların ezici ağırlığı altındadır. Testler tedavi için değil
tecrit için kullanılıyordu.
Zeka Testleri Neyi Ölçüyor ?
İnsan zekası, sadece genler, beyin ya da sosyal çevrede şekillenmemekte,
hepsinin bütünsel etkileşiminde ortaya çıkmaktadır. Her şeyden önce
“zeka”nın ne olduğu üzerine bir uzlaşıya varılmadan, insanları “dahi, zeki,
az zeki, donuk zekalı, moron vb…” olarak kategorize etmek, sosyal çevreyi ve
kültürel faktörleri, testin yapıldığı andaki duygusal durumu ve ortamı,
sosyo-ekonomik düzeyi, bireysel farklılıkları hesaba katmadan yapılan IQ
testleri, zeka düzeyi belirleme testleri neyi ölçebilir ?
IQ kavramının çıkışından bugüne kadar “insan zekası” gibi esnek, geniş,
değişebilen karmaşık bir olguyu “ölçmek, sınıflandırmak ve puana indirgemek”
ne kadar mümkün ?
Sonuç Yerine
1985 yılında uluslar arası düzeyde tanınmış psikolog Jacques Goodnow bir
makalesinde testler hakkında açıklığa ve netliğe varana kadar, IQ
testlerinin uygulanmasının ertelenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Goodnow’un yıllar önce yaptığı çağrıyı bir kez daha düşünmenin ve IQ
testleri üzerine daha derinlemesine çalışmalar yapmanın tam zamanıdır.
Yararlanılan Kaynaklar :
1) Alan Woods ve Ted Grant,Aklın İsyanı,Tarih Bilinci Yayınları.2004.
İstanbul
2) Ken Richardson,The Origins of Human Potential, Routlledge Press,1998,NewYork
3) Ken Richardson,The Making of Intelligence,Columbia University Press,2000,NewYork
4) Ana Britannica,Cilt 4- 9, Ana Yayıncılık, 1987, İstanbul
5) S. Budak,Psikoloji Sözlüğü, Bilim Sanat Yayınları, 2001,Ankara
6) O. A Gürün,Psikoloji Sözlüğü, 2001, İstanbul
*
10. Ulusal Psikoloji Öğrencileri Kongresinde sunulan aynı isimli “Sözel
Bildiri”nin tam metnidir.
**
Psikolog
***
Sosyal Hizmet Uzmanı
UYARI! ©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep
etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.
|
UYARI!
©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.
|
|