Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

ZEHİRLENME

Can KÜÇÜKALİ
cankucukali@gmail.com
 

    Eğer hayatınızda gaz zehirlenmesi yaşadıysanız, ölümle yaşam arasındaki ince çizgiyi farklı bir şekilde deneylemiş olursunuz.



 Bulunduğunuz odaya gaz dolmaya başladığında, bunun farkında olmazsınız. Farkında olduğunuzda ise çoğu zaman yoksunuzdur. Kokuyu hissettiğiniz an rahatlarsınız. Gevşer ve karşı koyamaz hale gelirsiniz. Ölmek için tek yapmanız gereken hiçbir şey yapmamaktır. Yaşamak için konformizme meydan okumanız gerekir. Farkında olmanız ve bu farkındalığın verdiği rahatsızlıkla ölüme meydan okumanız gerekir. Ancak bu şekilde bir şansınız olabilir. Sizi ancak bu ani rahatlık rahatsız ettiğinde yaşama dönmüş olursunuz.

Bugün hayatınızda hiç olmadığınız kadar rahat olabilirsiniz. Ya da rahatsız ama hissizleşmiş olabilirsiniz. Rahatsızlık sizin için bir yaşam tarzı haline geldiğinde, rahatsızlığı algılamakta zorlandığınızda ya da onunla yaşamayı öğrendiğinizde tam olarak bir gaz zehirlenmesi yaşıyorsunuz demektir. Bu türden bir zehirlenmenin ilk akla gelen belirtileri ise şunlardır:

- Şeylerden zevk alıyormuş gibi yapmak.

- Daha önce sizin dışınızda gelişen olaylara verdiğiniz tepkilere artık tepkisiz kalmak, olağan görmek.

- Şu anki yaşantınızın sizin kaderiniz olduğunu düşünmek, sanki yüzyıllardır bu yaşantıyı yaşıyormuş gibi hissetmek.

- Karşılıksız yaptığınız şeylerin sayısındaki azalma

- Kendinizi küçük gruplar içinde büyük bir aktör, büyük resim içerisinde ise itaatkar bir köle olarak kabul etme eğilimi.

- Kendi küçük dünyanızı, içinde yaşadığınız dünyanın merkezi sanma eğilimi. Dış etkilerden bağımsız ilişkiler geliştirdiğini düşünme.

- Göstermelik bir kolektivizme bürünmüş solipsizm. Daha doğrusu solipsizme itaat eden kolektif eylem.


Açıkçası, mevcut zehirlenme durumunu kabul etmek, bununla gittiği yere kadar yaşamak, yok oluşa kadar bu türden bir yapay rahatlığı hayatın gerçeği olarak kabul etmek mümkün olabilir. Yine de kendini tanıma ve potansiyelini açığa çıkarma hak ve özgürlüğünün bireyin elinden ivmelenerek kayıp gittiği gerçeğini anımsamakta fayda vardır. Bunun nedenlerinden birkaçı şu şekilde özetlenebilir:

- Toplumsal mücadeleler çağı geride bırakıldığından beri üretim araçlarına sahip olmayan bireyin refah seviyesinin düzenli olarak düşmesi ve bu düşme karşısında geliştirilen mekanizmaların da düzenli bir şekilde etkisizleşmesi.

- Bu yazıyı okuyan kişinin çok büyük bir ihtimalle üretim araçlarına sahip olmaması, yani yukarıda sözü edilen düşüşün etkilediği mağdurlardan biri olması.

- Kaybeden pozisyonundaki bireyin, bu kaybın ve piyasanın doğal sonucu olarak hayatta kalmak için sürekli daha fazla mücadele etmek zorunda olması.

- Hayatta kalmak için hep daha fazla mücadele vermek zorunda bırakılan bireyin bu mücadele sırasında bugüne kadar biriktirdiği tüm değer yargılarını tümden ya da durumsal olarak çiğnemek ya da revize etmek, daha doğrusu dejenere etmek zorunda kalması.

- Hayatta kalmak için verilen ödünlerin, kişiyi sürekli farklı bir kişilik haline getirmesi ve buna bağlı olarak yaşanan yabancılaşma.

- Yabancılaşmanın etkisiyle kendini gösteren psikolojik ve fizyolojik rahatsızlıklar. (Özgün olamamanın ve özgür karar verememenin yaptığı baskı sonucu özgün ve özgür olma yolunda kendini yok etme, uzlaşmacı isyankarı oynama ya da itaatin olası fiziksel ve metafiziksel ödüllerine bel bağlama. Üç durum da patolojiktir.)


Tüm bu nedenler ve daha fazlası aynı zamanda zehirlenmenin sonuçlarıdır. Bu koşullar altında bir zehirlenmeye ihtiyaç duyulur ve yine bu koşullar altında insanlar başkalaşır ya da yok oluş sürecine girerler, kontrol edilmeleri kolaylaşır. Belki de bu durumda ilk farkındalık, zehirlenmenin nispeten az olduğu koşulları hatırlama (yani tarihsel olan ile kurulan bağ) ve diğer yaşantıların gözlemlenmesi daha kolay trajedilerine ilgi duyma (kişinin kendisi dışındaki hikayelerle kendi hikayesi arasında kurabileceği olası bağ) yoluyla sağlanabilir. Bu, rahatsızlığı hissetmenin ilk adımı olabilir.



 




Bize Ulaşın