|
| Hızlı Erişim |
 |
|
|
|
|

Sitemizin Yazarları
|
Yetiştirme Yurtlarında Yaşayan Ergenlerin Sürekli Öfke ve Öfke Tarzı
Düzeylerinin İncelenmesi Üzerine Bir Araştırma-1
M. Engin Deniz* N. Feyzal Kesen**
Ömer Üre***
|
Özet
Bu araştırmanın amacı, yetiştirme yurtlarında yaşayan ergenlerin, sürekli öfke
ve öfke tarzı alt boyutlarının bazı değişkenlere göre anlamlı düzeyde
farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Araştırmanın evreni Konya ilinde
bulunan erkek ve kız yetiştirme yurdunda kalan korunmaya muhtaç ergenlerden
oluşmuştur. Araştırma örneklemini toplam 211 ergen (% 55.9 kız, % 44.1 erkek)
oluşturmaktadır. Ergenlerin yaş ortalaması 15.11’dir (ss=2.16). Araştırma
sonucuna göre; sürekli öfke düzeyleri ve öfke tarzı alt boyutları puan
ortalamaları cinsiyet değişkeni açısından anlamlı düzeyde farklılaşmamaktadır
(p>.05). Ergenlerin doğum yeri değişkenine göre öfke-dışa alt boyutunda anlamlı
düzeyde bir farklılaşmanın olduğu görülmüştür (p<.05). Anne ve babasının
boşanmış olup olmamasına göre ergenlerin sürekli öfke ve öfke tarzı alt
boyutları puan ortalamaları arasında anlamlı düzeyde bir farklılaşmanın olmadığı
görülmüştür (p>.05). Yetiştirme yurdunda yaşayan ergenlerin sürekli öfke puan
ortalamaları ve öfke tarzı öfke-dışa alt boyutu puan ortalamaları arasında
yurtta kalma süresi değişkenine göre anlamlı düzeyde bir farklılaşma bulunmuştur
(p<.01).
Anahtar Kelimeler
Yetiştirme Yurdu, Öfke, Ergen
Yrd. Doç. Dr. M. ENGİN DENİZ
Selçuk Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Eğitim Bölümü
Kampus 42075 Konya Elektronik Posta:
engindeniz@selcuk.edu.tr
Yayın ve Diğer Çalışmalarından Seçmeler
Deniz, M. E., Hamarta, E., & Arı, R. (2005). An investigation of social skills
and loneliness levels of university students with respect to their attachment
styles in a sample of Turkish students. Social Behavior and Personality, 33, 19
-32.
Deniz, M. E. & Yılmaz, E. (2005, Eylül). Duygusal zeka ve stresle başa çıkma
stilleri arasındaki ilişkinin incelenmesi. VIII. Ulusal Psikolojik Danışma ve
Rehberlik Kongresi, Marmara Üniversitesi, İstanbul.
Deniz, M. E. (2004). Üniversite öğrencilerinin karar vermede öz saygı karar
verme stilleri ve problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
üzerine bir araştırma. Eğitim Araştırmaları, 4 (15), 23 – 35.
Arı, R., Deniz, M. E. & Hamarta, E. (2003, Ekim). PİO' da öğrenim gören 9–16 yaş
grubu kız öğrencilerinin öz-kavramı ve depresyon düzeylerinin incelenmesi. XII.
Eğitim Bilimleri Kongresi, Gazi Üniversitesi, Antalya.
Deniz, M.E., Arslan, C. & Hamarta, E. (2002). Lise öğrencilerinin problem çözme
becerilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi. Kuram ve Uygulamada
Eğitim Yönetimi, 8 (31) 374-389.
Uzman N. FEYZAL KESEN
SHÇEK Genel Müdürlüğü
Dikmen Yetiştirme Yurdu Dikmen 06450 Ankara
Elektronik Posta: nurfeyzal@yahoo.com
Yayın ve Diğer Çalışmalarından Seçmeler
Kesen, N. F. & Deniz, M. E. (2005, Eylül). Yetiştirme yurtlarında kalan
ergenlerin kuruluşa geliş nedenlerinin incelenmesi. VIII. Ulusal Psikolojik
Danışma ve Rehberlik Kongresi, Marmara Üniversitesi, İstanbul.
Prof. Dr. ÖMER ÜRE
Selçuk Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Dekanı Kampus 42075 Konya
Elektronik Posta: omerure@yahoo.com
Yayın ve Diğer Çalışmalarından Seçmeler
Üre, Ö. (2001). Psikolojik danışmada ve kişiler arası ilişkilerde kendini
açmanın yeri (iki kuramsal açıklamanın Türkiye örnekleminde test edilmesi).
Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, 12, 380-396.
Sürücü, A., Ö. Üre (2001). Öğretmenlik formasyonu alan öğrencilerin öğretmenlik
mesleğine ilişkin tutumları (S.Ü. E. F. Yaz Kursu Örneği). Selçuk Üniversitesi
Eğitim Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, 12, 266-287.
Üre, Ö. & Sünbül, A. M. & Bozgeyikli, H. (2000). Öğretmen adayı öğrencilerin
kişiler arası ilişkilerde farkındalık düzeyi. Selçuk Üniversitesi Eğitim
Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, 25. Yıl Özel sayı.
Avşaroğlu, S. & Üre, Ö. (2000). Üniversite öğrencilerinin kendini açma
davranışlarının belirlenmesi. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal
Bilimler Dergisi, 25. Yıl Özel sayı.
Hamarta, E., Deniz, M. E. ve Ö, Üre (2000). Grup rehberliğinin lise 1. Sınıf
öğrencilerinin mesleki olgunluk düzeyine etkisi (Konya Örneği). Selçuk
Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, 25. Yıl Özel Sayı.
Bireyler günlük yaşantılarında pek çok sorunla karşılaşmakta ve bunlarla baş
etmek zorunda kalmaktadır. Çözümlenmesi gereken sorunlar bireylerin yaşına,
içinde bulunduğu ortama göre de farklılaşabilmektedir. Sorunlarımızla baş
ederken değişik duygusal ve davranışsal tepkiler veririz. Bu duygusal
tepkilerden biriside öfkedir. Günlük yaşamda insanların sıklıkla
yaşayabildikleri öfke duygusu ilk bakışta algılandığı gibi olumsuz değil, normal
ve evrensel bir duygudur (Cenkseven, 2003). Kişiliği koruyucu yönde işlev
yapabilir (Köknel, 1982).
Yapıcı bir şekilde ifade edildiğinde sağlıklı olarak değerlendirilebilecek olan
öfke duygusu, uygun olmayan bir şekilde ifade edilmesi durumunda, kişi hem
kendisine hem de çevresindekilere zarar verebilmektedir (Cenkseven, 2003). Bunun
yanında kişiler arası ilişkilerde sorun yaşamakta ve birçok problemle karşı
karşıya kalabilmektedirler (Akgül, 2005). Gençlik çağında bir duygulanım ve
coşku biçimi olarak yaşanılan öfkenin kişilik üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler
daha sonraki yaşamdaki kin, nefret, kıskançlık, düşmanlık gibi duygulara
dönüşebilir. Bu tür duyguların etkisinde kalan insan daha sık ve şiddetli
öfkelenir (Köknel, 1982).
Herhangi bir durum birey için engelleyici olarak algılanıyorsa kızgınlık ve öfke
davranışı ortaya çıkabilir (Kulaksızoğlu, 2001). Öfkenin farklı tanımları
yapılmaktadır. Thomas (1993) öfkeyi, belirgin şekildeki bir tahrik karşısında
yaşanan güçlü bir hoşnutsuzluk ve üzüntü duygusu olarak tanımlarken, öfke,
bireysel bir tehdit algılandığında ya da engellenme ile karşılaşıldığında,
tehdidin özelliğine göre yaşanan çaresizliğin, güçsüzlüğün, yetersizliğin
yarattığı bunaltıya karşı gelişen hoşnutsuzluktan, kızgınlık ve şiddete kadar
değişebilen bir duygu olarak da tanımlanmaktadır. (Boyd, 2002; Doğan, Güler &
Kelleci, 2001; Terakye,1998; Üstün & Yavuzarslan,1995).
Farklı kuramlar öfke davranışını farklı biçimlerde açıklamaktadırlar. Psiko-analitik
yaklaşım öfke davranışının altında yatan güçlerin bilinç dışında gizlenmiş
olduğunu vurgulamaktadır. Kurama göre, eğer kişiler öfkenin altında yatan
nedenleri araştırırlar ise öfkeyi çözebilirler. Öfke duygusu eğer bastırılırsa
psikolojik ve psikosomatik hastalıklara neden olabilir. Bilişsel-davranışçı
kuramcılar, öfkenin oluşumunda düşünce süreçlerinin ele alınmasının önemine
işaret etmektedir. Bazı uyarıcılara karşı geliştirilen bir duygusal stres
tepkisidir. Biliş ve davranışın karşılıklı olarak etkilediği, bilişsel kökenli
duygusal bir durum olarak değerlendirilebilir. Sosyal öğrenme kuramında ise,
öfke tepkilerinin kişinin ait olduğu kültür içinde öğrenildiği, çevresel
faktörlerin öfke ifadesinin ve davranışının oluşmasında önemli katkılarda
bulunduğunu savunmaktadır. Bu kuramda, öfke; gözlemsel öğrenme, taklit,
özdeşleşme, kopyalama ve rol alma yoluyla öğrenilir. Biyolojik kuram öfke ve
saldırgan davranışın nedeni olarak merkezi sinir sistemi ve endokrin sistem
olmak üzere organizmanın işleyişindeki bozuklukları sorumlu tutar (Kısaç, 1999;
Robins & Novaco,1999; Tambağ, 2004).
Genel olarak öfkenin nedeni, bireyin istediği bir şeyin kendinden kaynaklanmayan
nedenlerle engellenmesidir. Morgan (1989)’e göre engellenme, bireyin amaca
yönelik faaliyetlerine müdahale edilmesidir. İsteklerin engellenmesi, öfkeye,
öfke de saldırganlığa neden olur. Araştırmalar öfkenin saldırganlık davranışına
neden olduğunu ortaya koymaktadır (Berkowitz, 1990). Bireyler öfkelendikleri
zaman öfkelerini doğrudan ifade edebildikleri gibi, karşılıklı iletişim, tepkiyi
ortaya koymadan önce düşünme, fiziksel ya da sözel saldırı, bağırma, öfkesini
bastırma ya da kontrol etme gibi davranışlar sergilemektedirler (Deffenbacher,
Oetting, Lynch & Morris, 1996).
Averill (1983)’e göre kışkırtma öfkeye neden olabilir. Kışkırtmalar genelde
karşıdaki kişiyi tahrik eden ve bunun sonucunda belli bir davranışı yapmaya
zorlayan uyarımlardır. Bunun yanında engellenme öfkeye neden olan etmenlerin
başında gelmektedir. Hoş olmayan uyaran, kişisel kuralların yıkılması,
memnuniyetsizlik, kişinin benlik saygısının, diğer kişiler veya kuruluşlar
tarafından tehdit altında kalması da kişilerde öfke davranışına neden
olabilmektedir (Akgül, 2005; Averill, 1983). Ayrıca bireyin yapmak istemedikleri
davranışlar yaşa göre farklılık gösterir. Bu da öfke nedenlerinin yaşa göre
farklılaşmasına yol açmaktadır (Morgan, 1998).
Öfke duygusuna neden olabilecek etkenler göz önünde bulundurulduğunda,
yetiştirme yurtlarında yaşayan ergenler bu etkenlerden daha kolay etkilenebilir.
Çünkü sağlıklı aile ortamında yetişmeyen farklı ortamlarda, bu ortamdan uzak bir
şekilde, yetişen çocuk ve ergenler bu durumdan olumsuz olarak
etkilenebilmektedirler. Çocuklarda sağlıklı kişilik gelişimi için kendisine,
anne-babaları tarafından, uygun çevre koşulları ve sevgi ortamı oluşturulmalıdır
(Ekşi, 1990; Yavuzer, 1998). Ruh sağlığının temelinde, bebeklik ve çocukluk
dönemlerinde, özellikle anneyle kurulacak sıcak sevgi ve yakın ilişki yer
almaktadır. Anneden yoksun olma, çeşitli düzeylerde davranış bozukluklarının
nedenidir (Yavuzer, 2001). Yapılan bazı araştırmalarda, yetiştirme yurtlarında
yaşayan ergenlerin ailelerinin yanında yaşayan ergenlere göre, daha fazla
psikolojik belirti gösterdikleri saptanmıştır (Atasoy, 1992; Bulut, 1995;
Vergili & Oktay 1998). Ocakcı & Kürtüncü (2004) yaptıkları bir araştırmada
yuvada yaşayan 9-13 yaş grubu çocuklarının %92.2’sinin depresyon düzeylerini,
kesim puanının üstünde bulmuşlardır. Dolayısıyla depresyon belirtilerinin yuvada
yaşayan çocuklarda ergenlik döneminden daha erken bir dönemde başladığı
saptanmıştır. Bu sonuçlar aile ortamından ve iletişiminden yoksun olmanın
ergenleri olumsuz yönde etkilediğini göstermektedir.
Diğer bazı araştırmalarda yetiştirme yurdunda yaşayan ergenlerin ailesinin
yanında yaşayan ergenlere göre, saldırganlık eğilimlerinin yüksek olduğu (Ersoy,
2001), daha çok kimlik arayışı ve kimlik kargaşası yaşadıkları (Gündoğdu & Zeren,
2004), kaygı düzeylerinin yüksek olduğu (Gürsoy & Yıldız Bıçakçı, 2005), daha
düşük öğrenilmiş güçlülük düzeyine sahip olduğu (Boyraz & Aydın, 2003) ve benlik
tasarımlarının düşük olduğu (Aral, Gürsoy & Yıldız Bıçakçı, 2005) görülmüştür.
Yetiştirme yurdu ortamında ergenlerin otorite figürü olarak yetiştirme yurt
personeli ile yaşamak zorunda oluşu, uygun rol modellerinin bulunmaması,
sevginin yeterince gösterilmediği, duygusal paylaşımlarının sınırlı olduğu ve
bireyselliklerine yeterince önem verilmemesi (Tambağ, 2004) gibi nedenlerden
dolayı yetiştirme yurtlarında yaşayan ergenler öfke duygusu yaşayabilmektedir.
Bu araştırmanın amacı, yetiştirme yurtlarında yaşayan ergenlerin, sürekli öfke
ve öfke tarzı alt boyutlarının bazı değişkenlere göre (cinsiyet, doğum yeri,
anne-baba boşanma, annenin ve babanın uğraştığı iş, yurtlarda kalma süresi, aile
ya da akrabalarına izinli gitme, önemli bir hastalık geçirme ve üzücü bir olayla
karşılaşma durumu) anlamlı düzeyde farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir.
Böylece yetiştirme yurdunda yaşayan ergenlerin öfke duygularını etkileyen
etkenlerin bir kısmının da olsa belirlenerek, burada barınmakta olan ergenlerin
yaşam standartlarının yükseltilmesinde katkısı olacağı umulmaktadır.
Yöntem
Evren ve Örneklem
Araştırma genel tarama modelindedir. Araştırmanın evreni Konya ilinde bulunan
erkek ve kız yetiştirme yurdunda kalan korunmaya muhtaç ergenlerden oluşmuştur.
Araştırmada örneklem olarak evrenin tamamı alınmıştır. Araştırma örneklemine
alınan toplam 211 ergenin 118’i kız (% 55.9) ve 93’ü erkek (% 44.1) olup, yaş
ortalamaları 15,11’dir (Ss:2,16).
Veri Toplama Araçları
Yetiştirme yurdunda yaşayan ergenlerin sürekli öfke ve öfke tarzlarının
belirlenmesinde Özer (1994) tarafından Türkçe’ye uyarlama çalışmaları yapılan
“Sürekli Öfke-Öfke Tarz Ölçeği” kullanılmıştır. 34 maddeden oluşan ölçeğin ilk
10 maddesi sürekli öfke düzeyini ölçerken, diğer 24 madde ise bireylerin öfke
tarzlarını (öfke-içte, öfke-dışa ve öfke-kontrol alt boyutları) belirlemektedir.
Sürekli öfkeden alınan yüksek puanlar, öfke düzeyinin yüksek olduğunu; öfke-içte
ölçeğindeki yüksek puanlar, öfkenin bastırılmış olduğunu; öfke-dışa ölçeğindeki
yüksek puanlar, öfkenin kolayca ifade ediliyor olduğunu ve öfke-kontrol
ölçeğindeki yüksek puanlar ise öfkenin kontrol edilebildiğini göstermektedir
(Savaşır ve Şahin, 1997). Ergenlerin kişisel bilgileri ise araştırmacılar
tarafından hazırlanan “Kişisel Bilgi Formu” ile elde edilmiştir.
İşlemler
Araştırmada kullanılan ölçek ve kimlik bilgileri anketi, araştırmacılar
tarafından yetiştirme yurtlarında kalan ergenlere uygulanmıştır. Kız ve erkek
yetiştirme yurtlarındaki ergenlere farklı günlerde etüt odalarında 6-8’er
kişilik gruplar halinde ölçeğin yönergesi açıklanarak araştırmacılar tarafından
uygulanmıştır. Ergenlerin bazı soruları anlamakta zorluk çektikleri
gözlemlenmiştir. Bu durumda ergenlere anlamadıkları kelimeler ya da cümleler
açıklanmıştır. Tüm ergenler araştırmaya gönüllü olarak katılmışlardır. Verilerin
analizinde, değişkenlere bağlı olarak bağımsız grup t testi ve tek yönlü varyans
analizi testi kullanılmıştır. Varyans analizi sonucunda anlamlı çıkan
sonuçlarda, farklılaşmanın kaynağını belirlemek amacıyla Tukey testi
yapılmıştır.
Bulgular
|
Tablo 1: Cinsiyet De ğişkenine
Göre Ergenlerin Sürekli Öfke ve Öfke Tarzı
Alt Boyutları
t Testi Sonuçları
|
|
Ba ğımlı
Değişken
|
Cinsiyet |
n |
X |
Ss |
t de ğeri
|
|
Sürekli Öfke |
Kız |
118 |
26,00 |
5,76 |
1.278 |
|
Erkek |
93 |
24,87 |
6,89 |
|
Öfke-İçte |
Kız |
118 |
17,50 |
4,26 |
-1.716 |
|
Erkek |
93 |
18,63 |
5,12 |
|
Öfke-Dışa |
Kız |
118 |
19,81 |
5,02 |
0.214 |
|
Erkek |
93 |
19,64 |
6,14 |
|
Öfke-Kontrol |
Kız |
118 |
21,58 |
4,34 |
1.194 |
|
Erkek |
93 |
20,80 |
4,95 |
Tablo 1 incelendiğinde,
cinsiyet değişkeni açısından ergenlerin sürekli öfke düzeyleri arasında anlamlı
bir farklılaşmanın olmadığı görülmektedir
(t=1,278;
p>.05).
Öfke tarzı alt boyutları olan öfke-içte
(t=-1,716; p>.05),
öfke-dışa (t=0,214;
p>.05) ve öfke
kontrol (t=1,194;
p>.05) alt
boyutları puan ortalamaları arasında da cinsiyet değişkeni açısından anlamlı
düzeyde bir farklılaşma bulunmamıştır.
Tablo 2’de uygulanan varyans analizi sonucunda ergenlerin
doğum yeri değişkenine göre sürekli öfke, öfke-içte ve öfke-kontrol alt
boyutları arasında anlamlı düzeyde bir farklılaşma bulunmazken, öfke-dışa alt
boyutunda anlamlı düzeyde farklılaşmanın olduğu görülmektedir (F=3,398;
p<.05).
Farklılaşmanın kaynağını belirlemek amacıyla Tukey testi yapılmış ve anlamlı
çıkan sonuç Tablo 3’de verilmiştir.
Tablo 2: Do ğum
Yeri Değişkenine
Göre Ergenlerin Sürekli Öfke ve Öfke Tarzı
Alt Boyutları
Puanlarına
İ lişkin
Varyans Analizi Sonuçları
|
Ba ğımlı
Değişken
|
Do ğum
Yeri |
n |
X |
Ss |
Varyans Kayna ğı
|
KT |
Sd |
KO |
|
Sürekli Öfke |
Köy |
55 |
24,16 |
6,76 |
Gruplar Arasında |
166,658 |
2 |
83,329 |
|
Kasaba |
34 |
25,11 |
7,42 |
Gruplar İçinde |
8152,081 |
208 |
39,193 |
|
Şehir |
122 |
26,22 |
5,64 |
Toplam |
8318,739 |
210 |
|
Öfke-İçte |
Köy |
55 |
17,60 |
4,61 |
Gruplar Arasında |
20,135 |
2 |
10,067 |
|
Kasaba |
34 |
17,70 |
4,75 |
Gruplar İçinde |
4597,865 |
208 |
22,105 |
|
Şehir |
122 |
18,26 |
4,72 |
Toplam |
4618,000 |
210 |
|
Öfke-Dışa |
Köy |
55 |
18,12 |
5,94 |
Gruplar Arasında |
203,515 |
2 |
101,757 |
|
Kasaba |
34 |
19,82 |
6,24 |
Gruplar İçinde |
6229,149 |
208 |
29,948 |
|
Şehir |
122 |
20,44 |
5,00 |
Toplam |
6432,664 |
210 |
|
Öfke-Kontrol |
Köy |
55 |
21,07 |
4,85 |
Gruplar Arasında |
54,290 |
2 |
27,145 |
|
Kasaba |
34 |
20,20 |
4,61 |
Gruplar İçinde |
4452,383 |
208 |
21,406 |
|
Şehir |
122 |
21,60 |
4,52 |
Toplam |
4506,673 |
210 |
* P<0.05
Tablo 3: Do ğum
Yeri Değişkenine
Göre Ergenlerin Öfke Tarzı
Öfke-Dışa
Alt Boyutuna Ait Tukey Testi Bulguları
|
Bağımlı Değişken |
Doğum Yeri |
Doğum Yeri |
Ortalamalar Arası Fark |
Standart Hata |
P |
|
Öfke-Dışa |
Köy |
Şehir |
-2,3154 |
,8888 |
0,025* |
*p<0.05
Tablo 3’den anlaşılacağı üzere, köyde doğan ergenlerin
puan ortalamaları ile şehirde doğan ergenlerin öfke-dışa alt boyutu puan
ortalamaları arasındaki fark .05 düzeyinde anlamlı bulunmuştur. Bu sonuç,
şehirde doğan ergenlerin köyde doğan ergenlere göre öfkelerini kolayca ifade
edebildiklerini göstermektedir.
|
Tablo 4: Anne ve Baban ın
Boşanma
Değişkenine
Göre Ergenlerin Sürekli Öfke ve Öfke Tarzı
Alt Boyutları
t Testi Sonuçları
|
|
Ba ğımlı
Değişken
|
Bo şanma |
n |
X |
Ss |
t de ğeri
|
|
Sürekli Öfke |
Evet |
128 |
25.96 |
6.02 |
1.298 |
|
Hayır |
83 |
24.79 |
6.65 |
|
Öfke-İçte |
Evet |
128 |
18.17 |
4.83 |
0.702 |
|
Hayır |
83 |
17.72 |
4.47 |
|
Öfke-Dışa |
Evet |
128 |
20.12 |
5.53 |
1.259 |
|
Hayır |
83 |
19.14 |
5.51 |
|
Öfke-Kontrol |
Evet |
128 |
21.40 |
4.78 |
0.651 |
|
Hayır |
83 |
20.98 |
4.40 |
DEVAM EDİNİZ

|
Bu makale " An Investigation Of Trait Anger (T-Anger) And Anger
Subscales Of Adolescents Living In Youth Homes" adıyla CI li
Educational Sciences: Theory&Practice, 6, 1, 133 - 159, 2006 adlı
dergide yayınlanmıştır. Tüm hakkı adı geçen dergiye aittir.
|
|