Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

 MELEK ABLAM
(YURT GÜNLÜĞÜ 3 )
SHU. İlyas Ali DAŞTAN
Yazarımızın yayınları hakkında görüşlerinizi ve yorumlarınızı
    dastanilyas@gmail.com  ulaştırabilirsiniz.

    C.Y. iyi ki varsın
Sevgili Güncem;
Sana yurdumuzun meleğini anlatmak istiyorum. Nasıl olur deme, anlatacaklarımı dinledikten sonra bana hak vereceksin. Ben C Ablaya bundan sonra Melek Abla diyeceğim. Tabi bu durum seninle benim aramda kalacak.
Melek Abla geçen yıl bizim yurda tayin oldu. Kızıl renkli kısa saçları, benden azıcık kısa boyu ile onu sosyal serviste ilk gördüğümde yüzünde kocaman bir gülümseme ile oturuyordu. Kızıl saçları ve kırmızı kazağı ile sosyal servise canlılık katan bir buket kırmızı gül gibiydi. Sevgi dolu gözlerle etrafına iyilik saçan bir melek…
Melek Ablanın ikinci nöbetinde hastalandığımı biliyorsun. Zaten bu olaydan sonra C Abla, benim Melek Ablam oldu. O gün akşam yemeğinden sonra, üzerimdeki kırgınlık ve başımdaki şiddetli zonklamalardan sonra yatağıma girdim. Bir an da ateşlenip titremeye başladım. Bilinçsiz bir şekilde, kâbuslar içinde yatağımda yatarken, birinin başucumda durduğunu, battaniyemi düzelttiğini ve elinde bir mendil ile alnımda biriken terleri sildiğini anladım. Başımın ağrısından gözlerimi açamıyordum ama alnımda biriken terlere dokunan o yumuşak elin kime ait olduğunu biliyordum. Melek Abla gülden narin elleri ile terlerimi siliyor ve benim hastalığım için kaygılanıyordu. Melek Abla bir an da annem oldu. Annemde ateşlendiğim gecelerde başucumda durur, elimi tutar, terimi siler ve iyileşmemi beklerdi. Annem bilirdi ki sevgi, boyalı ilaçlardan daha etkili bir iyileştirme metoduydu. Melek Ablanın varlığını duyumsadıktan sonra derin bir uykuya daldım ve ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi dinç ve sağlıklı kalktım.
Bir çocuğun hastalandığı dönemlerde, kendini yalnız ve çaresiz hissettiğini ve vücudunun güçsüz kaldığı kadar ruhunun da güçsüz kaldığını bir anneler bir de Melek Abla biliyor bence. Ve yine önemsemenin ve sevginin ilaç kadar etkili olduğunu yine onlar biliyorlar. Yatılı okullarda ve yurtlarda hastalanan çocukların neden uzun süre iyileşemediğini şimdi daha iyi anlıyorum. Anneleri ve onlara bakacak Melek Ablaları olmadığından iyileşme süreleri de uzamaktadır.
Melek Ablanın hayatım boyunca unutamayacağım ikinci olayını okulda yaşadım. Sesimin güzel olduğunu söyleyen sınıf öğretmenimin isteği ve ısrarı ile okulun koro çalışmalarına katılmıştım. Okuldaki koro grubumuz önemli günlerde şarkılar söylüyordu. Böyle zamanlarda okulun müsamere salonu gelen veliler, çocukların anne babaları ile dolardı. Özellikle de koro grubunda yer alan arkadaşlarımın anne ve babaları çocuklarını izlemek için her seferinde gelirlerdi. Koro grubunda bir tek benim velim gelmezdi. Çünkü hafta sonları ya da mesai saatleri dışında –mesai saatlerinde de gelmezler ya- yurttan kimse olmazdı. Ben diğer çocukların velilerine şarkı söylerdim, veliler de sadece kendi çocuklarını alkışlarlardı.
Bir çocuk için başarılarını ailesine gösterme fırsatı bulmak, desteklenmek onun kendisine olan güvenini daha da pekiştiriyor. Mutluluk paylaşılınca çoğalır diye bunun için diyorlar.
Benim orada olmamın, koroda yer almamın güzel olduğunu ya da benimle gurur duyduğunu söyleyecek kimsenin olmaması canımı fena acıtırdı. Sırf bu yüzden birçok kereler koro çalışmalarından çıkmak istedim ama neden çıkmak istediğimi açıklayamadığım için öğretmenim kabul etmedi. Bu düşüncemi ve yalnızlık duygumu da yıkan yine Melek Abla oldu. Hayretler içinde kalmama neden olan olay, yurttan kimseye koro grubumuzun konseri olduğunu haber vermediğim halde Melek Ablanın orada olmasıydı.
O cumartesi öğleden sonra, okul aile birliğinin etkinliğinde koro grubunda şarkılar söylerken, ön koltukta oturup beni izleyen Melek Abla ile göz göze geldiğimde, kalbim kuş gibi göğüs kafesimden uçmak istiyordu. İlk defa varlığı ile varlığımı bütünleyen bir tanıdığım beni izliyordu. Heyecanlandım, sevindim, mutlu oldum… Bütün şarkıları ruhumda duyarak Melek Ablama hitaben söyledim ve ilk defa şarkı söylemeyi bu kadar çok sevdim. Sahne küçüldü ve ben sahnede artık kocaman olmuştum. Koromuz şarkılarını bitirdikten sonra Melek Abla ayağa kalktı ve uzun süre ayakta alkışladı. Sadece beni alkışlıyordu biliyordum, çünkü diğer anne babalarda sadece kendi çocuklarını alkışlarlardı. Koronun konseri sona erdikten sonra bana sarıldı ve beni öptü. Benimle gurur duyduğunu söylediğinde içim içime sığmıyordu. Bir çocuk için beğenilmek ve takdir edilmek ne kadar önemliymiş.
Dün gece yatakhanede Hüseyin ve Yılmaz ile sohbet ediyorduk. Onlara biraz da utanarak Melek Ablanın bende yarattığı duygu ve düşünceleri ve hayatıma kattığı şeyleri anlattım. Tesadüf, meğer onlarda benim yaşadıklarıma benzer şeyler yaşıyormuş. Melek Abla, sadece benim değil, yurttaki bütün çocukların Melek Ablasıymış. Onun bu sonsuz sevgi ve şefkati karşısında hayretler içinde kaldım ve onu daha çok sevmeye başladım. Melek Abla, bütün çocuklara karşı sevgi dolu ve sevecen davranmakta ve yüzünde taşıdığı kocaman tebessüm ile yüreklerimizde anne gibi, annelerimiz gibi yer edinmekte.
Sevgili Güncem, şimdi bütün yurt arkadaşlarımla dua ediyoruz. Melek Ablanın tayini çıkmasın ve onu bizden almasınlar diye. Çünkü Melek Abla, bizim yalnız olmadığımızı ve değerli olduğumuzu hissettiriyor.
Bütün çocuklar, hepimiz seni çok seviyoruz Melek Abla…
©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz. Kaynak göstermek ve izin almak etik kuraldır.



Bize Ulaşın