|
|
|
MELEK ABLAM
(YURT GÜNLÜĞÜ 3 )
SHU. İlyas Ali DAŞTAN
Yazarımızın
yayınları hakkında görüşlerinizi ve yorumlarınızı
dastanilyas@gmail.com
ulaştırabilirsiniz.
|
C.Y. iyi ki varsın
Sevgili Güncem;
Sana yurdumuzun meleğini anlatmak istiyorum. Nasıl olur deme,
anlatacaklarımı dinledikten sonra bana hak vereceksin. Ben C Ablaya bundan
sonra Melek Abla diyeceğim. Tabi bu durum seninle benim aramda kalacak.
Melek Abla geçen yıl bizim yurda tayin oldu. Kızıl renkli kısa saçları,
benden azıcık kısa boyu ile onu sosyal serviste ilk gördüğümde yüzünde
kocaman bir gülümseme ile oturuyordu. Kızıl saçları ve kırmızı kazağı ile
sosyal servise canlılık katan bir buket kırmızı gül gibiydi. Sevgi dolu
gözlerle etrafına iyilik saçan bir melek…
Melek Ablanın ikinci nöbetinde hastalandığımı biliyorsun. Zaten bu olaydan
sonra C Abla, benim Melek Ablam oldu. O gün akşam yemeğinden sonra,
üzerimdeki kırgınlık ve başımdaki şiddetli zonklamalardan sonra yatağıma
girdim. Bir an da ateşlenip titremeye başladım. Bilinçsiz bir şekilde,
kâbuslar içinde yatağımda yatarken, birinin başucumda durduğunu, battaniyemi
düzelttiğini ve elinde bir mendil ile alnımda biriken terleri sildiğini
anladım. Başımın ağrısından gözlerimi açamıyordum ama alnımda biriken
terlere dokunan o yumuşak elin kime ait olduğunu biliyordum. Melek Abla
gülden narin elleri ile terlerimi siliyor ve benim hastalığım için
kaygılanıyordu. Melek Abla bir an da annem oldu. Annemde ateşlendiğim
gecelerde başucumda durur, elimi tutar, terimi siler ve iyileşmemi beklerdi.
Annem bilirdi ki sevgi, boyalı ilaçlardan daha etkili bir iyileştirme
metoduydu. Melek Ablanın varlığını duyumsadıktan sonra derin bir uykuya
daldım ve ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi dinç ve sağlıklı kalktım.
Bir çocuğun hastalandığı dönemlerde, kendini yalnız ve çaresiz hissettiğini
ve vücudunun güçsüz kaldığı kadar ruhunun da güçsüz kaldığını bir anneler
bir de Melek Abla biliyor bence. Ve yine önemsemenin ve sevginin ilaç kadar
etkili olduğunu yine onlar biliyorlar. Yatılı okullarda ve yurtlarda
hastalanan çocukların neden uzun süre iyileşemediğini şimdi daha iyi
anlıyorum. Anneleri ve onlara bakacak Melek Ablaları olmadığından iyileşme
süreleri de uzamaktadır.
Melek Ablanın hayatım boyunca unutamayacağım ikinci olayını okulda yaşadım.
Sesimin güzel olduğunu söyleyen sınıf öğretmenimin isteği ve ısrarı ile
okulun koro çalışmalarına katılmıştım. Okuldaki koro grubumuz önemli
günlerde şarkılar söylüyordu. Böyle zamanlarda okulun müsamere salonu gelen
veliler, çocukların anne babaları ile dolardı. Özellikle de koro grubunda
yer alan arkadaşlarımın anne ve babaları çocuklarını izlemek için her
seferinde gelirlerdi. Koro grubunda bir tek benim velim gelmezdi. Çünkü
hafta sonları ya da mesai saatleri dışında –mesai saatlerinde de gelmezler
ya- yurttan kimse olmazdı. Ben diğer çocukların velilerine şarkı söylerdim,
veliler de sadece kendi çocuklarını alkışlarlardı.
Bir çocuk için başarılarını ailesine gösterme fırsatı bulmak, desteklenmek
onun kendisine olan güvenini daha da pekiştiriyor. Mutluluk paylaşılınca
çoğalır diye bunun için diyorlar.
Benim orada olmamın, koroda yer almamın güzel olduğunu ya da benimle gurur
duyduğunu söyleyecek kimsenin olmaması canımı fena acıtırdı. Sırf bu yüzden
birçok kereler koro çalışmalarından çıkmak istedim ama neden çıkmak
istediğimi açıklayamadığım için öğretmenim kabul etmedi. Bu düşüncemi ve
yalnızlık duygumu da yıkan yine Melek Abla oldu. Hayretler içinde kalmama
neden olan olay, yurttan kimseye koro grubumuzun konseri olduğunu haber
vermediğim halde Melek Ablanın orada olmasıydı.
O cumartesi öğleden sonra, okul aile birliğinin etkinliğinde koro grubunda
şarkılar söylerken, ön koltukta oturup beni izleyen Melek Abla ile göz göze
geldiğimde, kalbim kuş gibi göğüs kafesimden uçmak istiyordu. İlk defa
varlığı ile varlığımı bütünleyen bir tanıdığım beni izliyordu.
Heyecanlandım, sevindim, mutlu oldum… Bütün şarkıları ruhumda duyarak Melek
Ablama hitaben söyledim ve ilk defa şarkı söylemeyi bu kadar çok sevdim.
Sahne küçüldü ve ben sahnede artık kocaman olmuştum. Koromuz şarkılarını
bitirdikten sonra Melek Abla ayağa kalktı ve uzun süre ayakta alkışladı.
Sadece beni alkışlıyordu biliyordum, çünkü diğer anne babalarda sadece kendi
çocuklarını alkışlarlardı. Koronun konseri sona erdikten sonra bana sarıldı
ve beni öptü. Benimle gurur duyduğunu söylediğinde içim içime sığmıyordu.
Bir çocuk için beğenilmek ve takdir edilmek ne kadar önemliymiş.
Dün gece yatakhanede Hüseyin ve Yılmaz ile sohbet ediyorduk. Onlara biraz da
utanarak Melek Ablanın bende yarattığı duygu ve düşünceleri ve hayatıma
kattığı şeyleri anlattım. Tesadüf, meğer onlarda benim yaşadıklarıma benzer
şeyler yaşıyormuş. Melek Abla, sadece benim değil, yurttaki bütün çocukların
Melek Ablasıymış. Onun bu sonsuz sevgi ve şefkati karşısında hayretler
içinde kaldım ve onu daha çok sevmeye başladım. Melek Abla, bütün çocuklara
karşı sevgi dolu ve sevecen davranmakta ve yüzünde taşıdığı kocaman tebessüm
ile yüreklerimizde anne gibi, annelerimiz gibi yer edinmekte.
Sevgili Güncem, şimdi bütün yurt arkadaşlarımla dua ediyoruz. Melek Ablanın
tayini çıkmasın ve onu bizden almasınlar diye. Çünkü Melek Abla, bizim
yalnız olmadığımızı ve değerli olduğumuzu hissettiriyor.
Bütün çocuklar, hepimiz seni çok seviyoruz Melek Abla…
©Sitemize
ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz. Kaynak
göstermek ve izin almak etik kuraldır.
|