|
|
|
|
Yoksulluk insanın yaşamını sürdürmesi için gerekli temel ihtiyaçları
yeme, içme, barınma, giyinme gibi temel gereksinimlerini
karşılayacak bir gelire sahip olamama durumuna denilmektedir.
İlk bakışta yoksulluk bireysel bir sorunmuş gibi algılanmakla
beraber günümüzde, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin ele aldığı
ortak bir sorun haline gelmiştir. Yoksullukla bireysel mücadelede
ülkelerin ortak strateji ve hedefler oluşturmak suretiyle, etkili
mücadele yöntemleri geliştirme arayışları sürmektedir. Bugün
dünyanın birçok bölgesinde savaş, doğal afet, dengesiz gelir
dağılımı gibi sebeplere bağlı olarak yoksulluk olgusuyla karşı
karşıya kalmış, yaşam mücadelesinde umutlarını yitirmiş, kendisine
uzanacak mucizevi yardım elini bekleyen, umutsuz birçok insan
bulunmaktadır.
Görsel ve yazılı basında her gün yoksulluk olgusuna bağlı olarak
yaşanan sosyal sorunlarla karşılaşmak mümkündür. Yoksulluk neden
sonuç denkleminde bireyin, ailenin toplumsallaşma sürecinde sosyal,
ekonomik, kültürel ve psikolojik olumsuz etkileri olmakla, birçok
sosyal sorun oluşmasında en temel etken olarak etkisini
göstermektedir.
Sanayileşme küreselleşme sürecine bağlı olarak bireylerin üretim ve
tüketim alışkanlıklarında temel değişime, bağlı olarak iş gücü
kayıplarının oluşması, kırsal kesim üretim modelleri yerine sanayi
üretim modellerinin alması, sermaye birikimleri oluşturmakla, bu
değişim hızına, yetişemeyen kesimlerim işlerini kaybetme riskleriyle
beraber, tüketim alışkanlıklarında artan ihtiyaçları karşılama
güçlükleri artmaya başlamıştır. Üretme bilgi ve kabiliyetini
kaybeden nüfusun artışı fakirlik olgusunun toplumsal bir virüs
olarak yayılmasını sağlamıştır.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Yayınladığı İnsani
Gelişme Endeksi, ülkelerin gelişmişlik düzeyleriyle, ülke
insanlarının yoksulluk olgusu ve buna bağlı gelişen sosyal sorunları
yaşama sıklıklarının, ipuçlarını vermesi açısında önemli
uluslararası bir çalışmadır.
En son olarak 2009 yılında yayımlanan Birleşmiş Milletler İnsani
Gelişme Endeksine göre ülkemiz 182 ülke arasında 79. sırada yerini
almıştır.
Gelişim insani basamakları olarak; çok yüksek insani gelişme, yüksek
insani gelişme, orta insani gelişme ve düşük insani gelişme olarak
sınıflandırılan endekste ülkemiz yüksel insani gelişme endeksinde
bulunmaktadır.
Son yıllarda ekonomik kalkınma hızıyla birçok gelişmiş ve gelişmekte
olan ülkeyi geride bırakarak, ekonomik büyümesini sağlayan ülkemiz,
sosyal yardım ve sosyal hizmet modelleri vasıtasıyla bireylerin
sosyal sorunlarıyla etkili mücadele etmek suretiyle sosyal hukuk
devleti ilkesinin insanın bir temel hakkı olarak yerine getirmiştir.
İnsanı yüceltti devlet yücelsin anlayışının bir felsefi olgu
olmasının ötesinde, sosyal politika oluşturmadaki temel dinamik
olmuştur. Sosyal sorunlarla mücadele yöntemlerimizi bir politika
çerçevesine oturtmadığımızda çözümlerdeki etkinlik ve sürekliliği
sağlamamız daima bir risk altında bulunacaktır.
Yoksullukla mücadele strateji ve hedefler perspektifinde etkisine
aldığı birey, aile ve toplumun tekrar aynı sorunla karşılaşmasını
engellemek en öncelikli hedeflerimiz olmalıdır. Aksi takdirde
yoksulluk kısır döngüsü dediğimiz sosyal olgu karşımıza çıkmaktadır.
Bu olgunun oluşum şekline göre yoksul bir aile ortamında büyümekte
olan çocuklarda öz güven duygusu eksik gelişmektedir. Buna bağlı
olarak kendisinde değersizlik duygusu geliştiren çocuğun; okul
yaşamına etkilerinden dolayı, okul başarı düzeyinde düşmeye
başlamaktadır. Başarı düzeyinde düşmekle beraber çocuk eğitimine
devam etmemesi sorununu doğurmaktadır. Okulunu bırakarak
evlendirilmesi düşüncesi hakim olamaya başlar.
Eğitimini yarıda bırakarak kalıcı bir meslek sahibi olmak için
gerekli bilgi ve donanımdan yosun kalan birey, düzenli bir iş sahibi
olma imkânlarından yoksun kalmaktadır. Eğitimine devam etmeyen
bireyin evlenmesi neticesinde kurmuş olduğu yeni ailenin ekonomik
sorunlara bağlı olarak yoksullukla karşılaşma olasılığı yüksek
olacaktır. Yoksul bir ailede yeni yoksul bir aile daha ortaya çıkar.
Sonuç olarak yoksullukla etkili mücadelede bu kısır döngüyü kırıp
pasivize edecek strateji ve hedefler koymak sosyal politikalar
üretmek, projeler geliştirmek ve uygulamasını sağlamak, bireyin
ailenin ve toplumun düştüğü bu kısır döngüden kurtulmasını sağlamış
oluruz.
|
|
|
|
BİZE YAZIN
Sosyal Hizmet Uzmanı
Web Sitesi
E-Posta :
sosyalhizmetuzmanlari@gmail.com
|
|
|
|