|
| Hızlı Erişim |
 |
|
|
|
|
|
YETİŞTİRME YURDU VE ÇOCUK YUVALARINDA İLETİŞİM
Sosyal Hizmet Uzmanı
.Şerafettin
SAYAR
(Sitemiz yazarı)
Ülkemizde korunmaya muhtaç çocuklarla ilgili mevzuat 24.05.1983 tarihli 2828
sayılı SHÇEK yasası ile düzenlenmiştir. Bu yasa korunmaya muhtaç çocuklara
"Çocuk Yuvaları ve Yetiştirme Yurtları" aracılığı ile hizmet verilmesini,
Çocukların iyi bir şekilde korunup yetiştirilmesi için her türlü önlemin
alınmasını öngörmektedir. Korunmaya muhtaç çocuklar alanında hizmet verilen
109 yetiştirme yurdu, 96 çocuk yuvası vardır. Bu kuruluşlarda yaklaşık
olarak toplam 15000 (onbeşbin) üzeri çocuğa hizmet verilmektedir.
TANIMLAR
YETİŞTİRME YURTLARI:
2828 Sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununda Yetiştirme
Yurtları; 13–18 yaş arası korunmaya muhtaç çocukları korumak, bakmak ve bir
iş veya meslek sahibi edilmeleri ve topluma yararlı kişiler olarak
yetişmelerini sağlamakla görevli ve yükümlü olan yatılı sosyal hizmet
kuruluşları olarak tanımlanmıştır.
ÇOCUK YUVALARI:
2828 Sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununda çocuk
yuvaları; 0–12 yaş arası korunmaya muhtaç çocuklarla gerektiğinde 12 yaşını
dolduran kız çocuklarının, bedensel, eğitsel, psiko sosyal gelişimlerini,
sağlıklı bir kişilik veya iyi alışkanlıklar kazanmalarını sağlamakla görevli
ve yükümlü yatılı sosyal hizmet kuruluşları olarak tanımlanmıştır.
KORUNMAYA MUHTAÇ ÇOCUK:
2828 Sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununda korunmaya
muhtaç çocuk; Beden, ruh ve ahlak gelişimleri veya şahsi güvenlikleri
tehlikede olup;
Ana veya babasız, ana ve babasız, ana veya babası veya her ikisi de belli
olmayan, ana ve babası veya her ikisi tarafından terk edilen, ana veya
babası tarafından ihmal edilip; fuhuş, dilencilik, alkollü içkileri veya
uyuşturucu maddeleri kullanma gibi her türlü sosyal tehlikelere ve kötü
alışkanlıklara karşı savunmasız bırakılan ve başıboşluğa sürüklenen çocuk
olarak tanımlanmaktadır.
Ülkemizde korunmaya muhtaç çocuklara hizmet veren kuruluşlar;
1-Yaşa göre,
2-Cinsiyete göre,
3-Okullu ve iş grubu şeklinde ayrıştırılmıştır.
Yaşa göre kuruluşlar 0–12 yaş grubundaki korunmaya muhtaç çocuklara hizmet
veren çocuk yuvaları, 13–18 yaş grubundaki korunmaya muhtaç çocuklara hizmet
veren yetiştirme yurtları olarak sınıflandırılmışlardır. Çocuk yuvaları da
kendi arasında 0–6, 7–12 yaş grubundaki çocuklara hizmet veren kuruluşlar
olarak ayrılmaktadır.
Çocuk yuvalarından 0–6 yaş grubuna hizmet veren kuruluşlarda kız ve erkek
çocuklara birlikte bakılırken, 7–12 yaş grubundaki çocuklara ise kız ve
erkek olarak ayrı mekânlarda bakılmaktadır.
Yetiştirme yurtları ise tamamen kız ve erkek yurtları olarak ayrılmaktadır.
Çok yaygın olmamakla birlikte yalnızca sanata-işe yönlendirilmiş çocukların
bakıldığı Yetiştirme yurtları olduğu gibi yalnızca okula devam eden
çocukların bakıldığı yurtların da olduğu veya aynı kuruluşta işçi ve okullu
çocuklara birlikte hizmet verildiği görülmektedir.
Yurt ve yuvaların ortak özelliklerinden en önemlisi ise toplu bakım
kuruluşları olmalarıdır. Ülkemizdeki Yetiştirme Yurtları ve Çocuk
Yuvalarında kuruluş başına ortalama 50- 200 çocuğa bakılmaktadır. En düşük
kapasiteli kuruluş olarak 16 kapasite ile Muğla Çocuk Yuvası ve Kız
Yetiştirme Yurdu, en yüksek kapasiteli kuruluş olarak 190 kapasite ile Çorum
Yetiştirme Yurdu göze çarpmaktadır. 350 kapasite ile İstanbul Bahçelievler
Çocuk Yuvası en yüksek kapasiteli çocuk yuvası olarak karşımıza çıkmaktadır.
2006 yılı Mart ayı itibarıyla SHÇEK Genel Müdürlüğünün web sitesi verilerine
göre toplam 109 yetiştirme yurdunda 8695 kapasite ile 96 çocuk yuvasında da
8589 kapasite ile hizmet verildiği görülmektedir.
Çocuk hakları sözleşmesine göre 18 yaşına kadar herkesin çocuk sayıldığı
gibi her çocuğun da anne ve babasının olma hakkı bulunmaktadır. Çocukların
her türlü ihtiyaçları ücretsiz olarak devletler tarafından karşılanır,
çocuklar her türlü tehlikelere karşı korunurlar, mağdur edilen, istismara
uğrayan ve muhtaç duruma düşen çocuklar için her türlü tedbir ve önlemler
devletler tarafından alınır, yapılan düzenlemelerde çocukların üstün
yararları dikkate alınmak zorundadır. Çocuk hakları sözleşmesini imza eden
ülkemizde çocuk hakları sözleşmesini uygulayan koordinatör kuruluş olarak
SHÇEK Genel Müdürlüğü görevlendirilmiştir.
KORUNMAYA MUHTAÇ ÇOCUĞUN KURULUŞA GELİŞİ
Korunmaya muhtaç çocuğun İl Sosyal Hizmet Müdürlüklerince doğrudan veya
dolaylı müracaatı alınır. Çocuk kurum bakımına alınmasında aciliyet
gösteriyor ise acil valilik onayı ile kuruma yerleştirilir, daha sonra
işlemleri tamamlanır.
İlk müracaat üzerine ilk görüşme yapılarak çocuk kayıt altına alınır. Daha
sonra sosyal hizmet uzmanı çocuğun ikametine gider ve çocuk ve ailesi
hakkında mesleki teknik ve yöntemleri kullanarak yapılan gözlem ve görüşme
ile elde ettiği bilgilere dayalı detaylı sosyal inceleme raporu hazırlar. Bu
aşamada uzman çocuğa verilecek hizmeti tanımlar ve çocuk ile ailesini
bilgilendirir. Burada uzman aileye ve çocuğa güven verici, doyurucu bilgi
ile yaklaşmalıdır. Evrak ve belge tamamlama süreci bittikten sonra kurum
bakımına alınmasına karar verilen müracaatçı çocuk yaş ve cinsiyet durumuna
uygun bir kuruluşa yerleştirilmek üzere karar alınır ve çağrı yapılır.
KMÇ’NİN KURULUŞA KABULÜ VE KURULUŞ YAŞAMI
Kuruluşa çağrısı yapılan çocuk kuruluşa geldiği arda bir görevli tarafından
karşılanır. Bu görevlinin sosyal hizmet uzmanı olması tercih edilmelidir.
Uzman çocukla ilk olarak tanışma amaçlı bir mülakat yapar. Çocuğun kuruluşa
kayıt işlemlerini tamamlar. Bu süreç Sosyal Servisin çatısı altında olur.
Uzman bu aşamada çocuğa kuruluş hakkında bilgi verir, kuruluşun nasıl
çalıştığını, kuruluşta kimlerin kaldığını, kuruluşun idari yapısını, okula
nasıl gideceğini, toplu yaşamanın ne tür kuralları olduğunu, yemek
zamanlarını, yatma zamanlarını anlatır.
Daha sonra çocuğun grup sorumlusu belirlenir ve uzman çocuğu grup sorumlusu
ile tanıştırır. Grup sorumlusu güler yüzle ve sevecen bir tavırla çocukla
tanışır. Bundan sonra tüm ihtiyaçlarının kendisi tarafından karşılanacağını,
kendisine her konuda yardımcı olacağını anlatır ve okul durumunu tespit
ederek okul kayıt işlemlerini başlatır ve çocuğun okula kayıt işini
gerçekleştirir. Grup sorumlusu bu süreçte çocukla ilgilenecek ağabey, abla,
anne veya baba rolündeki görevli ile tanıştırır. Yatak odası ile kullanacağı
yatağını, çalışma odasını ve soyunma dolabını gösterir. Çocuk kuruluştaki
diğer çocuklarla tanıştırılır. Kuruluşun her yeri grup sorumlusu tarafından
çocuğa gezdirilir. Gerektiğinde çocuk kuruluş müdürü ve diğer görevlilerle
de tanıştırılır. İkinci aşamada çocuğun ihtiyaçları tespit edilir ve
öncelikli olanlardan başlanarak giderilir. Çocuk kuruluşa geldiği anda
ihtiyacı var ise banyo yaptırılır ve yeni elbiseler verilir. Çocuğa kuruluşa
ait ve kendisine ait eşyaları nasıl kullanacağı, tuvalet eğitimi bilgileri
anlatılır. Bu işlemler grup sorumlusu tarafından planlanarak uygulamaya
sokulur ve takibe alınarak raporlaştırılır. Periyodik aralıklarla çocuk
hakkında hazırlanan bu raporlar çocuğun dosyasında saklanır. Çocuğun kişilik
gelişimine katkı vermek üzere kuruluş tarafından hazırlanan sosyal ve
kültürel etkinliklere katılımına fırsat verilir. Akrabaları ile iletişiminin
devamı sağlanır. Çocuğun okul ve/veya iş yeri takipleri düzenli yapılır.
Çocuğun özel yaşantısının gizliliği kendisine hissettirilir ve güven
duygusunun gelişmesi için ihtiyaçlarının zamanında karşılanması ve verilen
sözlerin tutulması gerekmektedir. Çocuğa zaman zaman kuruluşun işlerine
katılması için sorumluluklar verilmelidir. Kendi yatağı düzettirilir, yatak
odası temizlettirilir, kuruluşun bahçesine güzelleştirme çalışmalarına
katılımı sağlanır. Düğme ve sökük-yırtık dikme, ütü yapma, çamaşır yıkama
öğretilir ve alışkanlıkları kazandırılır. Çocuk belli bir yaşa geldiğinde de
yemek yapma öğretilir. Çocuk yurtta kaldığı süre içersinde yurt sonrası
yaşama da hazırlanır. Sağlık kontrolleri düzenli yapılır. Çocuk altını
ıslatıyor ise gece düzenli olarak kaldırılır. Çocukla iletişimde beden dili
ve mimikler çok iyi kullanılmalıdır. Hiçbir zaman asık suratlı
olunmamalıdır. Çocuk iyi dinlenilmeli ve rencide edilmemelidir. Kendisini
ifade edebilme fırsatı verilmelidir. Çocuğun sosyalleşmesi için toplum
içersine çıkarılarak alışveriş yapmasına, sinemaya gitmesine, arkadaşları
ile gezmesine, bir spor veya sanat kulübüne üye olmasına vb. etkinliklere
katılmasına fırsat verilmelidir.
Kurum bakımına alınan çocuğun model aile edinebilmesi ve kurum bakımının
kazandırdığı kişilik özelliklerinden kurtulabilmesi için gönüllü aile
uygulamaları ile çocuğun aile ortamlarında bulunmalarına fırsat
verilmelidir. Böylece çocuk kurum bakımı sonrası kendi kuracağı aile için
bir model oluşturacak ve ev ortamı, anne baba ve çocuk ilişkilerini
gözlemleyerek davranış geliştirecektir.
KURULUŞTA GÖREVLİ PERSONELİN ÖZELLİKLERİ
Yetiştirme Yurtlarında ve Çocuk Yuvalarında çalışanlar kamu görevlisi olarak
görev yapmaktadırlar. Bu nedenle kuruluş bakımındaki çocukla birlikte olma
süreleri kısıtlı olup çocuğa yaklaşım düzeyleri de sınırlıdır. Kuruluş
çalışanları farklı davranış ve tutum sergilemektedirler. Birden çok farklı
kişilikle bir arada bulunan çocuğun ise sağlıklı kişilik ve kimlik
edinebilmesi zorlaşmaktadır.
Kuruluşlarda çocuktan sorumlu bir meslek elemanının yanında çocuğa olumlu
model olabilecek ve anne, baba, ağabey, abla rolünü üstlenebilecek bir
sorumlu belirlenmelidir.
Yetiştirme Yurdu ve Çocuk Yuvalarında görevli personel;
Düzenli aile yapısı,
Kötü alışkanlıklarının bulunmaması ( madde bağımlılığı vb gibi)
Sorumluluk sahibi olması,
Hoşgörülü ve sevecen olması,
Tercihen çocuklu olması,
Hizmetli personelin en az lise mezunu olması,
Sosyal ve kültürel yanının güçlü olması,
Spor ve sanatsal yeteneklerinin olması,
Konuşma üslubunun düzgün ve anlaşılır olması, kaba ve küfürlü konuşmaması,
Giyim kuşamının vasat olmaması,
Fiziksel görünümünün bakımlı olması,
Güvenilir olması
Özelliklerine sahip olmalıdır.
Şerafettin SAYAR
Sosyal Hizmet Uzmanı
Kaynaklar:
1.Murat ÇEVİK, SHU.SHÇEK Gn. Müd. Baş Müfettişi, Yetiştirme Yurtları
Deneyimi
2.SHÇEK Genel Müdürlüğü Web Sitesi
3.Prof.Dr. Atalay YÖRÜKOĞLU,Gençlik Çağı,1987
4.Prof.Dr.Engin GEÇTAN, Çağdaş Yaşam ve Normal Dışı Davranışlar.1982
5.Yrd.Doç.Dr.İbrahim CILGA,Gençlik ve Yaşam Niteliği, Ankara, 1994

|
|