|
|
Cinsiyet: Erkek; Yaş: 27; İl:İstanbul 19.07.2000
5-6 yaşlarındaydım, Ortaköy'de oturuyorduk. Büyükbabamla birlikte çarşıya
çıkmıştık ve onun elinden tutarak yürüyordum. Bir manavın önünden geçerken,
piramit şeklinde dizilmiş mandalinaların en üstte olanını ,ister istemez
aldım. Sanki beni al diye bağırıyordu o mandalina. Büyükbabam fark etmedi
tabii ki. Aradan 10 saniye geçmemişti ki ,manavın sahibi büyükbabama gelip,
''bu ufaklık dükkandan bir mandalina aşırdı'' dedi, işte o ana yerin dibine
girdim. Büyükbabam hiçbir şey söylemeden manava geri götürdü beni ve kilo
kilo mandalina aldı bana. Olayı ne anneme anlattı ,ne de babama. Hala aklıma
geldikçe onu üzdüğüm için pişmanlık duyarım. nur içinde yat büyükbaba, seni
çok özledim.
birbenbire; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 36; İl:İstanbul 27.09.2003
Anneannem vefat ettiğinde annemle birlikte eşyalarını düzenliyorduk. Dolabın
birinden Arapça bir şeyler yazılı bir kağıt bulduk. Annem hemen, "Aman bu
duayı güzel bir yere koyayım" moduna girdi. Ancak anneannemin çocukluk
arkadaşı, çok yaşlı bir teyzemiz durumu açıklığa kavuşturdu: Eski Türkçe (
yani Arap harfleriyle yazılmış ama Türkçe) yemek tarifiymiş!
kötütorun; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 26; İl:İstanbul 21.08.2003
7-8 sene önceydi. Anneannem bizde kalıyordu. Sağ tarafı felç olduğu için
fazla hareket edemezdi. Tek eğlencesi dantel örmekti. Kolay olduğu ve çabuk
bittiği için de hep havlu kenarı örerdi. Eve gelen bütün misafirlere,
özellikle kızı olanlara hediye ederdi. Kadıncağız nefes almakta güçlük
çekiyordu. Hata yapmayayım diye kendini iyice dantele kaptırdığından
burnundan horlama gibi sesler çıkarırdı. O seslerden dolayı söylemediğimi
bırakmazdım. "Sinir oluyorum, çıkarma şu sesi, örme şunu, neyine senin ki
örgü örüyosun, yat uyu" falan diye sürekli azarlardım. Şu anda sürekli
uyuyor çünkü ölüm döşeğinde. Vicdan azabından ben de onunla birlikte her gün
ölüyorum. Keşke iyi olsa da ,dantel örmeye devam etse. Balkanlar'daki krizin
basladığı donemdi. Haberlerde surekli Saraybosna'ya yardim göturen Birlesmis
Milletler'e ait konvoyun goruntuleri yayinlaniyordu. Rahmetli anneannecigim
birden ofkeyle patlamisti: "Bu gavurlar da deli midir nedir! 3 gundur kamyon
kamyon un tasıyorlar. Şu gariplere biraz da Şeker, tuz, et filan götürseler
ya!"
yeşilüzüm; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 33; İl:İzmir 15.08.2003
Yıllar önceydi. Anneannemle babaannem sohbet ediyordu.
Babaannem 70'li, anneannem ise 80'li yaşlardaydı.
Anneannem bir tanıdığın vefatından bahsederken babaannem ölenin
kaç yaşında olduğunu sordu. Anneannemin verdiği cevap aynen şöyleydi:
"Daha gençti. Bizim kadar filan." Hepimiz kopmuştuk tabii. İlahi anneanne
yaa.
Gerçi anneannem 94 yaşında vefat ettiğine göre o zamanlar "genciz" demekte
de
haklıydı değil mi? İkiniz de nur içinde yatın.
bybybaby; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 32; İl:İstanbul 12.08.2003
Teyzem nişanlıyken eniştem ona bir parfüm hediye etmiş. Anneannem de onu
sinek ilacı sanıp evin her tarafına sıkmış. Farkettiğimizde dumur olmuştuk.
petazliyan; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 33; İl:İstanbul 02.08.2003
anneannem, trene binerken ayakkabılarını çıkarmış. Vardıkları şehirde
trenden indiğinde ayakkabılarını garda bulamayınca sular seller gibi gözyaşı
dökmüş.
YRMC;
Cinsiyet: Erkek; Yaş: 19; İl:Kocaeli 28.07.2003
Anneannemin asıl adı Suzan. Nüfus cüzdanında da öyle yazıyor ama herkes onu
Perihan olarak biliyor. Anneannem doğduğunda yaşadıkları kasabada bir düğüne
Suzan adında bir çengi gelmiş. Ninem de, "Ben kızıma çengi adını koymam!"
diyerek adını değiştirmiş. Nüfus cüzdanını değiştirmediği için de böyle bir
çelişki ortaya çıkmış.
deepesthighest; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 29; İl:Ankara 17.06.2003
Anneannem anlattı. Dedesi savaştan senelerce dönmemiş. O köyden 33 kişi
askere gitmiş. Adamlar dönmeyince hepsinin karısı evlenmiş. Bir tek
anneannemin anneannesi ömrünün sonuna kadar beklemiş kocasını. Sadakat benim
genlerimde var.
ballısoraşet; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 29; İl:İstanbul 22.05.2003
Eskiden Arko kremin bir reklamı vardı. Evin annesi herkese krem sürüyordu.
Bebeğin poposuna sürdüğü sahneden hemen sonra eşinin yanağına sürdüğü bölüm
geliyordu. Anneannem bu kadına çok kızardı. "Pasaklı kadın! Çocuğun kıçından
sonra elini kocasının yüzüne sürüyor" derdi. Seni seviyordum anneannecim.
MOTHERQUEEN; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 37; Ülke:Yurtdışı 13.05.2003
Canim anneannem hayattayken, saclarini taradiktan sonra tarakta kalan
telleri mutlaka yakardi. Sordugumda, gunah oldugunu dusundugu icin kimsenin
gormesini istemedigini soylemisti. Yanimda gecirdigi son gunlerden birinde
(son gunler oldugunu bilmeden) onu yikayip giydirdim. Saclarini kendisi
taradi. Taraktaki bembeyaz telleri bana verip şöminede yakmamı istedi. Beyaz
sac yumagina baktim, baktim ve goturup hatirasi olan kiymetli esyalarimi
sakladigim kutuya koydum. Yaklasik bir ay sonra onu kaybettik. Simdi kendimi
cok kotu hissettigim, destek istedigim zamanlarda kutudaki saclari öpüp
oksuyorum. Hatta zaman zaman onlarla konusuyorum. Umarim o sac yumagiyla
ruhunu bir sekilde huzursuz etmiyorumdur.
MOTHERQUEEN; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 37; Ülke:Yurtdışı 29.04.2003
Asure yapmakta kendime rakip tanimamAsurenin en onemli kismi bugdayin iyice
pisip ezilmesidir. Bugday aksamdan islatilip ertesi gun 1,5 saat kadar
kaynatildiktan sonra mutfak robotu ortaya cikarilir. Bugdaylar kepce ile
robota konur. (Mutlaka suyundan da ilave edin.) Ardindan pure haline
gelinceye kadar calistirin. Hele de asurenin kuru meyva ve seker konmadan
yapilani olan etli ya da tavuklu keskek seviyorsaniz en guzel yontem bu.
Bunu uygulayan arkadaslardan tek istedigim yaptiktan sonra anneannemin
ruhuna bir dua. Onun yaninda ilk yaptigimda, "Biz 24 saat kazan karistirarak
kendimizi harcamisiz" diye aglamisti.
yesileksielma; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 27; Ülke:Yurtdışı 14.04.2003
eyluli'nin itirafina istinaden... Annemle babam da evde misafir oldugunda
birbirlerine hitap ederken isimlerinin yanina bir de "bey" ve "hanim" ekler.
Babam yalnizken "hanim" kismini kaldirir. Fakat annem eğer tartismiyorlarsa
asla "bey"siz seslenmez. Rahmetli anneannem de buyukbabama "... usta" derdi.
Herhalde annem bu yuzden babama sadece adiyla hitap edemiyor.
balıketiblueblue; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 27; İl:İstanbul 07.04.2003
Anneannem 86 yaşında. Dört yıl önce ablamın oğlu doğduğunda tuzlamak için
uçakla İstanbul'dan Antalya'ya gitti. Hayatında ilk kez uçağa binecekti.
Havaalanına geldiklerinde anneme dönüp, "Kızım burası mı havalanıyor?" diye
sormuş. Canım anneannem, okuma yazma bilmemene rağmen örgülerinin
ilmiklerini çift çift saymana, İstanbul'un en sosyetik semtlerinden birinde
oturmana rağmen hâlâ özünü korumana hayranım. Seni seviyorum.
zeytinliaçma; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 29; İl:İstanbul 01.04.2003
Rahmetli dedem anneannemin devamlı bakımlı olmasını istediğinden ne zaman
mezarını ziyaret etmeye gitsek anneannem saatler öncesinden hazırlanır,
kokular sürer, en güzel kıyafetlerini giydikten sonra ziyarete gidebiliriz.
Aşk mı dersiniz, verilen değer mi? Bunu size bırakıyorum.
müsaitbiryerde; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 34; İl:Muğla 25.03.2003
Anneannem ayni zamanda benim ebem. Cok guzel konusmasina karsin hayatinin
son zamanlarinda bazi kelimelerde teklemeye baslamisti. Merak edip bir de
"hoca"ya baktirmistik. Büyü yapildigini soylemisti. Büyü bozulmazsa
konusmasinin tamamen kesilecegini ifade etmisti. Adam anneannemin oturdugu
evi hic gormemesine ragmen buyunun saklandigi yeri tarif etmisti. Bulup yok
ettik. Fakat 6 ay icinde anneannemin konusmasi gercekten de kesildi. Hatta
bizleri tanimaz oldu. Bazen beni taniyor mi diye gozlerine bakardim. Bir
keresinde gozlerinden yas akmisti ama bir sey soyleyemiyordu. Tibbi bir
rahatsizligi yoktu. Bir suru doktora da gosterdik. Hicbir sey bulamadilar.
Sonra da vefat etti. Annemden daha annemdi.
basribacaksiz; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 27; Ülke:ABD 22.03.2003
Yillar evvel anneannemin annesiyle birlikte (evet dogru yazdim, kadin 90'li
yaslarda öldü) bir futbol maci izliyorduk. Bombayi patlatti: "Sunlara bak
yahu, ekinleri nasil da hic acimadan eziyorlar. Tuh size!"
kirmizilim; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 26; Ülke:Yurtdışı 21.03.2003
Hic aramadigim halde "kismetlerim" hep doktordu. Simdi de bir doktorla
evliyim zaten. Anneannemi her aradigimda daha ben nasilsin demeden, "Aman
kocanin kiymetini bil" diye nutuk atmaya baslar.
yukarı; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 28; İl:Bursa 12.03.2003
Lohusayken anneannem başıma kırmızı kurdele takmam için ısrar etti. O zaman
nazar değmezmiş. İnsanlar kırmızıya bakarken bana bakmazlarmış. Saçıma
kurdele takamayacağımdan hatırı kırılmasın diye kırmızı küpelerimi taktım.
Ziyaretime gelen pek çok kişinin ilk söylediği söz, "Küpelerin ne güzelmişşş"
oldu. Gördüğünüz üzere anneannem boşa konuşmamış.
esekarisi; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 27; İl:İstanbul 09.03.2003
Benim babaannem de hastalandığında kelimelerin her hecesini çoook uzatarak
hep şunu söyler: "Oğğğlllluuuummmm beeennnnn arrrrtttıııkkkk
ööölllüüyoooorruuuum!" Sırf bu yüzden hasta olduğunu öğrendiğimde yanına
gitmem. O da hemen bana küser.
hadigorusuruz; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 35; Ülke:ABD 31.01.2003
Annemle anneannem basbasa vermis miril miril konusuyorlardi. Bir yandan
TV'de haberleri izliyor, bir yandan da bu şhane kadinlari dinliyordum. 90
yasindaki anneannem birisinin saglik sorunlarindan bahsediyordu. "Daha cok
da genc cocuk" deyince acaba bildigim biri mi diye kimden bahsettiklerini
sordum. Y. amcadan bahsediyorlarmis. Kendisi 65 yasindadir! E tabii ne de
olsa anneannemden 25 yas kucuk. Gorecelik kurami.
hadigorusuruz; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 35; Ülke:ABD 29.01.2003
Ben kucukken evde hep radyo calardi. En cok da Turk sanat muzigi sarkilari.
Canim anneannem "Yine bir gulnihal"i duyar duymaz ''Benim sarkim caliyor"
deyip radyonun sesini biraz daha acardi. Bir gun spiker bunu 'Munir Nurettin
Selcuk'un sarkisi' diye anons ettiginde, "Ama o benim anneannemin sarkisiii"
deyip aglamistim. Affet ustad, cocuktum.
egy; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 27; İl:İstanbul 31.12.2002
Çocukluğumuzu beraber geçirdiğimiz kuzenim 1998 yılında amatörce başladığı
mankenlik mesleğinde hayli ilerledi. Şu anda oldukça tanınan bir manken.
Birkaç hafta önce beraber yemek yedik. Bu görüşme paparazzi programlarından
birine konu olmuş. "Manken X'i herkesten gizlediği sevgilisiyle yakaladık"
diye defalarca göstermişler. Bunu duyunca kuzenimi arayıp üzüntümü ifade
ettim. O da hatam olmadığını, üzülmememi söyledi. Bizim için olay
kapanmıştı. Ta ki hafta sonunda anneannemi ziyarete gidene kadar. Anneannem
sinirli bir şekilde evin içinde dolaşarak kendi kendine söyleniyordu. "O
yalan haber kadıncağızın sinirlerini bozdu" diye düşünürken elindeki bastonu
kafama indiriverdi. "Ahlaksız! O senin akraban!" dedi. Evde herkes gülmekten
kırılırken ben başımın ağrısına mı yoksa zaten sinir olduğum paparazzi
programlarından biri yüzünden dayak yediğime mi yanayım bilemedim.
napiyimyaa; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 18; İl:Ankara 06.11.2002
Anneannem iki yıldır Digiturk'e üye. Digitürk ödemenizi geciktirince
televizyonunuzda, "Lutfen ödeyin" gibi bir yazı cikiyor. Iki hafta önce
anneannem televizyonun önünde telefonla konusurken bi anda bu yazi çikmis.
Anneannemin tepkisi: "Aaaah! Goruyo musun? Birkac gün geciktirdik diye tum
Turkiye'ye rezil ettiler bizi!"
cimadam; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 36; Ülke:ABD 25.10.2002
Kucukken anneannemle parka gitmisiz. Orada TRT cekim ekibi bizi cekmis,
anneannemle konusmuslar ve bir hafta sonra aksam yayinlanacagini soylemisler.
O gece herkes bizim evde toplanmis. Bu arada ben yeni ayakkabilarimi giymeye
baslamisim. Annem, "Neden simdi pabuclarini giyiyorsun?" diye sorunca da,
"Televizyona cikacagiz, ayip olmasin" demisim.
kediaman; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 25; İl:İstanbul 13.02.2002
Anneannem ölüyor. O beni büyüten kadın. Hayatı boyunca, sadece çocukları ve
torunları için yaşamış bir kadın. Ait olduğu Anadolu kültürüne rağmen sırf
torunlarının gönlü olsun diye evinde tirbüşon bulunduran, Ramazan'da evde
bira içeceksek, "Açacak yok, kapıda açın" diyen, yıllardır ailenin bütün
torunlarının, "Bak anneanne bu benim sevgilim" diye götürdüğü tüm kadın ve
erkeklerin isimlerini ezberlemek için çaba sarfeden ve bundan mutlu olan,
ölüm döşeğindeyken, ilk kez gördüğü yeni sevgilime, "Oğlum, kızıma iyi bak"
diyebilen dünyanın en iyi anneannesi ölüyor. 83 yaşında. Hayatı boyunca
sürekli sorunlu bir aileye sahip olmuş ama bundan bir gün olsun şikayet
etmemiş nefis bir kadın. Biliyorum ki çok az vakti kaldı. Bugün İzmir'den,
bir haftadır kaldığım yanından döndüm. Dün akşam evden çıkmadan önce onu
öperken bir daha göremeyeceğimi biliyordum. Biraz önce telefonda sesini
duydum. Sadece, "Yolculuk nasıl geçti?" diyebildi. Boşver yolculukları
anneanne, asıl sorun sana asla teşekkür edememiş olmam. Benim için yaptığın
her şeye teşekkürler. Seni çok seviyorum. Biliyor musun? Bu kez doğru insanı
buldum. Neyse ki seni görebildi, tanışamayacaksınız diye ödüm kopuyordu.
Gözün arkada kalmasın, o iyi bir adam ve beni çok seviyor.
unuttum_; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 27; İl:İstanbul 25.09.2001
Öğretmenim. Pazar günü okulda yapılan veli toplantısına gitmeyi unuttum. Eve
gelen telefonlara cevap vermedim. O sırada bahane arıyordum. Aklıma sadece
çocukların ufak tefek yalanları geldi. Oysa yalana da çok kızarım. Sonunda
bulduğum ise bayağı büyük oldu: "Eşimin anneannesi kanser. İdareye acil bir
telefon geldi ve gitmek zorunda kaldık" dedim. Oysa ben o saatte mükemmel
bir sabah kahvaltısı yapıyordum. Üzgünüm arkadaşlar ve en çok da anneanne,
çünkü seni öldürdüm.
itiraf_etmem; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 35; Ülke:Yurtdışı 07.09.2001
Kucukken hatirladigim en kotu masal anlatan kisi anneannemdi. Masallarina
hep, "Masal masal matador, iki sican got atoor" diye garip bir tekerlemeyle
baslar, ben de masal boyunca bunun ne demek oldugunu dusunup, sicanlarin
nasil dot atabilecegi konusunda varsayimlarda bulunarak onlari cesitli
sekillerde dot dote gozumde canlandirirdim.
MOTHERQUEEN; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 37; Ülke:Yurtdışı 06.09.2001
"neariyorum" rumuzlu arkadasin yazdiklarini okuyunca gozyaslarimi tutamadim.
Yaklasik 5 sene once canimdan cok sevdigim anneannem, "fistigim", hasrete
daha fazla dayanamayip vatanindan, topragindan kopup yanimiza gelmisti. 90
yasinin esiginde ona torun rahati yasatabilmenin huzuru tarif edilemez bir
duyguydu. Ama 2 senenin sonunda hakli olarak geri donmek istedigini ve "zamaninin"
geldigini soyledi. Kizdik. Bizi dusunmedigini, bencil oldugunu soyledik. O
ise nuh dedi peygamber demedi ve kararli bir sekilde biletini aldirdi.
Ayrilmasindan 2 hafta once ailemin evine gittim ve onu kendi evime getirmek
istedim. 4 saatlik araba yolculugunun daha basindayken midesinin bozuldugunu
hissetti ve en yakindaki benzin istasyonuna girmemi istedi. Zar zor tuvalete
yetistirdim. Ama daha adimini atarken olanlar oldu. Yaslilarla yasayanlar
bilir. Kat kat camasir giyerler. Binbir zorlukla onu soydum ve disarda sira
bekleyenlerin homurtulari arasinda, islak mendillerle temizledim ve
cantasindan temiz camasir, kiyafet getirdim. Bunlari hic agiz-burun
kivirmadan yaparken, o gozlerinden "Hakkini nasil oderim, sana verdigim
emekler bosa gitmemis" diyerek sicim gibi yas akitiyordu. Arabaya binince de
benden, anneme, yani kizina bile bir sey bahsetmememi aglayarak istedi.
Benim canim anneannem her seyin en iyisine layik biriydi. Kurtulus Savasinda
savasan ve Efe olan dedemle birbirlerine olan tutkularini, Yunanlilardan
kacma oykulerini, Ataturk'le tanismasini, "kofte" ile Kazim Karabekir'in
sofrasinda tanismasini dinleyerek buyudum. Ben o gun onu temizlerken,
zamaninda onun yikadigi ve bana ait olan bebek bezlerinin kalintilarinin
tirnaginin dibinde oldugundan adim gibi eminim. Su an nasil bir insansam
onun bundaki payi cok ama cok buyuk. Bu olaydan 2 hafta sonra, onu
sapasaglam ama gozyaslarima bogup da yollamamin 2 hafta sonrasinda, olum
haberi geldi. Rahat uyu "fistigim" benim. Kalbinde yasli-genc ayirmadan
insan sevgisi besleyen torunlar buyutuyorum sana.
christina-; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 18; İl:İstanbul 16.06.2001
O sıralar annem yeni boşanmıştı. Dedemin evinde kalıyorduk. Anneannem kalp
hastası olduğundan perhiz yapıyordu ve sürekli haşlanmış tavuk yiyordu.
Aslında bu emekli evinde, beyaz da dahil, bütün etler lükstü. 5 yaşındayken,
anneannemi mutfakta tavuk yerken gördüğümde onu masadan kovup, tavuğu
afiyetle yerdim. Annem bu konuda beni çok uyarmıştı ama dinleyen kim!
Tavukların en etli kısımlarını ben yerdim. Kalan yerleri de anneannem
sıyırırdı. İlkokula başladığımda anneannem kalp krizinden öldü. Kimse bana,
"Tavukları sen yedin, ona yiyecek bırakmadın" demedi tabii, ama ölümünden
kendimi sorumlu tutmuştum. Her gece rüyalarımda benden tavuk istediğini
görüyordum. Kırkının okunduğu gece, onun genç kızlığından kalma ve benim
sayemde topuğu kırılmış yazlık ayakkabısına sarılıp, "Anneanne, eğer geri
gelirsen bütün tavukları sana yediririm, ben hiçbir şey yemem" diye
ağlamıştım. Aslında çok çocukça, ama hala bunu kimseye söyleyemedim. Bugün
tavuktan uzak duruşumun altında bu yatıyor işte.
insanolmakistemiyorum; Cinsiyet:Kadın; Yaş:20; İl:İzmir .05.2001
85 yaşındaki dedem bizde kalıyor. Anneannemin ölümünden sonra 83'üne kadar
yalnız yaşadı. Annem çalışmasına rağmen, onu aldı ve en iyi şekilde
ilgilenmeye çalışıyor.
Ama artık bardak taşmak üzere. Tuvaletten ellerini yıkamadan ve sifonu
çekmeden çıkması,
gecenin 4'ünde uyanıp ışıkları yakması, arada sırada hiçbir şey demeden
kapıyı ardına
kadar açık bırakarak firar etmesi!
itirafçı_torun; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 26; İl:İstanbul 19.05.2001
Geçen gün anneannemden bir ped istedim . Ne derse beğenirsiniz, "Bizim
zamanımızda böyle şeyler yoktu, çok özeniyorum bunları kullanmaya".
Anneannem 75 yaşında! Gülmekten bir hal oldum. Daha da komiği, o gün ped
kullanmayıi denedi! Çok güldüm :)
corap23; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 30; İl:İstanbul 27.03.2001
Benim anneannem den de bir karpuz ustu hikayesi. Hani karpuzun ust kismini
yuvarlak kesersiniz de, sonra oradaki etli kisimlari kemire kemire yersiniz
ya; iste onu bize hic yedirmezdi. "Bunu yersen annen mezari boylar" derdi.
"Ama anneanne senin annen de mezari boylayabilir" dedigimizde, "Benimki
zaten gitti, ben o yuzden yiyorum" derdi. Simdi inadina karpuzun ust kismini
ben yiyorum. Annem de hala hayatta.
bendenbukadar; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 24; İl:İstanbul 24.03.2001
Geçen Kurban Bayramı'nda anneannem, pilavımın üzerine kavurmadan koyarken
yağını fazla kaçırdığı için onca insanın önünde, bağırıp çağırıp masadan
kalktığım için köpek gibi pişmanım. Şimdi her görüşümde sarılıp şapur şupur
öpüyorum ama bu icimdeki sızıyı dindirmiyor. 8 yıl önce babaannemi bir kere
gereksiz yere ağlattığım için 5 yıldır aklıma her geldiğinde arkasından
gözyaşı döküyorum. Sırf aynı vicdan azabını bir daha çekmemek için
anneannemden önce ölmek istiyorum.
gece_barut_ve_kan; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 23; İl:İstanbul 02.09.2000
İtiraf ediyorum; ben de yeni farkına vardım ki anneannem benden çok daha iyi
espiri yapıyor
tavşan; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 21; İl:Eskişehir 26.08.2000
Az önce anneannemi hatırladım... ben küçükken ölmüştü. ölmeden önce teyzem
ona bakıyordu ve bir ara bize kapıyı kapatın demişti. o yemyeşil gözlerinden
akan yaşlar aklımdan hiç çıkmıyo, "bana bu kadın kokmuş yemekler yediriyor.
kurtarın beni. burdan götürün!" demişti. o zaman çok küçük olduğum için
algılayamamıştım.Anneannemi uçakla götürmemiz gerekiyoru yoksa doktor
kemiklerinin kırılacağını söylemişti, götüremedik. anneannem 2-3 ay sonra
öldü. onu öyle çok özlüyorum ki, her yanımda o var sanki. gideni geri
getiremiyoruz maalesef biz insanlar. Anneannecim çok yakında yanına gelicem
ve bi daha hiç ayrılmıycaz. seni, o yemyeşil gözlerini ve ellerini hiç
unutmuyorum. yanına geldiğimde yine o parka gideriz öyle değil mi?
çocuk; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 22; İl:Ankara 07.06.2000
Bundan yaklaşık bir sene, bir ay, onsekiz gün önce babaannemi kaybettim.
acısını hala hissediyorum. onu ne kadar sevdiğimi hatırlıyorum. ona ATA'yı
anlatacaktım ama o bunu duyamadan gitti. Keşke 98 yazında yaşadığım her şeyi
zamanında anneanneme(ben aslında babaanneme anneanne derim. Anlatabilseydim.
salak kafam benim. hastane odasında en son bana Çeşme'ye gideceğimizi ve
orada nasıl gezeceğimizi anlatıyordun. sonra yanağıma çok tatlı bir "buse"
kondurdun. çok ağır hastaydın. hatta dilinin şişinden dolayı da
konuşamıyordun. ama beni öpmüştün ve dünyalar benim olmuştu. şimdi yoksun.
ve ben Çeşme'ye gitmek değil adını bile duymak istemiyorum. ATA'yı çok
sevmiştim. onu bile sevmek istemiyorum. zaten o da bunun değerini anlamadı
ve asla anlamayacak. ben prematüre doğmuştum ve sen olmasaydın belki
yaşamıyordum. Canım anneannem. bana baktın kucak açtın. umarım ben de senin
bu sevgine layık olabilmişimdir.
spekülatör; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 25; İl:İstanbul 05.05.2000
Sevgili anneanne, senin paralarını haberin olmadan çok kullandım ama merak
etme geri telaffi ettim. beni affet. bana olan güvenini sarsmak
istememiştim.
SolarBeach; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 24; İl:İstanbul 26.01.2003
Doksan beş yaşındaki büyükbabamın birkaç sene önce vefat eden büyükannemin
mezari başında toprakları okşayarak ağlaması ve ona hâlâ daha deli gibi aşık
olması herhalde milyonda bir görülecek bir şey. Altmış senelik evlilik ve
yetmiş senelik tanışıklıktan sonra sanırım insan böyle oluyor. Allah
hepimize böyle büyük aşklar versin.
güvercinkarası; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 28; İl:Aydın 15.11.2003
Mezun olduktan üç ay sonra göreve bir devlet hastanesinin yoğun bakım
ünitesinde başladım. İlk nöbetlerimden biriydi. Masmavi, pörtlek gözleri
olan yaşlı bir hastamız vardı. İyi görünüyordu ama gecenin ilerleyen
saatlerinde ansızın kaybettik. Mavi gözleri hâlâ açıktı. Sanki bize
bakıyordu. Morga indirilmesi için hazırlamak üzere başına gittim. Serumunu
çıkarmam gerekiyordu fakat serum askısına yetişemiyordum. Yatağın koruma
demirine ayağımı koyup beni taşıyıp taşıyamayacağını anlamak için epey bir
bastırdım. Taşıyacağına kanaat getirince de ayağımdan güç alarak hızla
şişeye uzandım. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Demir şak diye aşağı
indi. Suratım, daha doğrusu gözlerim, bir anda cesedin açık duran gözleriyle
resmen bütünleşti! O anda donakaldığımı anımsıyorum. Acemiliğin de verdiği
korkuyla odayı çığlıklar içinde, çıldırmış bir halde terketmiştim. Ah
dedecik, toprağın bol olsun. Gözlerin hâlâ aklımda.
beafraidofme; Cinsiyet:
Kadın; Yaş: 22; İl:İstanbul 22.10.2003
Eski sevgilimi geri kazanmak icin bes yildir, "Ne olur kanser olayim" diye
dua edip duruyordum. Bana hâlâ bir seyler hissettigini bildigim icin bana
acir ve dayanamayip geri gelir diyordum. Gecen gün dedemin kanser oldugunu
ögrendim. Bu duama karsilik ceza aldim gibime geliyor. Dedecim sen yeter ki
iyiles. Tek askimi senin sagligin icin silmeye hazirim.
angel6; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 27; İl:Ankara 06.11.2003
Daha ilkokulu yeni bitirmiştim. O zamana kadar hiç kimsenin cenazesine
gitmemiştim. Çok merak ediyordum. Bir gece aklıma nerden geldiyse ailemizin
en yaşlısı olan dedemi düşünerek, "Keşke ölse de cenaze nasıl olur görsem"
dedim. Dedem 3 ay sonra akciğer kanserinden vefat etti. Üzerinden yıllar
geçti ama hep benim yüzümden öldüğünü düşünerek kendimi suçlu hissettim. Şu
anda cenazelere gidemememin sebebi de sanırım bu. Dedeciğim seni çok
seviyorum. Çok da özledim. Ne olur beni affet.
sorrowsgirl; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 34; İl:İzmir 08.09.2003
82 yaşında olan dedem felçli olduğu için yataktan yardımla kalkabiliyordu.
Oğlum dünyaya geldiğinde, "Bunun sünnetini de göreyim başka bi şey istemem"
demişti. Eşim de şaka yollu, "Dede istersen sünneti hemen yaptıralım" diye
cevap verince dedem heyecanla, "Olmaaaaz! Şöyle 9-10 sene sonra" demişti.
Dedemi o sene kaybettik. Keşke sünnette aramızda olsaydın dedecim. Seni çok
özledik.
verycem; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 20; Ülke:Almanya 28.08.2003
Kücükken sürekli duydugum, "Akraba evliligi cok sakincalidir" yargisina bi
türlü anlam veremezdim. Cünkü bizim ailede hep akraba evliliĞi vardi. Annem
babamla evliydi, dedem ninemle, dayim yengemle...
green_eyed_soul; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 23; İl:İstanbul 24.08.2003
80 küsür yaşındaki alzheimer hastası olan dedemi Ankara'dan yanıma aldırdım.
Onun için çok üzülüyorum ama hasta olmasının bir avantaji var. Küçüklüğümden
beri ne zaman elini öpsem yüklü miktarda para veren dedem her zamanınki gibi
yine para verdi. Fakat hastalığından ötürü unutup farklı zamanlarda 4 kere
daha verdi! 2 günde bir aylık maaşım kadar param oldu. Her ne kadar
yararlansam da senin hasta olmanı hiç istemezdim. Yeşil gözlü kedi torunun
seni çok seviyor dedecim
cimbomluganzuk; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 20; İl:Ankara 04.08.2003
Dedem köyden birkaç haftalığına bize gelmişti. Beşiktaş'ın şampiyonluk
kutlamaları zamanıydı. Dedeciğim caddeden geçen Beşiktaş konvoyuna baktı
baktı ve yorumunu patlattı: "Ne bitmez konvoymuş! Herhalde önemli birinin
kızı evleniyor."
countesss; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 27; İl:İstanbul 24.06.2003
Küçükken, Barış Manço'nun o meşhur şarkısında bahsi geçen ''Sarı Çizmeli
Mehmet Ağa''yı dedem zannederdim. "Barış Manço şarkıyı dedeme bir şey
anlatmak için mi yapmış acaba?" diye düşünürdüm. Hatta, "Birilerine borcu
olduğu konusunda yalan söylüyor olmalı. Benim dedemin kimseciklere borcu
olamaz" derdim. Çocuk aklımla çok kızardım. "Bu adamın da işi yok dedeme
şarkı yazmış, herkes şimdi borcu var zannedecek" diye de sinirlenirdim. Bir
gün kardeşim, dedem ve ben ''7'den 77'ye'' programını izlerken Barış Manço
kayalık bir yere çıktı. Denize ha düştü ha düşecek. Tam o esnada rahmetli
dedem komik şivesiyle, ''Hah! Kakıviycen ki şu papazı şincik düşsün''
deyivermişti. O zaman içimden, ''İşte şimdi ödeştiler!'' diye düşünmüştüm.
Her ikisine de Allahtan rahmet diliyorum.
sistem mesajı; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 20; İl:İzmir 07.08.2001
Büyük babam da, dedem de has Yunan kanı taşıyor. Yunanlılar İzmir'e
girdiğinde yapılan kutlamalarda başrol oynamışlar. Türkler İzmir'e girdiği
zaman ise, kelle korkusuna "U dönüşü" yapan bizim iki tırsak, Türk gibi
davranarak kelleyi kurtarmışlar. Benim hiçbir şey bilmediğimi sanan
büyükbabam, savaştaki kahramanlıklarını (!) gözlerinde yaşlarla anlatıyor .
Ah be büyükbaba, vallaha çok komik oluyorsun. Bu arada, bana her şeyi
anlattığın için teşekkür ederim baba... ,Kimin, ne olduğu hiç belli değil
aslında di mi? :)
torun; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 23; İl:İstanbul 23.07.2001
Bu sabah hayatımın dumurunu yaşadım. Sabah tuvalete yöneldim. O da ne? 86
yaşındaki dedem içeride, klozet kapağıyla konuşuyor, hatta tartışıyor. Bizim
klozet kapağında ufak bir çatlak var. Oturduğunuzda poponuz sıkışıyo ve çok
acıtıyor. Dedemden gelen sesler şöyle. (Aynen aktarıyorum.) "Hahaha. Bu
sefer yakalayamadın beni hain kapak. Yendim seni!" İtiraf kısmına gelince:
86 yaşındaki dedemin hayal gücüne 21 yıldır kendimde rastlayamadım...
Regdoll; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 27; İl:Ankara 22.03.2001
Onyedi yaşındayken dedemi kaybettik ve babannem bizle yaşamaya başladı.
Garibim kendi halinde bir kadındı. Tek bir saplantısı vardı; telefon. Ne
zaman telefon çalsa herkesden önce koşar, "Kim arıyor, ne istiyormuş, ne
dedi?" diye atlardı. Bir gün yine telefon çaldı. Babannem atladı tabii. Ben
de sinir olup "Dedem arıyor babanne, seni çağırıyormuş" dedim. Yüzündeki
ifadeyi hala unutamam. Bir hafta sonra onu kaybettik. Hala telefonlara
bakarken, bu sefer de babannem arayıp beni çağıracakmış gibi bir korku
alıyor içimi. Çocuklar ne kadar acımasız oluyor!
dalgakiran_76; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 24; Ülke:Fransa 13.09.2003
Arkadasimla odada otururken babaannesi banyo yapmak icin banyoya girmisti.
Bir muddet sonra kadincagiz iceriden, "X kizim biraz gelir misin?" diye
seslendi. Arkadasim hemen gitti. Babaannesi, "Bi baksana, sampuani kafama
doktum, 2 saatten beri de saclarimi karistiriyorum ama hâlâ kopurmedi" demis.
Arkadasim saskinlikla, "Kopurmez tabii, sacini niye islamadin?" deyince
babaannesi, "Ama bunun uzerinde kuru saclar icin yaziyor" diye cevap vermis!
Ikimiz de dumur olduk tabii. 40 yil dusunsem birinin sampuan uzerindeki
yaziyi okuyup boyle bi sey yapacagi aklima gelmezdi valla.
CinderellaJr; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 22; İl:Ankara 05.09.2003
Babaannem kalp ameliyatı olacağı gün, "Allah bana 10 sene versin yeter.
Torunlarımın üniversiteye girdiğini göreyim. Sonra ölsem de gam yemem"
demişti. Aradan 10 sene geçti. Bütün torunları üniversiteye girdi.
Geçenlerde bu konu açılınca bizimki bütün saflığıyla bombayı patlattı: "10
sene az istemişim yaaa. Bir 10 sene daha isteyim de şunların evlendiklerini
de göreyim bari."
granelli; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 26; İl:İstanbul 13.08.2003
70 yaşındaki babaannemi doktora götürecektim. Acayip panik yaptı. Çok
önceleri sigara kullanıyormuş ama yaşlanınca bırakmış. "Ay heyecan bastı,
ver bir sigara içeyim" dedi. Şaşırdım tabii. Bir tane Parliament sigarası
verdim. Sigarayı tutması bile çok komikti. "Hadi geç kalıyoruz" dedim. "Dur
be evladım. Bak işte acele ettirdin, izmariti içine kaçtı!" demez mi? Canım
babaannem yaa.
esmerböcük; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 28; İl:İstanbul 10.08.2003
Klostrofobim var. Bu korkumun içime ne zaman yerleştiğini gayet iyi
hatırlıyorum. Küçükken bana babaannem bakıyordu. Misafir geleceği zaman beni
salondaki masanın altına saklar, misafirler gidene kadar da oradan
çıkarmazdı. O küçücük yerde sıkılır, oflaya puflaya gitmelerini beklerdim.
Yıllar sonra ona bunu neden yaptığını sorduğumda aldığım yanıt çok tuhaftı:
Ben ortalarda dolanırsam misafirler rahatsız olacağı için ikram edilen
şeyleri rahat yiyip içemezlermiş. Anlayacağınız, böyle sürreal bir düşünce
yüzünden kapalı alanlar ömrümün sonuna kadar kabusum olacak.
kıvırcıkımşekoş; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 28; İl:Ankara 08.08.2003
Babaannemi yıllar önce babası, bir resmi dairede işleri olduğu için şehre
götürmüş. Öğlen yemeği zamanı bir lokantaya girmişler. Yer sıkıntısı olduğu
için 2 adamın yanına oturmuşlar. Yemekler gelince babaannem biraz kendinin,
biraz da babasının tabağından yedikten sonra başlamış masadaki adamların
tabaklarından da yemeye! Bir ondan bir ötekinden! Köy sofrasında öyle olur
ya. Ah garibim yaaa!
asmakilit; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 32; İl:İstanbul 28.07.2003
Eşimin mesleği yaratıcılık gerektiriyor. Bazı günler konu bulamadığı için
sıkıntılı oluyor. Kendimce, derdine derman olsun diye, onun hiç haberi
olmadan adak adıyorum. Nasıl mı? "Ethem Dede Ethem Dede / Gömleği keten dede
/ Kocamın aklına güzel fikirler gelsin / Sana 100 göbek atam dede." Aslında
yetiştirilmesi gereken işler olduğu için illa ki bir şeyler buluyor ertesi
güne kadar. Tabii ben de sabah onun çalışma odasının kapısının arkasında
"sözümü" yerine getiriyorum. Babaannem matrak kadındı. Bu adak şeklini ondan
öğrenmiştim. Kapının arkasına geçip göbek atardı. Hatta annem mutfaktayken,
şakır şukur atılan göbek seslerini duyunca, "Hayırdır, bu kadın yine bi
şeylere adak adamış" derdi. Hadi annemlerde neyse de, hani böyle
yazar-çizerli bir evde Ethem Dede... Şakır şukur... Ne bileyim. Ama vallahi
işe yarıyo yaa. En azından eşim için bir şeyler yaptığımdan benim içim rahat
oluyor.
küçükmaviböcek; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 25; İl:Ankara 20.07.2003
Babaannem kainatın en cimri kadınıdır. Elektrik gitmesin diye evini hala
'gırgır'la süpürür. Su harcamamak için bütün gün çişleri biriktirir, gece
yatmadan önce sifonu bir defaya mahsus çeker. Günlük gazeteye para vermez.
Kendi gibi cimri olan 5 komşusuyla birleşip ortak gazete alır. (Kuponları da
paylaşırlar.) Balkonuna çiçek, fide filan satın almaz. Yürüyüş yaparken onun
bunun bahçesinden yolduğu çiçekleri balkonundaki saksılara eker. Ne hikmetse
bu çiçekler de hep tutar. Yıllanmış, eski, kaçık çoraplarından bulaşık bezi
yapar. Babaannemin en demli çayı, ılık, limonlu bir oralet havasındadır.
Bayram için hazırladığı en şerbetli revani ise portakallı kek kıvamındadır.
Biz çocukken, biriktirip kuruttuğu karpuz çekirdeklerini, çitleyelim de
oyalanalım diye bize kakalardı. Telefonda en uzun 20 saniye konuştuğunu
hatırlıyorum. Salonun bütün ışıklarını söndürüp karanlıkta televizyon izler.
"Yaa babaanne çok karanlık, bi ışık yakalım" dediğimizde, "Televizyonun
ışığı var ya!" diye bizi paylar. Çamaşır ve bulaşık makinasını kullandığını
hiç görmedim. Bayramda gelen çocuklara şeker vermemek için kapıyı açmaz.
Yanlışlıkla açtıysa da kesme şeker verir. Ankara'da bayramlarda belediye
otobüsleri ücretsiz oluyor diye komşularıyla bütün gün Ankara'yı boydan boya
gezerler. Karpuzun kabuğunu büyük bir ustalıkla, öylesine jilet gibi keser
ki (sıyırır ki) aklınız hayaliniz durur. Bırakın kedi köpek beslemeyi,
balkonuna konan güzelim kumruları güvercinleri bile aç bırakır. Bu liste
uzayıp gidiyor. Bilmeniz gereken bir şey daha: Babaannem çok zengin bir
kadındır.
çıtçıtcık; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 27; İl:Bursa 17.06.2003
Anneler Günü'nün arifesinde 85 yaşındaki babaannemi kaybettik. Sağlık
problemleri yoktu. Tek başına yaşıyordu. İstememize rağmen yanımıza
taşınmayı kabul etmemişti. Babam her pazar poşet poşet yiyecek ve olabilecek
diğer ihtiyaçlarıyla ziyaretine giderdi. Dedem vefat ettiğinden beri, 18
yıldır böyleydi. Bu pazar 60 yaşındaki babam kendini odaya kapayıp hüngür
hüngür ağladı. İnsan hangi yaşta olursa olsun anneye ihtiyaç duyuyormuş.
KARAHANLI; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 43; İl:İstanbul 13.06.2003
Babaannem dedemden 8 yaş büyükmüş. Babamlar doğduktan sonra dedem babaanneme
kuma getirmiş. O günden sonra babaannem dedemle tek bir kelime dahi
konuşmamış. Ama kuması ile çok iyi anlaşmış. Tam 50 yıl boyunca kavga
ettiklerini gören olmamış. Onlar Türkiye'nin bir ucunda, biz diğer ucunda
oturuyorduk. Babaannem hastalanınca bizde kalmaya başladı. Ölümünü
beklediğimiz sıralarda, "Dedemi çağıralım, onu affet" deyip izin istedik.
Başıyla onay verdi. Dedem 26 saat yolculuktan sonra geldi. Amcam onu
karşılamaya gitti. Tam evin zili çaldı, dedem babama 'hoşgeldin' diye
sarıldı ki, içeriden ağlama sesleri geldi. Babaannem ölmüştü. Bunu bilerek
yaptığına öyle inanıyorum ki! O ana kadar yaşam mücadelesi verdi ama
barışmadan gitti.
Discoverymax; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 34; İl:Antalya 11.06.2003
Babaannem ölmeden önceki gün babamdan karpuz getirmesini istemiş. Ancak
mevsimi olmadığı için babam aramak zahmetine bile katlanmamış. Babaannemi
kaybettikten sonraki gün evin hemen yanındaki manavda dizilmiş onlarca
karpuz görmüş. Annesinin son isteğini (kendi deyimiyle) aptallığı yüzünden
yerine getirememiş. Babam geçen gün, bunun üzüntüsünü yıllardır çektiğini
gözyaşları içinde anlattı. Canım babam şu anda 70 yaşında.
sealboy; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 34; İl:Ankara 26.05.2003
MTV'de yabancı klip seyrettiğimde babaannem, "Oğlum anana mı sövüyorlar
babana mı belli değil. Sen bana İnanç Dünyası'nı aç da seyredeyim" derdi.
Seni çok özlüyorum babaanneciğim.
loolo; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 22; İl:İstanbul 20.05.2003
Dedem de, babaannem de epey yaşlı. Bir gün hatırlarını sormak için telefon
ettim. Telefonu önce dedem, ardından da paralelden babaannem açtı. Dedem,
"Nasılsın yavrum?" dedi. Babaannem, "İyiyim canım, sen nasılsın?" diyerek
karşılık verdi. Bu telefon konuşması birkaç dakika kendi aralarında böyle
devam etti. Bense gülmekten ağzımı açamıyordum. Sonunda da birbirlerine, "Hoşçakal"
diyerek telefonu kapatmışlardı.
Darphin; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 23; İl:İzmir 20.05.2003
Annem bana hamileyken gözlerim Türkan Şoray’ın gözlerine benzesin diye
sürekli Sultan’ın fotoğraflarına bakarmış. Peki işe yaramış mı? Delisin.
Tabii ki de! Bu arada o dönemde babaanneme bakmamak için de çoook gayret
sarfetmiş. Teşekkür ederim canım anneciğim.
helalbekardesim; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 24; İl:İstanbul 19.05.2003
Yalan Rüzgarı dizisinde Khatrine adında yaşlı ve sosyetik bi karakter vardı.
Kadının tırnakları iğrenç derecede uzundu. Bir gün evcek diziyi izliyorduk.
Rahmetli babaannem birden hayretle, "Bu kadın o tırnaklarla nasıl taharet
alıyor ki?!" demişti. Hepimiz bi an için birbirimize bakıp sonra da
kahkahayı patlatmıştık.
Guava; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 23; İl:İstanbul 14.05.2003
Annemle babam ben çok küçükken ayrıldılar. Ben babamla, 2 kardeşim ise
annemle kalıyordu. Babam eve günlerce uğramadığı için aslında babaannemle
kalıyordum demek daha doğru olur. Bazen başıma bi şey geldiğinde,
alışkanlıktan olsa gerek, "annecim" diye ağlardım. Bunu duyan babaannem, "Ay
bu çocuk annesizliğe dayanamıyor" diyerek benimle birlikte ağlamaya
başlardı. Ben ağlıyorum o ağlıyor! Ben ağlıyorum o ağlıyor! Yorulunca ben
susardım ama o susmazdı. Bu sefer onu teselli etmeye çalışırdım. Her
seferinde, ama herrr seferinde böyle olurdu. Canım benim rahat uyu, artık
annemleyim.
HayriPotır; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 41; İl:İstanbul 01.05.2003
Rahmetli babaannem çocukluğumuzda, "Gece sakız çiğnenmez, ölü eti
çiğnersiniz" derdi. Kocakarı lafı diye güler geçerdik. Bir gece sakız
ağzımda uyumuşum. Sabah kafamda koca yastıkla uyandım. Meğer sakız gece
ağzımdan düşüp kafamla yastık arasına girerek kafama yapışmasına neden
olmuş. Eh be rahmetli! "Ölü eti çiğnersiniz" yerine, "Gece yastık kafanıza
yapışır" deseydin ya.
sisterawake; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 30; Ülke:İngiltere 28.04.2003
Yalan Ruzgari'nin populer oldugu zamanlarda rahmetli babaannemle birlikte
diziyi izliyorduk. Ekranda Nicky konusuyordu. Nerdeyse televizyon ekranina
girecek kadar diziye konsantre olan babaannem, "Bak goruyo musun sen su
Miki'yi" demisti. Canim babaannem benim yaa. Seni cok ozledik.
söylekurtul; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 30; İl:Ankara 17.04.2003
Kardeşimle ben babaannemin banyosunu yaptırırdık. Bu, her pazar bir eğlence
haline gelmişti. Küvete taşıma faslından sonra babaannemi günün sanatçısı
olarak anons ederdim. Tezahürat ve alkışların ardından babaannem duşu eline
alırdı. Biz onu sabunlarken gençliğinin şarkılarını söylerdi. İnce sesiyle
makamları birbirine karıştırır, bizi çok güldürürdü.
nazaretmenolur; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 33; İl:İstanbul 16.04.2003
Babaannemi bir 16 Nisan günü kaybetttik. Babam babaannemi çok ama çok
severdi. Hatta bize, "Benim annem öldü. Artık siz bile ölseniz umurumda
değil" dahi demişti. Babaannemin ölümünden bir sene sonra, saat gece 3'te
babam enfarktüs geçirdi. 6 gün yoğun bakımda kaldı. Bu süre içinde sürekli,
"Anne lütfen beni yanına alma" diye ağladı. Ailemizin büyükleri, birbirini
çok sevenlerden biri ölürse diğerini yanına almak istediğini söylemişti.
Acayip korkmuştum.
kirkakil; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 43; Ülke:ABD 11.04.2003
Rahmetli dedemin adi Abdullah'ti ama anneannem ona surekli Osman diye hitap
iyordu. Dedeme neden Osman dedigini ogrenince cok sasirmistim. Eskiden
ozellikle koy yerlerinde kadinlarin eslerine gercek ismiyle hitap etmesi cok
ayip sayilirmis. Bu yuzden de hanimlar evlendikten sonra kocalarina takma
bir isimle seslenmeye baslarlarmis. Hayatlarinin sonuna kadar da bu sekilde
devam edermis. Hatta babaannem kocasina gercek adiyla hitap ediyor diye
zamaninda cok kinanmis.
şuppililuma; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 30; İl:İstanbul 09.04.2003
Video kasetlerin revaçta olduğu dönemde, şimdi rahmetli olan babaannem de
dahil olmak üzere tüm aile Rocky 4'ü seyrediyorduk. Stallone'nin Rus boksörü
yendiğini gören babaannem, "Bizim çocuk yensin diye Yasin adamıştım. Gidip
okuyayım bari" demişti. Tabii hepimiz gülmekten yere düşmüştük.
boogy; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 28; İl:İzmir 08.04.2003
Dedem 97 yasında. Dogal olarak bunamaya basladı. Babaannem televizyonun
karsısında yatıyor ya da kısa kollu bir seyle oturuyorsa, "Kalk dogru duzgun
otur, adamlar sana bakıyor" diyor. Daha da sevimlisi, ATV haberin sonunda
Ali Kirca "İyi aksamlar" dediginde dedem ayaga kalkıp, "Tesekkurler Ali bey
oglum, sana da iyi aksamlar" deyip kanali degistiriyor.
pussystretcher; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 27; Ülke:Yurtdışı 04.04.2003
Bir super babaanne itirafi da benden. Izmir’deyken televizyonda Ajda
Pekkan’i seyreden, birkac gun sonra Ankara’ya dondugunde televizyonda yine
Ajda Pekkan'a rastlayan babaannemin yorumu: “Buraya da mi geldi bu zilli?!
Nereye gitsem pesimde!” Huzur icinde yat babaannem.
Lillyum; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 30; İl:Ankara 28.03.2003
Rahmetlik babaannemin yaptığını anlatmak farz oldu. Babamın ve halalarımın
sırtı "faça"lı. Babaannem, yeni doğan bebeğin, annesinin kirli kanını
taşıdığına inanır. Bunu akıtmak için de doğar doğmaz jiletle keserdi. Annem
bu sebeple doğumlarını babaannemden 1000 km uzakta yapmış. Babaannem ömrü
boyunca bana ve kardeşlerime bakıp yaşadığımız bütün hastalıkların kirli
kanımızın akıtılmamasından kaynaklandığını söyleyip durdu. Bütün bu çılgın
inanışlarına rağmen dünya tatlısı bir insandı. Onu çok özlüyorum.
betüşşş; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 33; İl:Ankara 12.03.2003
Babaannemle dedem müthiş bir aşkla evlenmiş. Dedem öldükten sonra babaannem
yıllarca, "Akşam oldu hüzünlendim ben yine"yi söyledi durdu. Ta ki
bunayıncaya kadar. Kafası biraz bulanmaya başladıktan sonra her sabahın körü
makyaj yapar, süslenir püslenir, camın önüne otururdu. "Niye hazırlandın?"
diye sorardım. "Cemil Bey geçecek şimdi" derdi. İtiraf mı? Dedemin adı Cemil
değildi ki!
equator; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 30; İl:Sinop 28.02.2003
Beş yaşındaydım. Köye, babaannemlerin yanına gitmiştik. Bir ara tuvalete
girdim. Tuvaletin kapısı birden açıldı. Babaannemin gözleri pek iyi
görmezdi. Utançtan küçüldükçe küçüldüm. Babaannem bana baktı. Ben ona
baktım. Anneme seslendi: "Gelin tuvalete yine tavuk girmiş!" Kadıncağız beni
tavuk zannetmişti yaa.
sağımsarımsak; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 32; İl:Ankara 27.02.2003
Bir spor programında Rıdvan Dilmen şu talihsiz cümleyi kurdu: "Ben
Washington'a inanan bir insanım." 85 yaşındaki babaannemim tepkisi ani ve
keskin oldu: "Allahsız herif! Geber e mi!"
mrcewlguy; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 33; İl:İstanbul 20.02.2003
Bebekken annem, babaannemin ısrarlarına dayanamayıp beni tuzlamalarına göz
yummuş. Uygulamanın sonucunda bütün vücudum baştan aşağı yara olmuş.
Hastaneye götürdüklerinde annem doktordan, "Sen böyle bir cahilliğe nasıl
göz yumarsın? Bir de hemşire olacaksın!" diye azar işitmiş. Hâlâ anlatır.
hıne?; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 30; İl:İstanbul 09.02.2003
Benim babaannem, oturduğu apartmanın sakinlerini on bir ay boyunca laf
taşıyarak birbirine düşürür. Ramazan gelince de iftar yemeği verip
barıştırır. Hacı ya...
DenizBalikYosuN; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 28; İl:İstanbul 25.01.2003
Geçen gün babaannem (95 yaşında) bende kaldı. 1- Haber sunucularını
torunları sanıp bana, "Bunlar benim en hayırlı torunlarım. Her akşam gelip
hal hatır sorarlar" dedi. 2- Elindeki portakalı ısrarla Alı Kırca'ya ikram
etmeye çalıştı. Almayınca da küfür etti! 3- Beni komşunun kızı Melike sanıp
annemleri kötüledi durdu. 4- Aklı başına gelince (yani kim olduğumu
söyleyince) annemleri övüp durdu.
canımtsunami; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 25; İl:İstanbul 13.01.2003
Babaannem tam bir laz kadınıdır. Her zaman elleri ve ayakları kınalıdır.
"Bir kadın öldüğü zaman ellerinde nişan yoksa (tırnaklardaki kınayı
kastediyor) zebaniler ellerini rendeleyecek" der. Babaanne vallahi Stephen
King halt etmiş yani yanında.
baskabirenk; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 31; İl:Eskişehir 04.01.2003
Babamin kucuklugunde, babaanneleri namaz esnasında secdeden geri otururken
bir tencereyi kadincagizin hop diye altina koyarlarmis. Rahmetli de hic
bozmadan, "Seni vallahi doverim. Allaaahu ekberrr!" diyerek namaza devam
edermis.
çilekliturta; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 28; İl:İstanbul 22.12.2002
Babaannem namazında niyazında bir kadındır. Ziyaretine gittiğimizde ev
kalabalık da olsa hep televizyonlu odada namaz kılar. Alışmış olsa gerek,
sesten falan hiç rahatsız olmaz. Bir gün o namaza durmuşken biz televizyon
izliyorduk. Kanalları gezerken birden babaannemin ahenkli sesi dua ile
karışık bir şekilde bizi dumurlara yelken açtırdı: "Velem yuleeedd... Kanalı
değiştirmeeee... Velem yekunlehu... Ajans başlayacaaak... Kufuven ahad!"
rumuzdegisti; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 25; İl:Ankara 17.12.2002
Su ana kadar ucaklardan caldigim seylerin haddi hesabi yok: Catallar,
kasiklar, kucuk sisede likorler, iki tane koltuk kemeri, kulaklik... Bir
keresinde babaannem icin bi tane calmistim. Kadincagiz uzerine yapismis
saclari gorunce, "Bunlar gavur saci" deyip battaniyeyi atmisti.
eksez; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 26; İl:İzmir 10.12.2002
Seksen iki yaşında olan babaanneme hayranım. Ondaki enerji ve akıl bende
olsa inanın beni kimse tutamazdı. Babaannemin altı tane torunu var. Fakat
hiçbirimizi aynı gece yemeğe götürmez. Böylece altı akşam farklı yerde yemek
yer. Oturma odasındaki koltuğunun yanında TV ve klimanın kumandası, telsiz
telefonu hazır bulunur. Cep telefonu özentisi de var ama konu komşudan
utanıyor. Hafta sonları büyük alış veriş merkezlerine götürdüğümde aldığı
şeyler cola, Fanta, hazır pizza, dondurulmuş yiyecek, cips, bir kiloluk en
az dört çeşit dondurma
böciş; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 30; İl:İzmir 09.12.2002
Yetmiş sekiz yaşında, tonton bir babaannem var. Ne kadar modern olsa da
gelişmiş teknolojiye ayak uydurmakta epey zorlanıyor. Buna en güzel örnek
evimi aradığında telesekretere bıraktığı not: "Babaannesi aradı dersiniz."
the others; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 38; İl:İstanbul 18.11.2002
Babam devlet tiyatrosu sanatçısıdır. Altı yaşındayken bir oyunun
galasındaydık. Çok tembih edildiği halde oyunun ortasında, "Babamı
öldürmeyin. Onun suçu yok!' diye bağırmıştım. Babaannem alı al moru mor beni
kulise soktu. Saatlerce de orada ağlamıştım
DoyasıyaYaşamak; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 28; İl:Adana 15.10.2002
Geçenlerde hayatımın dumurunu yaşadım. Bunu yaşatan kişi de Anadolu'nun
kırsal bir kesiminde yetişmiş, Hacca gitmiş babaannem. Son telefon
konuşmamızda neden hala evlenmediğimi sordu. Henüz ailemize layık birisini
bulamadığımı söylediğimde de, "Oğlum eğer öyle ellenmemişini ararsan tabii
ki bulamazsın. Az ellenmişine bakacaksın, az ellenmişinee" dedi. Bu ne yaaa!
Babaanne ne diyorsun sen?
no_breath; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 18; İl:İstanbul 10.07.2002
Brezilya-Almanya final maçını izliyorduk. Brezilya'nın önemli bir atağını
yavaş çekim gösteriyorlardı. Babaannemin söylediklerini aynen yazıyorum:
''Bu oğlanlar da amma yavaş oynuyolar. Bizim yavrularımız aslan gibiydi.
Yine de elendiler.'' Canım babaannem seni çok seviyorum ama teknoloji işte,
çocuklar ne yapsın.
12nciraund; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 23; İl:Adana 26.06.2002
Milli boksörüm. Çok tonton bir babaannem var. Yaşlı olduğu için ne yaptığımı
tam anlamıyor. Her maç sonrası yanıma gelip, "Oğluşuuum! Seni kim dövdü
böyle. Ah elleri kırılsın!" diye onlara beddua ediyor. Ağabeylerimi de, "Siz
ne biçim abisiniz! Kardeşinizi dövdürüyorsunuz" diye kalaylıyor. Onlar da
gülünce küsüyor. Son yaptığım müsabakada kaşım açıldı. Babaannem beni öyle
görünce bastonunu kaptığı gibi elimden tutarak, "Göster onları bana" deyip
beni korumaya çalışıyordu. Babaanne... Sen merak etme. Torunun dayak
yemiyor. Seni de çok seviyor.
sahtekaredi; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 25; İl:Antalya 02.05.2002
İlkokuldayken Commodore 64 bilgisayarımla sık sık "Ghost'n Goblins" oyununu
oynardım. Bu oyunda amaç, mezarlıkta dolaşırken dirilen ölüleri yeniden
öldürmekti. Babannem de ben oynarken izler, arkamda sürekli Fatiha suresini
okurdu. ''Babaanne onlar gavur, anlamazlar'' deyince de sinirlenip terlikle
kovalardı. Tonton babaannemi çok özlüyorum.
dost_biri; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 32; İl:İstanbul 09.01.2002
Geçen pazar babaannem öldü. O kadar yaşlanmıştı ki, doktorlar kangren olan
ayağını dahi kesmedi. Üç gün sonra da öldü. Her odaya girişimde ayağa
kalkardı. Nedenini sorunca, "Yavrum, sen benim tabutumu taşıyacaksın" derdi.
Taşıdım da... Beni bundan daha çok etkileyen ise cenaze yıkanma sırası
beklerken Kozlu gasılhanesinin duvarında gözüme çarpan bir yazı oldu: "Ey
insanoğlu, aklını topla başına, bir gün mutlaka sen de yatacaksın bu musalla
taşına." Bu yazıyı unutamıyorum.
egos01; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 20; İl:Bursa 03.01.2002
İlkokul 5. sınıfın yaz tatiliydi. Babaannemin yanına gitmiştim. Eve bir fare
dadanmıştı. Babaannem bir kartonun üstüne fare zehiri koymuş ve herhangi bir
kazaya sebebiyet vermemek için de üzerine, "fare zehiri" diye yazmıştı.
Bütün gece, "Ya fare okuma yazma biliyorsa" diye düşünmüştüm. Sonunda
dayanamayıp kartonun üstüne, "Fare bu zehir değil" diye yazmıştım. 3 gün
sonra fare öldüğünde de kendimi kahraman gibi görmüştüm.
noluyoruzzz; Cinsiyet:Erkek; Yaş:29; İl:İstanbul 03.11.2001
6 yaşındaydım. Almanya'dan Karadeniz'in bir köyüne gelmiştim.
Ailem Almanya'da kalacaktı, ben ise köyde ilkokula başlayacaktım.
Malum, Almancam o zamanlar süperdi ama Türkçem çok azdı.
1983 yılının Ramazan ayında, babaannemin yanına her gece bir teyze gelirdi.
''Sen ne kadar oruç tuttun?'', ''Ben bu kadar tutabildim'' falan diye
konuşurlardı.
Bende başladı mı bir merak! Babaanneme, ''Ben de yarın akşam oruç tutucam''
dedim.
''Afferin oğluma'' diye sevindi. Ertesi gün hazırlıkları yapmaya başladım.
Kendime;
denizde balık yakalamak için kullanılan kepçelerden hazırlamıştım. Babaannem
gece beni uyandırdı. Yemekler yendi. Babaannem sofrayı kaldırırken dış
kapıyı açtım.
''Oğlum nereye gidiyorsun?'' dediğinde, elimdeki kepçeyi ve feneri
göstererek
, ''Oruç tutmaya gidiyorum'' dedim. O an babaannemin yüz ifadesini
görmeliydiniz.
E ne yapayım yani, bana oruç hakkında hiç kimse bilgi vermemişti ki!
BlueMiracle; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 23; İl:İzmir 19.03.2001
Dedecigimin ayak tirnaklarinda mantar vardi ve cani acidigi icin kolay kolay
tirnaklarini kestirmezdi. Kendisi de kesemezdi. Ayakkabi rahatsiz edinceye
kadar inat ederdi. 4 yil oldu onu kaybedeli. Vefatina sebeb olan gribi ona
ben bulastirdim. Sinir ilaclarini cok ictigi icin yanlis seyler yaptiginda
gizli gizli kahkahalar attim. Vefatindan bir gun once babannem, dedemin ayak
tirnaklarini kesmemiz gerektigini soyledi ve tirnak makasinin nerde oldugunu
sordu. Ben de "Ne tirnak makasi babanne yaa, onlari bahce makasi ancak
keser. Onu getireyim ben sana" dedim. O'nu topraga verdigimizde tirnaklarini
kesememistik. Sonrasinda kurdugum hicbir cumlenin, diledigim hicbir affin ve
doktugum hicbir gozyasinin faydasi olmadi. Affetmedi. Affetmemis olmali ki
hala sucluluk duygusunun agir yukunu ustumde hissediyorum.
kayhanıncivcivi; Cinsiyet:Kadın; Yaş:22;İl:İstanbul 12.07.2001
Küçükken babaannemle beraber yaşardım. Her ay amcamlardan aldığı harçlığını,
gardolabının içindeki rafın altına zarfla koyardı. 13 yaşında bir "cadı"
olarak, o zarfın
yerini bulmak hiç zor olmamıştı. Hatta bu işi öyle azıttım ki, zarftan 5
milyonluk alıp,
yerine 100 bin lira koyuyordum. Zavallı yaşlı babaannem bunu ancak alışveriş
yaparken
fark eder, kapıcıya yanlış para üstü getirdiği için kızardı. Şimdi
düşünüyorum da, o pamuk
yüzlü, melek kalpli babaanneme tüm bunları nasıl da yapabilmişim. Beni affet
Feride Hatun.
qmc;Cinsiyet:Kadın; Yaş:27; İl:Ankara 24.03.2003
Anneannem ve dedem yaklaşık 50 yıllık evli. Birbirlerine aşık olarak
evlenmişler.
Anneannem geçenlerde dedeme "başkalarına yardım yasağı" koydu. Çünkü evinde
bir arıza
olan mahallenin bütün dul kadınları, "Hacı beeey" diye dedemden yardım
istiyormuş.
Çok şekerler yaa.
esekarisi; Cinsiyet:Erkek; Yaş:27; İl:İstanbul 2003
Rahmetli dedem, nur içinde yatsın, çöpçatanlığı çok severdi. Son 4-5
senesinde çok
yaşlandığı için unutkanlığı artmıştı. Eve her gün hastaneden ya bir hemşire
ya da
bir doktor getirip evlendirmek için bizimle tanıştırırdı. Bazen de beni
doktor sanır,
kız kardeşimle evlendirmek isterdi.
savaşolmasın; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 28; İl:İstanbul 22.03.2003
Annemin adı Havva. Dedem nüfusa kaydettirirken kibarlık olsun diye
(yöremizin şivesiyle)
"Havvağanım" (Havva hanım) demiş. Sevgili nüfus memuru da ne duyduysa onu
yazmış.
10 kardeşiz. Bizim kayıtlarımız yapılırken memurlar iyi anlamadığı için anne
adlarımız şöyle olmuş: Havağanım, Havahanım, Havvahanım, Havva Hanım,
Havvağanım.
ciuciu; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 29; Ülke:Yurtdışı 03.03.2003
7-8 yaslarindayim. Ailece sahilde turluyorduk. Arabayi dedem kullaniyordu.
Donemece
geldigimizde birden frene basti. El frenini cekip beklemeye koyuldu. Herkes
birbirine
bakti. Ne kirmizi isik vardi ne polis ne de bir arac. Rahmetli dedem albaydi.
Cok sert
bir insandi. Asker mantigi beynini yikamisti. Pek oyle karsi gelinecek biri
degildi yani.
Babam cekinerek, "Niye durdun baba?" diye sordu. Dedem robotvari bir ses
tonuyla cevap
verdi: "Gormuyor musun? Dur yaziyor!"
lapacıpehlivan; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 26; İl:İzmir 23.02.2003
12nciraund'un itirafını okuyunca aklıma geldi. Mahalli bir güreşçiyim. Dedem
de eski
bir pehlivan. Hiçbir müsabakamı kaçırmaz. İki lafından biri küfürdür. Ben
puan kaybedince
başlıyor hakeme, mindere, seyircilere, rakibe saydırmaya. Allah'tan dişleri
yok da
ne dediğini bir ben anlıyorum. Kazandığımda, "Ulan eşşolueşşek aynı dedene
çekmişsin",
kaybettiğimde, "Ulan it! Hiç mi dedene çekmedin?" deyip kalaylıyor.
isimsizkiz; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 29; Ülke:Almanya 01.02.2003
Dedem seksen iki yasinda. Üc ay önce dügünümde bulunmak üzere Almanya'ya
geldi. Kulaklari pek iyi duymuyor. Bu yüzden sürekli kitap okur. Benim
evimde de eline bir kitap aldi ve ilgiyle okumaya basladi. Ancak Türkiye'ye
dönüs tarihine kadar bitirememis. Bunu, o gittikten sonra kitabin arasina
koydugu isaretten anladim. O günden beri dedemin o kitabi hicbir zaman
bitiremeyecegini düsünüp düsünüp üzülüyorum. Onu kaybetmekten cok
korkuyorum. Söz konusu kitaba da henüz okumadigim halde dokunamiyorum.
Kitaba resmen veda mektubu muamelesi yapiyorum. Dedecigim, biraz dayan, söz,
yaza getirecegim kitabi
yoksizerumuz; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 22; İl:İstanbul 14.11.2002
Bugün arkadaşımla okuldan eve dönerken dedesi cep telefonuyla onu aradı.
Aynen şöyle demiş: "Oğlum birazdan kontörüm bitecek. Çabuk gel telefonuma
kontör yükle. Bir de telefon defterine yeni bir numara kaydedeceksin."
Arkadaşım hemen minibüse atlayıp dedesine gitti. Ben de rüya gördüm herhalde
diye düşünerek eve geldim.
lockedintoilet; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 21; İl:Ankara 15.10.2002
Dedem geckin yasina ragmen hicbir seyden geri kalmaz. Bir gazetenin
kuponlarini biriktirip kendine bir cep telefonu ve hat almayi basarmisti.
Telefon hakkindaki her seyi merak eden dedemi bu konuda aydinlatmak da bana
dustu. Arama yapmayi, gelen aramayi cevaplamayi ogrendikten sonra mesajlara
geldik. "Dede simdi sol ok tusuna iki kere bas" dedim. Bastı. "Simdi 'yes'
de." (Yes tusuna bas anlaminda.) Dedem telefonu kulagina dayayip var gucuyle,
"Yeeees!" diye bagirmisti. Kurtlar kocayinca kopege maskara olur diye bosuna
dememisler.
aDiMarCoPoLo; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 21; İl:İstanbul 09.08.2002
1940 yılından beri piyasaya çıkan tüm teknoloji harikalarını (!) takip eden
dedem, 95 yılı sonlarında ilk cep telefonu kullanıcılarından biri olmuştu
bile. O akşamı unutamam. Büyük bir sessizlik içinde paketi açıp sim kartı
yerleştirmiştim. Telefonu ilk açtığımda herkes ekrana kilitlenmiş bakıyordu.
Birden, "Şebeke arıyor" yazısı beliriverdi. Dedem hemen atıldı, "Evladım
cevaplasana çabuk, bak biri bizi arıyor". Toprağın bol olsun dedeciğim. Nur
içinde yat.
yacute; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 23; İl:İzmir 30.07.2002
Geçen hafta dedemlerde kaldığım bir gece banyoda gizli gizli sigara
içmiştim. Benden sonra banyoya giren dedem, "Burda garip bir şey kokuyor.
Sen sigara mı içtin yoksa?" diye sordu. O anda nerden aklıma geldiyse,
kokunun çamaşır makinasından geldiğini söyledim. Bu ufacık yalanım eve
yetkili servisin çağırılmasına, servisçinin biraz baktıktan sonra, "Bir şey
yok amca" demesine rağmen dedemin ısrarıyla bütün makinayı sökmesine ve
durduk yere 32 milyon lira zarara girmemize neden oldu. Tamirci dedemin
dilinden kurtulamayacağını anlayınca makinanın içinden sağlam bir parçayı
değiştirmek zorunda kaldı.
offfcuk; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 19; İl:Ankara 11.02.2002
Bugün akşamüstü dersaneye giderken yol kenarında bir ayakkabı boyacısı
gördüm. O anda ayakkabılarımın çok kirli olduğunu farkettim. Hemen sağa
çekip arabadan indim. Boyacı 60-70 yaşlarında, gerçekten kötü giyimli,
gözlerinde zavallılık ifadesi olan, tonton bir dedeydi. Adam önce arabaya,
sonra ayakkabılarıma, en son da gözlerimin içine acı acı baktı. O anda
kendimi çok kötü hissettim. İşi bitince çok komik bir para talep etti ve
iyice kötü olmamı sağladı. Arabaya bindiğimde gözlerim doldu. Kendimden
utandım. Baba parası yiyen, elindekileri kesinlikle hak etmeyen, kıymet
bilmeyip şükür etmeyen adi insanın biriyim.
bişeyuyduramadım; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 31; İl:İstanbul 20.01.2002
Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde fazlaca dolaştım. Şimdi de aynı bölgedeyim.
Yoksulluk her yerde var ama bu taraflardaki daha acı, daha yakıcı.
Dilenenlere para vermekten pek hoşlanmam. Hele arsız arsız gelip yapışan, "Bi
ekmek parası aağbiii" diyenlere kızarım. Dün dayanamadım, çok yaşlı bir
dedeye para verdim. Tam adamın yanından ayrılıyordum ki, dağlardan topladığı
otları satan bir başka yaşlıyla gözgöze geldim. Adam acı acı baktı. Diğeri
dilenirken, o ise ekmek parasını bir şeyler satarak kazanmaya çalışıyordu.
Utanarak, ondan da gerginliğe iyi gelen bir karışım ve dağ nanesi aldım.
Gönül ister ki o insanlara ekmek almak yerine, ekmek kazanmasını öğreteyim.
kukületa; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 19; İl:İstanbul 18.12.2001
Annem Akbank'da çalışırdı. Bu yüzden Sakıp Sabancı'yı hep dedem sanırdım.
|skyscraper|; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 21; İl:İstanbul 24.11.2001
Küçükken hep yarım gün, öğleye kadar oruç tutardık. Dedem marangozdu. Bize,
"Siz küçüksünüz. Yarım yarım tutun. Dedeniz sonra onları birbirine çakar"
derlerdi. Biz de inanırdık.
yetmismemis; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 23; İl:İstanbul 16.10.2003
Birkaç yıl önce aile büyüklerimiz bir araya gelmiş sohbet ediyorlar.
Büyükannem bir kenarda masum masum dinlerken bir yandan da muhabbete nasıl
girerim diye bakıyor. Derken o tarihi an geldi. Büyükannem babama dönüp
gayet ciddi bir şekilde, "Oğlum 19 Mayıs bu sene ayın 19'una mı geliyor,
20'sine mi?" diye sordu! Tabii hepimiz koptuk. Büyükanne ne diyim yaa, alem
kadınsın.
Pixx; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 26; İl:İstanbul 11.03.2003
Bir yılbaşı gecesi kanallar arasında geçiş yaparken bir kanaldaki dansözden
sonra diğer kanalda ambulansı gören büyükannem bombayı patlatmıştı: "Bu
kadar da göbek atılmaz ki. Bak dansöz bayıldı."
Mr.Zebra; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 28; İl:İstanbul 07.03.2003
Kemer'deki Dünya Ralli Şampiyonası'na gittim. Orada tanıştığım biri anlattı.
Büyükannesiyle birlikte televizyonda eski yarışlardan birini izliyorlarmış.
Teyze ekranda kan ter içindeki pilotu ve yanında yol notu okuyan co-pilotu
görünce bombayı patlatmış: "Edepsize bak! Adam orda canı burnunda araba
sürüyo, sen otur yanında gazete oku!"
SolarBeach; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 24; İl:İstanbul 26.01.2003
Doksan beş yaşındaki büyükbabamın birkaç sene önce vefat eden büyükannemin
mezari başında toprakları okşayarak ağlaması ve ona hâlâ daha deli gibi aşık
olması herhalde milyonda bir görülecek bir şey. Altmış senelik evlilik ve
yetmiş senelik tanışıklıktan sonra sanırım insan böyle oluyor. Allah
hepimize böyle büyük aşklar versin
sorrowsgirl; dedesi; Cinsiyet: Erkek;
Yaş: 37; İl:İstanbul 02.09.2003
Babam 40 yıl önce annemle evlenebilmek için yüklüce başlık parası ödemiş.
Parası olmadığı için faizle borç almış. Evliliklerinin ilk yılları bu borç
yüzünden maddi sıkıntıyla geçmiş. Babam bunları başbaşa sohbet ettiğimiz bir
yaz akşamında, gayet doğal bir şeymiş gibi anlattı. Fakat sonra
anlattıklarından pişman oldu. Anneme duyurmamamı sıkı sıkı tembihledi.
"Sakın dedenden nefret etme, geleneklerimiz böyleydi" demeyi de ihmal
etmedi. Yıllar önce ölen dedemden nefret etmiyorum ama babamı eskisinden
daha çok seviyorum.
verycem; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 20; Ülke:Almanya 28.08.2003
Kücükken sürekli duydugum, "Akraba evliligi cok sakincalidir" yargisina bi
türlü anlam veremezdim. Cünkü bizim ailede hep akraba evliligi vardi. Annem
babamla evliydi, dedem ninemle, dayim yengemle...
küçükmaviböcek; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 25; İl:Ankara 22.07.2003
70 yaşındaki canım anneannem dedemin vefatından sonra 25 yıl dul yaşadı. Çok
hoş, alımlı, çevresindeki erkekler tarafından beğenilen bir kadın olmasına
rağmen kimseye yan gözle bile bakmadı. Fakat 6 sene önce sürpriz bir aşk
yaşadı ve 2. evliliğini yaptı. Bütün aile onun 2. bahar yaşama isteğine
saygı gösterip destek olduk. O dönemde anneannem yeniden doğmuş gibiydi.
İnanılmaz bir motivasyon, müthiş bir yaşam enerjisiyle adeta genç kızlara
benziyordu. Ne yazık ki daha evlendiklerinin ilk ayından itibaren sorunlar
başladı. İlerleyen dönemde çekilmez hale gelince 1 yıl dolmadan boşanma
kararı aldılar. Anneannem resmen yıkıldı. Düzenini yeniden kurması, kendini
toparlaması çok zor oldu. Adam başka bir kadınla evlendi. Üzerinden bunca
yıl geçmesine rağmen anneannem hâlâ çok mutsuz. Geçen gün, Asmalı Konak'taki
Sümbül Hanım'ı çok beğendiğini, ona gıpta ettiğini, Ali Hamzaoğlu ile aşkını
çok kıskandığını, onları tekrar tekrar izleyip her seferinde de ağladığını
söyledi. O kadar kötü oldum ki anlatamam. Canım anneannem nolur kendini
toparla artık. Seni çok seviyorum.
tenten67; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 36; İl:Ankara 14.07.2003
Babam çocukken yazın sokakta oynamaktan güneşten teni kararınca akşam
babasından temiz bir dayak yermiş. Çünkü onların zamanında yanık ten ayıp
sayılırmış. Öyle çocuklara "avare" gözüyle bakılırmış. Yanık tenliler
genelde tarlada çalışan insanlarmış. Doğu'nun bir ilinde devlet memuru
olarak, yüksek mevkide çalışan dedem oğlunun işçi sanılmasını istemiyormuş.
Şimdi ise çocuklarımızı güneş görsün diye denize, havuza götürüyoruz. Kuşak
farkı bu olsa gerek.
promethe79; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 24; İl:Ankara 06.10.2001
1- Babamın yanında sigara içemiyorum. Babam da dedemin yanında içemiyor.
Dedemlere oturmaya gittiğimizde sigara içmek için mutfağa kaçıyorum, bir de
bakıyorum ki babam da dedemden kaçmak için mutfağa gelmiş. Ustalıkla
sigaramı söndürüp, "Baba, çok ayıp" diyerek takılmadan da geçmiyorum.
gogocart; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 41; İl:İstanbul 15.08.2002
Rahmetli dedem son yıllarını çok huzursuz geçiriyordu. Bir gün bana
yıllardır sakladığı bir sırrını açıkladı. 194O'lı yıllarda, hükümet
yahudilerin mallarına el koymaya karar verdiğinde (Varlık Vergisi) dedem bir
yahudinin yanında çalışıyormuş. Dedeme çok güvenen bu adam dedemi
yetiştirmiş, tüm işi öğretmiş. Varlık Vergisi gündeme geldiğinde dedem, onun
işletmesini ve tüm mallarını "emaneten" üstüne almış. Olay sona erdiğinde
ise adamı kapı dışarı etmiş! Hatta bununla da kalmamış, her türlü kötülüğü
yaparak onu yaşadığı yerden, ortamdan da kovdurmuş. Adam sefil bir biçimde
yurtdışına gitmek zorunda kalmış. Bu olay dedemi son yıllarında
kahrediyordu. Olaya el koymaya karar verdim. Bir-iki musevi arkadaşımdan
adamın buradaki akrabalarını buldum. Meğer adam her sene yazları İstanbul'a
gelirmiş. Ona telefon edip dedemin ölmek üzere olduğunu söyledim. Adam hiç
düşünmeden geldi, hakkını helal etti. O gün dedemin hüngür hüngür ağlamasını
unutamam. Son günlerini huzur içinde yaşadı.
Lord_Luthar; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 17; İl:Ankara 26.08.2002
Evde yalnızdım. Sigaram kalmamıştı. Dolapları kurcalarken bir sigara paketi
buldum. Bizim evde ben hariç kimse sigara içmez. Sabaha kadar paket bitti.
Akşam kardeşime, "Dün evde bi paket sigara buldum" dedim. Meğer o paket
dedemin son sigarasıymış. Çok pişman oldum tabii. Babannem onu o kadar yıl
saklamış.
nağamat-ı_emvac; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 26; İl:Eskişehir 01.10.2002
On üç yıl aradan sonra bir düğün vesilesiyle iki saatliğine de olsa köyümü
görmeye gittim. Sonuçlar: 1) Bu kısa zaman zarfında ziyaretine gittiğim
dayım, anneannem, dedem, iki teyzem ve halam beni tanıyamadı. 2) Hepsi
hüngür hüngür ağladı. Özellikle seksen yaşındaki dedemin hıçkırıkları ve
anneannemin, "Nereden geldiğini unuttun!" lafı aklımdan çıkmıyor. 3) Zamanın
insanı çok değiştirdiğini, on üç senenin insan hayatında çok uzun bir süre
olduğunu anladım. 4) Bu ayın başında tatile çıkıyorum. Daha önce planladığım
gibi Marmaris'e değil köyüme gidicem.

|
|