Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik 
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri
 

   

 

Google
Web sosyalhizmetuzmani.org

DERLEME : YAŞ – YAŞAM – YAŞLILIK ( 1 )   
SÖZCÜKLER
Sitemiz Yazarı
Sosyal Hizmet Uzmanı
Şadiye DÖNÜMCÜ

İHTİYAR

Yaşlı, kocamış olan (kimse)

“Pavli Dayı buruş buruş bir ihtiyardır”  (O.Kemal)

 

İHTİYAR

Baba yada anne

 

İHTİYAR

Seçme

 

İHTİYAR ETMEK

Seçmek, yeğ tutmak

“Zaruretsiz, cihanda kimse gurbet ihtiyar etmez”

                                                               (Şinasi)

İHTİYAR ETMEK

Katlanmak

“İhtiyar ettiği bunca hizmetler....”

 

İHTİYARİ

İsteğe bağlı,seçmeli olan, seçimlik...

 

İHTİYARLAMA

İhtiyarlama eylemi, yaşlanma

 

İHTİYARLAMAK

Yaşı ilerlemek, yaşlanmak, kocamak, ihtiyar görünüşü almak, ihtiyar görünmek.

“Ağlamaktan gözleri şişmiş, zavallı yüzü on sene birden ihtiyarlamıştı.”                          (H.E.Adıvar)

 

İHTİYARLATMAK

İhtiyar duruma gelmesine neden olmak

 

İHTİYARLIK

İhtiyar olma durumu, yaşlılık

 

KOCA

Yaşlı, ihtiyar

 

KOCAKARI

Yaşlı kadın, anne

 

KOCALMAK

Yaşlanmak, kocamak

 

KOCALTMAK

Kocamasına yol açmak,yaşlandırmak

 

KOCAMAN

Yaşça büyük olan

KOCAMAK

Yaşı ilerlemek, yaşlanmak, ihtiyarlamak

“Çok kocamıştı fukara, son zamanlarda iki kulağı da işitmez olmuştu”                                   (A.İLHAN)

 

YAŞ

Dirlik, sağlık, gelişme ve büyüme

Pazarlık, aydınlık, ısıma

Örtme, gizleme, saklama

Islaklık, su, hayat, verimlilik

 

 

YAŞ

Yaşamın çeşitli evrelerinden her biri, çağ.

“Genç yaşında......”

 

YAŞ

Doğuştan beri geçen ve yıl birimiyle ölçülen zaman.

“....Yaş otuz beş, yolun yarısı eder.”

 

YAŞ

Ağlamayla gözlerden akan, berrak sıvı, göz yaşı

YAŞ

Kötü, korkulu, zor (Argo)

 

YAŞ

Bir kurum, kuruluş, düzen vb. kurulduğundan bu yana geçen zaman.

“Yetmiş beş yaşına basan Türkiye Cumhuriyeti”

 

YAŞ

Nemli, ıslak, yaş çamaşır.

 

YAŞ

Kendi suyunu, canlılığını yitirmemiş, kurumamış, kurutulmamış, taze, yaş meyva, yaş ağaç.

 

YAŞAMAK

Sürmek, devam etmek.

“Onun anısı yaşayacak”

 

YAŞAMAK

Bir durumu yaşar gibi olmak, bir durumla özdeşleşmek, duymak, hissetmek.

“O gün yaşadıklarımı bir bilsen.....Öldüm, öldüm, dirildim adeta..”

 

YAŞAMAK

Varlığını, hayatını sürdürmek, sağ olmak...

“Hiçbir şey yaşamaktan daha önemli değildir.”

 

YAŞAMSAL

Yaşamla ilgili, dirimsel, hayat.

 

YAŞLI

Yaşla dolmuş, yaşlı gözler

 

 

YAŞLICA

Biraz yaşlı olan

 

YAŞARMAK

Yeşermek, ıslanmak, nemlenmek.

 

YAŞARMAK

Yeşermek, ıslanmak, nemlenmek.

 

YAŞAMCA

Yaşadığı kadar, yaşama süresince,”kaydı hayatla”

“Yaşamca aylık bağlamışlar”

 

YAŞLIK

Yaş olma durumu, yaş yer, ıslaklık, rutubet.

 

YAŞMAK

Kadınların ferace ile birlikte kullandıkları örtü.

YAŞIMAK

Parlamak

 

 

 

YAŞIL

Yeşil

 

YAŞILLIK

Yeşillik

 

YAŞANTI

Yaşanılan bir an, yaşamın bir bölümü;

“Bu dört buçuk yıllık zaman benim ömründe normal akıp geçen ve yıl yada aylarda ölçülen bir yaşam değil; kimi zaman saat, hatta dakikalarla bile ölçülemeyen heyecan ve mutluluklarla dolu bir yaşantılar zinciridir.”

 

YAŞARLIK

Canlılığını sürdürmek durumu, hayatiyet.

 

YAŞATAĞI

Yaşamın sürmesini, büyümeyi, çoğalmayı sağlayan

 

YAŞATMA

Yaşatma eylemi

 

YAŞATMAK

Yaşamasını sağlamak yada yaşamasına olanak vermek, sürdürmek, devam ettirmek.

 

YAŞAYIŞ

Yaşayış eylemi yada biçimi.

“Yaşayışı, hikayelerin kişileri arasında onlardan biri olarak geçti.”

 

YAŞIT

Yaşları birbirine eşit olan, aynı yaşta olan kimselerden her biri.

 

YAŞITLIK

Yaşıt (akran) olma durumu.

 

YAŞANTI

Yaşanılanlardan, görülenlerden, duyulanlardan, edinilenlerden sonra kişide kalan şey, yaşam deneyimi.