YAŞLI VE SOSYAL
HİZMETLER
Şadiye DÖNÜMCÜ
Sosyal Hizmet Uzmanı /Sitemiz Yazarı
Özet
Yaşlanma; biyolojik bir süreç olup, bireysel farklılıklar da içerir.
Toplumda marjinalize edilen yaşlılar; negatif ayrımcılığa tabii
tutulmaktadır. Toplumsal değişme ve gelişme sürecinde yaşlı nüfus giderek
artmaktadır. Yaşlılık, bir sosyal sorundur. Yaşlılara koruyucu, önleyici
ve destekleyici nitelikli sosyal hizmetler verilmelidir. Ülkemizde sosyal
yoksunluk ve/veya ekonomik yoksulluk içindeki yaşlılara yaşam
standartlarını koruma ve yükseltme amaçlı hizmetleri düzenleme ve
denetlemekle görevli Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK)
Genel Müdürlüğü, yaşlılara kurum bakımı ve sosyal yardım hizmetleri
vermektedir. Ülkemizde mevcut ve yaygın bakım modeli huzurevi hizmeti
olup, 201 huzurevinde 17.394 yaşlıya hizmet verilmektedir. Huzurevi yaşlı
için çevre denetimini göreli olarak yitirdiği yeni bir ortamdır. Her 235
yaşlıdan 234'ünün evde yaşamını sürdürdüğü ülkemizde bu yaşlılara yönelik
hizmetler sınırlı ve yetersizdir. Kronik hastalığı olan yaşlılara yeterli
destek verilememektedir. Yaşlanan bireylerin yaşam kalitesinin
arttırılmasına yönelik alınacak çok yönlü önlemlerle yaşlı refahı
sağlanabileceğinden, bu bağlamda ilgili disiplinlerin etkin bir işbirliği
geliştirmesi gerekmektedir. Ülkemizde yaşlılara götürülen hizmetlerin
organizasyonunda kısa ve uzun süreli hedeflerin saptanarak yaşama
geçirilmesi gerekmektedir. Türk Fiz Tıp Rehab Derg 2006;52(Özel Ek
A):A42-A46
Anahtar Kelimeler: Yaşlılık, Sosyal Hizmetler, SHÇEK
Summary
Aging is a biological process that reveals differences amongst individuals.
Elderly people are being marginalized and discriminated. In a developing
and changing society, the number of elderly people is increasing
exponentially. Being old has become a social problem. Providing preventive,
protective and supportive social services to the elderly people is
essential. In Turkey, 'Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK)
Genel Müdürlüğü' is responsible for protecting and raising the social
standards of the elderly population, often socially deprived and under
economic poverty, by providing foundation care and social aid services.
The existing and widespread model for care service is retirement home
services; the country has 201 of them in which 17.394 old people are being
cared for. A retirement home constitutes a new environment in which old
people have less control on their surroundings. In our country, where 234
out of 235 old people live at their homes, services oriented towards these
people are limited and insufficient. Old people having chronic diseases
are not being supported enough. Well-being and increased quality of life
for the elderly people can be obtained by taking the appropriate measures;
it is necessary that relevant institutions cooperate in this context.
Determining short and long term targets and putting them in practice to
organize the care services for the old people in our country is now
considered as critical Turk J Phys Med Rehab 2006;52(Suppl A):A42-A46
Key Words: Aging, Social Services, SHÇEK
--------------------------------------------------------------------------------
Sosyal Hizmetler Üzerine
Bir ülkede ekonomik ve toplumsal kalkınmanın gerçekleştirilmesi ve
kalkınmanın sonuçlarından herkesin eşitlik içinde yararlanması insan
haklarının bir gereğidir. Bu eşitliğin sağlanamaması toplumsal düzeni
sarsmaya yol açmaktadır. Yaşamımızın her alanında etkilerini giderek daha
fazla gözlediğimiz küreselleşme sürecinde, işsizlik ve yoksulluk
nedeniyle sosyal güvence kapsamına girmeyen ve eşitsizlikler nedeniyle
sosyal dışlanmışlığa maruz kalan her geçen gün büyüyen bir kitlenin yaşam
koşullarının daha da güçleşmektedir. Bu durum bizim gibi ülkelerde sosyal
hizmetlerin öneminin artmasına yol açmaktadır.
Sosyal hizmet; insan hakları ve sosyal adalet ilkelerini temel alan sosyal
değişimi destekleyen, insanların iyilik durumunun geliştirilmesi için
insan ilişkilerinde problem çözmeyi, güçlendirmeyi ve özgürleştirmeyi
amaçlayan ve bunun için insan davranışına ve sosyal sistemlere ilişkin
teorilerden yararlanarak insanların çevreleriyle etkileşim noktalarına
müdahale eden bir meslektir. Müdahale alanları da; kadın, çocuk, yaşlı,
özürlü, mülteci, sığınmacı, özel ihtiyaç grupları (HIV, madde bağımlıları,
eşcinseller vb.), evsizler, yoksullar vb.dir.
Dünyada ve ülkemizde insan hakları alanındaki gelişmeler çevresine uyum
güçlükleri olan bireyin bu güçlükleri aşarak kişiliğini geliştirebilmesine
ilişkin engelleri kaldırma ve devletin yapıcı sorumluluğunu harekete
geçirme açısından sosyal hizmetlerin gelişmesini sağlamıştır.
Ekonomik ve toplumsal yapıyı kamu araçları aracılığıyla, kamu
mekanizmaları üzerinden doğrudan yönlendiren “sosyal devlet” olgusunu uzun
yıllar temel alan, şimdilerde sosyal alanda da -ve elbette sosyal
hizmetlerde de- özelleştirme yoluna gidilen ülkemizde, örgütlü sosyal
hizmetler yoğunluklu olarak kamu tarafından verilmekte, gönüllü kuruluşlar
da önemli bir katkıda bulunmaktadır.
Temel insan hakları açısından yoksulluk, cinsiyet ayrımcılığı, ırkçılık,
din, çevre ve kalkınma vb. gibi genel temalardan etkilenerek toplumsal
yaşamın tehdidi altında incinebilen/savunmasız kalan gruplar içinde yer
alan yaşlı ve özürlülerin önündeki engellerin ve karşılaştıkları
sorunların neden ve belirtilerini, hizmet sunumundaki eksikliklerin
etkilerini azaltabilmek için koruyucu, önleyici ve destekleyici nitelikli
sosyal hizmetlere ağırlık verilmesi zorunluluktur.
Yaşlılık Üzerine
Yaşlanma; biyolojik bir süreç ise de katılım, yaşam biçimi, yapılan iş,
beslenme alışkanlıkları, kronik hastalıklar ve bireyin kişilik yapısı,
toplumun ve çevresinin bireyi, bireyin de kendini algılayışı, vb. gibi
etmenler nedeniyle bireysel farklılıklar da içerir.
Yaşlıların toplum içindeki statüleri, toplumun uygarlık düzeyinden çok
geleneklerine ve kültürüne göre değişmekte, yaşlılara ilişkin hizmetler de
dinsel ve kültürel düşünce hareketleriyle toplumdaki refah düzeyine koşut
gelişmektedir. Toplumsal değişme ve gelişme sürecinde; geniş ailenin
çekirdek aileye dönüşmesi, kadının çalışma yaşamına katılması, gelenek,
kültür ve değerlerin değişmesi, artık 'ata' ve 'otorite' ol(a)mayan
yaşlının aile içerisinde yük/sorun olmaya başlaması, sağlık alanındaki
bilimsel ve teknolojik gelişmeler, eğitim düzeyinin yükselmesi, sosyal
güvenliği olan ve yararlanan kişi sayısının artması ve ortalama insan
ömrünün uzaması vb. nedeniyle yaşlı nüfusu arttığından yaşlılık çok yönlü
bir sosyal sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.
Toplumda marjinalize edilen yaşlılar; özgüvenlerinin azlığı, göreli
yoksullukları, kurum bakımı hizmetini ikincil görmeleri, kuşaklar arası
gerilim, bağımlı yaşama tabii olmaları gelir yetersizliği,
potansiyellerinin tanınmaması ve kullanılmaması, yaşa göre damgalanarak
kategorize edilmeleri, mikro düzeyden makro düzeye yaşlılığa
hazırlanmamaları vb. nedeniyle negatif ayrımcılığa tabii tutulmaktadır.
2020 yılında A.B. Ülkelerinde 65 (+) yaş nüfusun toplam nüfusa oranının
%21 olacağı, ülkemizde de son verilere göre 60 (+) yaş nüfusun toplam
nüfusa oranının (%8=yaklaşık 6 milyon) aynı yılda iki katına ulaşacağı
beklenmektedir. Bu demografik durum; yaşlılık alanı dahil değil, çalışma,
ekonomi, eğitim, konut, sosyal hizmet ve sosyal güvenlik vb. gibi
alanlarda yeni düzenlemelerin yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Sosyal
güvenliği olan yaşlılar ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler aylık gelir ve
sağlık yardımlarla maddi risklere karşı korunmakta ise de, bu bireylerin
emeklilik döneminde gelirlerinin azalması, geçim koşullarının zorlaşması,
çabuk ve sık hastalandıklarından sağlık diyet, ısınma vb. masrafları
artması yüzünden ekonomik destek ihtiyacı artmaktadır. Sosyal güvenlik
kapsamı dışında kalan insanların yaşlılık günleri için bireysel sosyal
güvenlik önlemleri de çoğu kez yetersiz kaldığından bu kişilerin durumu
daha da zor olmaktadır.
Uluslararası Belgeler ve Bölgesel Belgeler dayanağında Birleşmiş Milletler
(2002, Madrid) Dünya Yaşlılar Asamblesi'nde Kalkınma, Sağlık ve Refahın
Sağlanması, Olanaklar Sunan Destekleyici Ortamların Sağlanması'na ilişkin
hak ve ilkelerinin yer aldığı Uluslararası Eylem Planı (Yaşlılık İlkeleri)
saptanmıştır. Bu ilkeler doğrultusunda Devlet Planlama Teşkilatı
(DPT)-Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) koordinatörlüğünde
sektörler arası işbirliği ile ülkemiz “Yaşlanma Ulusal Eylem Planı”nın
hazırlanması çalışmaları sürdürülmektedir.
Yaşlılara Yönelik Sosyal Hizmetler Üzerine
82' Anayasası sosyal güvenlik kavram ve kapsamı içinde, nesnel sosyal
yardımlara (parasal yardım, sosyal bakım, yetiştirme ve rehabilitasyon)
yer vermiş ve uygulamada da çeşitli gönüllü ve kamu kuruluşları tarafından
dağınık ve programsız olarak yürütülen sosyal hizmetlerin bir şemsiye
altına alınarak yürütülmesi için gerekli hukuki düzeni -2828 sayılı SHÇEK
Kanunu- kurarak; sıfır yaşından başlayarak, bir ömür boyunca uzanan
süreçte, bir aile; anne-baba, çocukları, yaşlıları için 'ne yapıyorsa, onu
yapma' çaba ve sorumluluğunu SHÇEK Genel Müdürlüğü'ne vermiştir. SHÇEK,
her tür tehlike ve riske açık olan kadın, aile, çocuk, genç, özürlü ve
yaşlılara; kurum bakımı, koruyucu aile, evlat edinme ve sosyal yardım
hizmetleri vermektedir.
Ülkemizde sosyal yoksunluk ve/veya ekonomik yoksulluk içinde bulunan
yaşlıların yaşam standartlarını koruma ve yükseltme amaçlı tüm hizmetleri
planlamak, düzenlemek, izlemek, koordine etmek ve denetlemekle görevli
SHÇEK, bu hizmetleri; 3 yönetmelik çerçevesinde yürütmektedir.
1-Özel Huzurevleri: Özel Huzurevleri ve Yaşlı Bakımevleri Yönetmeliği (3
Eylül 1997) ile; gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişilerine ait
huzurevi ve bakımevlerinin açılış, hizmet, personel ve işleyiş koşulları
ile ücret, denetim, devir ve kapatılma işlem ve esasları saptanmıştır. Bu
huzurevlerine kabul edilecek yaşlılarda 55+ yaş olma şartı aranır. Ancak
ilgili Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasında belli bir standardı
yakalamak açısından güçlükler yaşanmaktadır. Gerçek kişiler ve özel hukuk
tüzel kişilerce açılan kuruluş sayısı 108 (30'u dernek ve vakıflara, 7'si
azınlıklara, 71'i gerçek kişilere ait) olup, toplam kapasitesi 5614'dür.
2-Kamu Kurum Kuruluşlarına Bağlı Huzurevleri Kamu Kurum ve Kuruluşları
Bünyesinde Açılacak Huzurevlerinin Kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkında
Yönetmelik (05/04/1987) ile ilgili huzurevlerinin açılış, çalışma, fiziki
şartlar, personel şartları, teftiş ve denetim işlem ve esasları
belirlenmiştir. Kamu kurum ve kuruluşlarına ait huzurevi sayısı 28 (20'si
belediyelere, 7'si Emekli Sandığı gibi kurumlara bağlı) olup, kapasitesi
4615'dir.
3-SHÇEK Huzurevleri İle Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri
(HYBRM) hizmetin tür ve niteliğine ilişkin esaslarının (kuruluş ve
personelin görev yetki ve sorumlulukları, kurullar, komisyonlar,
servisler, kuruluş bölümleri, kuruluşlara başvuru şekli kabul, ayrılış,
izin-ücret, yardımlar, hizmetler, disiplin, mesleki çalışma, geçici ve
gündüzlü bakım, yaşlının uyması gereken kurallar, giderler, ücretsiz
yaşlılara yapılacak giyim yardımı ve besin istihkakları ve tabelaları vb.)
belirlendiği H-HYBRM Yönetmeliği'nde (21/02/2001)
• Yaşlı; 60 yaş üzerindeki, sosyal ve/veya ekonomik yönden yoksunluk
içinde olup, korunmaya, bakıma ve yardıma muhtaç olan kişi,
• Huzurevi; 60 yaş üzerindeki yaşlı kişileri huzurlu bir ortamda korumak,
bakmak, sosyal ve psikolojik gereksinimlerini karşılamak amacıyla kurulan
yatılı sosyal hizmet kuruluşu,
• Yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezi; yaşlı kişilerin yaşamlarını
sağlık, huzur ve güven içinde sürdürmesi, kendi kendilerini idare
edebilecek şekilde rehabilitasyonlarının sağlandığı, tedavisi mümkün
olmayanların ise sürekli olarak özel bakım altına alındığı yatılı sosyal
hizmet kuruluşu,
• Rehabilitasyon; doğuştan veya sonradan herhangi bir hastalık ya da kaza
sonucu kalıcı veya geçici olarak bedensel ve zihinsel yeteneklerini
değişik derecelerde yitiren yaşlıların limitlenmiş fonksiyon kapasitesinin
belirlenerek tedavi edilmesi geriye kalan güç ve yeteneklerini
geliştirerek fiziksel, psikolojik, sosyal ve ekonomik yönden var olan
kapasitelerinin desteklenmesi ve günlük yaşamda bağımsız duruma gelmesine
yönelik çalışma ve yardımlarının tümü,
• Özel bakım; ruh sağlığı yerinde olup, bulaşıcı hastalığı olmayan, yatağa
bağımlı ya da fiziksel ve zihinsel gerilemeleri nedeniyle özel ilgi,
destek ve koruma gerektiren yaşlılara verilen hizmet olarak
tanımlanmaktadır.
Halen 4809'u huzurevi, 2356'sı özel bakım olmak üzere toplam 7165
kapasiteli 66 kuruluşta bakılan yaşlılar; barınma, sağlık, psiko-sosyal
destek, beslenme, temizlik, boş zamanlarını değerlendirme, sosyal
faaliyetler ve diğer sosyal hizmet olanaklarından yararlanmaktadır.
Huzurevi ücretleri Genel Müdürlükçe belirlenmektedir. Sosyal güvenliği
olan yaşlılar ücretli, olmayanlara ise ücretsiz hizmet verilmektedir.
65(+) yaştaki yaşlılar 2022 sayılı Kanun'dan yararlanarak yaşlılık aylığı
almakta, 60-65 yaştaki ücretsiz yaşlılara da kurum tarafından aylıkla
eşdeğerde harçlık verilmektedir.
Bakım hizmeti verilen yaşlıların genel özelliklerine baktığımızda;
• Her 10 yaşlıdan 1'inin 60-69, 4'ünün 70-79, 4'ünün 80-89, 1'inin 90 (+)
yaş diliminde,
• Her 5 yaşlıdan 3'ünün ücretli, 2'sinin ücretsiz, her 5 ücretsiz yaşlıdan
2'sinin kadın, 3'ünün erkek,
• Her 5 yaşlıdan 1'inin bekar, 1'inin evli, 3'ünün dul,
• Her 10 yaslıdan 2'sinin okur-yazar olmadığı, 1'inin okur yazar, 3'ünün
ilkokul, 2'sinin orta, 1,5'unun lise, 0,5'inin yüksekokul mezunu,
• Ücretli her 10 yaşlıdan 4'ünün Emekli Sandığı, 5'ini SSK, %1'nin Bağ-Kur
emeklisi,
• Özel bakım hizmeti alan 10 yaşlıdan 6'sının 60-74, 4'ünün 74+ yaş
diliminde olduğu, (Huzurevi yaşlılarının yaşam süreleri ülke ortalamasının
üstünde olduğu) görülmektedir.
Kurum Bakımı Üzerine
Ülkemizde semt yaşlılarına yönelik bakım yada aileye yönelik bakım
olanakları bulunmadığından mevcut ve yaygın bakım modeli huzurevi hizmeti
olarak biçimlendiğinden;
• Kendi evinde bağımsız olarak yaşayabilecek koşullarda olup, tedavi
(tıbbi tedavi, tansiyon ölçümü, insülin yapılması vb), bakım (bedensel),
refakat (sorunlu anlarında yanlarına yardımcı, hastaneye gidiş geliş vb),
ve terapi imkanı bulamayan,
• Ekonomik yetersizlikleri nedeniyle evi ve kendisini geçindirecek kadar
geliri bulunmayan,
• Ev işlerini yapabilecek fiziksel güçlerini kaybetmeleri nedeniyle
desteğe ihtiyaç duyan yaşlılar huzurevini tercih etmektedirler.
Dünyadaki genel uygulamada kısmi/tam olarak sürekli bakıma gereksinim
duyan, tüm olanakları tüketmiş, kendi başına bağımsız olarak yaşamını
sürdüremeyen, sosyal ve psikolojik açıdan yalnızlık ve güvenlik
gereksinimi duyan yaşlılara huzurevlerinde, ağır somatik ve psişik
sorunları olan (yatağa bağımlı-demans, Parkinson vb.) yaşlılara da tıbbi
refakat ve terapi imkanları bulunan sağlık kuruluşu niteliğindeki
bakımevlerinde hizmet verilmektedir.
Ülkemizde bu nitelikteki hasta yaşlılara huzurevi bünyesindeki özel bakım
bölümlerinde/YBRM'lerinde bu hizmet verilmektedir. Bu tür yaşlılar için
sağlık kuruluşları içinde/yakınındaki bakımevlerinde hizmet verilmesinin
daha uygun olduğu düşünülmektedir. Ülkemizde sağlık kuruluşları içinde
oluşturulan ve sayısı çok az olan geriatri birimlerinde salt kontrol ve
tedavi hizmeti verilebilmektedir. Geleneksel aile içinde saygın bir yeri,
otoritesi olan yaşlının; aile dışında bir bakım biçimi olan huzurevine
yerleştirilmesi -özellikle- yaşlı açısından kolayca kabul edilememektedir.
Toplumdaki statüsünü yitirmek ve evinde alıştığı yaşamdan vazgeçmek yaşlı
için zordur. Yaşlı için evi; bildiği, hakim olduğu, kendini güvende ve
özgür hissettiği, anılarıyla beraber olduğu bir ortam iken huzurevi ise;
çevre denetimini göreli olarak yitirdiği, ilk kez karşılaştığı farklı
kültürlerden gelmiş insanlarla birlikte yaşamak zorunda olduğu yeni bir
ortamdır. Huzurevi ortamında yaşlının ortak kullanım alanlarını diğer
yaşlılarla paylaşması bir çok soruna yol açmaktadır. Statü kaybına
uğradığını düşünen yaşlı; kuruluşa kabul sonrası değişik savunma
mekanizmaları geliştirerek farklı davranışlar geliştirmektedir.
Evde Bakım Hizmetleri Üzerine
Ülkemizde toplam 201 yaşlı kuruluşunda 17.394 yaşlıya kurum bakımı olanağı
bulunmaktadır. Bu veri 60 (+) yaştaki her 235 yaşlıdan 1'inin kurumda,
234'ünün evde yaşamını sürdürdüğü anlamına gelmektedir. Ülkemizde
evlerindeki yaşlılara yönelik hizmetler son derece sınırlı ve yetersizdir.
Kişileri kendi ortamında ve aile çevresinde yaşamlarını sürdürmeleri
amacıyla çocuk, genç, yaşlı ve özürlülere Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma
Teşvik Fonu (il ve ilçelerde bulunan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma
Vakıfları aracılığıyla) muhtaç durumda bulunan vatandaşlara ayni ve nakdi
yardım hizmeti vermektedir. Yeşil Kart uygulaması ve 2022 sayılı yasa
uyarınca verilen yaşlılık/özürlü aylığı hizmetlerinin de nitel ve nicel
olarak yetersiz kaldığı bilinmektedir.
SHÇEK; evlerinde yaşamını sürdüren sağlıklı yaşlıların sosyal ve
psikolojik ihtiyaçlarını gidermek, çeşitli aktivelere katılımını sağlamak
amacı ile açtığı Yaşlı Dayanışma Merkezleri'nde üye yaşlılar için sohbet
ve eğlence amaçlı toplantılar düzenlenmekte, psikolojik danışmanlık ve
çeşitli konularda rehberlik verilmekte, refakatçi temin edilmekte, el
becerilerine yönelik aktiviteler, küçük sağlık destekleri verilmektedir.
Merkezde yaşlı kişilerin bir arada ortak ilgilerini, sorunlarını
paylaşabilmeleri, sorunlarına birlikte çözüm yolları aramaları,
zamanlarını aktif şekilde geçirebilmeleri, yalnızlık duygusundan
kurtulmaları için destek hizmeti sunulmaktadır. Ankara, İzmir, Çanakkale
ve Denizli'deki bu merkezlerin sayısı 5 olup, 1439 yaşlıya hizmet
verilmektedir. Ayrıca Alzheimer hastası yaşlıların gündüzlü bakımlarını
sağlamak, ailesine destek vermek amacıyla Ankara Ümitköy Huzurevi Batıkent
Gündüzlü Bakım Merkezi hizmet vermektedir. Kurum; yaşlılara gündüzlü bakım
ve evde bakım hizmeti verilmesi içerikli çalışmalarını sürdürmektedir.
Kurum; yaşlı refahı açısından evde yaşamını sürdüren yaşlı bireylerin
sorunlarının çözümüne ve bu kesime götürülecek hizmetlerin de
çeşitlendirilmesi gerekliliğinden hareketle Yaşlı Dayanışma Merkezleri
hizmet alanının; (yaşlının günlük bakım, beslenme, sağlık
gereksinimlerinin karşılandığı, sosyal ve kültürel faaliyetlerin
çeşitlendirildiği, diğer ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının
çözümünün sağlanması yönünde) genişletilmesine ilişkin çalışmalarını
sürdürmekte ise de, ülkemizde özel bakıma gereksinim duyan yaşlı
bireylerin evde bakımının uzun yıllar sorun olmaya devam edecek gibi
görünmektedir. Yaşlılara yönelik yeni/alternatif hizmet modellerinin
(Sokakta Yaşayan Yetişkin ve Yaşlılara Yardım Evi, Yaşlı Apartmanları,
Evde Yaşlıya Yardım Birimleri, Küçük Evler, Gündüzlü Yaşlı Bakımevi vb.)
yaşama geçirilmesi ve yaygınlaşmasında yarar görülmektedir.
Kronik Hastalığı Olan Yaşlılar Üzerine
Devamlılık gösteren, daimi sakatlık bırakan, fonksiyon kaybına yol açan
kanser, AIDS, kalp ve böbrek yetmezliği ve nörolojik ve psikiyatrik
rahatsızlıklar gibi kronik hastalığı olan birey sayısı (Dünya Sağlık
Örgütü'nce 75(+) yaştaki bireylerde birey başına 10 hastalık düştüğü
açıklanmıştır) giderek artmaktadır. Hastanede yatan/hastaneden çıkış
aşamasındaki kronik hastayı; ücret ödeyememe, hastalığa uyum sürecinde
duygusal travmalar, tıbbi bakıma direnç, hastane sonrası yaşama ilişkin
kaygılar, aile içinde bakım (ailenin hastayı reddetmesi) vb. sorunlar
beklemektedir. Fiziksel işlev kayıpları nedeniyle başkalarına bağımlı hale
gelen kronik hasta olan yaşlının; aile içinde statü ve rol kaybı, çalışma
yaşamına geri dönememe, kontrollere gitme güçlükleri, ekonomik nedenlerle
ilaç vb. gereksinimlerini sağlayamama vb. gibi çok boyutlu ve karmaşık
sorunlarla karşılaşması hastanın, tıbbi tedaviden etkin yararlanmasını
engellemektedir.
Sağlık hizmetlerinde temel sağlık hizmetleri ve tedavi edici hizmetler
birincildir ancak, hasta bireylerin topluma yeniden kazandırılabilmeleri
için rehabilite edici hizmetlere ve sosyal hizmetlere de gereksinimi
bulunmaktadır. Kronik hastalar için sosyal destek önemlidir ve desteklenen
hastanın stresi azalır, ruhsal ve fiziksel sapmaları daha çabuk giderilir.
Aile üyeleri, arkadaşları ve meslek elemanlarınca verilen bu destek,
araçsal yardım ve duygusal yardım ile sınırlı olsa da; hastanın sağlığını
etkileyen ruhsal ve sosyal sorunların farkına varılması, hastaya ve
ailesine kendi kendine yardım sürecini kolaylaştırma, toplum kaynaklarını
hareketle geçirme, hasta ve ailesinin tedavi ekibiyle işbirliğini sağlama,
toplumsal önyargıları giderme ve çekingen tutumları engelleme hasta
açısından önem taşır.
Toplum içerisinde bakım; ancak hastayı ve ailesini destekleyici
nitelikteki ara kurumlar (grup evleri, gece hastanesi, gündüz evleri,
toplum ruh sağlığı merkezleri ve korumalı işyerleri vb.) açılması ve
kalifiye hasta/özürlü bakıcıları yetiştirilerek ev yaşlılarına
bakmalarının organizasyonunun yapılması kronik hastaların, ülkemizde
yetersiz denebilecek sosyal rehabilitasyonuna önemli katkı verecektir.
Yaşlılık Sorunları Üzerine
Ülkemizde yaşlılara götürülen hizmetlerin organizasyonunda;
• Kişilerin ihtiyaç ve isteklerini karşılayacak nitelikte hizmetin
sağlanması,
• Nitelikli eleman sayısının artırılması ve bunu yaparken multidisipliner
yaklaşımın göz önünde bulundurulması,
• Çevre düzenlemelerinin uygulanması,
• Yapılan değerlendirmeler sonucunda yaşlıda belirlenen duruma yönelik
gerekli tedavi yaklaşımlarının uygulanması,
• Fiziksel ve mental sağlığın daha fazla bozulmasının önlenmesi ve
koruyucu yaklaşımlarda bulunulması,
• Yaşlıya ve ailesine gereken eğitimin verilmesi gibi kısa süreli
hedeflerin,
• Yaşam kalitesinin artırılması,
• Sağlıklı yaşam süresinin uzatılması gibi uzun süreli hedeflerin
saptanması ve bu bağlamda;
• Yaşlılar için koruyucu sağlık hizmeti amaçlı tarama programlarının
hazırlanarak yaşama geçirilmesi, hastalığa ve ölümlere zemin hazırlayan
çevresel ve sosyo-ekonomik faktörlerin belirlenerek mücadele edilmesi,
yaşlanan bireye sağlıklı yaşam ve kişisel bakım konularında danışmanlık
yapılması, aktif ve sağlıklı yaşam tarzının benimsetilmesi ve
sürdürülmesine ilişkin programlar geliştirilmesi, yaşlıların temel sağlık,
bakım ve rehabilitasyon hizmetlerine adil olarak ulaşımlarının sağlanması,
yaşlıların kendi kendilerine yeterli olabilmelerinin özendirilmesi, kronik
hastalığı olan yaşlıların evde bakımının sağlanması, başta sosyal
güvencesizler olmak üzere tüm yaşlılara yönelik bakım sigortası
uygulamasına geçilmesi, aile bireylerinin bakım yükünü hafifletici
önlemler alınması, yaşlı hastalara hizmet veren sağlık merkez/birimlerinin
kurulması, mevcut kapasitenin ve geriatrist sayısının artırılması, “Yeşil
Kart” işleyişine ilişkin sorunların çözümlenmesi, 2022 sayılı yasa
uyarınca ödenen yaşlı aylık miktarının asgari ücret düzeyine çekilmesi,
yaşlıların temel sağlık ve bakım hizmetlerinden yararlanması esnasında
mali, fiziksel, psikolojik, etik, ayrımcı (hizmet sunumuna ilişkin yaş ve
yaşa bağlı yeti yetersizlikleri nedeniyle) ve yasal engellerle
karşılaşmalarının önlenmesi,
• Yaşlıların benimsedikleri sosyal çevrede bağımsız yada aile ortamında
yaşamlarını sürdürebilmeleri, konut içi ve dışında fiziki yönden güvenli
bir ortamda yaşayabilmeleri için ilgili düzenlemelerin yapılması, sosyal
yaşama katılımlarının sağlanması, gereksinimi olanlara özel bakım desteği
verilmesi, kendilerini çeşitli alanlarda geliştirme, eğitim alma / verme,
üretkenliklerini sürdürebilmelerine ortam sağlanması, kuşaklar arası
iletişimi arttırıcı projelerin yaşama geçirilmesi, her alanda ve düzeyde
(merkezi-yerel) demokratik haklarını kullanabilmeleri için planlama ve
karar alma sürecinde yaşlı amaçlı STK'lara aktif katılımlarının
sağlanması, yaşlıların demokratik katılımcılığını yerel bazda
desteklenmesi için “Yaşlı Dayanışma Meclisleri”nin oluşturulması,
• Şehir planlamalarında yaşlılara uygun mekan ve alt yapı düzenlemelerine
yer verilerek ulaşılabilirliğin kolaylaştırılması, sosyal ve kültürel
tesislerin oluşturulması, toplu ulaşım araçlarının amaca uygun hale
getirilmesi,
• Türkiye'de yaşlı nüfusun ve korunmaya muhtaç yaşlıların belirlenmesine
yönelik araştırmalar yapılarak profil/beklentiler/hizmet gereksinimlerinin
saptanması, uygun kısa ve orta vadeli çözüm odaklı sosyal politika ve
hizmetlerin geliştirilmesi, emekliliğe hazırlık amaçlı programlar
geliştirilmesi, mevcut kurum bakımı hizmet kalitesinin yükseltilmesi, yeni
hizmet modellerinin sektörler arası işbirliği ile yaşama geçirilmesi,
• Resmi/gönüllü evde yaşlı bakım hizmeti vereceklerin eğitim
standartlarının belirlenmesi, eğitilmeleri ve istihdamlarına ilişkin
düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.
Sonuç
Giderek yaşlanan dünyamızda yaşlanan bireylerin yaşam kalitesinin
arttırılmasına yönelik alınacak çok yönlü önlemlerle yaşlı refahı
sağlanabileceğinden, bu bağlamda ilgili disiplinlerin etkin bir işbirliği
geliştirmesi gerekmektedir.
Yazışma adresi: Şadiye Dönümcü, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu
Yaşlı Bakım Hizmetleri Dairesi, Anafartalar Cad. No: 68 Ulus-Ankara
Tel: 0312-3102460/1373 Faks: 0312-3402460/1373 E-posta: dosadoster@gmail.com
Kabul Tarihi: Ocak 2006
Kaynaklar
1. İnsan hakları ve Sosyal Hizmet. Ankara: Evin Yayıncılık, 2002, Sosyal
Hizmet Uzmanları Derneği Yayın No: 4.
2. Birinci Sosyal Hizmetler Şurası. “Yoksulluk Ve Risk Gruplarına Yönelik
Sosyal Hizmetler Komisyonu” Yaşlılara Yönelik Hizmetler Alt Komisyon
Raporu, 2004.
3. Birinci Sosyal Hizmetler Şurası Ön Komisyon Raporları ve Bireysel
Çalışmaları, Çoğaltım, SHÇEK Genel Müdürlüğü, Ankara Nisan, 2004.
4. SHÇEK Mevzuatı.
5. SHÇEK Yaşlı Bakım Hizmetleri Daire Başkanlığı veri ve kayıtları.
6. Yaşlılık El Kitabı; SHÇEK Yayınları no 30, Ankara, 1996.
7. Değişen Türkiye'de İnsan Hakları Açısından Sosyal Hizmetler. Ankara:
Evin Yayıncılık 2002, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Yayın No:6.
8. 2000 Genel Nüfus Sayımı, DİE Yayını, Ankara, Mart, 2003.