2000 yılında 70 milyon kişi olan 80(+) yaş ileri
yaş grubunun, 2050 yılında beş kat artacağı varsayılmaktadır.
Son yirmi beş yıldır dünya
gündeminde yer alan yaşlanma olgusu, ülkeleri farklı durumlara uyarlanabilecek
özel önlemler almaya zorlamaktadır. Yirminci yüzyılda endüstrileşmesini
tamamlayan ülkelerin nüfus yapısındaki değişimler, başta sosyal güvenlik ve
sağlık hizmetleri olmak üzere bazı sosyal sorunların ortaya çıkmasına neden
olmuştur.
Birleşmiş Milletler Genel
Kurulu’nca 1982’de Viyana’da yapılan ilk Dünya Yaşlanma Asamblesi’nde;
yaşlanma süreci özellikleri ve sorunları ele alınmıştır. Asamble’de
benimsenerek “Bağımsızlık, Katılım, Bakım, Kendini Gerçekleştirme, İtibar”
başlıkları altında sıralanan ilkeler, tüm dünyada yaşlanma konusunda düşünce ve
planlama sürecine yol göstermiştir.
1999 Uluslararası Yaşlılar Yılı
çalışmalarının; yaşlıların tam katılımıyla oluşan eşitlik esasına dayalı,
ayrımcılığın olmadığı, bütün yaş gruplarını kapsayan bir toplum yaratılmasında -
kalkınma hakkı da dahil- bütün insan haklarının ve temel özgürlüklerin korunması
ve geliştirilmesine katkısı anlamlıdır.
“Bütün yaşlılar için toplum”
ana temalı Uluslararası Yılda;
·
Yaşam boyu bireysel gelişme,
·
Kuşaklar arası ilişkiler,
·
Toplum yaşlanması,
·
Kalkınma ilişkisiyle yaşlıların durumuna
ilişkin dört önemli konu
gündeme getirilerek, yaşlanma konusunun tüm sektörlere dahil edilmesi, yaşamın
tüm aşamalarında olanakların arttırılması, sorunun dünya çapında fark edilmesi,
araştırma ve politik eylemlerin arttırılması sağlanmıştır.
2inci Dünya Yaşlılar
Asamblesi”ne dek geçen yirmi yılda, küresel yaşlanmanın kalkınma sürecine
katılabilmesi için yaşlanmaya ilişkin politikaların saptanan rehber ilkeler
doğrultusunda yaşamın her alanında kalkınmaya yönelik, toplumu bütüncül olarak
ele alan bir bakış açısına gereksinim duyulmuştur.
Madrid’de toplanan 2inci Dünya
Yaşlılar Asamblesi’nde hazırlanan Yaşlanma-2002 Uluslararası Eylem Planı;
a) Bütün insan
hakları ve temel özgürlüklerin yaşlılara tanınması ve gerçekleştirilmesi,
b) Yaşlı
yoksulluğunun bitmesi, yaşlıların güvenle yaşlanması,
c) Yaşlıların,
toplumun ekonomik, politik ve sosyal yaşamlarına tam ve etkili olarak katılması,
d) Yaşam boyu
öğrenme, toplum olanaklarına erişme fırsatlarının yaşamın ileri yıllarında da
sağlanması, bireysel gelişme, kişisel tatmin ve iyi olma durumunun sürdürülmesi,
e) Yaşlıların
ekonomik - sosyal – kültürel - vatandaşlık ve siyasi haklara sahip olması,
f) Yaşlılara
karşı her türlü şiddet ve ayırımcılığın ortadan kaldırılması,
g) Yaşlılarda
cinsiyet ayrımcılığı ortadan kaldırılarak, eşitliğin sağlanması,
h) Sosyal
kalkınma için aile, kuşaklar arası bağlılık, dayanışma ve ilişkilerin öneminin
kavranması,
i) Yaşlılara
her türlü sağlık hizmetleri, destek ve sosyal koruma sağlanması,
h) Planın
uygulanması için yaşlılar ile hükümet-sivil toplum-özel sektör işbirliğinin
kolaylaştırılması,
i) Yaşlanmanın
bireysel, sosyal ve sağlık yönlerine ilişkin araştırmalar yapılması, bilgi ve
becerilerin artması, teknolojiden yararlanılması,
j) Yaşlananları
etkileyen konularda, bireylerin seslerini duyurmalarının sağlanması gibi, insanların ekonomik ve
sosyal durumunu iyileştirmeyi hedefleyen amaçlar ve taahhütler içermektedir.
Yaşlanma sorununun küresel
düzeyde fark edilmesini sağlama amacındaki 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü,
1983 yılından bu yana ülkemizde de kutlanmaktadır.
2006 yılı Dünya Yaşlılar
Günü’nde;
·
Her yerde insanların güvenli ve saygın şekilde yaşlanması,
·
İnsanların yaşadıkları toplumlarında bütün haklara sahip birer
vatandaş olarak yaşamlarını sürdürebilmesi,
·
Yaşa bağlı negatif ayrımcığa ilişkin mücadelenin arttırılması,
·
Yaşlıların hak ettiği saygının gösterilmesi,
·
İnsan hakları ve temel özgürlüklerin geliştirilmesi ve korunması
yaş gruplarının tümünü kapsayan bir toplum oluşturulması,
·
yaşlanan nüfusun -gelecekte kalkınmanın temeli- potansiyelinin
benimsenmesi dileğimizdir.
*Şadiye Dönümcü, Sosyal
Hizmet Uzmanı.