Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

YALANCI TANIKLAR KAHVESİNDEN BİR “SONBAHAR” FİLMİNE…

 
Kemal GÖKCAN/Site Editörü
sosyalhizmetuzmanlari@gmail.com

            Ölümünü şakağında hisseden insan aslında hayatın en büyük
 değerini anlayandır.

                                                                                  Dostoyevski

          Yalancı tanıklar kahvesi romanı ve Sonbahar filmi, bugün halen acısı devam eden bir hatırlatma yapıyor. Bu acı içine aşkı,devrimi,yenilgiyi,ölümü,politik duruşu görüyoruz.

                                                                             Kemal GÖKCAN 
 

Yılmaz GÜNEY’İN, ölümünün ardından ülkemizde toplumsal sinema örneği sayısı onları geçmemektedir. Hem sanatsal olarak iyi ama toplumsal bir film yapmak oldukça zor olması gereken bir çalışmadır. Özcan Alper'in yaptığı, başrolü Onur Saylak'ın oynadığı 'Sonbahar' adlı filmi işte bu filmlerden biridir. Bu başarısı 15. Altın Koza Film ödülü kazandırmıştır.

Sonbahar Filmi,19 Aralık 2000'de, ülke çapında 20 cezaevinde ''Hayata Dönüş'' adıyla eşzamanlı düzenlenen ve bu cezaevlerinden bir olan "Ulucanlar" cezaevinde yapılan Operasyonu'nun görüntüleriyle başlamaktadır.

Yusuf, hayatının en güzel dönemindeki’ 10 yılı cezaevinde geçirmiştir. 19 Aralık operasyonu ve Ölüm oruçları sonucunda düştüğü hastalık nedeniyle serbest bırakılıp, Hemşin’deki köyüne annesinin yanına dönmüştür. Sovyetlerin yıkılmasından sonra para kazanmak için küçük kızını Gürcistan’da bırakıp Hopa’ya gelen ve burada “nataşalık” yapmak zorunda kalan Elka’yla kesişiyor. Yaşamının üç ay sonra sonlanacağını biliyor. Ölümünü saklayan biri, Karadeniz’in muazzam doğal güzelliğini, umutsuzluğun yoğun olduğu sonbahar günlerinde başlayan bu öykü, Karadeniz’in hırçınlaşan dalgalarla birlikte umudu ve aşkı getiriyor. Film politik bir mesaj vermesine rağmen ajitasyona kaçmayan bir özelliğe sahip.

Filimde en çarpıcı diyalog, Sovyetleri yaşamış bir ülkeden gelen Elka’nın, şaşkınlıkla “En güzel yıllarını sosyalizm için mi verdin?” sorusuna karşılık Yusuf’un sessizliği…

Sessizlik bazen çok şey anlatır. Bu sessizliği ile sanki yenilirsin ama bu yenilgi kaybetmek anlamına gelmez der gibi. Neyi konuşabilir ki, Öleceğini nasıl anlatabilir ki…

Ve Yalancı Tanıklar Kahvesi Romanı...
Vedat Türkali’nin, Türkiye’yi, T. K. P tarihini anlatan Güven Romanı, ardından Doktor Nahit Kotar yıllar süren siyasal sürgünden, tutkuyla bağlı olduğu İstanbul'una döndüğünde Devrimci bir emeklilik yaşam çizgisi çekmiştir kendince. İstanbul'a özlemini anlatan Kayıp Romanlar eserlerinin ardından, zaman kesiti olarak 1960’lardan 1980 askeri darbesine kadar uzanan; Yalancı Tanıklar Kahvesi romanı geldi.

1970'lerin ikinci yarısını, 1980 darbesine kadar olan süreci konu edinmiş. Çoğunlukla Ankara'da geçiyor.Roman kahramanı, Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü öğrencisi Muhsin, üniversiteden tanıdığı arkadaşı Salih, İngiliz Edebiyatında, ikisi de okumaktan çok Türkiye Devrimini nasıl gerçekleştireceklerinin telaşı, arayışı içine düşmüş gençlerden sadece ikisi…

Muhsin, muhafazakar bir aileden, babası güneyden bir kasabada ağa. Üniversitede bulunduğu ortamın etkisiyle de, çokta farkına varmadan, sosyalist çizgide yerini almakta, sürekli Siyasal Bilgiler Fakültesi'nin yakınlarında FİDE adında bir kitapçıya gitmektedir. Sıkıldığı zaman Mülkiyeliler Birliğine gitmekte, büyük aşkı Azeri kızı Reyhan…

Romanın bilge kişisi Nedim Hoca aracılığıyla ülkenin yaşamak zorunda kaldığı olaylara yorumlar getirir. Nedim Hoca, okuldan atılmış bir felsefe öğretmenidir. Siyasal Bilgiler Fakültesi'nin yakınlarında FİDE adında bir kitapçı dükkânı işletir. Yazar, Türkiye sol hareketi ile ilgili saptamalarda bulunur. Özellikle Türk komünist liderlerinden Dr. Hikmet Kıvılcımlı'nın öğretisine göndermeleri bulunmaktadır. Türkiye’deki sol hareketteki hataları vurgulamakta, özellikle solun dine yaklaşım biçimi ve bu hatalı yaklaşımdan dolayı halktan kopukluğu getirdiği vurgulanmakta. Geri planda, siyasi cinayetlerle, faili meçhullerle, provokasyonlarla 1980 askeri darbesine sürüklenen ülkenin içine düşürüldüğü duruma göstermektedir. Salih ise bu çatışma durumunda öldürülmüştür…

Bu yazımda, Yalancı Tanıklar Kahvesi romanın bütünsel eleştirisi, nede, sonbahar filimi ile ilgili yorum getirmek değil sadece iki farklı sürecin birleştiği ortak çizgiyi göstermektir.

Temmuz 1968’de İstanbul’a gelen 6.filoyu protesto gösterilerinde öldürülen Vedat Demircioğlu başlayan, Taylan Özgür’ün öldürülmesi ile Türkiye’de cinayetlerle dolu yeni bir dönem açılmıştır. Bu dönemler Ülkeyi 12 Mart ve 12 Eylül’e götürmüştür.

Yalancı tanıklar kahvesi romanı ve Sonbahar filmi, Türkiye’de ki Sol harekettin içinde olan gençlerin yaşadıkları acılar, baskılar, işkencelere rağmen durdukları politik duruşu son derece yalın, ajitasyondan uzak bir duygu ile anlatmaktadır.

Her iki süreç arasında 20 yıl vardır. Fakat sorun aynıdır. Geçen 20 yıla rağmen, uygulanan yöntemde bir değişme söz konusu olmadığı, demokratik tutum ve demokratik empatinin gelişmediği vurgulanmıştır.

Her iki eseri de sorgulama söz konusudur. Neden, niçinler duygu ile birleştirilmiştir. Korkuyu hissedebilirsiniz, fakat korkaklık hiç göremeyeceksiniz. Aşk, çok farklı bir çizgide verilmiş. Devrime  olan inancı yenilgide de yitirilmediğini göreceksiniz.

Vedat Türkali’nin diğer romanlarına göre Yalancı Tanıklar Kahvesi romanı biraz dağınık gibi değerlendirebilirsiniz. Fakat okurken hiç sıkılmayacağınızı söyleyebilirim. Muhsin’in iç dünyasına girdiğinizde kendi iç dünyanızdan da kesitler bulabilirsiniz.

Sonbahar filmi,harika bir müzik,müthiş doğa güzellikleri,oyuncuların performansı,acıyı ve aşkı yoğun duygulara kapılarak izleyeceğinize eminim.

  




Bize Ulaşın