|
|
YALAN!
İş hayatında en çok yalan söylemek zorunda kalan kişilerin sekreterler olduğu
bilinen bir gerçektir. Bunun sebebi, özellikle yöneticimizin adına başkalarıyla
iletişim içinde olmamızdır. Yöneticimiz ile diğer çalışanlar arasında,
yöneticimiz ile diğer yöneticiler arasında, yöneticimiz ile özel hayatındaki
kişiler arasında, yöneticimiz ile yöneticisi arasında hep bir köprü görevi
görürüz.
Yöneticilerimiz görüşmek istemedikleri kişileri belirtip kenara çekilirler,
sonrası bize aittir. Ayrıca habersiz, randevusuz gelen konuklar ile ilgilenmek,
onları organize etmek...
En sık rastlananı da yöneticimizin bir hatasını üstlenmemizdir.
Bize vermeyi unuttuğu bir yazı gecikmiştir. Genel müdür kızmasın diye topu bize
atar, “Hala yazmadın mı?” Der, Biz de “Siz bana yazıyı vermediniz ki” Demek
yerine “Üzgünüm, hemen yazıyorum” gibi bir şey söyleriz. Halbuki yazıyı
görmemişizdir bile.
İşte böyle durumlarda vücut dilimizi kontrol altına alabilirsek, karşımızdaki
kişinin bize güvenmesini sağlar ve görevimizi çok daha iyi yapmış oluruz. Daha
da önemlisi vücut dili ile yalan söylemeyi çözersek karşımızdaki kişinin de bize
yalan söyleyip söylemediğini çok kolay anlarız.
Vücut diliyle yalan söylenebilir mi?
Bu soruya verilecek yanıt; ana hareketler, vücudun mikro işaretleri ve söylenen
sözler arasında ortaya çıkacak uyum eksikliğinden dolayı “hayır” olacaktır.
Örneğin, açık avuçlar dürüstlük gösterir ama karşınızdaki yalan söylerken
avuçlarını açıp size gülümsese bile mikro hareketleri onu ele verir.
Gözbebekleri küçülebilir veya ağzının köşesi seğirebilir ve bu işaretler açık
avuç hareketi ve içten gülümsemeyle çelişir. Sonuç olarak karşısındaki,
söylenene inanmama eğilimi gösterir.
Yalanları örtbas etmek için vücudun başka herhangi bir yerinden daha sık olarak
yüzümüzü kullanırız. Örtbas edebilmek için gülümsemeler, kafa sallamalar ve göz
kırplamalar kullansak da maalesef vücut işaretlerimiz burada da doğruyu söyler
ve yüz işaretlerimizle vücut hareketlerimiz arasında bir uyuşmazlık ortaya
çıkar.
Yalan söylemeyle ilgili zorluk, bilinçaltı zihnimizin otomatik olarak çalışması,
sözel yalanımızdan bağımsız olarak hareket etmesi ile vücut dilimizin bizi ele
vermesidir. Çok ender yalan söyleyen insanların ne kadar inandırıcı olurlarsa
olsunlar kolayca yakalanmalarının nedeni de budur. İşi sebebiyle sık yalan
söylemesi gereken kişiler hareketlerine iki yolla incelik kazandırabilirler.
Birincisi; yalan söylerken doğru olduğunu hissettikleri hareketlerle pratik
yapabilirler. Ancak çok uzun süre sonunda ve sayısız yalan söyleyerek pratik
yaptıktan sonra başarılı olabilirler. İkincisi ise; yalan söylerken hiçbir
olumlu ya da olumsuz hareketi kullanmayacakları şekilde çoğu hareketi ortadan
kaldırabilirler ama bu da çok zordur.

|
|