Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

UTANGAÇ SOSYAL HİZMET, RADİKAL BİR MESLEK OLABİLİR Mİ? YA DA SESSİZLİK SAĞLIK DEĞİLDİR; O ZAMAN YAŞASIN SOSYAL HİZMET! YAŞASIN ONURLU BİR DÜNYA!...
 Sosyal Hizmet Uzmanı Aziz ŞEKER
Sitemiz Yazarı
Yazarımızın yayınları hakkında görüşlerinizi ve yorumlarınızı
     shuaziz@gmail.com ulaştırabilirsiniz.

   Sessizlik sağlık değildir…

Değerleri boşaltılan bir sosyal hizmet felsefesinin gereklilik duyduğu impetus; yaşamı değiştirmek adına reel bir reflekstir. Ve 21. yüzyılda Türkiye’de; Sosyal hizmet tanımlanmalıdır. Sosyal hizmet praksisinin yönünü çizmek artık zorunluluk olmuştur. Bunu da bir mücadele / hak talep etme kanalına çekmek gerekmektedir. Sosyal hizmet, değerleriyle, dünyaya bakarken, kendi dinamiğini açık açık nasıl somutlaştırması gerektiğine karar vermeli ve bunu da dikkat çeken tonlamalarla artık anlatmaya / hayata aktarmaya başlamalıdır. Çalışmalıdır... Bu nedenle sessizlik sağlık değildir…



21. yüzyılda sosyal hizmetin kimlik olarak radikal bir tutum geliştirmesi toplumsal sorunlarla mücadelede nasıl bir çözüme katkı sağlayabilir. Elbette birçok toplumsal sorun karşısında bir ezber bozma süreci başlatabilir. Birçok insanlık suçu toplumsal duyarlılığın duvarına çarpıp dağılabilir.

Sokak çocukları, “çocuk hayat kadınları” ötekilerin yaşam olanakları vb. toplumsal sorun grupları öyle baş ağrıtan sosyal konular ki, uğraşanı değil yalnızca, bu olgular hakkında az ya da çok bir şeyler bilen insanları da derin bir vicdani sorumluluk altına ister istemez sürüklüyor. Belirlenecek tutum, bunun yani vicdani sorumluluğun dışa yansımadır.

Günümüzde sosyal hizmet, sosyal hukuk devletinin normlarıyla hemzeminken, onunla uygulanamadığı için ve dönemsel sorunlarından dolayı, insanlığın onursal değerleri açısından eleştirilecek düzeyde problemler yaşamaktadır. Tutumsuz bırakılmıştır.

Sosyal hizmet içinde hiçbir grup ayrıcalıklandırılmamalı… Hedef kitlesinin özelliği sosyal hizmeti bütünsel kılmaya yetiyor ki de... Ama şu da var ki, sosyal hizmette 21. yüzyılda Türkiye açısından “anlaşılması gerekenler” de bilinmelidir. Sosyal hizmet dünya ölçeğinde sosyal hukuk devletinin, laik demokratik cumhuriyetin toplumsal öğelerinin içeriğinde olan en önemli sosyal mesleklerden birisidir. Yine her koşulda Türkiye insanı da gereksinim duyduğu sosyal hizmet mevzuatını yurttaş olarak bilmelidir. Bu zeminde hak talebinde bulunurken ancak daha işlevsel sonuçlara ulaşabilir. Bunu tam anlamıyla anlatmayan sosyal hizmet profesyoneline karşı da durmalı, sosyal hizmet statükosunu eleştirmeli ve de akabinde, değişimi için de kıvrak çağ yurttaşı gibi davranmalıdır. Bu, birçok yönüyle toplumsal gerçeği ilgilendiren toplumsal olgulara sistem dışından bakma yürekliliğini gerektirir.

Örneğin “insan haklarını” önyargısız savunmak konusunda sosyal hizmet çağımıza kadar hep sonuçlarla ilgilenmiş ve bu nedenle hep “tutucu” kalmıştır. Dolayısıyla sosyal hizmet öncelikle kendi gerçekliğine kendini inandırmalıdır. Çünkü artık sosyal hizmet meslek ve disiplin olarak alternatifsiz değildir. Eşitlik ve özgürlük olanaklarının artırımında / yaygınlaşmasında / mücadelesinde kendisinden bekleneni verebilecek yeterlilikte bir aktör olamamasına rağmen. Çağın toplumsal sorunları karşısında çağdaş diyalektik bir değerler dizgesi üretememiştir. Kendisinden vazgeçmiş gibidir. Şu yıllarda bir paylaşıma sunulmuş gibidir.

Sosyal hizmeti aşmak! Yalnızca sorgulamak değil, doğru kurgulamak, onu çağın yıpranan yüzüne yansıtmakla mümkündür.

Özgürlük, eşitlik sorunsalının çözümlenmesi toplumsal muhalefetin odaklaştığı bir toplumsal değişim / gelişimle mümkün olabilir. Sosyal hizmetin radikalleşmesi öyle görünüyor ki, sistemin iyileşmesi için sosyal bir hap / uyuşturucu rolündedir. Sistemin yaralarına merhem olmaya da bir çay ve kraker sunumudur özce. Sosyal hizmetin “radikalleşme eğilimi” asla ekonomik-politik bir yön almamıştır. Dolayısıyla söylem dışında apolitik tavır takınmamıştır. Öyle ki, söylem dışında apolitik bir meslektir. Ki, toplumsal da şu görünümüyle bu süreci desteklemekte / beslemektedir. Sosyal hizmet bu nedenle ne olsa gider tarzında bir metafor olmuştur.

Yeni bir sosyal hizmet tasavvuruna gerekseme var. Yerelleşmeyi savunduğumuz da çıkmasın bundan. Feodalitenin doğru manasıyla çözümlenmediği bir coğrafyada yerelleşmeyi savunmak “gerçeğin” inkârıyla eştir. Değerleri boşaltılan bir sosyal hizmet felsefesinin gereklilik duyduğu impetus; yaşamı değiştirmek adına reel bir reflekstir.

Ve 21. yüzyılda Türkiye’de;

Sosyal hizmet tanımlanmalıdır.

Sosyal hizmet praksisinin yönünü çizmek artık zorunluluk olmuştur. Bunu da bir mücadele / hak talep etme kanalına çekmek gerekmektedir.

Sosyal hizmet, değerleriyle, dünyaya bakarken, kendi dinamiğini açık açık nasıl somutlaştırması gerektiğine karar vermeli ve bunu da dikkat çeken tonlamalarla artık anlatmaya / hayata aktarmaya başlamalıdır. Çalışmalıdır...

Yoksa kestirmeden can sıkan bir dışavurumu şu şekilde yapıp köşeye çekilebiliriz. Yani; “sosyal hizmet felsefesi, 12 Eylülleşti” diyebiliriz. Bu nedenle sosyal hizmetle yakından uzaktan başlangıç ya da sonuç olarak ilişkide olan her aktör, posizyonunu nasıl alması gerektiğini belirlemelidir. Yoksa sosyal hizmet bilgisini üretmek adına bir savaşım içinde olmaya, hiç gerek yok. Zaten sosyal hizmet ötelerden beri kendisini yeniden üreten bir özelliğe sahiptir ki, olmayan bir şeylerin peşinden sürüklenmesinin de hiç gereği yok. Beyhude aranır yoksa sosyal hizmet!…

Çığırından çıkmış sonu gelmiş rezilleştirilmiş dünyaya; dur demek için yeterli olmasa da gerekli bir tokattır sosyal hizmet… Her sosyal hizmet uzmanı bu tokadı hakkıyla savurmalıdır onurlu bir dünya kurmak adına… Yaşasın sosyal hizmet! Yaşasın onurlu bir dünya kurma mücadelesi!...