|
|
Hayat, herkesin kendince yazıp oynadığı bir
filimdir.
İnsan bu filmi ancak, kendine verilen süre kadar oynayabilir…
Ne kısaltmak mümkündür nede uzatmak…
Bu filmin konusu, başı ve sonu önceden bellidir ama kimse bilmez. Verilen
rolü oynar sadece. Oynarken de dikkat edeceği kurallar vardır. Ya kurallara
uyar reyting yapar, ya da başına ne gelirse katlanır.
Her aktörün ayrı ayrı rolleri bulunur hayat filminde. Kimi mutluyu, kimi
dertliyi, kimi zengini, kimi fakiri oynar bu film karelerinde.
Bazen de her ikisini oynamak zorunda kalınır rol gereği… Bu rolü ise sadece
iki karakterli insanlar oynayabilir. Hep olduklarından farklı görünürler.
Sadece oynamak için oynarlar rollerini. Kuralları görmezlikten gelip
rollerinin dışına çıkarlar kimi zaman. Ama yine el üstünde tutulan onlardır
hep...
Hakkımı vererek oynayanların çabası perde arkası kalır. Çabalarının maddi
değerlerini alsalar bile manevi zevkine asla ulaşamazlar.
Seyircilerde hayat filminde başroldeki oyuncuları izlemekten zevk alırlar.
Çünkü çıkarları vardır film karelerinde... Asıl izlenmesi gereken
karakterleri gözleri görmez asla... Sadece yanında bulundukları zaman
ilgilenilirler onlarla... Uzaklaşınca unutulurlar.
Kim mi onlar..!
Engellerinin elverdiği kadar hayat filmini oynamaya çalışan engelli
oyuncular…
Bende bu oyunculardan birisiyim. Amacımız reyting kırıp altın portakal ödülü
almak değil. Tek arzumuz engellerimizi kırıp hayata engelsiz bağlanmaktır.
Hak ettiğimizden fazla değer verilmesini istemeyiz ama yanımızda olmasanız
bile hatırlanmak isteriz.
Hiç olmazsa 03 Aralık (Dünya Engelliler Günü) hatırlanmak, Gönlümüzdeki
sinema salonuna misafir olmanızı isteriz o gün.
Maalesef diğer özel günlere verilen değeri asla vermezsiniz bizim
günümüzde...
14 Şubat (Sevgililer Günü) gelmeden bir hafta önce hazırlıklara başlanır,
mağazalar da, marketler de o güne özel hediyelerin fiyatları düşer.
Reklâmlar da bile o güne has yenilikler sunulur.
Televizyonda sokak röportajları yapılır halka sorulur “sevgilinize, eşinize
ne aldınız?”… Haberlerin önemli bir bölümü günün önemini belirtmekle geçer.
Sanki sevgimiz bir gün den ibaretmiş gibi…
Yılbaşında da bu böyledir. O günün özel yemeği olarak düşünülen hindi
fiyatlarını düşürürler. Ama hindide habersiz her şeyden… O’da kendisine
biçilen rolünü oynar hayat filminde... Bilmez insanoğlunun birkaç dakikalık
zevki için hayat filminin son bulacağını.
Bense yeni yılımı hep doğum günümde kutlarım. Çünkü o günümde bir yaş yılımı
geride bırakıp yeni yaşımla yeni yılıma girerim.
Yukarıdakiler kutladığımız çoğu zaman içi boş özel günlerden sadece ikisi
hayat filmimizde.
Demek istiyorum ki…
Biz engellilerde hatırlanmak istiyoruz. İzlenmek istiyoruz gönül
salonlarımızın doldurulmasını arzuluyoruz. Hiç olmazsa 3 Aralık Dünya
Engelliler Gününde…
Her zaman olmasa da sadece o gün için akülü ve tekerlekli sandalyelerin
fiyatlarında indirime gidilmesi düşünülemez mi?
İşyerinde amirler, Okullarında öğretmenleri ve Yöneticileri, Ya da
devletimizin Temsilcileri bir karanfil ya da gülle gönül kapımızı çalamazlar
mı? Yalnız başımıza oynadığımız bu filmde rol alamazlar mı?
Bu dünyalık filmimizde yanımızda rol almayanlar, öteki dünyada isteseniz de
oynamaya bilirsiniz…
Bugün filmimizde başrol oynamak elinizde, yarın figüran bile
olamayabilirsiniz…
|
UYARI!
©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.
|
|