|
|
TÜRKİYE'DE HALKLA İLİŞKİLERİN GELİŞİMİ
Türkiye'de halkla iliskiler bir yönetim fonksiyonu olarak bilinçli,
örgütlü çabalar biçiminde 1960'li yillarda ve önce kamu yönetiminde
görülmeye baslanmistir.34 Cumhuriyet döneminde, devlet-vatandas iliskileri
çok partili hayata geçilmesinden sonra, hükümet programlarinda, idari
reform çalisma raporlarinda, kalkinma planlari ve yillik programlarda
önemli bir yer tutmustur. Cumhuriyetin kurulusundan, çok partili hayata
geçilen 1946 yilina kadar görev yapan hükümetlerden, yalnizca 1 Kasim
1946'da göreve baslayan Celal BAYAR Hükümetinin programinda polisin halkla
iliskilerine dair bir hüküm yer alirken, iktidarin demokratik seçimlerde
halkoyu ile degismesi gerçegi karsisinda, devlet-vatandas iliskileri daha
fazla sorgulanir hale gelmis ve 1946'dan sonra görev yapan pek çok
hükümetin programinda devlet-vatandas iliskilerine dair görüs ve hedeflere
yer verilmistir. Örnegin, 1 Eylül 1947'de göreve baslayan I. Hasan SAKA
Hükümeti'nin programinda, "Cumhuriyet rejiminin baslica gayesi idare
teskilatinin halkin menfaatlerinin hizmetinde olmasidir. Bu bakimdan bütün
idare ve emniyet teskilatimizin kanunlari tatbik ederken, vazifelerini
yaparken, bu zihniyetle hareket ederek halkla iyi muamelede bulunmalari
lüzumunda israrla duracagiz"35 ifadeleri yer alirken, 9 Mart 1951'de
göreve baslayan II. Adnan MENDERES Hükümeti'nin programinda konuyla ilgili
su satirlar bulunmaktadir. "Içisleri prensibimiz, bütün idare cihazini
halkin hizmetine vermektir. Bununla kastettigimiz mana, idare cihazimizin
demokratlasmasidir."36 1962 Yilinda hazirlanan Merkezi Hükümet Teskilati
Arastirma Projesi (MEHTAP) Raporu'nda, "devlet kuruluslarinin her
kademesindeki çalismalarda ve kararlarin alinmasinda, halkla yakin temas
saglanmasinin" zorunlulugu dile getirilip, Türk kamu yönetiminde çesitli
kademelerdeki her kurumun, kendi yapisina uygun biçimde halkla iliskiler
ve dinleme teknikleri kurmasi önerilmektedir. 1965'te "Idareyi ve Idari
Metotlari Yeniden Düzenleme Komisyonu"çalismalari çerçevesinde, "Merkezi
Idarenin Tasra Teskilati" ile ilgili olarak Arif PAYASLIOGLU tarafindan
yapilan arastirmaya göre, yönetim-halk iliskilerinde kimi aksakliklar
sözkonusudur ve bunlar araci koyma, kayirma, dogrudan ilgili kimse yerine
daha üst düzeydeki görevlilere basvurma, rüsvet ve asilsiz ihbar ve
sikayetler gibi olumsuz sonuçlar dogurmaktadir. Arastirmada, bir yandan
yönetim halk iliskilerini güçlestiren sorunlarin çözümüne çalisilirken,
bir yandan da bu çalismalara kosut olarak yönetimin varolan olanak ve
kosullar içinde halkla iliskilerini "daha sistematik ve iyi bir sekilde"
düzenleme yollarini aramasi geregine deginilmektedir.37 1971 yilinda
hazirlanarak zamanin hükümetine sunulan "Idari Reform Danisma Kurulu
Raporu"nda, halkla iliskiler ve enformasyon hizmetlerini yerine getiren
kurulus ve birimlerin genellikle yeterli ve etkin olmaktan uzak bulundugu,
bakanliklarda ve gerekli görülen öteki kuruluslarda bas yöneticiye bagli
olarak halkla iliskiler ve enformasyon birimleri kurulmasi gerektigi
belirtilmekte, Basin-Yayin Genel Müdürlügü'nün "Devlet Enformasyon
Teskilati" adi altinda Basbakanliga bagli olarak yeniden örgütlenmesi ve
kuruluslarca yerine getirilen halkla iliskiler ve enformasyon hizmetleri
arasinda koordinasyon saglanmasi öngörülmektedir.38 Nihayet, 1991'de
tamamlanip yayinlanan " Kamu Yönetimi Arastirma Projesi" (KAYA) "Genel
Raporu" nda, halkla iliskiler hizmetlerinde merkezi düzeyde koordinasyon
saglamak üzere Basin-Yayin ve Enformasyon Genel Müdürlügü'nün Devlet
Enformasyon Baskanligi'na dönüstürülmesi, bakanlik ve kurum sözcülügü
uygulamasinin getirilmesi, kamu kuruluslarinda halkla iliskiler uzman
yardimciligi ve uzmanligi seklinde istihdam imkanlarinin düzenlenmesi gibi
önerilere yer verilmektedir.39 Ayrica, 7'nci Bes Yillik Kalkinma Plani ÖIK
Raporu'nda da halkla iliskiler ve enformasyon hizmetlerinin
yürütülmesinden sorumlu Basin Yayin ve Enformasyon Genel Müdürlügü'nün
görevleri genisletilerek Devlet Enformasyon Merkezi'ne dönüstürülmesi ve
bu merkezin; "Devletin halkla iliskiler ve enformasyon politikasi ve
hükümet stratejilerinin saptanmasi ve uygulamalarin sonuçlarinin takibi,
Merkezi düzeyde alinan karar ve uygulamalar konusunda kamuoyunun
aydinlatilmasi, bunlara tepkilerin saptanmasi ve degerlendirilmesi, Kamu
örgütlerince yürütülen halkla iliskiler ve enformasyon hizmetleri arasinda
koordinasyon saglanmasi, teknik ve standartlarin gelistirilmesi,
yurttaslik bilincini gelistirecek ve önemli konularda uzlasma zemini
olusturacak sekilde karsilikli etkilesimi arttirici danismanlik
hizmetlerinin saglanmasi ve gelistirilmesi, Devletin çesitli konulardaki
politikalarinin yurt içinde ve yurt disinda benimsetilebilmesi için
propaganda, istihbarat ve izleme çalismalarinin yapilmasi." konularinda
görev üstlenecegi vurgulanmaktadir. 40 Kalkinma planlari ve yillik
programlarda da devlet vatandas iliskileri, kamu yönetimi -halk iliskileri
önemle ele alinmistir. Daha Birinci Bes Yillik Kalkinma Plani'nda, "halkin
hizmetlere gönüllü katilma isteginin tesvik edilecegi ve
degerlendirilecegi, kamu kurumlari ile halkin temas ve isbirliginin
gelismesi ve daha verimli duruma getirilmesinin saglanacagi"
belirtilmektedir.41 Birinci Bes Yillik Kalkinma Plani, konuya ayrica
"Toplum kalkinmasi" baglaminda da yer vermis, yillik programlarda da
uygulamaya iliskin öneriler yer almistir. Örnegin, 1967 Yili Programi'nda,
"Islemcilikle savasta Türkiye ve Ortadogu Amme Idaresi Enstitüsü'nce
yapilan çalismalar daha yogun ve yaygin hale getirilecektir. Halkla
münasebetlerin diger kuruluslara göre daha sik oldugu Içisleri, Maliye,
Milli Egitim, Saglik ve Çalisma Bakanliklarinda muamele usullerinin
kolaylastirilmasina öncelik verilecektir." seklinde bir tedbir yer
almaktadir.42 Yine Besinci Bes Yillik Kalkinma Plani'nda "Devlet-vatandas
iliskilerinin saglikli biçimde olusmasini saglamak amaciyla vatandasla
devlet arasinda karsilikli bilgi akimini saglayacak organizasyona iliskin
tedbirler alinacaktir." hükmü yer alirken, Altinci Bes Yillik Kalkinma
Plani'nda "Devlet-vatandas iliskilerinde vatandasin beyani esas alinarak
idari usul ve islemler sadelestirilecektir. Islemlerle ilgili olarak
vatandasa ve kamu görevlilerine yönelik rehber kitaplar hazirlanacaktir."
seklinde bir tedbire yer verilmektedir.43 Genel olarak, kalkinma planlari
ve yillik programlarda, kirtasiyeciligin azaltilmasi ve devlet
hizmetlerinin yerine getirilmesinde halkin isbirliginin saglanmasi,
devlet- vatandas iliskilerinde temel amaçlar olarak ele alinmaktadir.
Bilimsel arastirmalar ve resmi metinlerde yer alan görüs ve önerilerin tam
olarak hayata geçirildigini söylemek mümkün olmamakla birlikte, 1960'dan
sonra, kamu kuruluslarinda halkla iliskiler hizmetleri veren çesitli
birimler kurulmaya baslanmis, basin-yayin yüksek okullarinda (iletisim
fakülteleri) halkla iliskiler bölümleri açilmis ve bu alanda ihtiyaç
duyulan nitelikli personel yetistirilmesi amaçlanmis, halkla iliskilerle
ilgili yayinlar artmis, bu konularda kamu ve özel kuruluslara hizmet veren
özel sirketler kurulmaya baslanmistir. Ancak, bütün bu çabalarin ve
gelismelerin yeterli olmadigi; Türkiye'de devlet-vatandas iliskilerinin,
kamu yönetimindeki halkla iliskiler hizmetlerinin tatmin edici bir düzeyde
ve çagdas bir kamu yönetimi sistemine yakisir bir anlayisla yürütülmesi
için, bilimsel arastirmalardan destek alan, kamu yönetiminde etkinlik ve
verimliligi hedefleyen yeni politika ve örgütlenmelere ihtiyaç
bulunmaktadir.
Derleyen: Bülent BAYRAMIÇ

|
|