|
 |
|

TÜRKİYE’DE HUKUK SİSTEMİNİN ÇOCUKLAR AÇISINDAN ÖNEMİ ÜZERİNE
AVUKAT TÜRKAY ASMA İLE BİR SÖYLEŞİ
(Ankara 2006) |
Aziz ŞEKER: Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
Türkay ASMA: Ben bir Avukatım mesleğimde 40 yılı geride bıraktım.
Bunun 30 yılını çocuk haklarıyla uğraşarak geçirdim. Çocuk suçluluğu
konusunda lisans üstü çalışmalarım var.
Aziz ŞEKER: Çocuk haklarının düşünsel temellerini ve biçimlenmesine
etki eden koşullardan söz eder misiniz? Ne tür gereksinimler çocukların,
yetişkinlerin hukuk sisteminden ayrılmasını zorunlu kıldı?
Türkay ASMA: Hep neden çocuk hakları diye düşünüyoruz. İnsan
hakları var iken ayrı bir çocuk hakkından bahsedilmesi yadırgana bilir.
Ancak konunun temeline inersek insan haklarının uygulanması, hayata
geçirilebilmesi hakları verilerek yetiştirilen çocuklarla mümkündür.
Şiddet gören, aşağılanan terk edilen, istismara uğrayan, eğitilmeyen
çocuklardan oluşan bir sistemde sağlıklı hoşgörülü insan haklarına saygılı
bireylerden bahsedemeyiz. Bu nedenle çocuk haklarının temeli olan; yaşam,
korunma, gelişim ve katılım haklarına dayalı çocuklar yetiştirmeliyiz. Bu
hakları ihlal edilen çocuklar suça sürüklenmekte başka bir deyimle kanunla
ihtilafa düşmektedirler. Çocukların hukukla tanışmasında bizim onlara
vermemiz gerekenleri vermememiz, yapmamız gerekenleri yapmamamız
yatmaktadır. Bu eksiklikleri gidermek için onlara pozitif ayrımcılık
uygulayan, onları yeniden kazanmamıza yardımcı olacak hukuk sistemi
oluşturmak zorundayız.
Aziz ŞEKER: Hukuk, çocuğu anlam ve içerik olarak nasıl korur? Hukuk
sisteminin çocuk sorunuyla ilgili referans alması gereken kaynaklar? Hukuk
sistemi bunlardan yeterince yararlanalabiliyor mu?
Türkay ASMA: Hukuk, çocuğu hakları olan bir birey olarak kabul edip
korumaya almalıdır.
-Hukuk sistemimizin kaynağı,
-Uluslararası sözleşmeler. Bunlar BM. Sözleşmeleri ve Avrupa Sözleşmeleri
olarak 2 grupta toplanır.
-BM. Temel ilkeleri tavsiye kararları Beejing kuralları Riad kuralları,
Havana kuralları gibi,
Ulusal yasalar çocuk koruma yasası Türk medeni yasası, TCK CMK denetimli
serbestlik yasası gibi,
Hukuk sistemimiz bu yasalardan yararlanamıyor.
Bunun 3 nedeni var.
1-Yasaların öngördüğü alt yapılar Devlet tarafından kurulmamış ve
yapılandırılmamış.
2-Hukuk sistemimizde görev alan Hakim-Savcı-Avukat ve uzman gibi
profesyonellerin okuma öğrenme alışkanlıklarının olmaması,
3-Çocuğu değerli bir birey olarak görme alışkanlık ve tutumlarının
gelişmemiş olması.
Aziz ŞEKER: Türkiye’de hukuk sisteminin durumunu göz önüne alarak,
oturmuş bir çocuk hukuk sisteminden söz edebilir miyiz? Çocuğa yönelik
önlemler var mı? Türkiye’de öncelikler neler üzerine kuruluyor?
Türkay ASMA: Kayıt üzerinde gelişmiş ülkelerin çocuk hukuk
sistemlerine yakın ilkeler ve kurallar var. Ancak oturmuş bir hukuk
sistemimizin olduğunu söyleyemeyiz. Çocuk hakları sözleşmesi paralelinde
TMK çocuk koruma yasası TCK CMK’da yapılan değişikliklerden bir çok
uygulayıcının hala bilgisi yok. Yargı Mercileri bu konudaki görevlerini
doğru düzgün yapmadıkları gibi SHÇEK de görevini yasalara uygun biçimde
yapmıyor.
Aziz ŞEKER: Toplumsal yapımıza dönüp baktığımızda toplum belleğinde
henüz tamamen yüzleşilmeyen, hesaplaşılmayan bir konun da çocukluk
olduğunu görüyoruz. Türkiye’de çocuğa bakış açısı zihinlerde nasıl
şekilleniyor? Toplumsal sorumluluk “sosyal etiğin” gerisinde mi kalıyor?
Türkay ASMA: Toplum belleğinde çocuk hala bir birey olamadı. O ya
ailesinin ya da yaşadığı çevrenin malı, onu düşündüğümüz kafamızda
şekillendirdiğimiz şekilde koruyoruz. Döverek, azarlayarak terbiye
ediyoruz. Yasaklar koyarak eğitiyoruz. Görüşünün ve kişiliğinin hiç önemi
yok. Biz biliriz o bilmez sanki bakış açısına sahibiz. Bu bakış açısı ve
buna dayalı davranış biçimi değiştirilmedikçe toplumsal sorumluluğun
gelişmesi ve paylaşılması mümkün olmayacaktır.
Aziz ŞEKER: Türkiye’de çocuk hukuku bütünlüğünde bir ders Hukuk
fakültelerinde okutuluyor mu? Çocuk refahı alanındaki devlet politikasının
durumu? Ve çocuk adalet sistemi, hukuk sistemi içinde hak ettiği önemi
görüyor mu?
Türkay ASMA: Türkiye’de çocuk hukuku bütünlüğünde bir ders
Türkiye’de Hukuk Fakültelerinde hala okutulmuyor. Bu dersin sadece çocuğun
hukuku ile ilgili olmaması, onunla iletişim kurma, görüşünü alma, görüşüne
saygı duyma, yararı ve yararını öncelikle koruma ilkelerine de dayanması
gerekiyor. Çocuk refahı konusunda bir devlet politikası yok, sadece
Cumhuriyetin ilk 10 yılında devletin bir çocuk politikası olmuştur. Ondan
sonra Devletin çocuk refahı konusundaki hareketi günü geçiştiren
kararlardan öteye geçmemiştir. Türkiye’de genel Hukuk sistemi reforma
muhtaç, eksik aksak ve adil olmayan bir sistemdir. Bunu devletin ve
toplumun özellikle adalet sistemine giren çocuğa bakış açısıyla
birleştirirsek başlı başına ciddi ve çocuk yararına işleyen çocuk Adalet
Sisteminin var olduğunu söyleyemeyiz.
Aziz ŞEKER: Son yıllarda Hukuk alanında gözlemlenen değişiklikler
söz konusu… Türk Ceza Kanunu, Çocukları Koruma Kanunu vb. önemli
değişikliklere gidildiği belirtilmekte. Özde çocuklarla ilgili ne tür
değişiklikler yapıldı? Sizce istenilen düzeyde bir değişikliğe gidildi mi?
Değişimi içselleştirecek yoğunlukta bir süreç yaşanıyor mu? Yasal-Örgütsel
yapı gerekli olanaklar barındırıyor mu? Örneğin, gizlenmesi ahlaki bir
sorumluluk haline getirilmiş olan “istismar”la göz göze gelebilecek bir
olgunluğa ulaşacak mı toplumumuz?
Türkay ASMA: Hukuk sistemimizde Avrupa uyum yasaları gereği son
derece olumlu değişiklikler yapılmıştır. Değişiklikler oldukça olumludur.
Ancak değişiklik içselleştirilmedi. Lüks bulunuyor ve uygulanmıyor.
İstismar özellikle ensest Türkiye’nin yoğunlukla yaşadığı ama aynı
yoğunlukla inkar ettiği bir olgu bununla toplum olarak, devlet olarak,
Adalet sistemi olarak yüzleşmek ve kabullenmek zorundayız.
Başka türlü medyatik bir iki vakanın üstüne gidilip bu insanları asalım,
öldürelim vs. ile sorunu çözemeyiz. Bu olaylarla yüzleşmediğimiz sürece
çocuklarımız geleceğin tacizcisi ve psikolojik sorunlarla boğuşan
bireyleri olarak karşımıza çıkacaktır.
Hiçbir zaman sağlıklı bir toplum olamayacağız.
Aziz ŞEKER: Suça itilmiş çocuklar, sokak çocukları, vb. çocukluğu
yok sayan yaşam olayları konusunda devletin, “sosyal tutum”u sizce yeterli
mi? Devletin bu çocuklarla ile ilgili olarak yapması gerekenler… Sokakta
yaşayan ve çalışan çocuklarla ilgili yasal mevzuata dönerek yüzümüzü,
çocuk haklarının geliştirilmesine dönük sosyal ilişkilerin düzenlemesi
hangi dokulanışta yer edinirse genişleyen bir deneyim alanını beraberinde
getirebilir?
Türkay ASMA: Ne suça itilmiş, ne sokak çocukları, ne de ensest
mağduru çocuklarımız için devletin sosyal-adil bir tutumu yok. Devletin
bunları topluma kazandırmak amacı ve niyeti de yok.
Devlet, bu çocuklarla ilgili olarak kökenine inip sorunları çözmekle işe
başlayacak; tüm bunların kaynağında şiddet yatmaktadır.
Çocuk ve eğitimsiz çocuk dünyaya getirme yatmaktadır.
Devletin bir nüfus planlama programı ve eğitimi yapması gerekirken aksini
yapıyor.
Devletin ailede-okulda-sokakta medyada şiddeti önlemesi gerekirken
bilgilendirme, denetim ve müdahale görevlerini yapmayarak bunu önlemiyor.
Ensesti adeta seyrediyor.
Bunlar yaşanırken suçlu çocuğu sokak çocuğunu ortadan kaldırmamız mümkün
değildir.
Yasalara konulan bazı hükümlerle suç işledikten, çocuk sokakta yaşamaya
başladıktan sonra yapılacak işlemlerin işe yarayacağına inanıyorum.
Aziz ŞEKER: Sivil toplum kurumlarının hukuk alanındaki rolünden söz
edelim biraz. Çocuk adalet sistemi alanında sivil toplum örgütlerine düşen
görevler? Türkiye’de örgütlenmeleri hangi düzeyde?
Türkay ASMA: Çocuk adalet sisteminde Barolar çocuk hakları
kurulları etkin hizmet sunuyor.
Bazı sivil toplum örgütleri çalışıyor. Ancak Devletin sivil toplum
örgütlerinin çalışmalarını içselleştirdiğini söyleyemeyiz.
Ekonomik yönden güçsüz olan bu örgütlerle çocuk adalet sistemine yeterli
bir katkı sunulamaz.
Aziz ŞEKER: Çocuk refahı alanında; çocuk adalet sisteminde çalışan
sosyal meslek elemanlarına 21. yüzyılın şu ön yıllarında, alanda yaşanan
sorunlardan yola çıkarak neler iletmek istersiniz?
Türkay ASMA:
-Çocuğun birey olarak kabul görmesi,
-Yararının ön planda tutulmasını,
-Katılım, görüşlerini ifade edebilme ve görüşüne saygı duyulduğunu
hissetmesini sağlayacak davranışlar sergilemesini,
-Sürekli öz güvenini yükseltecek, şiddetten, istismardan, ben senden iyi
bilirim havasında uzak düzgün bir iletişim bağı kurmasını öneririm.
Aziz ŞEKER: Teşekkürler Sevgili Türkay ASMA…

|
|