Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE 

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap / Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 


 TÜKETEREK
Av. Arzu Besiri / Sitemiz Yazarı
İstanbul Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Yüksek Lisans Öğrencisi
arzubesiri@yahoo.com.tr


      Hayatımızda her şeyi tüketerek yaşıyoruz, tabi ki tüketeceğiz ama bu kadar kısa sürede değil. Tüketmeden yerine ne yenisi gelir ne de başka bir şey olur. Daha eskimeden her şeyin yeni modeli çıkıyor ve yenisi alınıyor. Fakat benim asıl anlatmak istediğim; sevgileri nasıl tükettiğimiz. Sözüm ona sevgi adı altındaki yeni ilişkilerde de durum aynı. Hangi kız daha güzelse, hangi erkek daha yakışıklıysa gitsin eskisi gelsin yenisi. Şimdilerde herkes daha üçüncü güne bile kalmadan birbirini seviyor, ta ki bir şeyler paylaşana kadar, sonrada hoşça kal. Gelsin yeni sevgili. İşte bu trajik durum toplumun bütün değer yargılarını alt üst ediyor ve sevgi zannedilen egoların esiri olunmasını sağlıyor. Sevgi kisfesi altında ki istekler sevgiyi tüketiyor. Egoların esiri olunmuş ya, bakılmıyor artık kişinin iyi meziyetlerine. Nerede kaldı sevdiğinin derdine ortak olmak, iyilik, hoşgörü, iffet? Böyle olmayan kişileri tenzih ederim ama özellikle gençler arasında yaşanan son durum bu. Sonrada dizilerde yaşanan çarpıklıkları kınarız. Bu çarpıklıklar zaten hayatın içindeydi, sadece daha görünür oldu ve ahlaki, insani çöküşümüzü hızlandırdı. Çünkü yanlışlıklar model alındı. Ben de dizilerde yanlış mesajlar verilmesine ve her şeyin çok normal, mübahmış gibi sunulmasına karşıyım. Hakkın, hukukun, ahlakın pervasızca çiğnendiğini görmek beni çok üzüyor. Hatta o yanlış işleri yapan karakterleri canlandıran oyuncular o kadar yakışıklı ve güzel ki yanlışlıklar bile hoş görünüyor. Sorarım size; 29 yaşındaki ben dizi karakterlerinden etkilendikten sonra daha onlu yaşlarda ki gençler etkilenmez mi, onları özellikle canlandırdıkları karakterlerin yaşantılarını örnek almaz mı? Peki daha küçük çocuklar, onların belleklerine bu durum işlemez mi?

      Şu anda topluca şikayet var. Kızlar diyor; beraber olunacak, evlenecek erkek yok, egolarını tatmin peşindeler sadece. Erkekler diyor; beraber olunacak, evlenecek kız kalmadı. Kalmaz tabi birbirinizi tüketen sizlersiniz, başka dünyadan kimse gelmedi. İlişkileri basitleştirenler yine bizleriz. Peki bu duruma gelinmesine diziler mi sebep oldu? Salt diziler sebep olmadı tabi ki. Değer yargıları değişince aile yapıları değişti bu da toplumun değişmesine sebep oldu. Başka şeylere öncelik verildi ve bu duruma gelindi. Hani eskiler derlerdi ya nerede bizim zamanımızdaki sevgiler diye. Ben o kadar eskiye gitmeden soruyorum özellikle internet bu kadar yaygınlaşmadan “ Nerede 9 - 10 yıl önceki ilişkiler? “ Bizler o zaman ki ilişkilerden bile şikayet ederken şimdiki durumu görmek ar geliyor. Ve kendi kendime şunu soruyorum: “ Allah’ ım acaba gelecek nesiller nasıl olacak? “ Ardından da ekliyorum

“ Ben tahayyül edemiyorum, Sen bize yardım et. “

NOT: İlişkiler hakkında yazmak alanım da, haddim de değil. Ben sadece düşüncelerimi, anlatılanlarla harmanlayarak yazdım.
 

 


               Bize Ulaşın

Google
 

 

 

UYARI! ©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.