"Seviyorum seni
ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
Ağır posta paketini
neyin nesi belirsiz
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
Seviyorum seni
denizi ilk defa uçakla geçer gibi
İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldayan birşeyler gibi
Seviyorum seni
Yaşıyoruz çok şükür der gibi..".
Nazım Hikmet Ran
Sevgi... Sevmek... büyülü sözcük...anlamları
en çok bu sözcüğe yükledik. Ben varım der gibi hissetmeye çalıştığımızda,tüm
sıcaklığı ve samimiyeti ile sevgiyi aradık....
Sevgi, "ben varım" dediği her yerde. “Yaşamdır.”
Sevginin
olmadığı yerde yaşındığında….Kıyımları, yangınları, vahşetleri çoğaltıyoruz
ellerimizle. Sevgimizi oluşturmadığımızda bencilleşiyoruz. Değer
yargılarımız yok ediyoruz. Duygularımız yok oluyor olabildiğince...
Sevgi adına söylenebilecek en
uzun cümleleri kurduk.Başladık, doğayı ve
hayatı sarsmaya... Bilerek dağıttık ve yok etmeye çalıştık doğayı,hoyratça
tükettik ormanları,kirlettik mavi denizleri ve ırmakları...
Şimdi… Başarmalıyız. Paylaşmalıyız. Sevgiyi bu yaşlı yerküreye
yerleştirmeliyiz. Yerleştirmeliyiz ki Üsdat Nazım’ın da dediği gibi “Çocuklar
öldürülmesin ,şeker de yiyebilsinler.”
Sevgi adına…başarmak,yoksulluğu yenmek,hastalıklardan kurtulmak,halkların
kardeşliğini ve birlikte yaşamı güçlü kılmak,yaşamı özgürleştirmektir.
Biliyorsunuz en ölümcül hastalığa yakalanan kişilere yaşama sevgi ile
sarıldığında,bu hastalıklarını yendiklerini. Sevgi ile başarmışlardır.
Tarihte halkı ile sevgi birlikteliği oluşturmuş,krallar,padişahlar halkını
mutlu ettiklerini.
Sevgiyi önemli gören liderler barışı sağladığını,sevgi ile oluşan
aileler yaşamları mutluluk içinde geçirdiğini...
Sevgi…sevmek başarmaktır.
Sevginin olduğu yerde kadına şiddet yoktur.Kadına,çocuğa değer vardır. Birey
saygın ve güçlüdür. Savaşlar yoktur.Barış ve özgürlük kabul görmüştür.
Halklar kardeştir. Paylaşım vardır.
Sevgiyle başarmak …