|
|

Sürgün Günlükleri Kahraman EROĞLU
Yayın: SABEV. Şubat 2011. Ankara. S. 235.
http://www.kahramaneroglu.com.tr/
Aziz ŞEKER / Sitemiz Yazarı
shuaziz@gmail.com

Yeni bir kitap daha okuyucuyla buluşuyor. Sosyal refah alanında
uzun yıllar çalışmakta olan Kahraman Eroğlu’nun kaleme aldığı bu anı kitabı
sürgün günlüklerinden oluşuyor.
Umutla Bütünleşen Bir Meslek kitabının yazarı Eroğlu, 1952 Erzincan doğumlu.
1976 yılında Ankara Sosyal Hizmetler Akademisinden mezun oluyor. Sosyal
hizmetler bölümü yalnızca o yıllarda değil, kurulduğu günden beri Türkiye’de
sosyal demokrasi, sosyal adalet, sosyal devlet, sosyal refah ideolojisi,
toplumsal gelişme, insan hak ve özgürlüklerinin gelişimi konusunda da bir
düşünce okulu. İşte Kahraman Eroğlu, bu okulda; emeğe, özgür düşünceye,
toplumsal mücadeleye olan inancıyla mezun olur. Adana’da başladığı mesleğini
Türkiye’nin birçok bölgesinde sürdürür. Meslek yaşamında birçok sorunla yüz
yüze bırakılır. Acılar yaşatılır. Düşüncelerinden dolayı çeşitli illere
sürülür. Sürgünler yaşar, umutla filizlenerek! Ama mücadelesinden taviz vermez…
Düşüncelerini, toplumsal yaşamına ve örgütlü mücadeleye aktarır. Sosyal Hizmet
Uzmanları Derneği Güney Doğu Şube başkanlığı, Tüm Sağlık Çalışanları Derneği ve
Tüm-Der yönetim kurulu üyelikleri yapar…
Sosyal medyadan da tanıdığımız yüzüyle Eroğlu, İstanbul İl Sosyal Hizmetler
Müdürlüğü görevinde bulunur. Görevinden alınır. Kendi deyimiyle “sağ iktidarlar
döneminde sürgün” edilir. Şu günlerde Şişli Belediye Başkan Yardımcısı olarak
çalışan Eroğlu, aynı zamanda bir halk müziği sanatçısıdır…
SABEV yayınları arasında çıkan Sürgün Günlükleri kitabında Melih Gökçek’in
SHÇEK Genel Müdürlüğü olduğu yıllarda sosyal hizmet kuruluşlarında görev yapan
meslek elemanlarının Türkiye’de karşı karşıya bırakıldıkları güçlüklere,
savruluşlara, hayal kırıklıklarına, tanıklığını yazıya döker Eroğlu…
Bir meslek düşüncesinin bir sürgünün yaşamında nasıl anlam bulduğunu okuyoruz
kitapta. Sürgün bir dramdır, Eroğlu Anadolu’da sürgün amaçlı gönderildiği
illerde bunu tüm yönleriyle yaşamıştır.
Farklı illerdeki sürgün anılarını, insan ilişkilerini, insanların sosyal
hizmete bakışını kâğıda döken Eroğlu, kitabında da amacını şu şekilde
belirtiyor: “Ülke sorunlarına duyarlı, halkını seven, haksızlıklara boyun
eğmeyen ve başkaldıran kişilik yapımla başımdan geçen sürgün ağırlıklı
olayları, hatırlayabildiğim kadarıyla kaleme alarak genç meslektaşlarıma ve
onurlu çalışkan kuşaklara aktarmaktır.”
Siyaset ve sosyal hizmet ilişkisi Türkiye’de her dem çetrefilli olmuştur.
Eroğlu, REFAH YOL hükümeti 1996 yılın kurulduğunda henüz ağbisinin cenazesiyle
ilgilenirken görevinden alınır. Doğuya, hüznün başkentine, Kars’a sürülür!
Kitapta bir sürgünün, kentin dokunaklı ve sızılı yüreğine değerek sistemle
haklı kavgasını yaşamasını, duygularını ve düşüncelerini okuyoruz. 1996 ile
sınırlı değildir. 1986’lı yıllara, Melih Gökçek dönemine kadar gider sayfalara
yansıyanlar…
Kuşkusuz yalnızca bireysel tarihinden kesitler vermiyor yazar, Türkiye’nin o
dönemdeki koşulları hakkında da bilgi veriyor. Hükümetin niteliği sosyal
hizmete bakış bağlamında irdelenirken, halkın sosyal yardım ve sosyal hizmet
konusundaki “hak” algılamasının henüz daha oturmadığının altı çiziliyor.
Sürgün günlerinde dik duran, taviz vermeyen, onurlu bir duruş sergileyen Eroğlu
o yıllarda İstanbul’daki eşinden, kızından, sosyal çevresinden, dostlarından
uzakta bir yaşam sürmesine rağmen mücadelesine olan bağlılığıyla ve var olma
telaşıyla yaşamını sürdürür.
Kahraman Eroğlu, Eskişehir, Kars, Edirne, Bingöl, Bayburt gibi illerde, birçok
sosyal hizmet kuruluşunda görev alır, mesleki çalışmalar yapar.
Mesleki gelişime önem veren kurumlarda siyasi kimliklerden çok mesleki
yeterliliği ve bilimselliği, çocukların yüksek yararını savunan bakan Hasan
Gemici döneminde tüm il müdürü ve kuruluş müdürlerinin, sosyal hizmet uzmanı,
psikolog, çocuk gelişimci, doktor, öğretmen, fizyoterapist olmaları
sağlanırken, çağdaş standartları önemseyen bir sosyal hizmet bakışı uygulamaya
konur.
Eroğlu’nun kitabında Yeni Türkiye Partisini anlattığı sayfalar; aslında
üzerinde durulması gereken politik saptamalardan oluşuyor.
21. yüzyıl henüz başlarken kamuoyunun da yakından tanıdığı Eroğlu, İstanbul’da
İl Müdürü olduğu yıllarda kuruluş sayısını 25’ten 55’e çıkarır. Başarılı meslek
elemanı, yeni hükümetle birlikte, görevden alınıp Edirne’ye sürülür.
Mahkemelerini kazanmasına rağmen görev yerine iade edilmez. Bu yıllarda,
Türkiye’de etkili bir siyaset adamı ve önemli bir yerel yönetim aktörü olan
Mustafa Sarıgül’ün davetiyle Şişli Belediyesine başkan yardımcısı olarak geçer…
Ülkesine olan hizmetini sürdüren Kahraman Eroğlu, kitabında yer verdiği gibi
duyarlı bir duruş sergileyerek, sosyal sorunların çözümü konusunda
düşüncelerini paylaşmakta, bunu ise sürgün yıllarının süzerek getirdiği
anılarıyla aydınlatmaktadır…
Bir mesleği, bir meslek elemanını ve bir toplumsal mücadele insanının öyküsünü
okumak, sosyal-siyasal belleğimizi yoklamamız açısından da bir öngörü
oluşturuyor…
|
|