Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE 

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap / Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 


SUÇLU KİM
Gündoğdu Yıldırım
Eğitimci /Yazar

 


Küreselleşme, globalleşme adı altında hızla özelleştirmeye doğru evirilen bir süreç; hem dünyada hem de ülkemizde yaşanmaktadır. Küreselleşme, özellikle son yirmi yılın tek gündem maddesi haline gelmiştir.
Oluşturulan bu toplum psikoloji ile emperyalizm; hızla yayılmacı ve sömürgeci politikalarını gerçekleştirmektedir. Emperyalist politikaların faturasını ise yoksul halklar çok ağır bir şekilde ödemektedir.
Ülkelerin kaynakları, özelleştirme adı altında global sermaye kuruluşları tarafından yok pahasına satın alınmakta; çok emek, az ücret prensibi ile işletilmektedirler.
Günlerdir Ankara kışında eylemlerini sürdüren tekel işçileri özelleştirmenin en son kurbanları olarak gündemde yerlerini almış durumdalar.
Medya ne kadar da görmezden gelmeye çalışsa da haber aralarında eylemden görüntüler vermek zorunda kalıyor. Tartışma programlarının ister istemez konusu haline geliyor.
Mehmet Altan; SHOW TV ekranlarından, günümüzde özelleştirmenin gerekliliğinden dem vuruyor. Karşısında DİSK eski başkanı Rıdvan Budak, güya özelleştirme karşıtı pozisyonunda ama kerhen savunmaktadır. Altan’ın karşısında adeta ezilmektedir. Altan; sanki üniversitede kürsüsünde öğrencilerine nutuk atmakatadır.
Mehmet Altan; KİT’lerin sürekli zarar ettiğinden, çalışanların vasıfsız insanlar olduğundan, özelleştirme hızla gerçekleşmezse, ülke olarak batacağımızdan” söz ediyor. Ne diyor; “devlet vergi toplamak için vardır”
Programı izlerken bile sinir katsayıları yükseliyor insanın. 1950’lerden bu yana devlet kurumlarının bir Arpalık gibi yandaşlara peşkeş çekildiğinden söz etmiyor. Bu kurumların daha verimli, üretken olmaları için değil de oy avcılığı için kullanıldığını; “devletin malı deniz yemeyen domuz” mantığı ile işletildiğini söylemiyor. Tek dediği var, “satılsın”
Ülkenin insanı ne ile karnını doyuracak?
Sosyal devletin görevi nedir?
Onca işsiz ordusu ve eklenen yenilerinin durumu ne olacak?
Mehmet Altan’ın derdi değil bunlar.
Olmadı, olamazda
Bilim adamı etiketi ile verileri çarpıtan daha niceleri, tekel işçilerini ve diğer çalışanları suçluymuş gibi gösterme gayretindeler. Amaç, özelleştirmeleri meşrulaştırıp, daha fazla kar edebilsin birileri.
Emeğini satmaktan başka hiçbir suçu günahı olmayan insanların böyle gösterilmeleri ne ahlakidir, ne de doğrudur.
Çalışanlar, sadece kurumda verilen işleri yapmakla mükellef olan kişilerdir. Girdiler, çıktılar, satış ve diğer ekonomik faaliyetler, hükümetlerin talimatlarıyla yürütülür.
İran, neden direniyor?
Kendi teknolojisini yaratmak için neden bu kadar azim gösterir?
Onlar bilmiyor mu; yabancı sermayeyi ülkesine salmayı, üretmeden tüketmeyi? Ne dertleri var da emperyalist ülkeleri karşılarına alıyorlar?
Avrupa ülkelerinde kişi başına düşen milli gelir neden yüksek? Gelişmiş ülkelerde yaşayan insanların neden sosyal hakları bizimkinden çok da iyi?
Bunun yanıtını Mehmet Altan verebilir mi?
Suçlu kim?
Suçlu, yukarıdaki soruların cevaplarını veremeyen, gerçekleri saptıran; gerçek suçluyu gizleyen zihniyetlerdir.
Suçlu, özelleştirmelerdir.

(Not: Bu yazı http://www.toplumvesiyaset.com  da yayındadır.)
 

 


               Bize Ulaşın

Google
 

 

 

UYARI! ©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.