Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

 
     SOSYAL YARDIM ALANI VE YOKSULLUK

Sosyal Hizmet Uzmanı Cesur CEYLAN/Sitemiz Yazarı
cesurceylan@mynet.com

1-BÖLÜM                  2-BÖLÜM                3-BÖLÜM

  3-BÖLÜM 

Yardımlardan Faydalananlar :

* Muhtaçlık nedeniyle haklarında koruma kararı aldırılarak sosyal hizmet kuruluşlarının himayesine bırakılan çocukların desteklendikleri takdirde yanlarına alabilecek özellikleri taşıyan anne, baba veya yoksa akrabaları,

* Korunmaya muhtaç oldukları tespit edilerek haklarında korunma kararı çıkarılmış ancak yuvalara veya yurtlara yerleştirme imkanı bulunmadığı için sıraya alınmış çocuklar,

* Doğal afetler muhtaç duruma düşen aileler veya yakınlarını kaybederek kimsesiz ve korunmasız kalan kişiler,

* Olağanüstü bir felaket, hastalık veya kaza geçirerek belirli bir süre kendisinin ve geçindirmekle yükümlü bulunduğu aile fertlerinin temel ihtiyaçlarının karşılayamayacak durumda olanlar ile hayati tehlike arz eden ameliyatla karşılaşan kişiler,

* Korunma kararı olup da yaş sınırlarını tamamlamaları nedeniyle yetiştirme yurtlarından ayrılan çocuklar,

* Yüksek öğrenim gören ancak öğrenimini maddi zorluklar nedeniyle bırakmak durumuyla karşı karşıya kalan yüksek öğrenim gençliğine yapılan yardımlar.



 
SHÇEK’e göre sosyal yardım hizmetlerinin genel ilkeleri

• Sosyal yardim hizmetlerinde esas ilke, kişilerin kendi kendilerine yeterli duruma gelmesidir.

• Korunmaya muhtaç çocuğa, muhtaç özürlü ve yaşlıya öncelik tanınır.

• Yardim talebinin fazla olması durumunda muhtaç olma derecesi, aciliyet
durumu, başvuru veya tespit sırası dikkate alınır.

• Kamu kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyon ve işbirliği sağlanarak kaynakların yerinde kullanılmasına özen gösterilir.

• Yardımların yapılmasında ve muhtaçlık tespitinde kurumun takdir yetkisi esastır. Yardımlardan daha önce faydalanmak sürekli hak doğurmaz.
• Yardımlar geçici süre ile verilir ve sürelerin bitiminde kurum tarafından yardımın devam edip etmeyeceğine karar verilir.

• Yalan beyanda bulunarak veya sahte evrak tanzim ederek yardim alan kişiler hakkında genel hükümlere göre işlem yapılır.

3816 Sayılı sağlık kanunu çerçevesinde yeşil kart uygulaması

Genel sağlık sigortası öncesinde, hiçbir sosyal güvenlik kurumunun güvencesi altında olmayan ve sağlık hizmetlerinin giderlerini karşılayacak durumda bulunmayan kişilerin hastanelerde yatarak yaralanacakları teşhis, tedavi ve ameliyat hizmetlerinin bedellerini genel sağlık sigortasının en yakın bir sistem içinde devletin üstlenmesi amacıyla, 3816 sayılı “ödeme gücü olmayan vatandaşların tedavi giderlerinin yeşil kart verilerek devlet tarafından karşılanması hakkında kanun” 3.7.1992 tarih ve 21273 sayılı resmi gazetede yayımlanarak uygulamaya girmiştir.

Kapsam içi olanlar bakımından yasada bir fakirlik çizgisi çizilmiştir. Sağlık hizmetlerinden bedelsiz yararlanma olanağı sağlayan yeşil kart, aylık geliri veya aile içindeki gelir payı 1475 sayılı İş kanununa göre belirlenen asgari ücretin vergi ve sigorta primi dışındaki miktarını 1/32ünden az olan ve Türkiye de ikamet eden vatandaşlarına verilmektedir.

Sağlık hizmetlerinden yararlanmak isteyen kişilerin talepleri bu kanundaki esas ve usullere göre illerde idare kurulu ilçelerde ilçe idare kurulu tarafından değerlendirilerek karara bağlanır. Köy ve mahalle ihtiyar heyetleri, muhtarlar, jandarma ve emniyet görevlileri gerektiğinde talep sahiplerinin durumlarını araştırarak yönetmelikte belirtilen esas ve usullere göre il ve ilçe idare kurumlarına bildirirler.

3294 Saylı sosyal yardımlaşma ve dayanışma teşvik kanunu

Kanunun Amacı

Fakru zaruret içinde ve muhtaç durunda bulunan vatandaşlar ile gerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye’ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımının adilane bir şekilde dağıtılmasını tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmektir.


Kanunun Kapsamı

Fakru zaruret ve muhtaç durumda bulunan kanunla kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmayan ve bu kuruluşlardan aylık gelir almayan vatandaşlar için geçici olarak küçük bir yardım veya eğitim ve öğretim imkanı sağlanması halinde topluma faydalı hale getirilecek, üretken duruma geçirebilecek kişiler bu kanunun kapsamı içindedir.

SYDTF Kuruluşu ve Gelirleri

Bu kanunda ön görülen hizmetlerin gerçekleştirilmesi için Başbakanlığa bağlı ve T:C Merkez Bankası nezrinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Fonu kurulmuştur.

Fonun Gelirleri;

* Kanun ve kararnamelerle kurulu bulunan ve kurulacak olan fonlardan Bankalar Kurulu kararıyla %10’a kadar aktarılacak miktar,

* Bütçeye konulacak ödenekler,

* Trafik para cezası hasılatının yarısı,

* TRT reklam gelirinden aktarılacak %30’luk miktar,

* Yıllık beyanname veren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, hesaplanan gelir ve kurumlar vergisine ilave olarak ödeyecekleri %1’lik miktar,

* Her bağış ve yardımlar,

* Diğer gelirler.



SYDTF ‘nun Görevleri

Fon, sosyal güvenlikten yoksun muhtaç ve düşkün kesimlere ilişkin tüm sosyal sorumluluklarını üstlenmektedir. Kaynaklarını ağırlıklı olarak söz konusu kesimlerin himayesi ve güçlendirilmesi için kullanmaktadır.

Bu amaçla ;

* Sosyal güvenlikten yoksun muhtaç hastaların ilaç ve tedavi giderlerini karşılıyor.

* Dar gelirli üniversite gençliğini kapsayan 100 bin kişilik karşılıksız burs veriyor.

* Ekonomik ve sosyal yoksunluk içinde bulunan kesimlerin desteklenmesi için her ay tüm il ve ilçelere para gönderiyor.

* Terörden zarar görenlerin zararlarını kısmen telafi ediyor.

* Göçe maruz il ve ilçeler ile işsizliğin ve yoksulluğun belirginlik taşıdığı yerlerde aşevleri açıyor.

* Özür grupları için destek programları uyguluyor.

* Fakir-fukaranın iş kurma, mesleki eğitim ve istihdamına yönelik olarak vakıfların her birinin geliştirdiği projelere kaynak tahsis ediyor.

Vakıflar

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Fonunda toplanan kaynağın ülke çapında ihtiyaç sahibi vatandaşlara nakdi ve ayni olarak dağıtılması ve bu kanunun amacına uygun faaliyet ve çalışmalarda bulunmak üzere her il ve ilçede Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları kurulmuştur.

Mülki İdare amirleri vakıfların başkanı olup,

İllerde; Belediye Başkanı, İl Emniyet Müdürü, İL Eğitim Müdürü, İl Sağlık Müdürü, Defterdar, İl Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Müdürü ve Müftü.

İlçelerde ; Belediye Başkanı, İlçe Emniyet Üst Görevlisi, Mal Müdürü, İlçe Milli Eğitim Müdürü, Sağlık Bakanlığının İlçe Üst Görevlisi, Müftü vakfın mütevelli heyetini oluşturur.

Vakıfların gelirleri

* Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan aktarılacak miktardan,

* Mahalli İdari Bütçelerinden %2 oranında ayrılacak paydan (köyler hariç),

* Her nevi fitre, zekat, kurban derileri vb. yadımlardan,

* İşletme ve İştiraklerden elde edilecek gelirlerden,

* Diğer gelirlerden oluşur.

2022 sayılı Emekli Sandığı kanunu

Emekli Sandığı, 1.7.1976 tarihli 2022 sayılı “Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun”u uygulamakta ve esas itibariyle bir sosyal sigorta kuruluşu olduğu halde, 2022 sayılı kanunun özü gereği, bir sosyal yardım kuruluşu gibi işlev görmektedir.

2022 sayılı kanun, esas itibariyle 65 yaşın üstündeki kişilere yönelik olmakla birlikte, bazı istisnai halleri de kapsamaktadır. Kanun istisnaları engellilerle ilgilidir. Buna göre; “başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek şekilde malül olduğunu resmi sağlık kurumlarında görevli bir hekimden alacakları rapor ile belgeleyen“ ve “durumuna uygun bir işe yerleştirilemeyen“ engelli kişiler, Kanunun gerekli gördüğü diğer şartları taşımları halinde,sosyal gelir elde etme hakkını kazanmaktadır.
Ülkemizde Yoksullara Yönelik Sosyal Yardımların Yeterlilik Durumu

Ayrı ayrı sosyal yardım programların düzeyindeki bir ele alışın yanı sıra ülkemizdeki tüm yardım programların açısından bir değerlendirme yapılması sosyal yardımların yeterliliği konusunda daha iyi genellemeler olanak sağlayacağı açıktır. Özellikle yönetmelik kapsamında yardım alan bireylerin 2022 kapsamında yardım alan bireylerin tamamına yakın bir bölümü ülkemizde sosyal yardımlar yetersiz görülmüştür. 3294 kapsamında yetersiz görme oranı diğer iki programa göre daha düşüktür. Her üç program kapsamındaki bireyler de sosyal yardımları önemli ölçüde yetersiz bulmuşlardır. Bu sonuçların ortaya çıkmasında ülkemizde dağınık bir yapıya sahip olan sosyal yardımların, yoksul bireylerin sorunlarını çözecek etkililikte olmamasının nitelik ve nicelik olarak yetersiz kalmasının ve tüm yoksul bireylere ulaşamamasının etkili olduğu söylenebilir. Görüldüğü gibi sosyal yardımlara programlar düzeyindeki bakış açısı ülke düzeyindeki bakış açısıyla paralellik göstermektedir.

4- SONUÇ

İnsanın onurlu ve insanca yaşmasını sağlayacak yardımları yapma, sosyal refahı sağlayacak önlemleri alma, sosyal devlet olmanın gereğidir. Sosyal Devlet, bireyleri zor durumlarında, yardıma ihtiyaç duyduklarında koruyan ve onlara gerekli imkanları sunan devlet anlayışıdır. Sosyal devletin bireyleri türlü tehlikelere karşı koruma ve refahını sağlama görevi olduğuna göre; yoksul bireylere öncelikli korunacak, yardım edilecek ve refahı arttırılacak bireyler olarak sosyal devlet açısından ön plana çıkmaktadır. Bir ülkede muhtaçlık-yoksulluk sorunları çözümlenmeden sosyal refah devleti düzeyine ulaşmak mümkün değildir.yoksulların ihtiyaçlarının karşılanması, sorunların çözümlenmesinin, sosyal devlet uygulamalarında öncelikli hedef ve görev olarak görülmesinin dayanağı insan haklarıyla da ilgilidir. Yoksulun da diğer bireyler gibi yaşaması hakkını sosyal devlet gözetir. Sosyal devlet, tüm bireylerin olduğu gibi, öncelikli olarak yoksulların refahını sağlamaya yönelir. Bunun içinde, bu konuda gerekli sosyal politika tedbirlerini alarak, toplumdaki refah düzeyi açısından mevcut farklılıkları giderebilir.
Sonuç olarak, yoksulların yaşamlarının iyileştirilmesi için bireysel yardımlar yapmak yerine öncelikli olarak ailelerin güçlendirilmesine çalışılmalıdır. Bunun için ailelerin gerekli kaynaklara ulaşma becerilerinin geliştirilmesine yönelik hizmet politikalarına ihtiyaç vardır. Geliri asgari geçim sınırının altında bulunan yoksul bireyler için sosyal yardım standartlarının belirlendiği ulusal düzenlemeler gerçekleştirilmelidir. Böylece toplumun yaşamlarını sürdürmek ve geliştirmek için mücadele eden yoksul bireylere daha uygun fırsatlar sunma sorumluluğu da yerine getirilmiş olabilecektir.
Yoksulluk sorununun çözümünde kısa süreli ve geçici önlemler yerine, kalıcı ve makro çözümler getirilmelidir. Özellikle yoksullara eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik hizmetlerinin götürülmesine yönelik çabaların artırılması ve yeni iş olanaklarının yaratılmasına çalışılmalıdır.
Yoksul ailelere yönelik ihtiyaç önceliklerini belirleme, ekonomik ve insansal kaynakların kullanımı, insanın kapasitesini geliştirme, nitelikli işgücüne katılım, gelirin aile üyeleri arasında dengeli dağılımı, iletişim gibi konuları içeren programların düzenlenmesi ve bu programlarının bölgeler arası farklılıklar da dikkate alınarak uygulanması gerekmektedir. Böyle bir uygulamanın tek bir disiplinle sınırlanmasının mümkün olmadığı da açıktır. Hizmete yönelik bu çalışmalar farklı uzmanlık alanlarının işbirliği ile planlanmalı ve yürütülmelidir.
Böylece yoksulların yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik sosyal hizmet uygulamaları ve eğitim faaliyetleri yaşamdan duyulan tatmini artırarak öznel yaşam kalitesinin sürdürülebilirliğine katkıda bulunabilecektir

5- KARŞILAŞILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Son yıllarda yaşana ekonomik krizler ve göç olgusu, Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere büyük metropollere hızla insan akışına neden olmuştur. Bu süreç yoksulluk, işsizlik, niteliksiz iş gücü gibi sorunları da beraberinde getirmiştir. Kentte tutunamayan bu aileler için kurumsal aile destek sistemleri oluşturulamamış, mevcut hizmetlerin dağınık, geçici ve eşgüdümden uzak olması nedeniyle, müracaatçı gruplarına yönelik verilen hizmetler bütünlükçü bir sosyal hizmet sunumuna dönüşmemiştir.

Yukarıda söz edilen sorunlar nedeniyle Ankara İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne olan başvurular artmış, ayrıca niteliksel olarak da çeşitlilik göstermiştir. İşsizlik ve yoksulluk temel problem olarak görülmekle birlikte işsizlik nedeniyle, parçalanan aileler, terk kadın ve çocuklar, aile içi şiddet vb. sorunlar ortaya çıkmıştır. Bu tür vakalar uzun süreçli mesleki çalışmayı, izleme ve değerlendirmeyi gerekli kıldığı halde çeşitli nedenlerle Müdürlük tarafından verilen hizmetler bu süreçten yoksun kalmıştır. Toplumsal yeni dinamikler ve sorunlara rağmen aynı çeşitlilikte hizmet modelleri geliştirilememiştir.

Ruh sağlığı bozuk olan kişilerin, kadın- erkek konuk evi, huzurevi ve rehabilitasyon merkezi ve yetiştirme yurtlarına alınmalarındaki riskler ruh sağlığı bozuk olan kişiler için ilgili tedavi kuruluşlarının açılmasını gerektirmektedir. Ayrıca gerek aile yanında gerekse çeşitli kurumlarda kalan, ancak uzun süreli ve yoğun bakım gerektiren hasta yaşlılar için de özellikli kuruluşlara ihtiyaç bulunmaktadır.

Çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi ve rehabilitasyon merkezi gibi kuruluşların genellikle kışla tipi kuruluşlar olmasından kaynaklı, sıcak aile ortamı, birebir ilişkiler yaratılamamaktadır. Bu nedenle hizmetin kalitesini arttırmak amacıyla kuruluşların daha az kapasiteli ve daha küçük binalar şeklinde inşa edilmesi gerekmektedir. Özürlülere verilecek hizmetlerin özür gruplarına göre yaygılaştırılması gerekmektedir.

Mevcut kuruluş kapasitelerinin yetersiz olması nedeniyle acil tertibi yapılan çocuk, özürlü ve yaşlıların alınmalarında büyük problemler yaşanmaktadır. Bu nedenle ihtiyaç duyulan alanlarda yukarıda önerilen biçimde yeni kuruluşların açılmasına gereksinim duyulmaktadır.

İl Müdürlüğü tarafından yapılan ayni nakdi yardım hizmetinde ödeneklerin zamanında gönderilememesi ve nakit yokluğu, verilen hizmetin amacına ulaşmasını engellemektedir. Ayrıca Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma Vakfı Ve Genel Müdürlük arsında Temmuz 2000 tarihinde yapılan işbirliği ile ayni nakdi yardım yönetmeliğinin bazı maddelerine giren müracaatçılara yardımları SYDV tarafından yapılan ödemelerde sık sık yaşanan güçlükler nedeniyle yardımlar zamanında ödenememekte, zor koşullar altında yaşayan müracaatçılar iyice yoksulluğa düşmektedir.

Hizmette kuruluş bakımının tercih edilmemesi nedeniyle ekonomik olarak desteklendiği takdirde çocuğuna ,özürlüsüne ve yaşlısına bakabilecek ailelere verilecek nakdi yardım miktarının yükseltilmesi gerekmektedir.

İl Müdürlüğünün çalıma temelini başvuru esasına dayalı sosyal inceleme süreci oluşturmaktadır. Bu süreç müracaatçıların ev, okul, iş ziyaretleri gibi aile ve çevre koşullarının sosyo-ekonomik yönden değerlendirilmesini içermektedir. Dolayısı ile de riskli çalışma koşullarında az sayıdaki meslek elemanlarınca tüm başvurulara cevap verilmeye çalışılmaktadır. Bu meslek elemanlarının ne kadar sürede ne kadar vaka ile çalışacağının standardı olmadığından en temel problemlerinden biri olan bu sorunun acilen çözümlenmesi ve meslek elemanlarının sayısal olarak arttırılması gerekmektedir.

İl Müdürlüğü ve bağlı kuruluşlar, tasarruf tedbirlerinin uygulanması nedeniyle fiziki koşullarını düzeltememektedir. Tefriş ve donanım, gerekli teknolojik alt yapı açısından desteklenmelerine acilen ihtiyaç bulunmaktadır.

Yukarıda belirildiği gibi çalışma esasına ikamet adreslerinde yapılan değerlendirmelere dayalı çalışmalar olması nedeniyle donanımlı araçlara gereksinim duyulmaktadır.

Genel olarak tüm yaklaşımlar değerlendirildiğinde, yukarıdaki önerilere ek olarak kendi görüşlerimizi de katarak yoksulluğun sona erdirilmesi veya azaltılmasına yönelik yapılabilecekleri içeren geniş bir liste vermek mümkündür.

• Eğitim, sağlık, beslenme ve diğer sosyal hizmetlere ilişkin yapılacak yatırımlar arttırılmalıdır.
• Sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmalıdır.
• Bireylerin istihdam edilmelerine yönelik, beceri kazanmalarına olanak sağlayacak eğitimden geçmelidirler.
• Yatırımlarla istihdam olanaklarının arttırılması,
• Devletlerin, sosyal hizmetler kapsamında; yiyecek, konut, sağlık, eğitim, alt yapı, çocuk, gençlik, kadın ve özürlülere yönelik yatırım ve uygulamalarını genişletmesi ve tüm bireylerin sosyal güvenlik hizmetlerinden yaralanması sağlamalıdır.
• Ulusal asgari düzeydeki gelirler arttırılmalıdır.
• Ekonomik büyümenin paylaşılması; ulusal olarak elde edilen toplam gelirin eşit, adilane dağılımını sağlayacak önlemlerin alınması ve gelirin büyük kısmının çok azınlıkta bir nüfusa küçük bir kısmının ise büyük bir nüfusa dağılmasından ziyade, herkesi hakkettiği ölçüde dengelerin korunduğu bir dağılım yapılmalıdır.
• Kaynakların hareketliliğinden; yurt içi kaynakların top yekün harekete geçirilmesi, yurtdışı kaynaklardan da sosyal kapsamlı yardımlar temin edilmelidir.
• Uluslar arası yoksullukla ilgili program ve projeler üreten kuruluşlarla (örneğin; Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler Kalkınma Örgütü gibi) hedef alınan ülkelerdeki hükümetlerle iş birliği yapılmalıdır.
• Ülkelerin kendi şartları içinde yoksul nüfus gruplarına ilişkin nitel ve nicel verilerin birlikte analiz edilmesi; yoksul bireylerin söylemlerinin alınacak önlemlerde ve hizmet götürmede dikkate alınmalıdır.
• Hükümetlerin ve sivil toplum örgütlerinin yoksulluğun önlenmesi için gerek kendi kulvarında, gerekse birbirlerile işbirliği halinde yoğun çaba göstermeleri ve üzerlerine düşen görevleri yerine getirmeleri, yeni fikirler üretmeleri gerekmektedir.
• Bireylerin çeşitli sorunlarla baş edebilmelerine yönelik ve yoksun olmalarına neden olan varolan sorunlarını çözmelerine yönelik bilgilendirme, rehabilitasyon, beceri kazandırma ve güçlendirme çalışmaları yapılmalıdır.
• Sosyal programlar çerçevesinde sosyal hizmetler ve sosyal güvenlik hizmetlerine yönelik yatırımlara hız verilmesi gerekmektedir.
• Doğrudan yardıma ihtiyacı olan yoksul birey ve aileye ayni nakdi yardımlar ve sosyal hizmetler daha aktif götürülmelidir.
• Yoksulların refahına yönelik sosyal refah politikalarının geliştirilmesi, iyileştirilmesi ve etkili bir şekilde uygulamaya aktarılması gibi önlemler sayılabilir.
• Sosyal sorunların ülke gündemine oturtulmasında, basın-yayın aracılığıyla gündeme getirilmesinde sosyal hizmetlerin yeri büyüktür. Burada sosyal hizmetlere düşen görev medya ile yoksul bireyler arasında aracı kurum olmak ve bu insanların sorunlarını evrensel düzeyde gündeme getirmektir.
• Gelir dağılımının iyileştirilerek yoksulluğun azaltılması ve ekonomik refah artışından toplumun büyük kesimlerinin adil pay alması gerekir.
• Ekonomik büyümeyi esas alan, mutlak yoksulluğu giderecek, göreli yoksulluğu azaltacak ve yoksul kesimleri ortalama refah seviyesine yaklaştıracak iktisadi ve sosyal politikaların uyum içinde uygulanması temel ilke olmalıdır.
• Kırsal kesimde yaşayan nüfusun verimliliğini artıracak ve tarımsal üretim yelpazesini zenginleştirecek mesleki yönlendirme programlarına ve projelere ağırlık verilerek, ilgili yöre halkının katılımı sağlanmalıdır.
• Bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmak üzere, ekonomik yatırımlar yanında, eğitim, sağlık ve sosyal hizmet yatırımlarına hız kazandırılmalı.
• Sosyal yardım ve hizmetlerin yoksul kesimlere daha etkin bir şekilde ulaştırılması sağlanmalıdır.
• Eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlerin dar gelirli ve yoksul kesimler için ulaşabilir olması sağlanacak, bu kesimlerin konut ihtiyacını gidermeye yönelik projeler teşvik edilmelidir.

KAYNAKÇA

1- ÇENGELCİ, Ethem. Türk Sosyal Yardım Sistemine Genel Bir Bakış. SHÇEK Dergisi Ankara, 1989

2- ÇENGELCİ, Ethem. Sosyal Hizmetler Ve Çocuk Esirgeme Kurumu. Ankara, 1998

3- ÇENGELCİ, Ethem. Türkiyede Sosyal Yardımlar, Bir Model Geliştirme Denemesi. Yayımlanmış Doktora Tezi, Ankara, 1985

4- KOŞAR, G. Nesrin Sosyal Hizmetlerde Sosyal Yardım Alanı (Yoksulluk ve Sosyal Hizmet). Ankara, 2000

5- TOPLUM VE BİLİM. Yoksulluk ve Yoksunluk. Sayı: 89, Yaz, 2001

6- Sosyal Hizmetler ve Yardımlar. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Ankara, 2001

7- Devlet Planlama Teşkilatı. VIII. 5 Yıllık Kalkınma Planı. Ankara. DPT Yayınları, 2002

8- İLİK, Bülent. Yoksulluğun Genel Belirleyicileri. Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyal Hizmetler ABD, ( Yayınlanmamış Doktora Tezi),Ankara, 1992

9- İKİZOĞLU, Musa. Yoksulluk ve Sosyal Yardım İlişkisi. Yayımlanmış Doktora Tezi Ankara, 2000

10- KARATAŞ, Kasım. Değişen Türkiye’de İnsan Hakları Açısından Sosyal Hizmetler. Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Genel Merkezi Yayını, Yayın No: 006,Ankara, 2002

11- COHEN, Daniel. Dünyanın Zenginliği Ulusların Fakirliği. İletişim yayınları, Ankara, 2000

   ©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz. Kaynak göstermek ve izin almak etik kuraldır.


               UYARI!
©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.