New York Enstitüsü East Side’ da geliştirilmiştir. Yöntemin
kurucuları Fred Newman ve Lois Holzman dır. 1970 li yıllarda insani
kalkınma için sosyal tedavi yaklaşımı olarak ortaya çıkan ve dönemin
geleneksel benzer amaçlı öğretilerine alternatif çeşitlilik katan
bir görüştür.
Önceleri temel gelişimsel engelli yetişkinlerin yaşantılarını
sağlıklı bir sosyal çevrede bağımsız, neşeli ve üretken kılmak için
uygulanan bir faaliyetti. Esas itibariyle sağlıklı bir çevrede,
sağlıklı yapılandırılmış küçük topluluklar içindeki tek tek
topluluğu oluşturan üyelerin de katkılarıyla bireyin farkına
varamadığı potansiyeli ortaya çıkarmak için yapılan bir çalışmadır.
Sosyal Terapi, psikoterapi gibi, 1970 yıllardan itibaren sosyal terapi merkezlerinde, kliniklerde, okullarda,
hastanelerde ve sosyal hizmet kuruluşlarında uygulanmaktadır.
Duygusal gelişme aracı ve bir öğrenme yöntemi olarak sosyal
terapi öncelikle okullarda eğitim etkinliklerinde önemli bir yere
sahiptir. Eğitimin yanı sıra pratik tıp ve sağlık hizmetlerinde
yöneticilik ve liderlik gelişimi çalışmalarında kullanılmıştır.
Toplumsal yapının görüntüsü ve insani gelişimde öğrenme kritik önem
taşır. Sosyal Terapistler için toplum varlığını toplu olarak
yaratıcı paylaşımlarla sürdürülebilir.
Sosyal Terapistler teorik ve pratik süpervizyon dahil 20 haftalık
bir eğitim süreci sonrasında uygulamalara başlamaktadırlar. Bu
yaklaşımın eğitsel temelinde sosyal hizmet disiplininin sosyal grup
çalışması yöntem ve yaklaşımları, sosyal grup çalışmasında terapötik
iletişim teknikleri ile grup dinamiği ve grup psikoterapi yöntem ve
teknikleri yer almakta, bu yönü ile sosyal hizmet uzmanlarının en
çok yönelim gösterdiği bir çalışma ve sosyalleşme etkinliği olarak
daha çok sosyal hizmet kuruluşlarında ve hastanelerde uygulana
gelmektedir.
İnsan sosyal bir varlıktır ve diğer insanlarla iletişim içinde
bulunmak zorundadır. Sosyal gruplar içinde birey var olan
potansiyelini keşfedebilmeli ve kendini gerçekleştirme ve
yaşantısına bir devinim kazandırmak durumundadır. Engellerle ve
sorunlarla karşılaştığında birey sorun çözme becerilerini devreye
sokup eylem boyutunda harekete geçmelidir. Ancak her birey için bu
olanaklı değildir. Gerekli potansiyele ve donanıma sahip olmasına
rağmen birey yönlendirmeye, desteklenmeye cesaretlendirilmeye
gereksinim duyar. Bu gereksinimi grupla sosyal terapi ortamı
karşılayabilir. İşte sosyal terapinin gereksenme nedeni budur.
Sosyal terapinin tarihsel gelişiminde gerek mesleki felsefesi
gerekse insancıl yaklaşımları gereği ve çok daha önemli olarak
disiplinler arası bir bilim ve sanat olarak uygulamalı bir alan
olması bakımından sosyal hizmet mesleği ve bu mesleğin
profesyonelleri tarafından etkin bir şekilde kullanıldığını
görmekteyiz.
Tüm bu bilgiler ışığında, gerek sosyal hizmetin tanımı ve
işlevselliği bakımından gerekse sosyal hizmetin temel bir yöntemi
olan sosyal grup çalışmasının sosyal terapi uygulamalarına transfer
edilmesi çok daha bilimsel ve akılcı bir yaklaşım olacaktır.
Ancak uygulayıcıların deneyimli bir grup çalışmacısı, donanımlı
bir danışman rolü ve psikoterapötik eğitsel bilgi ve birikimine
sahip olması gibi önemli koşulları karşılaması beklenir. Ancak bu
şekilde sosyal terapi alanının gelişmesi ve insanların daha çok
yarar görmesi sağlanabilecektir.
Sosyal Terapist ise tüm bu koşulları karşılamanın yanı sıra
sosyal hizmet mesleğini ve felsefesiyle birlikte sosyal grup
çalışmalarında farklı grupla çalışma yöntem ve yaklaşımlarını
kavramış ve eklektik terapötik eğitim süreçlerinde yetkinleşmiş
sosyal iyileştirici fonksiyona sahip kişidir.