Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

SOSYAL HİZMET -ETİK- DEĞER

Aziz ŞEKER/Sitemiz yazarı
shuaziz@gmail.com 

   “Sosyal hizmetin temel değerleri yol kenarındaki yabani çiçekler gibi birdenbire ortaya çıkmaz, köklerini medeniyetleri besleyen bereketli inançlardan alır.”

Walter. A. FRIEDLANDER
(Sosyal Hizmetin Kavram ve Metodları
Çev; Elkin BESİN. 1965)


Değer olgusu sosyal hizmet düşüncesinin açıklamaya çalıştığı hatta toplumsal sorunları ele alırken sürekli gündemde tuttuğu bir konudur. Sorunsalın insan ve toplum koşullarıyla ilgili bir bakış açısı gerektirmesi aslında sürdürülebilir bir çözümlemeyi de beraberinde getirmektedir. Bu durum ethik bir yönelimle belirginleşiyor. Sosyal hizmet değer sorunsalı “koşullardan” ayrı tutulduğu an ölçütlerini yitirme olasılığı ile karşı karşıya kalmaktadır.

Özde sosyal hizmetin değerleri; temel bakışıyla insana verdiği yaşamsal öncelikten besleniyor ve toplumsal koşullar değişse de bu temel değer hep bir başlatıcı olarak önemini koruyor.

İnsan “değerli” bir varlıktır. Bu değerli oluşu diğer insanlar arasında “değer” örgülü, toplumsal sözleşmeye dayalı bir yaşamı getirmesindendir. İşte, sosyal hizmetin meslek özü “değer” yüklenimli olduğundan meslekte doğal olarak ehtik, çok yönlü içselleştirilmiş bir kimlikle dıştalaşıyor.

Sosyal hizmet bakış açısının, toplumsal sorun öbekleriyle yüzleşirken; onları çözümlemeye çalışırken toplumsal olanakların adil paylaşımı yönünde kurgulanması çabasına katılımıdır onu toplumsal ethikte taraf kılan. İnsan, insan olduğundan dolayı değerli olduğu kadar onurluca bir yaşam sürdürme hakkına sahipti. Bir başka renge, kıtaya, kültüre, yaşam tarzına, kökene bağlı olduğundan dolayı değil. Bu sosyal hizmetin özüydü de.

Toplumsal adalet halk kitleleri tarafından arzulanan bir gerçeklik olmasına rağmen, küreselleşen dünya ölçeğinde ola gelen insandışılaştırma halk kitlelerine dayatılıyorsa bir paradoks hali beliriyor. Bu nedenle değer ve ethiğin sosyalleştirilmesi çabası bir oranda sosyal hizmete de düşüyor. Bu aynı zamanda bir görev olarak belirginleşiyor. Sosyal hizmetin tavrının dünya demokrasisine katacağı çok şey vardır. Çünkü sosyal hizmet, toplumsal sorunlara değer çevreninde eğiliyor… Bu özelliği yani sosyal hizmetin insanı ve toplumu yönlendirmedeki toplumsal içeriği, kurulu olan siyasal içerikle çatışabilir. İşte bu noktada değerdir bağlayıcı olan. Toplumsal gerçeğe somut müdahale de buradan geçiyor.

Türkiye’de ne yazık ki, sosyal hizmet toplumsal gerçeğe az az dokunan bir kavramlar balosuna sahip. Bu ise onu sanallaştırıyor ve karşıtlıkları değer bağlamında çözümleme ekseninde sosyal hizmeti yetersiz kılıyor.

Türkiye sosyal hizmeti, değişen toplumsal yapıyı bilimsel bilinç taşına yatırırken yetkin bir bakış açısına sahip olmak zorunda. Sosyal hizmet bilimsel bilincinin zenginleşmesi buna bağlı. Bunu yapmadığı takdirde sosyal hizmetin, turistikleştirilen bir meslek - disiplin konumuna gelmesi işten bile değil.


©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz. Kaynak göstermek ve izin almak etik kuraldır.



Bize Ulaşın