|
|
SOSYAL HİZMET -ETİK- DEĞER
“Sosyal hizmetin temel değerleri yol
kenarındaki yabani çiçekler gibi birdenbire ortaya çıkmaz, köklerini
medeniyetleri besleyen bereketli inançlardan alır.”
Walter. A. FRIEDLANDER
(Sosyal Hizmetin Kavram ve Metodları
Çev; Elkin BESİN. 1965)
Değer olgusu sosyal hizmet düşüncesinin açıklamaya çalıştığı hatta toplumsal
sorunları ele alırken sürekli gündemde tuttuğu bir konudur. Sorunsalın insan
ve toplum koşullarıyla ilgili bir bakış açısı gerektirmesi aslında
sürdürülebilir bir çözümlemeyi de beraberinde getirmektedir. Bu durum ethik
bir yönelimle belirginleşiyor. Sosyal hizmet değer sorunsalı “koşullardan”
ayrı tutulduğu an ölçütlerini yitirme olasılığı ile karşı karşıya
kalmaktadır.
Özde sosyal hizmetin değerleri; temel bakışıyla insana verdiği yaşamsal
öncelikten besleniyor ve toplumsal koşullar değişse de bu temel değer hep
bir başlatıcı olarak önemini koruyor.
İnsan “değerli” bir varlıktır. Bu değerli oluşu diğer insanlar arasında
“değer” örgülü, toplumsal sözleşmeye dayalı bir yaşamı getirmesindendir.
İşte, sosyal hizmetin meslek özü “değer” yüklenimli olduğundan meslekte
doğal olarak ehtik, çok yönlü içselleştirilmiş bir kimlikle dıştalaşıyor.
Sosyal hizmet bakış açısının, toplumsal sorun öbekleriyle yüzleşirken;
onları çözümlemeye çalışırken toplumsal olanakların adil paylaşımı yönünde
kurgulanması çabasına katılımıdır onu toplumsal ethikte taraf kılan. İnsan,
insan olduğundan dolayı değerli olduğu kadar onurluca bir yaşam sürdürme
hakkına sahipti. Bir başka renge, kıtaya, kültüre, yaşam tarzına, kökene
bağlı olduğundan dolayı değil. Bu sosyal hizmetin özüydü de.
Toplumsal adalet halk kitleleri tarafından arzulanan bir gerçeklik olmasına
rağmen, küreselleşen dünya ölçeğinde ola gelen insandışılaştırma halk
kitlelerine dayatılıyorsa bir paradoks hali beliriyor. Bu nedenle değer ve
ethiğin sosyalleştirilmesi çabası bir oranda sosyal hizmete de düşüyor. Bu
aynı zamanda bir görev olarak belirginleşiyor. Sosyal hizmetin tavrının
dünya demokrasisine katacağı çok şey vardır. Çünkü sosyal hizmet, toplumsal
sorunlara değer çevreninde eğiliyor… Bu özelliği yani sosyal hizmetin insanı
ve toplumu yönlendirmedeki toplumsal içeriği, kurulu olan siyasal içerikle
çatışabilir. İşte bu noktada değerdir bağlayıcı olan. Toplumsal gerçeğe
somut müdahale de buradan geçiyor.
Türkiye’de ne yazık ki, sosyal hizmet toplumsal gerçeğe az az dokunan bir
kavramlar balosuna sahip. Bu ise onu sanallaştırıyor ve karşıtlıkları değer
bağlamında çözümleme ekseninde sosyal hizmeti yetersiz kılıyor.
Türkiye sosyal hizmeti, değişen toplumsal yapıyı bilimsel bilinç taşına
yatırırken yetkin bir bakış açısına sahip olmak zorunda. Sosyal hizmet
bilimsel bilincinin zenginleşmesi buna bağlı. Bunu yapmadığı takdirde sosyal
hizmetin, turistikleştirilen bir meslek - disiplin konumuna gelmesi işten
bile değil.
©Sitemize
ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz. Kaynak
göstermek ve izin almak etik kuraldır.
|