|
|
|
|
|
Sosyal devlet;yurttaşlarının sosyal
durumlarıyla,refahlarıyla ilgilenen,onlara asgari bir yaşam düzeyi sağlamayı
ödev bilen devlet şeklinde tanımlanmaktadır.
SSCB ikinci dünya savaşından sonra hızla
yayılması ve dünyada yükselen değerlerde ekonomik eşitlik koşulu Sosyalist
Ülkelerdeki herkese sağlık,eğitim ve diğer temel hizmetlerin devlet
tarafından sağlanması ABD ve Batı Ülkelerinde kaygı oluşturdu bu oluşum
kapitalizmin içinde yeniden yapılanma ve değerlendirme anlayışını getirdi
sonuç da sosyal demokrasi,sosyal adalet,sosyal devlet gibi kavramlar
gelişerek Sosyalist ülkelerin elindeki herkese sağlık,eğitim ve sosyal yaşam
kozu batının mükemmel organizasyonu ile gelişti. Bu oluşum artık batı
ülkelerine yüksek maliyet getirmesi ve SSCB dağılması ile azaldı.
Ülkemiz de aynı konjukturel gelişimde
yerini aldı. Fakat Batı da refah devleti anlayışı yerleştiği zaman , bu
toplumlar ekonomik gelişimini ve sermaye birikimini başarmışlardı.
Sanayileşmelerini büyük ölcüde tamamlamışlardı. Bütün sorunları ulusal
gelirlerini daha iyi paylaştırma konusunda odaklaştığı için,sosyal refah ve
sosyal güvenliği sağlamışlardı.
Ülkemizin hedefi sosyal adalet içinde hızlı
kalkınma hedef edinilmiş kalkınma planları uygulanmıştır. Hızlı kalkınma
,artan ulusal gelir biriken sermaye denge oluşumunu sağlayacağı yerde
ekonomik gelişim ulusal gelirden pay alan gruplarda uçurumlar oluşturmuş
sosyal sorunlar artmış işsizlik,göç,vs beklenenin üstünde gerçekleşmiştir.
Sosyal Hizmetler gelişimi ülkemizde ki bu
gelişim çizgisiyle aynı orantıda gitmiş olup, Özürlüler,Korunmaya Muhtaç
Çocuklar,Yaşlılık ve diğer sosyal refah alanların da yeterince çalışma ve
başarı sağlanamamıştır.
Konuya bir başka acıdan baktığımızda
“sosyal devlet maddi ve manevi anlamda ihmal edilmiş kişilerin,devlete karşı
sosyal destek talebinde bulunma hakkını yani sübjektif bir kamu hakkına
sahip olmaları demektir.
Ülkemizde; SHÇEK GNMD sosyal refah alanında
devletimizin görevlendirdiği önemli kurumlarından biridir. Fakat tüm iyi
niyetli çabalara rağmen ihtiyaca tam cevap verememektedir. Çünkü Aile
parçalanmaları hızla artmakta ekonomik sorunların oluşturduğu sosyal
sorunlar oldukça artmış olup,KMÇ(korunmaya Muhtaç Çocuklar)Sokak
Çocukları,Özürlü Eğitimi ve Rehabilitasyonu ,Yaşlılık vs. Üretilen projeler
halkımızın belli bir eğitim ve kültür düzeyine gelmeyişinden kaynaklanan
anlayışı nedeniyle başarısız olmaktadır. Bu örneklersek Koruyucu aile
Projesi tüm olumlu çabalara rağmen hedeflenen yere gelmemiştir.
Özetlersek; Dünyadaki sosyal ve ekonomik
değişmeler Sosyal devlet anlayışında farklı bir bakış getirmiş olup,
Ülkemizde bu oluşumdan olumsuz etkilenmiştir. Sosyal Refah Hizmetlerinin
devlete yüksek maliyet oluşturduğu ve sürekli geliştirilen projelerin
belirtilen hedeflere ulaşılmadığını düşünmekteyim.
|