|
|
Toplumun refahını, barışını ve kalkınmasını
derinden etkileyen aile sorunlarına koruyucu, önleyici, rehabilite edici ve yol
gösterici hizmetlerin sunulması önem taşımaktadır.Bireyin karşısına çıkan
sorunların başlıca nedeni kabul edilen kişiliğindeki sürekli değişim ve gelişim,
öte yandan yaşanılan toplumda meydana gelen değişmelere uyum, birey ve ailenin
bir takım işlevsel beceriler sergilemesiyle sağlanabilmektedir.
Bilindiği gibi, sağlıklı insan, sadece hastalığı ve sakatlığı bulunmayan insan
değil, ayni zamanda fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik hali içinde
bulunan insandır. Bu tanımın gereği olarak, üç öğesi bulunan sağlığın tanımının
iki öğesini içeren psikososyal boyut Aile Sosyal Hizmet Uzmanlığı alanında da
önemli bir çalışma boyutu olarak yerini almıştır.
Benim de baştan beri kabul ettiğim, son dönemde öne çıkan tanıma göre, sağlıklı
insan; sorunsuz insan değil, sorunla karşılaştığında, sorunu çözebilme
becerisine sahip olan insandır. Bu nedenle kişilere ve ailelere bu yeteneğin
kazandırılması gerekmektedir ki bu sosyal hizmet/sosyal çalışma mesleğinin en
önemli amaçlarından biri olarak sosyal hizmet uzmanlarının temel işlevlerinden
birini oluşturmaktadır.
Eğer sağlıklı insan ve aileler, bu şekilde bir beceriyle karşılaştığında
güçlüklerin üstesinden gelebiliyorsa veya daha az bir hasarla, olayları
atlatıyorsa, yapılması gereken bu becerilerin kişilere ve ailelere
kazandırılmasıdır. O zaman ne yapmalı; Bence, aile eğitimine çekicilik
kazandıran boyutta bir yaklaşımı uygulamaya koymak gibi yeni bir bakış
yaygınlaştırılmalıdır.
Bu yeni bakışta, grup dinamiği ve etkileşimi ön plana çıkmaktadır. Çünkü;
teknolojinin hızla ilerlediği günümüzde çalışma hayatının etkileri insan ve
çevresini, insancıl ilişkilere daha mesafeli ve kaçınan bireylerin ve ailelerin
sayısını artırmıştır. Kalabalıklar içinde yalnızlaşmış bireyler ve içe dönük
yaşayan aileler doğurmuştur. Bunun sonucu insanlar arası ilişkilerde
yabancılaşma, niteliksiz geçiştirici birliktelikler, sosyal soğukluğu ve
birbirlerine şüpheyle bakan kitleleri ortaya çıkarmıştır. Güvensizlik,
çıkarcılık, insancıl boyutu zayıflatmıştır.
Bu soruna yönelik neler yapılabilir ? Cevabı çok basit. Yeniden eğitimle ama
yetişkinlerin yeniden eğitimiyle ve yeniden sosyalleşme etkinlikleriyle.. İçinde
bulunulan çekirdek toplumun yeniden bilimsel yöntem ve yaklaşımlarla en uygun
şekilde yapılandırılmasını sağlayıcı sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik, sosyo-psikolojik,
sportif ve sanatsal etkinliklerin, en görkemli bir tarzda sunulmasıyla ancak
sorunun üstesinden gelinebilir. Bir yerden başlamak gerekirse başlangıç
yöntemlerinden biri, olarak, belki de toplumumuza göre özgünleştirilmiş ve
güncelleştirilmiş kültürler arası pozitif psikoterapi yaklaşımları çözüm
olabilir. Son dönemin en gözde toplumsal çözüm önerilerinden biridir bu ve bir
sonraki makalemde önerdiğim bu çözüme ilişkin boyutları değerlendireceğim.
(Bu yazı milliyet blog
sayfalarında yayınlanmaktadır)
|
UYARI!
©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.
|
|