|
|
|
Sosyal Hizmet Uzmanı Unvanı Hakkında
Prof. Dr. Işıl BULUT |
|
|
Sosyal hizmet uzmanı ünvanı’nın kullanımı konusundaki İlgi yazınız
incelenmiş ve Bölümümüz’ün görüşü aşağıda özetlenmiştir.
1- Ülkemizde sosyal hizmet eğitimi 12.06.1959 tarih ve 7355 sayılı
Sosyal Hizmetler Enstitüsü Kurulmasına Dair Kanun’un amir hükümleri
uyarınca 1961 yılında Sosyal Hizmetler Akademisi’nin faaliyete geçmesi
ile başlamıştır.
7355 sayılı Kanun, Lise eğitiminden sonra dört yıllık yükseköğretim
kurumu olan Sosyal Hizmetler Akademisi mezunlarına “sosyal hizmetler
mütehassısı” ünvanı verilmesini hükme bağlamıştır. Böylece, 1965
yılından itibaren Sosyal Hizmetler Akademisi mezunlarına “sosyal
hizmetler mütehassısı” ve daha sonraları ”sosyal hizmet uzmanı”
diploması verilmiştir.
Sosyal Hizmetler Akademisi’nin YÖK Kanunu ile Hacettepe Üniversitesine
her hakkı ile devredildiği ve Sosyal Hizmetler Yüksekokulu adını aldığı
1982 yılından itibaren de bu uygulama devam etmiş, “sosyal hizmet
uzmanı” ünvanı mezunların diplomalarında tescil edilmiştir.
Diğer yandan, Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi bünyesinde
Sosyal Hizmetler Bölümü’nün açılması ve bu Bölüm’den mezun olacaklara
“Sosyal Hizmet Uzmanı” ünvanının verilmesi T.C.Yüksek Öğretim Kurulu
Başkanlığı’nca onaylanmıştır.
Halen yürürlükte bulunan 14.07.1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları
Kanunu’nun 36. maddesinde devlet memurları sınıflara ayrılarak hangi
meslek mensubunun hangi sınıfta yer alacağı hükme bağlanmıştır. Buna
göre sosyal hizmet meslek mensupları “sosyal hizmetler mütehassısı”
ünvanı ile “sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfı”nda
yer almıştır.
Sosyal hizmet anabilim dalında dört yıllık lisans programını başarıyla
tamamlamış kişilerin “sosyal hizmet uzmanı” ünvanını kullanmaları hiç
kuşkusuz yasal haklarıdır. Kamu kesiminde zaman zaman yapılan
düzenlemelerle kadro cetvellerindeki ünvanların farklı şekillerde
adlandırılmasının, sosyal hizmet meslek mensuplarının temelde sahip
olduğu bu haklarını kullanamayacakları anlamına gelmemesi gerekir.
2- İnsan ihtiyaçlarının karşılanmasında, sorunlarının çözümlenmesinde,
ve insan kaynaklarının geliştirilip korunmasında etkili rol oynayan bir
misyona sahip olan sosyal hizmet kendine özgü bilimsel teknik ve
yöntemlerle insan ilişkilerindeki bilgi ve becerilere dayanan uygulamalı
bilim ve meslektir.
Her meslek, bilimsel temellere dayalı kendine özgü uzmanlık bilgi ve
becerisine sahiptir. Bir başka deyişle, bir işin/uğraşın meslek olarak
nitelendirilmesi ancak kendine özgü uzmanlık bilgi ve becerisinin
varlığıyla olasıdır. Bu nedenle her meslek erbabı kendi mesleğinin
uzmanı olmak zorundadır. Her meslek grubunda olduğu gibi, sosyal hizmet
mesleğini icra etme yeterliliğini eğitim yolu ile kazanmış profesyonel
kişi de mesleğini uygulama yönünden bir uzman kişidir. Bu itibarla,
meslek ünvanında “uzman” veya eski tabirle “mütehassıs” deyiminin
kullanılması 1959’dan bu yana yanlış değil doğru bir tercih olmuştur.
Ülkemizde, 1960’lı yıllardan bu yana “sosyal hizmet”, İngilizce
dilindeki “social work” karşılığı olarak kullanılmaktadır. Bazı
çevreler, social work’ün Türkçe’deki karşılığının sosyal hizmet değil
sosyal çalışma olması gerektiğini savunmuşlar ve böylece yıllarca zaman
zaman alevlenen, zaman zaman durulan bir tartışma başlatılmıştır. Bu
tartışma, ünvana da yansımış ve maalesef mesleğe büyük zarar vermiş ve
hala da vermeye devam etmektedir.
Aslında, her kelime, her deyim kendi öz dilinde bir ağırlığa ve anlama
sahiptir. Basit ve yüzeysel çevirilerle hele bir disiplinin, bir
mesleğin adını belirlemek sağlıklı bir yöneliş değildir.
Türkçemizde genel olarak “bir şey meydana getirmek için emek harcamak”
anlamına gelen “çalışma” kelimesi yerine, “başkasına yarayan bir iş
yapma, bir görevi yerine getirme, başkasına maddi manevi destek sağlama,
yardım etme” gibi anlamlara sahip olan “hizmet” kelimesinin
kullanılması, disiplin ve mesleğimizi daha belirgin bir şekilde ifade
etmesi bakımından 1960’lı yılların başından bu yana yapılan doğru bir
tercih olmuştur.
Meslek ünvanları mesleklerin özünü ifade etmeleri açısından önemlidir.
Bir mesleğin adı o mesleğin niteliğini ve işlevini tanımlama gücüne
sahip olmalıdır.
Bölümümüz, 1960’lı yıllardan bu yana resmi olarak kullanılan “sosyal
hizmet” ve “sosyal hizmet uzmanı” ifadelerinin son derece isabetli ve
doğru tercihleri yansıttığı görüşünü paylaşmaktadır.
Bölümümüz, bir yükseköğretim kurumunda dört yıllık sosyal hizmet lisans
programını başarıyla tamamlamış ve sosyal hizmet mesleğini icra etme hak
ve yeterliliğini kazanmış bir kişinin, istediği takdirde, atandığı kamu
kurumundaki görevinin kadro ünvanı ne olursa olsun sahip olduğu meslek
ünvanını (sosyal hizmet uzmanı) kullanmasında bir sakınca olmadığı
kanısındadır. |
|
|
|
|