|
|
|
 |
SOSYAL HİZMET BİLİMİ VE MESLEĞİ-1
Doç. Dr. İBRAHİM CILGA
Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Sosyal Hizmet Bölümü
|
Birinci
Bölüm / İkinci
Bölüm / Üçüncü
Bölüm / Dördüncü Bölüm /
Beşinci Bölüm/Altıncı
Bölüm
Gereksinme ve Yaklaşım
Türkiye’de toplum ve insan sorunları ve çözüm yolları konusunda bilgi üreten,
yaklaşımlar geliştiren, modeller oluşturarak kendine özgü yöntem ve tekniklerle
uygulamalar gerçekleştiren bir disiplin ve meslek olarak sosyal hizmetin
etkililiğinin ve verimliliğinin arttırılması temel bir gereksinmedir.
Türkiye’de sosyal hizmetle ilişkili bilim, meslek ve uygulama çevrelerinin
bilimsel yeterlilik ve yetkinlik ilkelerine göre yeni sorumluluklarla harekete
geçmesi gereklidir.
Gelişme için Stratejik Amaçlar
1.Türkiye’de ekonomik ve sosyal bunalım karşısında sosyal hizmetin bilimsel ve
mesleki rolünün geliştirilmesi,
2.Gelir ve hizmetlerin dağılımının iyileştirilmesi, yaşam niteliğinin toplum
ve insan açısından geliştirilmesi,
3.Demokratikleşme sürecinde temel hak ve özgürlükler ile sosyal ve ekonomik
haklardan tüm toplumu çalışanları ve hizmet kitlesini yararlandırılması,
4.Sosyal hizmetler alanlarında yapısal bütüncü, disiplinler arası ve sorun
alanları düzeyinde geliştirilen yaklaşımlarla katılını ve örgütlenmenin
yaygınlaştırılması, etkilik ve verimliliğin yükseltilmesi, sosyal devlet
ilkesine göre çağdaş sosyal hizmetler sisteminin ve standartlarının
geliştirilmesi
5.Türkiye’de sosyal bilimlerin güçlendirilmesine ve sosyal araştırmaların
geliştirilmesine, yeni yaklaşım ve hizmet modellerinin oluşturulmasına Sosyal
hizmet açısından katkı sağlanması.
6.Eğitimin gelişmesi, yeni açılan bölümlerdeki kalitenin ve standartların
yükseltilmesi, farklı bölümlerde yetişen öğrenciler arasında ortaya çıkacak
düzey farklılıklarının önlenmesi, sosyal hizmet uzmanlarının çalıştıkları
ortamlarda kendini geliştirme bilinci, meslek uygulamalarının
kurumlaştırılmasına katkı verilmesi, sosyal hizmet kuruluşlarının kalitesinin
yükseltilmesi kurumların hedeflerine ulaşması için hizmet modellerinin
geliştirilmesi ve uzmanın çalışma standartlarının geliştirilmesi bu istemlerin
başında yer alır.
Temel sorun
Meslek alanında yaşanılan temel sorunun; mesleki güçlerin güçsüzleşmesi,
bilimsel, mesleki ve hizmet yönünden hareketsizlik, etkisizlik ve verimsizlik
olduğu açıkça gözlenmektedir. Meslek çevresi kapalı bir sistem niteliğindedir.
Toplumsal düzeyde çevresindeki sistemlerle etkileşime girmeyen, değişmeye
kapalı, başlangıçtaki koşullara bağlı, değişmez dengeleri yeniden üreten, uygun
bir geri beslemeyi kendi içinde kapalı bir yapıya oturtan, toplumsal, bilimsel
ve alandaki gelişmelere uyumsuz kalan, süreç içinde kendini geliştirme ve
değiştirme yeteneğini sınırlayan statik bir model mesleki güçlerin geçmişini ve
bugününü yönlendirmektedir.
Açık sisteme dönüşen dinamik yapıların oluşması, negatif, olumsuz geri besleme
yerine pozitif, olumlu ve yapıcı geri beslemenin geliştirilmesi, savunucu
iletişim yerine açık etkileşimin temel alınması, devinimin yönünün genel
strateji odakları doğrultusuna çevrilmesi zorunludur.
Toplumsal ve ekonomik sistem içinde sosyal hizmet çevresinin bir alt sistem
olarak nitelik kazanamaması; mesleki güçler arasında etkileşimsizlik, güçler
arasında bilgi, yaklaşım, model, güç, kaynak alışverişinin yokluğu;
Güçlerin kendine ve birbirine yabancılaşması, güçlerin konjonktür içinde kendi
içine kapanması, kopukluk, ayrımcılık, dışlama, itme farklı gündemlere yönelme,
dönemsel olarak ortaya konulan ürünlerde sınırlılık, yetersizlik. etkisizlik ve
ortaya konulan olumlulukları paylaşma eksikliği,
Meslek çevresinde geleceğe yöneliş için sürdürülebilir etkileşim
mekanizmalarının yokluğu nedeniyle sürekliliğin olmaması, güçlerin kendini ve
sistemi besleyen, geliştiren dinamizmi ortaya koyamaması, mesleki güçlerin nitel
yönden farklılaşmaya yönelememesi, kendi içinde alt sistemleri üretememesi,
Yenileşme, yeni yapılanma, meslek çevresinde bilgi, çaba, kaynak, program ve
proje üretmedeki gerilemeler, kapalı sistem içinde ayrılaşma, benzeşme, tekrar,
örgütsel bozulma, etkisizlik, verimsizlik ve kalitesizlik üreten kısır
döngülerin kırılamaması.
Eğitim Kurumunun Sorumlulukları
Sosyal hizmet alanında bilimsel ve mesleki birikimi geliştirmek,
eğitim-öğretim düzenini oluşturmak eğitim programlarına belirli ilkelere göre
işlerlik kazandırarak nitelikli uygulayıcı kadronun yetiştirilmesini
sağlamaktır. Akademik özerklik bilimsel, eğitsel ve mesleki çalışmaların temel
ilkelerini yönlendirir.
Eğitim politikasının niteliğine göre gerçekleşen eğitim-öğretim çalışmaları
sürecinde kuram-uygulama bütünlüğünde öğrencilerin yetişme olanakları ve
koşulları belirlenir.
Yetişen öğrencinin niteliği, sosyal hizmet uzmanının niteliğinin
göstergesidir. Lisans, yüksek lisans ve doktora programları sosyal hizmet
alanındaki elemanlarının bilimsel ve akademik yönlerden yetişme koşullarını ve
düzeyini sergiler.
Sosyal hizmet alanındaki bilimsel ve mesleki anlayışların geliştirilmesi
sorumluluğu eğitim kurumunundur. Bilimsel ve mesleki gelişmelerin stratejilerini
oluşturup yönlendirme, meslek eğitiminin gelişmesi ve uygulamaya geçirilmesi,
sosyal hizmet alanlarında mesleki çalışmaların felsefe, bilgi, ilke, amaç ve
hedefler, yöntem ve teknikler açılarından uygulama modellerinin geliştirilmesi
eğitim kurumunun öncülüğünde gelişir.
Sosyal hizmet alanında temel araştırmaların ve değerlendirme araştırmalarının
yapılması sorumluluğu eğitim kurumunun sorumlulukları arasında yer alır.
Günümüzde sosyal hizmet uzmanları değişik baskıları ağır biçimde yaşamaktadır
Sosyal hizmet mesleğine ilişkin düzenden kaynaklanan baskılar; sosyal hizmet
kuruluşlarının yönetici ve çalışanlarından kaynaklanan baskılar, meslek
elemanlarının var olan ekonomik ve sosyal koşulların insan ve toplum üzerindeki
etkileriyle oluşan sorunları bilmek fakat, hedef kitleye ulaşamamak ve yeterince
mesleki yarar üretememekten kaynaklanan baskılar, kişisel olarak yeterli yetişme
konusunda duyulan endişe ve kaygıların oluşturduğu baskılardır. Bu baskılar
sosyal hizmet uzmanlarını iş ortamında kıskaç içine almaktadır.
Bu kıskaç meslektaşları devinimsiz, üretken olmayan bir meslek yaşamına
sürüklüyor, doyumsuzluk özel yaşamın düzeyini de belirliyor. Uzmanların mesleki
kimliğini geliştirememe, yetkililiğini kaybetme ve mesleğe ilişkin
algılamalarında farklılaşma öne çıkıyor. Uzmanların içinde bulundukları düşünsel
ve duygusal açmazlar ilgililerce yeterince ve gereğince görülmüyor.
Gelişme İçin Direnç ve Baskılardan Kurtulma
Türkiye’de bilimsel ve mesleki güçlerin devingenliğinin yaşanılan çelişkileri
kapsayan bir politika ve strateji etrafında sağlanması,
insanın ve toplumun özgürleşmesi, özgür birey, örgütlü toplum ve demokratik
sosyal hukuk devletinin gelişmesi,
bilimsel ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda demokratik toplum düzeninin
oluşması, insan haklarına dayalı anlayışlarla hareket eden, ekonomik ve
gelişmelerle sosyal gelişmelerin uyum içinde oluşması için çaba gösteren bir
anlayışı gerektirir.
Tüm mesleki güçlerin ortak amaçlar doğrultusunda harekete geçirilmesi geleceğe
yönelişin çıkış noktası olarak karşımızda durmaktadır.
Türkiye’de; sosyal hizmet ile ilgili var olan kurulu düzenin değişmesi için
bilimsel çaba üretmek itici güçtür. Bilimsel çaba üretmeden statükoyu
değiştirmeye olanak yoktur.
Eğitim kurumlarının; sosyal hizmet alanlarındaki kuruluşlarla,
üniversite-sosyal sektör ilişkisi içinde bilimsel öncülük yapmalı, yanlış
yöneliş ve düzenlemelere karşı bilimsel çözümler önermelidir.
Eğitim kurumları için, çağdaş toplum ve devlet yapısının
güçlendirilmesi,sosyal devlet ilkesi temelinde çağdaş sosyal hizmet ve yardım
sisteminin geliştirilmesine yönelik modeller,hizmet politikası, planları,
programları, projeleri ve uygulamalarının üretilip geliştirilmesi önemli bir
sorumluluk alanıdır.
Eğitimin gelişmesi, yeni açılan bölümlerdeki kalitenin ve standartların
yükseltilmesi, farklı bölümlerde yetişen öğrenciler arasında ortaya çıkacak
düzey farklılıklarının önlenmesi için bilimsel ve mesleki sorumluluktur.
Bilim ve Meslek çevresini oluşturan güçlerin; ertelemeler, bastırmalar, küçük
grup çıkarlarını gözeten klikler niteliğinde yabancılaştı mekanizmalara
sarılması gelişmeyi engelleyen birer tampon kurumlardır.
Yeni hedeflerin üretilememesi, toplum ve insan gerçeğini hizmet üreterek
kucaklayamamak geleceğe yönelişin birlikte yaratılmasını engellemektedir.
Sistem içindeki çelişkiler ve sorunlar sistemin yaşaması ve gelişmesi için
birer çıkış noktasıdır.
Çelişkileri ve sorunları çözmeden yabancılaştırıcı mekanizmaları, kısır
döngüleri ve tampon kuramları üretmek sistemin varlık alanını daraltır.
DEVAM EDİNİZ
|
UYARI!
©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.
|
|