Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

Sosyal Hizmet Uzmanı olarak ,“Beyaz Melek” Filmi

Kemal GÖKCAN/Site Editörü
sosyalhizmetuzmanlari@gmail.com 

           Bu film, 3 milyon dolarlık dev bir bütçe ile yapıldığı söylenmektedir. Şu anda gişe rekorları kıran filmin doğa çekimleri,gerçek bir görsel ziyafet sunuyor. Ayrıca deneyimli sanatçılardan oluşan dev kadronun usta oyunculuğu göz dolduruyor. Fakat tüm bunlar filmi melodramın üstüne çıkarmaya yetmiyor!




          Değerli meslektaşım ve yaşlılık alanında deneyimleri ve hizmetleri olan Şadiye DÖNÜMCÜ, Beyaz Melek filmini;Kırmızıgül'den "Beyaz Melek" Mevsimi adlı yazısında değerlendirmiştir.

         Bu yazısında mesleki değerlendirmeden ziyade duygusal bir bakış ile filimin görsel ve müziksel etkisini vurgulamaktadır.

         Yazısında,“Ancak herkesin aklında, gözünde o insanlık dışı şiddet sahneleri kalacak diye kaygılıyım. Keşke diyorum ille o sahneler yer alacaksa –ki gerek yoktu kanımca” diyerek kaygısını belirtmiştir. Bu kaygısını paylaşıyorum.

           Meslektaşımın, “Yaşlılık politikalarına katkısı olur umarım...Türkiye'den her filmin vazgeçilmez destekçisi olarak hayatımda ilk kez bir film yazısı, yazdım. Dilerim bu film; giderek yaşlanan dünyamızda, giderek artan yaşlı nüfusa ilişkin geliştirilecek politikaları, yaşlılık olgusunu, evde bakılan yaşlıların konumunu, huzurevi gerçeğini ve yaşlılık alanında çalışanların sorunlarını, yaşlılara verilecek hizmetlerin örgütlenmesini ve ilgili mevzuatı tartışmaya –bir nebze de olsa- katkı verir.” Temennisine katılıyorum.

          Ancak, toplumsal değerlendirmelerimizde, duygularımızla hareket eden bir yapıya sahibiz,bu temelde bu filmin duygusal boyutunda bakıldığında yaşlılara yönelik sosyal hizmetleri olumlu etkisi olacağını sanmıyorum. Var olan hizmetler farklı hizmetler gibi sunulabilir.

           Film, tedavi için Diyarbakır'dan İstanbul'a getirilen yaşlı bir adamın sıkıldığı için hastaneden kaçması ile başlıyor. Adamın yolu büyük bir tesadüfle huzurevine çıkmaktadır. Huzurevi çalışanları da sokakta kaldığını sanarak onu içeri alırlar. Sonra oğulları babalarının izini bulurlar. Huzurevinin ne olduğunu bile bilmeyen bu gençler bahçede sabahlarken, seyirci huzurevi sakinlerinin hikayelerini izler. Ardından orada çalışan bakıcının yaşlılara yaptığı işkence görüntüleri ile devam eder. Bu arada bu insanların hikayeleri üzerinden vefasızlığı,nankörlüğüne göndermeler yapılır.
          

         Film temelde,ders veren ve didaktik bir tarzda, "İnsanlar bu kadar vefasız olmamalı" mesajları vermektedir. Seyirci “iyi” ve “kötü” kavramları ile yönlendirilerek, ağlamaya hazır hale getiriliyor.

         Film,"Kötü bakıcılar", "vefasız evlatlar" çemberinde dönmektedir. "Doğu"nun henüz tümü ile çözülmemiş feodal değerlerini alternatif olarak sunmakta. Bu sunuş toplumda sosyal bir gereksinimi karşılayan ve profesyonel bir anlayış ile yaşlılık alanında sosyal hizmet uygulamalarına olumsuz bir yargı oluşturabilir. Oysa çağdaş yaşam da bu tür sosyal hizmet kurumları bir gereksinimdir.

         Filimde, tarihsel-toplumsal nedenler, ne de devlet ve sosyal kurumlar arasındaki ilişki irdelenmemiştir .

         Film aslında birbiri ile bütünleşemeyen üç bölümden oluşuyor. Birinci bölüm İstanbul'da bir huzurevinde başlıyor, sonra Doğu illerine yolculuk ile devam ediyor, Doğu misafirperverliği ve feodal değerlerin yüceltilmesi ile de noktalanıyor.

       Huzurevi sakinleri çeşitli kesimlerden seçilmiş. Her birinin yan öyküleri filimin dokusunu sağlamlaştıramamakta,filmi dağıtan farklı öykülere dönüşüyor. Sadece filmin duygusal kurgusunu güçlendiriyor.
Sadece "bağlılık", "sadakat", "masalsı gelenekler" filimde vurgulanmaktadır. Oysa bir çok önemli sorunun vurgulanması mümkündü. Önemli bir sosyal sorunu konu edilmiş olup,“melodram” ötesine çıkamamıştır.

    
   ©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz. Kaynak göstermek ve izin almak etik kuraldır.




Bize Ulaşın