Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap - Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları
İnsan hakları Bilgileri

 

 

 
1. SOSYAL HİZMET UYGULAMALARINDA AİLEYE SOSYAL HİZMET MÜDAHALESİ AİLE-ÇOCUĞUN DEĞERLENDİRİLMESİ

Bölüm - 1 Bölüm - 2

Sosyal Hizmet Uzmanı. İsmet Galip YOLCUOĞLU
Yazarımızın yayınları hakkında görüşlerinizi ve yorumlarınızı ismetgalip@gmail.com  ulaştırabilirsiniz.

               1.1.2. Değerlendirmede Çocuk Faktörü ve Çocukların Katılımı

    Değerlendirmede çocukların öznel deneyimlerini dinleme ihtiyacı kabul edilmiştir (James v.d., 1998). Çocuklukla ilgili yeni bir çok sosyal teoride çocukluk sadece yetişkinliğe doğru bir gidiş olarak değil kendi başına bir “varoluş” olarak ele alınmaktadır (James v.d., 1998). Bu nedenle çocuklar, haklarıyla birlikte topluma katılan önemli sosyal aktörlerdir. Çocukların, birey olarak hakları ve kendilerini ilgilendiren konulardaki uygulama süreçlerine, karar mekanizmalarına katılmaları konusunda son yıllarda yasalar ve uygulamalar düzeyinde önemli yeni yapılanmalar olmaktadır (Franklin, 1995). Aile ve çocuk değerlendirme sürecinde çocuk, “nesne” olarak değil “özne” olarak ayrıntılı şekilde ele alınmalı, görüşlerine başvurulmalı ve karar verme süreçlerine dahil edilmelidir. İngiltere’de yapılan Değerlendirme Alan Çalışmasında, değerlendirme işinde çocukların sesini ve yerini daha merkezi bir konuma almak gerektiği görülmüştür (Department-of-Health, 2000). Değerlendirme sürecinde çocuklarla girilen etkileşim yoluyla çok yararlı bilgiler elde edilebilir. Bu süreçte çocuklar, kendilerinin sürece katılması, uygulamalar nedeniyle çeşitli korkulara kapılabilirler. Bu nedenle uzmanın, süreç boyunca onlara değerlendirme süreci ve sonuçlar hakkında içlerini rahatlatıcı bilgiler vermeleri büyük önem taşır. Değerlendirme sürecinde çocukların bireyselliklerine yeniden vurgu yapmak, onları çok dikkatli gözlemlemek, derinlemesine değerlendirme sürecine başlamadan onlarla iyi bir ilişki inşa etmek çok önemlidir. Yetişkinler gibi çocuklarında çok değişik ilgileri, tercihleri, hoşnutsuzlukları vardır. Örneğin, ebeveynleri tarafından istismar edilmiş bir çocuğun çizdiği resimlerle kendini ve durumunu ifade etmesini uzmanla çocuk arasında “buzun kırılması” olarak tanımlamışlardır. Uzmanla çocuk arasındaki etkileşimde en önemli temalar, güven, yargılamadan uzak bir kabullenme, dürüstlük, ulaşılabilirlik, biraz mizah ve her çocuğun her zaman çocuğun düşüncelerinin gerçekten dinlenmesidir ( Butler ve Williamson, 1994).




 

    
      
Uzman, çocuğun kullandığı ifadeleri ayıklayarak, grup tartışmaları yolu ile çocuğun başkalarına öğüt vermesini isteyerek onun görüşlerini aktarmasına yardım edebilir. Çocukların kendi seslerini duyurma ve kendi yaşamlarıyla ilgili kararlara katılma hakları vardır. Çocukların eksikliklerinden ziyade yeterli oldukları, güçlü oldukları alanlara ağırlık verilerek değerlendirme yapılmalıdır.

          1.1.3. İngiltere Örneği


       İngiltere’de korunması gereken çocuklara yönelik hizmetlerdeki gelişmeler açısından en önemli dönüm noktası, 1889 yılında çıkartılan ve “Çocukların İmtiyazları” olarak bilinen ve çocuklara zulmün önlenmesi amacını taşıyan yasadır. Bu yasa ile çocuklarına hastalıklı şekilde davranan ebeveynlere çocuk lehine müdahale etme, gerekirse eve girme, hapis cezası verme yetkisi getiriImiştir.
1908 yılında ilk kez “Çocuk Mahkemelerinin” kurulması, evlat edinmenin yasal altyapısının oluşturulması ve çocuklarına cinsel istismarda bulunma, ensest ilişki vakalarında ebeveynlerin rahibe gönderilmesi yerine yargılanma ve cezalandırma uygulamalarına olanak sağlayan yasal düzenlemeler yapılmıştır. 1932 tarihli “Çocuk ve Gençler Yasası” ile çocuk mahkemelerinin gücü ve etkinliği artırılarak, “çocuğun korunması” ile ilgili yasal düzenlemeler yapılmıştır. İngiltere’de koruyucu bakım, köy evleri-grup evleri, dağınık evler ve çocuk yuvalarından oluşan bakım sisteminde 1944 yılında Lady Allen isimli şahsın kurum bakımındaki çocuklara yapılan kötü muamalelerle ilgili “The Times” gazetesinde köşe yazısı yayınlamış ve büyük bir soruşturma açılmıştır. Curtis başkanlığında çalışmalar yapan komite 1946 yılında raporunu yayımlamıştır. Buna göre hükümet korunmaya muhtaç çocukların tüm ihtiyaç ve bakımından sorumlu tutulmuştur. 1948 “Çocuk Yasası”, 13 yaşındaki Denis O’neil’ın evlat edinen aile yanında ölmesi üzerine, parlementoda çocuk komitesi kurulmuş, yerel yönetimlerin de çocuk komiteleri, çocuk ofisleri kurmalarına yönelik düzenlemeler yapılmasına yol açmıştır. 1968 tarihli “Sosyal Hizmet Yasası”, yerel yönetimlere sosyal hizmet departmanı kurma, çocukların yerleştirilmesi, refahı ve sağlık-gözetim koşullarının iyileştirilmesi görevleri ve “çocuk ihmali” konusunda araştırmalar yapma sorumluluğu vermiştir. 1970 tarihli “yerel yönetimler sosyal hizmet yasası”, çocuklarla ilgili sosyal hizmet servisleri ve çocuk bakım hizmetlerinin birleştirilmesini sağlamıştır. 1974 yılında Maria Couwel isimli çocuğun üvey babası yanında ölmesi üzerine yapılan soruşturma sonucu düzenlenen raporda, çocuk refahı servisleri arasında ciddi koordinasyon eksikleri olduğuna işaret edilerek, çocuk koruma komitelerinin kurulması ve yerel yönetim otoritelerinin eşgüdüm halinde, risk altındaki çocukları koruma ve denetim hizmetlerine yoğunlaşmaları sağlanmıştır.
1989 “Çocuk Yasası”, her çocuğa ihmal ve istismardan korunma hakkı veriyordu. Temel ilke olarak çocuğun en iyi bakımının kendi aile ortamında yapılabileceği ilkesi benimsenmiştir. 1995 yılında, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesine dayanılarak çocuk yasasına üç temel ilke eklenerek; çocukların her türlü ayrımcılıktan korunması, çocuğun refahının sağlanmasına birinci derecede öncelik verilmesi ve çocuğun görüş ve düşüncelerinin dinlenmesi ilkeleri kabul edilmiştir.
2003 yılında Margaret Hodge ilk “Çocuk Bakanı” olarak atanmış, elektronik ortamda her çocuğun sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere ilişkin sorunları, görüş ve önerileri alınarak çocuk komisyonu ve yerel otoritelerce ihtiyaçlara uygun hizmetlerin geliştirilmesi ve çocukların güveninin kazanılmasına yönelik çalışmaların yapılması kararlaştırılmıştır.
İngiltere’de diğer birçok gelişmiş ülkede olduğu gibi “aile” odaklı hizmet modelleri geliştirilmiştir. Bunu yanı sıra çocuğun aile içinde desteklenmesi yaklaşımı benimsenerek buna yönelik düzenlemeler yapılmıştır.
Son yıllarda çocuk refahı çalışmaları ciddi şekilde politika değişikliğine uğrayarak, klasik, sığ “çocuk koruma odağı” yerini, “çocukların gereksinimlerini kapsayan” yeni ve geniş bakış açısına bırakmıştır. Bu yeni odakla ilgili sonuçlar ve çocuk politikasındaki değişiklikler, yapılan alan çalışmalarında çocuklar ve onların ailelerinin gereksinimlerinin incelenmesi sonucunda ortaya çıkmıştır (Department of Health, 2000).
Sosyal çalışmacıların çocukların potansiyel ve geniş yelpazedeki gereksinimlerini karşılamaya yöneldikleri bu politika değişimi “yeniden odaklanma” olarak isimlendirilmiştir (Little, 1997).

        Ülkemizde halen korunması gereken çocuklara yönelik çocukların ve ailelerinin gereksinimlerini temel alan, çocukların görüşlerine yer veren böylesine “toplum temelli” hizmetler geliştirilememiştir. Oysa korunması gereken çocuklar ve ailelerine birlikte ulaşarak, çocukları toplumdan soyutlamaktan ve kurum bakımına almaktan ziyade, toplum temelli politikalar geliştirerek yenilikçi çözümler bulmak politika yapıcıları ve uygulayıcıların öncelikli görevleri arasında olmalıdır.
Çocuk Hakları Sözleşmesi, çocuğun aile, akraba, arkadaş vb. tüm sistemler içinde bir bütün olarak ele alınmasını öngören ve çocuğun yalnızca korunan bir nesne olarak değil aynı zamanda özel hakları olan özneler olarak gören derin ve kapsamlı bir anlayışa sahiptir. Sözleşmede, çocuğun yaşatılması, korunması, gelişimi bakımından aile öncelikli kurum olarak ele alınmıştır. Çocuk Hakları Sözleşmesinin 5. maddesinde ana-baba sorumlulukları ve çocuğun aileden kopartılmadan aile içerisinde desteklenmesinin önemine vurgu yapılmaktadır. Madde 5’de “Taraf Devletler, bu Sözleşmenin çocuğa tanıdığı haklar doğrultusunda çocuğun yeteneklerinin geliştirilmesi ile uyumlu olarak, çocuğa yol gösterme ve onu yönlendirme konusunda ana-babanın, yerel gelenekler öngörüyorsa uzak aile veya topluluk üyelerinin, yasal vasilerinin veya çocuktan hukuken sorumlu öteki kişilerin sorumluluklarına, haklarına ve ödevlerine saygı gösterirler” denilmektedir. Çocukların anne-babadan ayrılmasından mümkün olduğunca kaçılmalıdır. Anne-babaların gereksinimlerini karşılamak, anne-babalık becerilerinin geliştirilmesini sağlamak, onların sorumluluk duygularını, haklarını göz ardı etmeksizin iyi birer anne-baba olduklarını kabul etmek ve kapasitelerini güçlendirmek Çocuk Hakları Sözleşmesi gereğince devletin görevleri arasındadır.
Sözleşmenin 5. maddesinde, ”Taraf Devletler, bu Sözleşmenin çocuğa tanıdığı haklar doğrultusunda çocuğun yeteneklerinin geliştirilmesi ile uyumlu olarak, çocuğa yol gösterme ve onu yönlendirme konusunda ana-babanın, yerel gelenekler öngörüyorsa uzak aile veya topluluk üyelerinin, yasal varislerinin veya çocuktan hukuken sorumlu öteki kişilerin sorumluluklarına, haklarına ve ödevlerine saygı gösterirler” denilmektedir.

           1.2. TARTIŞMA VE SONUÇ

          Sosyal refahın kurumsallaşması sürecinde sosyal politikanın sosyal hizmetlerle paralel gelişimi noktasında, giderek değişen ve gelişen toplumsal dinamikler doğrultusunda çalışma alanları da çeşitlenmiştir. Sosyal hizmetin bu çeşitlenmiş çalışma alanları içerisinde “Çocuk Refahı” alanı bu hizmetlerin başlangıcından bu yana önemle üzerinde en çok durulan bir alan olmuştur. Çocuk Refahı, bir taraftan aile refahının diğer taraftan da geniş bir bakış açısıyla toplumdaki refahın şartlarından bağımsız olarak düşünülemez.

         Toplumsal değişme ve gelişmeler ekonomik ve sosyal açıdan aileler, çocukları olumsuz etkilemekte göç, kentleşme, işsizlik, kentsel yoksulluk gibi faktörler de kentlerde tutunmaya çalışan nüfus gruplarını zaman zaman başa çıkamadığı çeşitli risklerle karşı karşıya bırakmaktadır. Düşük gelirle, zor şartlarda yaşamaya çalışan ailelerde boşanmaların arttığı, tek ebeveynli ailelerin sayısı fazlalaştığı, kamu desteği yetersiz kaldığı, toplumsal kurumların olumlu etkilerinin azaldığı, tüm dünyada ve özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde, çocukların dramatik bir şekilde olumsuzluklar yaşaması gerçeği ile karşı karşıya kalındığı düşünülmektedir. Türkiye’de son yıllarda kamu sağlığı, sosyal hizmet, eğitim alanında bir takım gelişmeler yaşanmasına karşın ülkemizin sosyal kayıtları, çocukların yaşam kalitesi bakımından ne yazık ki halen olumsuz bir seyir izlemektedir. Çocuk yoksulluğu, kentsel yoksulluk önemli bir sorun olarak varlığını sürdürmekte, azımsanmayacak oranda çocuk nüfusu, aileleriyle birlikte yoksulluk yükü altında ezilmekte, özellikle İstanbul metropolünde ve diğer şehirlerde çocuklar her yerde artan risklerin tehdidi altında bulunmaktadır. Tüm çocukların her yönden sağlıklı yetişmeleri için gerekli koşulların sağlanamadığı, çocukların temel gereksinimlerinin karşılanmadığı, temel bakım, yetiştirilme ve gözetilmelerinde yetersizlik ve aksamalar olduğu, sosyal, fiziksel, ruhsal ve ahlaki yönden sağlıklı bir yetişkin olarak yetişebilmelerinin önünde engeller bulunduğu göze çarpmaktadır.
Vakit geçirmeden çocukların sağlık, eğitim, sağlıklı gelişim, beslenme ve barınma gereksinimlerinin karşılanamadığı ailelerin tespit edilmesi gerekmektedir. Çocuk ihmali ve istismarına yol açan risk faktörlerinin devletin çocuk politikaları yoluyla belirlenmesi ve toplumuzdaki tüm çocukların yararına düzenlemelerin, tüm kamu kurumları ve sivil toplum örgütlerinin entegre olduğu çocuk koruma sistemlerinin oluşturulması ihtiyacı olduğu dikkat çekmektedir.

  KAYNAKÇA

Aile Ve Çocuk Özel ihtisas Komisyonu Raporu (2001). DPT, Ankara.
Ashman, Kirst K. Ve Hull, G. H (1999). Understanding Generalist Practice. Chicago: Nelson Hall Publisher,
Atamer, T. Aslı (2005). Çocuk İstismarı Tarama Anketi: Geliştirme, Geçerlik Ve Güvenirlik Çalışması. İ.Ü. Adli Tıp Enstitüsü. İstanbul,
Barker, R. L. (1995). The Social Work Dictionary. Silver Spring, Md: NASW Press.
Butler, I. And Wıllıamson, H. (1994). Children Speak: Children, Trauma And Social Work. Harlow: Longman.
Carter, E. A., & Mc Goldrıck, J. (1989). The Changing Family Life Cycle: A Framework For Family Therapy. Needham Heights, Ma: Allyn & Bacon.
Cash, S. J. (2001). Risk Assestment in Child Welfare: The Art And Science. Children And Youth Services Review, 23 (11): 811.
Çocuk Haklarına Dair Sözleşme. (1997). T.C. Başbakanlık Sosyal Hizmetler Ve Çocuk Esirgeme Kurumu Yayını, Ankara.
Department of Health (2000). Framework For The Assesment of Children İn Need And Their Families. London: Department Of Health.
Duyan, Veli. (2003). Aileye Yönelik Planlı Müdahale Sürecinin Aşamaları. Toplum
Franklın, B. (1995). The Case For Children’s Rights: A Progress Report. İn B. Franklin(Ed.) The Handbook Of Children’s Rights. London:Routledge. Pp. 3-22.
Goldenberg, H. (1996). Family Therapy: An Overview. (4th Ed. ). Pacific Grove, Ca: Brooks/ Cole.
Gorden, T. (1970). Parent Effectiveness Training. New York: Peter Weyden.
Hepworth, D., Rooney, R. H., & Larsen, J. A. (1997). Direct Social Work Practice. (4 Th Ed.). Pacific Grove, Ca: Brooks/Cole.
Holland, Sally (2004). Child And Family Assesstment in Social Work Practice. Sage Publicatons Ltd.
James, A. , Jenks, C. And Prout, A. (1998). Theorising Childhood. Cambridge:Polity.
Johnson, G. B. , & Wahl, M. (1995). Families: Demographic Shifts. In Encyclopedia Of Social Work (Vol. 2, Pp. 936-941). Washington, Dc: Nasw Press.
Johnson, L. C. (1998). Social Work Practice: A Generalist Approach. Usa: Allyn And Bacon Company, Massachusetts.
Little, M. (1997). The Re-Focussing Of Children’s Services. in N. Parton (Ed.), Child Protection And Family Support. London: Routledge. Pp. 25-38.
NASW (1992). Changes in Nasw Family Policy. Nasw News, 27(2).
Strand, V. C. (1995). Single Parents. In Encyclopedia Of Social Work (Vol. 3, Pp. 2157-2164). Washington, Dc: Nasw Press.
Worden, M. (1994). Family Therapy Basics. Pacific Grove, Ca: Brooks/Cole.    

©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz. Kaynak göstermek ve izin almak etik kuraldır.



Bize Ulaşın

 


 


 

SHU İsmet Galip YOLCUOĞLU
(SHÇEK İstanbul Atatürk Kız Yet. Yurdu Md.- H.Ü. Sosyal Hizmet Anabilim Dalı Doktora öğrencisi)

©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz. Kaynak göstermek ve izin almak etik kuraldır.