Sosyal hizmet eğitimi içinde bulunduğumuz çağda
mesleğin gelişmesine paralel olarak çok daha niteliksel farklılığa dönüşmüştür.
Her ülkede eğitim süresi ülkenin gelişimine koşut olarak farklı bir gelişim
çizgisi izlemiştir. Ülkemizde 1959 yılında sosyal hizmet mesleksel anlamda
kendini göstermiştir. Değişen toplumda sosyal hizmet mesleğinin
bilgi,değer,yöntem,teknik açıdan geliştirilmesi,yeni bilgi üretimi yanında
yöntemlerin uluslararası gelişmeler doğrultusunda yeniden formülasyonun
yapılması gerekmektedir. Çağdaş dünyanın gerçekleştirilmesinde sosyal hizmet
insana ve topluma gerekli koşulların yaratılmasında büyük olanaklar
sağlamaktadır. Çünkü sosyal hizmet mesleği felsefesi çağdaş dünyanın
gerçekleştirmesine uygun nitelikler taşır. Sosyal hizmet eğitimi çağdaş dünya
düşünce ve kavramlarına uygun anlayışla gerçekleştirilmelidir.
Bu temelden konuyu irdelediğimizde sosyal hizmet uzmanı
tüm topluma ve risk gruplarına demokrasi düşüncesi taşıyan ,insan hak ve
özgürlüklerinden yararlanma olanaklarını geliştiren,toplumda eşitlik ve adaleti
yaygınlaştıran,özgürleşme,katılma ve refah koşulları hiçbir ayrım gözetmeksizin
gerçekleştiren bir meslek elemanıdır.
Sosyal hizmet eğitimin amacı ; Sosyal hizmetlerin planlaması örgütlenmesi ve
uygulanmasında rol alacak mesleğin evrensel ilke,değer ve bilgisiyle donanmış
içinde yaşadığı toplumun yapısı ve özellikleri hakkında yeterli bilgiye sahip
profesyonel meslek elemanları yetiştirmektir. Mesleğin evrensel ilke,değer ve
bilgisiyle toplumsal yapı ilişkin bilgilerin sürekli gelişme içinde olduğu
düşünüldüğünde, eğitimin bu dinamizmini yakalayacak biçimde örgütlenmesi
gerekir. Bugün ülkemizde bu dinamizm gerek akademik eğitimde gerekse uygulama
içersinde tam anlamıyla yakalandığını ifade etmek güçtür.
Bu genel değerlendirme anlayışı içinde gerek akademik eğitimi,gerekse uygulama
içindeki geliştirme eğitimi ve sosyal hizmet araştırması kuram ve uygulama
bütünlüğüne ve ilişkilerine ağırlık verilmelidir. Bu çerçeve de akademik
kuruluşlar ile uygulayıcı kuruluşlar arasındaki ilişkilerin ve karşılıklı
beklenti ve yükümlülüklerin tanımlanıp netleşmesi gerekmektedir. Tüm bu
gelişmeler sosyal hizmet alanında uluslararası gelişmeler ve işbirliği içinde
ele alınması ulusal sosyal hizmet eğitimin gelişmesinde çok büyük katkılar
verecektir.
Eğitimde uygulayıcı örgütlerin rolünün berraklaşması
deneyimli sosyal hizmet uzmanlarının gerek öğrenci uygulamalarında gerekse yeni
mezun meslek elemanlarının alana uyum sürecinde üstlenecek roller
belirlenmelidir. Bu doğrultuda bazı sosyal hizmet uzmanları süpervizyon
eğitiminden geçirilmelidir.
Ülkemizde sosyal hizmet uzmanlarına duyulan ihtiyacın bilimsel ölçütlerde
değerlendirilmesi gerekmektedir.Eğitimde niceliksel büyüme ve genişlemenin
gündeme getirilmesi gerekmektedir. Yapılan bilimsel değerlendirmede ihtiyaç
duyulan meslek elemanı yetiştirmek için yeni fakülteler açılmalıdır. Bu çoğulcu
ve rekabetçi bir eğitim ortamı yaratılmasına niteliğin artırılmasına etkili
olabilir.
Sosyal hizmet uzmanlarına ihtiyaç duyulan öncelikli alanların
belirlenerek,eğitimde bu alanlara ağırlık verilmesi gerekmektedir. Yeni gelişen
sosyal hizmet alanları müfredat içine alınmalıdır.
Ülkemizde sosyal hizmet mesleğinin uygulama alanı bulduğu ve çalıştığı yeterli
sektör araştırmaları (tıbbi sosyal hizmetler,suçluluk,özürlülük vb) oldukça
sınırlı kalmıştır. Bu alanlarda sosyal hizmet uzmanları yoğun bir şekilde görev
almaları için yasal düzenlemeler yapılarak istihdam yaratılmalıdır.
Ülkemizde sosyal hizmet mesleğinin gelişmesi için sosyal hizmet uzmanlarının
konum,statü ve rolleri güçlendirilmelidir. Mesleki
hakları,sorumlulukları,mesleki denetim ve mesleki etik geliştirilmelidir. Bu
doğrultuda sosyal hizmet uzmanlarının tüm alanlarda görev yetki ve
sorumlulukları belirlenmelidir.
Sosyal hizmet eğitiminde lisans programının geliştirilmesi kadar yüksek lisans
ve doktora düzeyindeki programlarda gözden geçirilmelidir.
4. ULUSAL SOSYAL HİZMETLER KONFERANSINDA
YAYINLANMIŞTIR.
HAZIRLAYANLAR :İbrahim CILGA,Kasım KARATAŞ,Nalan UYSAL,Zeynep NEFES,Betül
ALTINTAŞ