|
|
Hakikatin
yalan, yalanın da hakikat olduğu bir dönemeçteyiz.
Adorno
Bir yandan küresel korsanlar dünya
insanlığının kanını emerken diğer yandan dünya
onarılmaz eşitsizliklerin içinde çırpınıyor. Kimine
göre adı; toplumsal eşitsizlik, uyuşturucu ve terör,
kimine göre; insan kaçakçılığı, yoksulluk ve insan
ticareti, kimine göre ise daha özgül kıldığımızda
olguları; çocuk sömürüsü, evsizlik, çocuk askerler,
kadına yönelik şiddet, işsizlik, yaşlı istismarı,
engellilik ya da diğer ötekileştirilmiş risk
grupları…
Sosyal sorunların varlığı insan yüzünün, onurunun
kaybedilen yarınlarıdır. Çünkü her sosyal sorunda
insanlık kendi türünü yok ediyor, varlığını siliyor.
Örneğin Libya’nın gelmiş olduğu iç savaşın eşiğinde
birçok mekânda çocuklar kameralara yansıyordu.
Ellerinde birer otomatik silahla! Çoğu haber
sunucusu isyancıların haklılığını güncellerken,
çocukların durumunu es geçiyordu. Çocukların silah
kullandığı bir başkaldırıda ya da bir kısım
otoritelere göre demokrasi ve özgürlük savaşında
demokrasi kültürü gelişmez. Çocukların silah
kullanmasına olanak sağlayan koşullar da buna izin
vermez. Hal böyle olmasaydı Arap baharının temel
çelişkisi “demokrasi”den uzak bir öç alma savaşına
dönüşmezdi. Uluslararası Ceza Mahkemesi Koalisyonu
başta Afrika olmak üzere tüm dünyada, sayıları tam
olarak bilinmese de üç yüz binden fazla çocuk
askerin çatışma bölgelerinde kullanıldığını
belirtmektedir. Hükümet orduları, silahlı muhalif
gruplar ya da paramiliter güçler çocukları
kullananların en başında geliyor. Evrensel hukuk
normlarına aykırı olan bu durum savaş suçlarının bir
çeşidi olarak kabul görmektedir. Insanlığa düşen
görev bu sorunu insanca çözmektir. Oysa yeryüzü
zenginliği kavgaların ötesinde dünyanın bütün
insanlarına yetecek kadar. Dünya, aşağılanmış
onursuzluklarla yoğrulmuş bir dünya olmasaydı, Nâzım
ustanın dediği gibi güzel günler belki de yakınlarda
bir yerlerde bizleri bekliyor olacaktı.
Çocukluğun sömürüsünün başka bir yönüne bakalım.
Çocuk istismarının acımasız bir çıktısından hareket
edelim. Çocuk seks köleliği, çocuk istismarının en
uç boyutudur. Çocuğun cinsel istismarının ticareti
çocuğun insan haklarının dramatik bir ihlalidir. Ne
kirli bir amaç! Çocuk pazarlamak, daha çok savaş
dönemlerinde artan bir olgu hem de en kirli yüzüyle…
Çocuğun cinsel istismar durumu kimi uzak doğu
ülkelerinde çocuk seks turizmi olarak tezahür
edebiliyor. Yoksulluk, doğal afetler, savaşlar,
gelenekler, cinsiyet eşitsizliğini besleyen birçok
faktör buna neden olmaktadır.
UNICEF'in verilerine göre yalnızca Brezilya'da 250
bin çocuk fahişe yaşıyor. Dünya çapında 1,2 milyon
çocuğa her yıl karaborsacılık yaptırılmakta, 2
milyon çocuk seks ticaretinde kullanılmakta ve
2800’e yakın çocuk her gün çocuk fahişeliğinin içine
itilmektedir.
Yasadışı yollarla, birçok olayın içinde çocukların
kullanıldığını görüyoruz. Küresel veriler, her yıl
dünyada çocukların ticari amaçlı sömürüsünde
rakamların 1 milyon ile 10 milyon arasında değiştiği
yönündedir. ILO tahminlerine göre, organize suç
kapsamındaki örgütler her yıl son derece kazançlı
olan bu alandaki ticaretten 5.7 milyar dolar gelir
elde etmektedirler. Çocuğun cinsel amaçlı ticareti
Batı Afrika, Doğu-Güney Asya, Güneydoğu Avrupa,
Balkanlar ve Latin Amerika, Tayland, Çin, Rusya,
Hindistan, Kamboçya ve Burma’da yaygınlık
göstermektedir. Ne acı ki, tüm ulusal ve
uluslararası düzenlemelere rağmen süren küresel bir
sosyal sorun.
Ve yine biliyoruz ki uluslararası topluma,
hükümetlere; çocuklara ve mağdurlara yönelik sosyal
politika oluşturma ve uygulama noktasında çok önemli
işlevler düşmektedir.
Dünyada ve Türkiye’de çocuk gelinlerin durumu ise
bir başka yazının konusu…
|