|
|
|
SAMSUN İLİ’NDE SHÇEK’E BAĞLI KURULUŞLARDA ÇALIŞAN
SOSYAL HİZMET UZMANLARININ MESLEKİ UYGULAMALARDA KARŞILAŞTIKLARI
GÜÇLÜKLER -2
1- Bölüm 2- Bölüm
3- Bölüm 4- Bölüm
Anket
Cesur CEYLAN
Sosyal Hizmet Uzmanı/Sitemiz Yazarı
cesurceylan@hotmail.com/cesurceylan@mynet.com
|
|
|
Sosyal Hizmetin Amaçları:
1) Toplumsal yaşam içindeki insanın etkinliğini sağlamak (Cılga 2004).
2) İnsanın kendi yaşamı ve kaynakları üzerinde denetim sahibi olmasına
ve karar vermesine olanak sağlamak (Cılga 2004).
3) İnsanın kendi gücünü ve egemenliğini kullanmasına olanak sağlayarak
üretkenliğini ve yaratıcılığını harekete geçirmek (Cılga 2004).
4) Çoğulcu ve katılımcı demokratik toplum yapısı içinde insanca yaşama
ve gelişme koşullarını geliştirmek (Cılga 2004).
5) Çoğulcu etkileşim dinamiği içinde ; insanın ve toplumun gelişme
düzeyini, gereksinimlerini karşılama olanaklarını ve sorun çözme
yeteneklerini arttırarak yaşam kalitelerini yükseltmek, özgür ve mutlu
bir yaşam sürmelerine yardımcı olmaktır (Cılga 2004).
6) Bireyin toplumsal işlev ve rollerini yerine getirebilmek (Kut, 2001).
7) Toplumsal koşulları bireyin gelişmesine olanak sağlayacak biçimde
değiştirmek ve geliştirmek (Kut, 2001).
8) İnsan haklarını güvence altına almak (Kut, 2001).
9) Toplumun gelir ve hizmet dağılımını dengelemek sosyal hizmetin genel
amaçlarıdır (Kut, 2001).
Yine Kongar’a göre sosyal çalışmanın amacı; insanların öteki insanlarla
ve doğa ile olan ilişkilerini mevcut çelişkileri ortadan kaldıracak
şekilde düzenlemelerine yardım etmektir (Kongar, 1972).
Boehm’e göre ise sosyal çalışma insan ile çevresi arasındaki etkileşimi
meydana getiren toplumsal ilişkiler üzerinde odaklaşan etkinlikler
yoluyla kişilerin tek başlarına ya da gruplar içindeki toplumsal
fonksiyonlarını geliştirmeyi amaç edinmiştir (Boehm, 1959; akt: Kongar,
1972).
Sosyal hizmetin amacı yalnızca fert, aile ve grup halindeki insanların
sosyal ilişkilerinde onlara yardımcı olmak değil, aynı zamanda sağlık ve
ekonomi yönünden standartları yükselterek, daha iyi mesken ve iş
şartları teminini ve yapıcı sosyal kanunlar hazırlanmasını savunarak
genel olarak sosyal şartları geliştirmektir (Hamilton,1947 ve Bisno,
1952; akt: Friedlander,1965).
Sosyal hizmet uygulamasında amaç, kriz durumlarının sosyal ve psikolojik
yönlerden zararlı etkilerini önlemek veya hiç değilse hafifletmek ve
kişi, grup ve toplumların sağlam bir gelişme yapabilmesini engelleyen
unsurları ortadan kaldırmaktır (Friedlander,1965).
Sosyal çalışmayı kişiye dönük bir meslek olarak görenlere göre sosyal
çalışmanın amacı; bir veri olarak alınan sosyo- ekonomik yapının içinde
bireylerin sorunlarını çözmek, bir başka deyişle bireylerin bu sosyo-ekonomik
yapıya uyumlarını sağlamaktır (Kongar,1972).
Sosyal Hizmetin En Temel Hedefi ise ; barışçıl bir ortamda ve eşitlik
içinde yaşaması için insanın ve toplumun yaşam kalitesini yükselterek,
adalet , eşitlik, ve özgürlük ilkelerini temel alarak; ekonomik, sosyal,
kültürel, ve siyasal gelişmelerle sağlanan olanakların bilimsel ve
mesleki çabalarla insanın ve toplumun yararına dönüştürülmesidir. (Cılga
2004)
Meslekleşme perspektifi içinde mesleki hedef olarak; kişi, grup ve
toplumların toplumsal, psikolojik ve fiziksel yönlerde mümkün olan en
yüksek refah seviyesine erişebilmeleri için yardım yollarını aramak
olarak belirleyen sosyal hizmet; birey, aile, sosyal grup ve toplumun
hayatını etkileyen sosyal, ekonomik ve psikolojik unsurların hepsini
birden dikkate alarak çalışır. Bunlarla birlikte sosyal hizmetin hedefi
sadece birey, aile, grup ve toplumların sosyal ilişkilerinde onlara
yardımcı olmak değil, aynı zamanda sağlık ve ekonomik açıdan
standartları yükselterek sosyal refaha daha iyi ulaşılması için plan ve
politikalar hazırlamasıdır (Friedlander,1965; akt: Özdemir, 2000).
1.1.3.2. Sosyal Hizmet Mesleğinin Görevleri
William Schwartz, her mesleğin toplumsal sistem içinde özel bir işlevi
olduğunu ve mesleklere kendisinin sorumlu tutulduğu bazı görevler
verildiğini belirterek, sosyal hizmet mesleğinin görevini; karmaşık ve
değişmekte olan bir toplumda, bireyin topluma ait ve üretken bir unsur
olarak katılım isteği ile toplumun kendi üyelerinin refah seviyelerini
yükseltme yeteneğindeki tıkanıklıkların kesim noktası olduğunu işaret
etmektedir. Sosyal hizmetin müdahalesi bu tıkanıklıklara, bireyin
sağlıklı gelişme ve toplumla bütünleşme hızına ve toplumun çeşitli
unsurlarını verimli ve dinamik bir bütünde toplanması için harcadığı
örgütlenmiş çabalar olarak açıklamaktadır (Compton, Galaway, 1975; akt
Özdemir, 2000).
Schwartz sosyal hizmetin görevini, birey ile toplum arasında, her
ikisinin karşılıklı olan doyum gereksinimlerini karşılamakta bir araç
olarak tanımlamaktadır (Kut,1988).
Kongar’a göre ise sosyal çalışmanın görevleri aşağıdaki gibidir;
1) Bireylere Ve Gruplara Yönelen, Düzeltici, Uyum Sağlayıcı Ve Tedavi
Edici Hizmetler: Çeşitli ilişkilerinde güçlüğe uğrayan bireyleri tek
başlarına ya da gruplar içinde ele alarak onlara yardım eden
hizmetlerdir. 2)Esas Katkıları Normal Sosyalizasyon Ve Toplumsal Denetim
Süreçlerine Olan Hizmetler: Genellikle eğitimsel nitelikte olan bu
hizmetler, sorun sahibi olmayan birey, grup ve küçük toplumlara
uygulanır. 3) Sosyal Refah Alanına Giren Hizmetlerin Planlanması Ve
Eşgüdümü: Değişen dünya koşulları karşısında bireyin ihtiyaçlarını
karşılayabilmek için yalnızca bu gelişmeyi izleyebilecek bir planlamayı
değil, aynı zamanda sorun çözme ve ihtiyaç karşılama etkinliklerini en
verimli şekilde yapabilmek için eşgüdüme de gerek vardır. 4) Sosyal
Politikanın Belirlenmesine ve Uygulanmasına Katkıda Bulunan Hizmetler:
Yeni ortaya çıkan ihtiyaçlar, kaynak eksiklikleri, hizmet örgütlerinin
programlarındaki boşluklar konusundaki çalışmalar, sosyal güvenlik
konusundaki hükümet politikasının incelenmesi ve etkilenmesi, konut-
sağlık- eğitim hizmetleri gibi hizmetler yönünden muhtaç kişilerin
ihtiyaçlarının karşılanmasına ilişkin çalışmalar bu hizmetlerin
kapsamına girer. 5) Hizmetlerin Değerlendirilmeleri ve Geliştirilmeleri
için Temel olan Araştırma Etkinlikleri (Kongar,1972)
1.1.3.3. Sosyal Hizmetin Nitelikleri
Kut sosyal hizmetin bazı ayırt edici özelliklerini şu şekilde
belirlemiştir:
1) Sosyal hizmetin odağı insan, çevre, davranış faktörlerini ele alan
bireyin bütünlüğüdür.
2) Davranışın biçimlenmesi ve etkilenmesinde ailenin önemini vurgular.
3) Bireylere problemlerini çözümlemek için yardım edilirken toplum
kaynaklarının kullanımı çok önemlidir.
4) Sosyal hizmetin eğitiminde ve uygulamasında kalifiye sosyal hizmet
uzmanları yeni başlayanlara mesleki bilgi ve yeteneklerinin gelişmesini
gerçekleştirmek amacıyla süpervizyon verirler.
5) Sosyal hizmetin sınıf içi ve pratik çalışmanın el ele yürüdüğü,
kendine özgü bir eğitimi vardır.
6) İlişki sosyal hizmet sürecinin anahtarıdır. Mülakatla ilgili olan her
şey önemlidir. Fakat her şeyden önemli olan uzman ile müracaatçı
arasındaki duygudur. Uzman müracaatçıyı sorunu ile yüz yüze getirerek
sorununu çözmesine yardımcı olur.
7) Sosyal hizmetin psikiyatrik kavram oryantasyonu vardır ve insanı
anlamaya çok önem verir.
8) Sosyal hizmette sosyal kavramı, sosyal integrasyon ve bunun sonucu
olan sosyal işlevsellik ve davranış bozukluğuna ağırlık verir.
9) Sosyal hizmet sosyal problem ve insan davranışlarının çoğunun büyük
ölçüde sosyal kurumlarla ilgili olduğunu kabul eder.
10) Sosyal hizmet uzmanları çoğunlukla hizmet kurumlarında
görevlendirilmişlerdir.
11) Sosyal hizmetin temel amacı, bireyin ya da toplumun kendi kendine
yardım etmesini sağlamaktır. Sosyal hizmet çoğunlukla insanların
egolarının güçlü olduğunu kabul eder; bireylerin sorunlarını ortaya
koyabildikleri ve bunların ne olduğunu anladıkları ölçüde sorunlarına
çözüm bulabilirler. Sosyal hizmet arzu edilen değişiklikleri
gerçekleştirmek için bireyin ve toplumun güçleri üzerinde durur ve bu
güçleri sorunun çözümlenmesinde kullanır.
12) Sosyal hizmet uzmanı özellikle hizmet ve faaliyetlerinde
koordinasyonu sağlamak amacıyla ekip yaklaşımının gelişmesinde ve
kullanılmasında etkilidir (Kut, 1988).
Cılga sosyal hizmetin evrensel niteliklerini belirleyerek sosyal hizmeti
açıklamıştır:
1) Sosyal çalışma, insan- toplum ve onların sorunları üzerinde
odaklaşır. İnsanların diğer insanlar ve doğa ile olan ilişkilerinde
oluşan sorunları gidermeye yönelik etkinliklere yardımcı olmak
amacındadır,
2) Sosyal çalışma, sorunu yaşayan insana ve topluma yardımcı olur.
İnsanın ve toplumun yönlendirilmesini temel hedef alır,
3) Sosyal çalışmanın yardımcı olma çabası, insanla ve toplumla çalışmayı
gerektiren bunun için gerekli bilgi yöntem ve teknikleri içeren
mesleksel bir faaliyettir,
4) Sosyal çalışmanın yardım çabası, felsefi ve bilimsel değerlerle iç
içe gelişen temel değerlere dayanır.
5) Sosyal çalışma kuram uygulama bütünlüğüne dayanır. Sosyal çalışmanın
kuramsal temeli; birey, bireysel yapı, bireysel sorunlar, toplum,
toplumsal yapı, toplumsal sorunlar ile toplumsal değişme alanlarına
dayanır. Sosyal çalışma uygulaması, sosyal bilimlere ilişkin bilgiler
ile mesleksel bilgiler çerçevesinde gerçekleşir. Sosyal çalışma
eğitimini alan sosyal çalışmacılar uygulamadan birinci derecede
sorumludurlar.
6) Sosyal çalışma alanında temel yaklaşım sistemci ve bütünce
yaklaşımdır.
7) Sosyal çalışma uygulaması, mesleksel değerlere, bilimsel yönteme ve
mesleğin uygulama ilkelerine göre gerçekleşir (Cılga, 2004) .
Kongar’a göre sosyal çalışmanın nitelikleri ise;
Sosyal çalışma;
1) Yardımcı bir etkinliktir. Kişinin gelişmesini engelleyen sorunları
birey düzeyinde çözmeye çalışır.
2) Toplumsal bir etkinliktir. Kişisel kar amacı gütmez.
3) Bağ kurucu bir etkinliktir. Karşılanmamış ihtiyaçlarla toplum
kaynaklarını bir araya getirir.
Bu nitelikler sorunların çözümünün birey düzeyinde gerçekleşeceğini
belirttiklerinden, yeni kaynakların yaratılmasından ve toplumsal
değişimden söz etmediklerinden dolayı açıkça bireyin çevreye uyumuna
yönelmiş bir yaklaşımı belirler (Kongar, 1972).
Kongar’a göre sosyal çalışmanın tanımını onun niteliklerini göz önüne
almadan yapmak doğru değildir. Ona göre; sosyal çalışmanın iki niteliği
vardır. Bunlardan biri meslek olarak nitelikler, ikincisi de bir
disiplin olarak niteliklerdir(Kongar, 1972,s.19). 1.1.4. SOSYAL HİZMET
MESLEĞİNİN YÖNTEMLERİ
1.1.4.1. Sosyal Kişisel Çalışma
Sosyal kişisel çalışma, sosyal çalışmanın birey düzeyindeki uygulama
tekniğidir. Tarihsel gelişimde sosyal çalışmanın en eski tekniğidir (Kongar,
1972)
Kullanılan en yaygın tanımlardan birine göre “sosyal kişisel çalışma,
insan ilişkileri konusundaki bilgiler ile ilişkilerin yönetilmesindeki
beceriyi kullanarak, kişideki yetenekleri ve toplumdaki kaynakları
yardım isteyen kişi ile onun tüm çevresi yada çevresinin bir parçası
arasında daha iyi bir uyum yaratmak amacıyla harekete sanatıdır” (Bowers,
1949. akt: Kongar, 1972).
Amerika’daki Sosyal Hizmet Konseyi tarafından 1957 de benimsenen
şekliyle; “sosyal kişisel çalışma, sosyal fonksiyonları yerine getirmede
yetersiz kalan yada başarısızlığa uğrayan kimselere, günlük yaşamdaki
sorumluluklarını yerine getirmek üzere güçlenmelerini ve ya kendilerini
geliştirmeleri için yardımda bulunma yöntemidir” (1960, Akt: Turan,
1999).
Perlman başka bir tanım yapar. Buna göre sosyal kişisel çalışma,
“insanların, toplumsal fonksiyonları sırasında ortaya çıkan sorunlarıyla
daha etkili bir şekilde uğraşabilmelerine yardım etmek için, insan
refahına yönelmiş hizmet yapan belli bazı örgütler tarafından kullanılan
bir süreçtir” (1957, Akt: Kongar, 1972)
Sosyal kişisel çalışma tanımlarını incelediğimizde bir bölümünün yöntemi
bir sanat olarak, bazılarının süreç, diğerlerinin tedavi biçimi,
disiplin yada yöntem şeklinde nitelediğini görüyoruz (Turan, 1999)
Yukarıda tanımlarla ilgili olarak yapılan açıklamalara dayanarak,
hepsinin aşağıdaki ortak özellikleri taşıdığını söyleyebiliriz:
Sosyal kişisel çalışma yönteminde;
Odak noktası, çevresiyle çeşitli ilişkileri olan aile bireyleridir.
Birey ve aile kendine özgü ihtiyaç ve güçlükleri nedeniyle
sorumluluklarını tam anlamıyla yerine getirmediği için sorunlarla
karşılaşır. Bunların bir kısmı birey ve ailenin iç yapısından, diğer
kısmı toplumsal yapıdan kaynaklanırlar.Sorunların çözümlenmesi bireyin
kendi yetenek ve becerileri yanında çevresindeki olanak ve kaynakların
kullanılmasını gerektirir. Sosyal hizmet uzmanı mesleki bilgi ve
deneyimini kullanarak sorunlarının çözebilecek düzeye gelebilmesi için
birey ve aileye yardım eder. Buna göre uzman ve başvuran sorun çözme
sorumluluğunu birlikte paylaşır (Turan, 1999)
1.1.4.2. Sosyal Grup Çalışması
Sosyal grup çalışması, sosyal çalışmanın grup düzeyindeki uygulama
tekniğidir.
Sosyal grup çalışmasının çeşitli tanımları vardır. Bir tanıma göre
“sosyal grup çalışması, bireylerin toplumsal fonksiyonlarının amaçlı
grup etkilenmesi yoluyla geliştirilmesidir (Murphy, 1959, Akt: Kongar,
1972). Aynı görüşü grubun önemine de işaret ederek kullanan bir başka
tanım şöyle önerilmiştir: “grup çalışması, kişilere yüz yüze temasta
bulunduğu küçük gruplar içinde ve bu gruplar yoluyla yardım ederek
onlarda arzulanan değişikliği meydana getirme tekniğidir” (Vinter, 1965,
Akt: Kongar, 1972). Kongar bu tanımın öğelerinin çözümlendiği takdirde
aşağıda belirtilen odakların görülebileceğini vurgular.
• Grup çalışmasının ortamı yüz yüze temasın bulunduğu küçük gruplardır.
• Grup çalışmasının amacı bireyin etkilenmesidir.
• Bu etkileme grup yoluyla yapılır
• Bu etkileme sosyal çalışmacının arzuladığı değişiklikleri yaratma
yönünde olur.
Bu noktaların en önemlileri grup çalışmasının temel amacının bireyin
etkilenmesi olduğu ve bu etkilemenin, sosyal çalışmacının arzuladığı
değişiklikler yönünde gerçekleşeceğidir. Tanım açıkça değişme amacına
sosyal çalışmacının yargısına bırakmaktadır. Bu nokta sosyal
çalışmacının rolü bakımından yenilik getiren önemli bir öğedir (Kongar,
1972)
Bir başka tanıma göre sosyal grup çalışması, sosyal gruplarda bulunan
kişilerin kendileriyle başkaları arasında ilişki kurmak kişi, grup ve
toplum gelişmesi yolunda kendi ihtiyaçlarına ve kapasitelerine uygun
olarak ilerleme fırsatlarından istifade edebilmek için bir uzmandan
yardım gördükleri bir yöntemdir (Trecker, 1964, Çev: Ulusay).
Grup çalışması tanımları genellikle bireyin etkilenmesi noktasında
odaklaşırlar (Stroup, 1969, Akt: Kongar, 1972)
Grup çalışmasını genel sosyal çalışma içine oturttuğumuz zaman, yukarıda
verilen tanımların yetersiz olduğu ortaya çıkar. Amaç yalnızca bireyin
değişmesi olamaz. Grup çalışması sosyal çalışmanın bütün teknikleri gibi
aynı zamanda çevreye de yönelmiş olmak zorundadır. Bu yüzden bazen bir
grubun belli yönlere sevk edilmesi bazen de çevresel değişimler için
kullanılması sosyal grup çalışmasının amaçları içine girebilir. Bu
nedenle sosyal çalışmacının genel ilkelerine uygun yeni bir grup
çalışması tanımı gerekmektedir.
Bu tanım şöyle yapılabilir:
Grup çalışması, küçük insan gruplarıyla bireye ve çevrede arzulanan
değişmeler yaparak sorunların çözümüne yardım etme sürecidir (Kongar,
1972)
1.1.4.3. Toplumla Çalışma (Toplum Organizasyonu)
Sosyal çalışmanın topluluklara yönelik uygulaması genellikle toplum
örgütlenmesi diye nitelenir. Fakat toplum örgütlenmesinin yanında
topluma yönelik ve sosyal çalışmadan bağımsız olarak başka tekniklerde
geliştirilmiştir. Örneğin toplum kalkınması bu tekniklerin başında
gelir.
Sosyal çalışmanın bütün süreçleri gibi toplum örgütlenmesi de ABD’ de
gelişmiş bir tekniktir. Bu tekniğin ilk tohumları 1943’te New York
şehrinde kurulmuş olan Yoksulların Koşullarını İyileştirme Örgütü ile
atılmıştır (Friedlander, 1961, Akt: Kongar, 1972). Toplum örgütlenmesi
önceleri sosyal çalışmadan bağımsız bir gelişme göstermiş anacak 1939 da
birinci Lane Raporu toplum örgütlenmesiyle sosyal çalışmanın
birleştirilmesi çabalarını ortaya koymuştur (Lane, 1939, Akt: Kongar,
1972)
Bu rapora göre:
• Toplum örgütlenmesi terimi hem bir süreç hem bir alan belirtir.
• Bir toplumu ve ya onun küçük parçalarını örgütleme süreci genel sosyal
çalışma alanının hem içinde hem dışında olabilir.
• Sosyal çalışma alanı içinde toplum örgütlenmesi süreci bazı örgütler
tarafından birincil, bazı örgütler tarafından ikincil bir fonksiyon
olarak yerine getirilebilir.
• Süreç yerel düzeyde, eyalet düzeyinde, ulusal düzeyde olabileceği gibi
bu düzeyler arasında da olabilir.
• Birincil fonksiyonu toplum örgütlenmesi olan örgütler bir kural olarak
doğrudan doğruya bir hizmet ya da para yardımı yapmayabilirler (Kongar,
1972).
Sosyal çalışmacıların görevlerini yaparken giriştikleri faaliyetleri
incelediğimizde ve tahlil ettiğimizde, kişisel çalışma yapan sosyal
çalışmacıların yalnızca kişisel çalışma yöntemlerini uygulamakla
kalmayıp çoğu zaman sosyal grup çalışması ve toplum organizasyonu
yöntemlerini de kullandıkları daha açıkça görülecektir (Friedlander,
1965, Çev: Besin)
Birinci Lane Raporu’ndan önce de sonra da çok çeşitli toplum
örgütlenmesi tanımları görüyoruz. Harper ve Dumham toplum
örgütlenmesinin on üç tanımını sayarlar (1959, Akt: Kongar, 1972).
Gerçektende toplum örgütlenmesi çok çeşitli şekillerde tanımlanmış bir
kavramdır. Bu kavram, toplumun kendi işlerini demokratik süreçlerle
çözmesinden (Lindeman, 1921, Akt: Kongar, 1972) topluma ortak
ihtiyaçlarını belirlemekte ve karşılamakta yardım etmeye kadar,
müdahalenin hiç olmadığı bir uçtan, yardım ilişkisinin tam anlamıyla
kurulduğu öbür uca kadar çeşitli anlamlarda kullanılmıştır (Pettit,
1925, Akt: Kongar, 1972).
Toplum örgütlenmesinin amaçlarının Rothman tarafından en iyi şekilde
belirlendiğini görmekteyiz. Rothman’a göre toplum örgütlenmesinin iki
amacı vardır (Rothman, 1964, Akt: Kongar, 1972). Birinci amaç toplumun
genel fonksiyonel kapasitesiyle ilgili bütünleyici amaçlardır. Bunlara
süreç amaçları da denilebilir. Bunlar, toplumun çeşitli grup ve kişileri
arasında eşgüdümlü bir çalışma ilişkisi kurmak, kendi kendini devam
ettiren ve kendine işleyen bir toplum planlaması ve sorun çözme yapısı
meydana getirmek, toplum içindeki ortaklaşa tutum ve davranışları
geliştirmek, toplumun kendi içinden gelen liderliği desteklemek gibi
amaçlardır. Aynı amaçlara Ross “toplumsal bütünleşme” der ve bunu
“toplum morali” gibi terimlerle belirler (Ross, 1958, Akt: Kongar.
1972).
Rothman’ın belirlediği ikinci amaç; sınırlı fonksiyonel kapasiteyle
ilgili belirli toplumsal amaçlardır. Bunlara görev amaçları da denir. Bu
amaçlar toplumun bir sosyal sistem olarak işleyişiyle ilgili nitelikte
ortaya çıkan bazı sorunları çözmeye yönelmişlerdir (Kongar, 1972).
Çalışmanın bundan sonraki bölümünde Turkiye’deki sosyal hizmet eğitimi
üzerinde durulacaktır.
1.1.4.4. Sosyal Hizmet Araştırması
Sosyal hizmet araştırması, sosyal hizmet sorunlarına cevap bulmak,
sosyal hizmet bilgi ve kavramlarını genişletmek ve geliştirmek amacıyla
sosyal refah alanındaki sorunların düzenli ve eleştirici şekilde
incelenmesidir. Sosyal hizmet araştırmasında uygulanan metotlar
sosyoloji, sosyal psikoloji, tarih ve antropolijide kullanılan
metotlardan alınmıştır. Her bilim dalında araştırma bilgi kazanmaya
yardımcı olduğuna göre, sosyal hizmet araştırması da sosyal hizmet
bilgisi için bir kaynaktır. DEVAM
EDİNİZ |
|
|