SAĞLIK BAKANLIĞI’NA BAĞLI HASTANELERDE SOSYAL HİZMET UZMANLARININ
KARŞILAŞTIKLARI HASTA SORUNLARI VE BU SORUNLARA YÖNELİK VERDİKLERİ HİZMETLER
PSYCHO-SOCIAL AND ECONOMIC PROBLEMS OF THE PATIENTS AND SERVICES GIVEN BY SOCIAL
WORKERS TO SOLVE THESE PROBLEMS
İshak AYDEMİR* Doç.Dr. Veli DUYAN**
* Sosyal Hizmet Uzmanı ,Sağlık Bakanlığı Türkiye Yüksek İhtisas
Hastanesi
** Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Yüksek Okulu Öğretim Üyesi
Sağlık ve Toplum Dergisi, Yıl: (15) 2005, Sayı:1
ÖZET
Sosyal hizmet mesleği, insanların problem çözme kapasitelerini arttırmayı;
kaynak, hizmet ve olanak sağlayacak sistemlere müracaatçıları sevketmeyi; bu
sistemlerin etkin ve insancıl olarak işlev görmesini sağlamayı; sosyal
politikaların gelişimi ve ilerlemesi için katılımda bulunmayı amaçlayan bir
meslektir.
Araştırmada hastaların tıbbi sorunları dışında karşılaştıkları psiko-sosyal
sorunlar ve bu sorunların çözümü için sosyal hizmet uzmanlarınca verilen
hizmetler incelenmiştir.
SUMMARY
Social work is a profession, the purposes of which are; to enhance the problem
solving capacities of people; to refer people to the systems that can provide
them with the resources, services and opportunities; to promote the
effectiveness and humanitarian aspects of the systems and to contribute to the
development and improvement of social policy.
Psycho-social and economic problems the patients are exposed to apart from their
own medical ones, and the services given by social workers to solve these
problems discussed in this study.
Giriş :
Hızlı teknolojik ve sosyal değişimler insan yaşamının her alanını
etkilemektedir. Bu değişimler, aynı zamanda, beraberinde pek çok sağlık sorunu
da yaratmaktadır. İnsanların karşılaştığın karmaşık sağlık problemlerinin
çözümünde tıbbi sosyal hizmetin önemi gittikçe artmaktadır. Sağlık Bakanlığınca
mevcut sistem içinde toplanan veriler çeşit ve sayısal olarak eksik, kapsamı
yetersiz ve doğruluğu kuşkuludur (1). Bu bağlamda Sağlık Bakanlığı’na bağlı
hastanelerde çalışan sosyal hizmet uzmanlarının sosyo-demografik ve çalışma
yaşamına ilişkin özelliklerinin neler olduğu, hizmet verdikleri hasta ve
ailelerinin ne tür psiko-sosyal ve ekonomik sorunlarla karşılaştıkları, bu
sorunların çözümüne yönelik olarak hangi tür hizmetleri verdikleri, yürütülen
sosyal hizmet çalışmalarının sağlık alanında sosyal hizmet standartlarına ve
sosyal hizmetin etik ilkelerine bağlı olarak yürütüp yürütmedikleri
bilinmemektedir.
Bunumla birlikte sağlık problemlerinin yarattığı psiko-sosyal ve ekonomik
sorunların çözümünde tıbbi sosyal hizmet uzmanlarının çalışmalarının neler
olduğu ülke düzeyinde gerçekleştirilmiş bir araştırma ile ortaya konmuş
değildir. Bir diğer ifadeyle ülkemizde tıbbi sosyal hizmet uygulamalarına
ilişkin kapsamlı bilgi eksikliğinin olduğu bilinmektedir.
Ülkemizde son 40 yıl içinde gelişen tıbbi sosyal hizmet uygulamaları
değerlendirilmedikçe, sağlık alanındaki sosyal hizmet uygulamalarının hangi
yönde geliştiği, hastaların karşılaştığı sorunlar, bu sorunların çözümü ve
ihtiyaçların karşılanması için sosyal hizmet uzmanlarınca hangi hizmetlerin
verildiği, konusunda bilgi birikiminin ne düzeyde olduğunun kapsamlı olarak
saptanması söz konusu olamayacaktır.
Sağlık alanındaki sosyal hizmet uygulamalarının etkililiğini görülebilmesi
bilimsel çalışmaların yapılması ile mümkün olacaktır. Sosyal hizmet mesleğinin
etkililiğinin artması, günümüz ihtiyaçlarına yanıt vermesi ve gelişmesi bu tür
araştırmaların yapılmasına ve araştırma sonuçlarının uygulama ortamlarına
aktarılmasına bağlıdır.
ARAŞTIRMANIN AMACI
Araştırmanın genel amacı; Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerde
çalışan sosyal hizmet uzmanlarının sosyo-demografik ve çalışma yaşamına ilişkin
özelliklerinin tanınması, hizmet verdikleri hasta ve ailelerinin karşılaştıkları
sorunların belirlenmesi, bu sorunların çözümüne yönelik verdikleri hizmetlerin
saptanması ve yürütülen sosyal hizmet çalışmalarının sağlık alanında sosyal
hizmet standartlarına ve sosyal hizmetin etik ilkelerine bağlı olarak yürütülüp
yürütülmediğinin ortaya konulmasıdır.
Yukarıda belirtilen amaç doğrultusunda alt amaçlar aşağıda gruplandırılmıştır.
1- Sosyal hizmet uzmanlarının sosyo-demografik ve çalışma yaşamına ilişkin
özellikleri nelerdir?
2- Sosyal hizmet uzmanlarının hizmet verdikleri hasta ve ailelerinin
karşılaştıkları sorunlar nelerdir?
3- Sosyal hizmet uzmanlarının hasta ve ailelerinin karşılaştıkları sorunların
çözümüne yönelik verdikleri hizmetler nelerdir?
4- Sosyal hizmet uzmanlarının yürüttükleri çalışmaların sağlık alanında sosyal
hizmet standartlarına ve sosyal hizmetin etik ilkelerine uygunluk durumu
nasıldır?
ARAŞTIRMANIN MODELİ
Bu araştırma “tarama model”ini esas alan bir çalışmadır. Tarama modelleri,
geçmişte ya da halen var olan bir durumu var olduğu şekliyle betimlemeyi
amaçlayan araştırma yaklaşımlarıdır. Araştırmaya konu olan birey ya da nesne,
kendi koşuları içinde ve olduğu gibi tanımlanmaya çalışılır. Onları herhangi bir
şekilde değiştirme, etkileme çabası gösterilmez. Bilinmek istenen şey vardır ve
oradadır. Önemli olan onu uygun bir biçimde “gözleyip” belirlemektir (2).
Çalışma evreni Sağlık Bakanlığına bağlı olarak çalışan 193 sosyal hizmet
uzmanından oluşmaktadır.
Bu araştırmada veriler; Sağlık Bakanlığı’na bağlı tedavi kuruluşlarında çalışan
sosyal hizmet uzmanlarından, araştırmanın amaçları doğrultusunda oluşturulan
soru kağıtları aracılığıyla toplanmıştır.
Soru kağıtları Ankara dışındaki sosyal hizmet uzmanlarına posta yolu ile
gönderilmiştir. Ankara’da çalışan sosyal hizmet uzmanlarına soru kağıtları
bırakılarak bir hafta sonra toplanmıştır. Araştırmada 110 sosyal hizmet uzmanına
ulaşılmıştır. 15 anket aide gelmiş, iki sosyal hizmet uzmanı emekli olması
nedeniyle doldurmamıştır ve geriye kalan 56 sosyal hizmet uzmanından herhangi
bir haber alınamamıştır.
Bu araştırmada veriler; Sağlık Bakanlığı’na bağlı tedavi kuruluşlarında çalışan
sosyal hizmet uzmanlarından, araştırmanın amaçları doğrultusunda oluşturulan
soru kağıtları aracılığıyla toplanmıştır.
Soru kağıtları Ankara dışındaki sosyal hizmet uzmanlarına posta yolu ile
gönderilmiştir. Ankara’da çalışan sosyal hizmet uzmanlarına soru kağıtları
bırakılarak bir hafta sonra toplanmıştır. Araştırmada 110 sosyal hizmet uzmanına
ulaşılmıştır. 15 anket aide gelmiş, iki sosyal hizmet uzmanı emekli olması
nedeniyle doldurmamıştır ve geriye kalan 56 sosyal hizmet uzmanından herhangi
bir haber alınamamıştır.
BULGULAR VE TARTIŞMA
Araştırmada elde edilen sonuçlar aşağıda verilmiştir. Hastaların karşılaştıkları
sorunlar ve sosyal hizmet uzmanlarının verdikleri hizmetler ; hastaneye yatış,
hastanede kalış, hastaneden çıkış (taburculuk), ve taburculuk sonrası aşamalarda
ayrı ayrı ele alınmıştır.
Çizelge 1- SHU’lara Göre Hastaların Hastaneye Yatış Aşamasında Karşılaştıkları
Sorunlar
Sorunlar
Sayı
%
Ücret sorunları
100 26.4
Hastanın sahipsiz olmasından doğan sorunlar
87 23.0
Hastaneye yatış işlemleri ile ilgili formaliteler
59 15.6
Hastane hakkında bilgi eksikliğinden kaynaklanan sorunlar
54 14.3
Ailevi sorunlar
48 12.7
Çalışma yaşamı ile ilgili sorunlar
17 4.5
Hastanın hastaneye yatmak istememesi
10 2.6
Hastanın kimsesiz, yatacak yerinin olmaması
2 0.5
İstismar ve ihmal ile ilgili sorunlar
1 0.3
Toplam
378 100.0
* Birden fazla seçenek işaretlenmiştir.
Çizelgede sosyal hizmet uzmanlarına göre hastaların hastaneye yatış aşamasında
karşılaştıkları hasta sorunlarının dağılımı görülmektedir. Buna göre, hastaların
ücret sorunları ilk sırada yer almaktadır. Hastaların hastaneye yatarken
karşılaştıkları sorunların başında ekonomik kökenli sorunların yer alması
ülkemizin ekonomik koşulları ile de ilişkilidir. Ülkemizin içine düştüğü
ekonomik sıkıntılar doğal olarak sosyal güvencesi olmayan kişileri doğrudan
olumsuz etkilemektedir. Elde edilen sonuçlar, Duyan (3)”ın elde ettiği sonuçlar
ile paralellik göstermektedir. Şöyle ki ücret sorunları (% 30.4) ilk sırada,
hastanın sahipsiz olmasından kaynaklanan sorunlar (% 21.1) ikinci sırada,
hastane hakkında bilgi eksikliğinden kaynaklanan sorunlar (% 13.1) üçüncü sırada
yer almaktadır. Aradan geçen 10 yıl içinde hastalar açısından pek bir şeyin
değişmediği, hatta yaşanan ekonomik krizler nedeniyle yoksulluğun artması
nedeniyle durumun hasta ve ailesi adına daha da kötüleştiği söylenebilir.
Çizelge 2- Sosyal Hizmet Uzmanlarına Göre Hastaların Hastanede Yattığı Süre
İçinde Karşılaştıkları Sorunlar
Sorunlar
Sayı
%
Uyum sorunları (Tedaviye, tedavi ekibine, servise, hastaneye)
146 27.0
Ailevi sorunlar
95 17.5
Tedavi ücretleri ile ilgili sorunlar
84 15.5
Hastaneden çıkış ile ilgili sorun yaşama
71 13.1
Hastalığa ilişkin duygusal sorunlar(anksiyete, depresyon vb.)
67 14.4
Hastanın çalışma yaşamına ilişkin sorunlar ve gelir kaybı
41 7.6
Hastanın fiziksel olarak bağımlı hale gelmesi nedeniyle ortaya çıkan bakım
sorunları
35 6.5
Diğer (Yatan hastalardan ameliyat parası talep edilmesi, Hastaların çıkışı için
diğer kurumların ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalması ve yavaş davranması
2 0.4
Toplam
541 100.0
* Birden fazla seçenek işaretlenmiştir.
Sosyal hizmet uzmanlarına göre hastaların hastanede yattıkları süre içinde
karşılaştıkları sorunların dağılımı Çizelge 2’de verilmiştir. Buna göre
hastaların uyum (tedaviye, tedavi ekibine, servise ve hastaneye) sorunları, ilk
sırada, ailevi sorunlar ikinci sırada ve ücret sorunları üçüncü sırada yer
almaktadır. Uyum sorunları, hastanın hastanede kaldığı süre içinde hastalığının
seyrini, hastanın psikolojik durumunu, tedavi ekibi ile olan ilişkisini etkiler.
Uyum sorunu olduğunu tespit eden sosyal hizmet uzmanı, hastanın hangi konuda
uyumsuz davranışlar sergilediğini araştırarak bunu keşfeder. Daha sonra buna
yönelik olarak hasta ve ailesi ile çalışarak hastanın tedaviden en etkin
şekilden yararlanmasını sağlamaya çalışır. Hastaların tıbbi tedavilerinin etkin
bir şekilde devam edebilmesi için gerekli ilaç ve tıbbi malzemenin sağlanması
diğer önemli bir husustur. Bu sorun hastalığın seyrini de olumsuz etkileyebilir.
Örneğin bir hastanın kalp ameliyatı için gerekli olan bir malzemenin pahalı
olması nedeniyle hastanın ve ailesinin bunu karşılayamaması durumu ortaya
çıkabilir. Bu durumda hastanın ameliyatı gecikebilir, ameliyatından
vazgeçilebilir veya ertelenebilir. Böyle bir durum hastanın ve ailesinin
psikolojik durumunu olumsuz yönde etkileyebilir. Hasta beklemeden ve gecikmeden
kaynaklanan bu durumdan dolayı sağlığı açısından tedirgin olabilir ve öfke
yaşayabilir.
Dilek (4)’e göre kanserli hasta ailesinin yaşadığı en önemli sorun hastalığın
kendisi iken, maddi sıkıntı ikinci sırada gelmektedir. Delva (5)’ya göre yoğun
bakım ünitesinde yatan hastaların yakınlarının yaşadığı sorunların başında
anksiyete ilk sıradadır. Nilson (6)’a göre hastanın psikiyatrik bozukluğunun
olması, aileye ilişkin psikolojik sorunlar yaşaması, ailenin hastayı aşırı
sahiplenmesi gibi sorunlar ilk sıralarda gelmektedir. İlgili araştırmalarda da
görüldüğü gibi hastaların ve ailelerinin yaşadıkları sorunların, hastalıkların
özelliğine göre değişmektedir. Örneğin kanser gibi kronik hastalığı olan hasta
ve aileler için hastalığın
kendisi birinci sorun iken, yoğun bakım ünitesinde yatan hastaların yoğun bir
şekilde yaşadıkları anksiyete ilk sırada yer alabilmektedir. Sosyal hizmet
uzmanlarının çalıştıkları hastanelerin niteliği ve çalışma süresi karşılaşılan
sorunların farklılaşmasına neden olabilir.
Çizelge 3- Sosyal Hizmet Uzmanlarına Göre Hastaların Hastaneden Çıkış Aşamasında
Karşılaştıkları Sorunlar
Sorunlar
Sayı
%
Tedavi ücretlerinin ödenmesine ilişkin sorunlar
94 20.3
Hastanın barınabileceği bir yerin olmaması
78 16.9
Hastanı ailesi ile bağlantı kurulamaması
72 15.6
Hastanın evine ulaştırılmasına ilişkin ulaşım sorunları
71 15.4
Ailenin hastayı çıkarmak istememesi
59 12.8
Hastanın hastaneden çıkmak istememesi
46 10.0
Çıkış işlemleri hakkında bilgi eksikliği
39 8.4
Diğer (Hastanın kimsesiz olması, gerekli ilaçları alamaması)
3 0.6
Toplam
462 100.0
* Birden fazla seçenek işaretlenmiştir.
Çizelge 3’te sosyal hizmet uzmanlarına göre hastaların hastaneden çıkış
aşamasında karşılaştıkları sorunların dağılımı verilmiştir. Buna göre tedavi
ücretlerinin ödenmesine ilişkin sorunlar, en yoğun olarak karşılaşılan sorun
olarak görülmektedir. Bu durum sosyal güvencenin olmaması ile desteklenebilir.
Ancak istatistikler incelendiğinde istatistiki verilerin bunu desteklemediği
görülmektedir. Şöyleki; 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde tüm toplumun
sağlık güvencesine kavuşturulması temel amaç edinilmiştir (1). Ayrıca
Anayasamızın 60. maddesinde” herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet,
bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar” denilmiştir.
Ayrıca 2. maddesinde de “Türkiye Cumhuriyeti' sosyal hukuk devletidir” ibaresi
yer almaktadır (7). İstatistiklere bakıldığında BAĞ-KUR sağlık sigortasından
faydalanan nüfus 9.516.900 (8)), SSK’dan 32.736.435 (9), Yeşil Kart’tan
13.453.499 (Sağlık Bakanlığı Mayıs 2003), Emekli Sandığı’ndan 14.214.271 (10)
kişi faydalanmaktadır. Devlet İstatistik Enstitüsüne göre 2003 yılı yıl ortası
nüfus tahmini 70.885.000 kişi olacaktır (11). Buna göre ülke nüfusunun
69.291.191’i (% 98.62) sağlık sigortası kapsamındadır. Özellikle yeşil kartlı
hastaların ilaç ücretleri ve almaları gerekli araç ve gereçlerin devlet
tarafından karşılanmaması, ambulans, refakat ücretlerinin ödenmemesi
karşılaşılan sorunlar arasındadır. Daha sonra sırayla hastanın barınabileceği
bir yerinin olmaması ve hastanın ailesi ile bağlantı kurulamaması sorunları
ağırlıklı olarak yer almaktadır. Barınma sorunu, özellikle metropol kentlerde
daha çok yaşanmaktadır. Tedavi için metropol hastanelerine gelen hastaların
çoğunun yanında kalabileceği bir akrabasının olmaması, kalabileceği bir yerin
(yatakhane, misafirhane vb) olmaması veya ekonomik sıkıntılar nedeniyle otel vb.
yerlerde kalamamaları gibi nedenlerle barınma sorunları yaşanmaktadır. Örneğin,
taburcu edildikten kısa bir süre sonra hastanın
tekrar kontrole gelmesinin gerektiği durumlarda da hasta ve ailesi barınma
sorunu yaşamaktadır. Böyle durumlarda hasta ve ailelerin bir kısmının hastanenin
bekleme yerlerinde, bahçesinde ve yakınında yattıkları gözlenmektedir.
Hastanın ailesi ile bağlantı kurulamaması sorunu da karşılaşılan diğer bir
önemli sorundur. Çeşitli nedenlerden (hastalığının kronik olması, tedavi
ücretlerini karşılayamama, hasta ailesine ulaşılacak telefonlarının olmaması,
ailenin hastanın hastalığından utanıyor olması vb.) ötürü hastanın ailesi ile
bağlantı kurulamayabilmektedir.
Duyan (2)’a göre hastaların hastaneden çıkış aşamasında karşılaştıkları
sorunların başında tedavi ücretlerini karşılayamama sorunu ilk sırada, hastanın
evine ulaştırılmasına ilişkin sorunlar ikinci sırada ve hastanın barınabileceği
bir yerin olmaması üçüncü sırada yer almaktadır.
Çizelge 4- SHU’ların Hastaları Taburculuk Sonrası İzleme Durumu
Takip etme durumları
Sayı
%
Evet
19 17.3
Hayır
91 82.7
Toplam
110 100.0
Çizelgede görüldüğü üzere sosyal hizmet uzmanlarının önemli bir bölümü (% 82.7)
hastaları taburculuk sonrası aşamada izleme çalışması yapmamaktadırlar.
Taburculuk sonrası hasta takibinin yapılmaması (yapılamaması), bu anlayışın
henüz ülkemizde yerleşmemiş olmasından kaynaklanmaktadır. Bununla birlikte evde
bakım hizmetleri anlayışının da ülkemizde yerleşmediği bilinen diğer bir
gerçektir. Ayrıca ülkemiz sağlık sisteminde de böylesi bir anlayışın
yerleşmemesi bunun genel sağlık politikasında yer almamasından kaynaklandığı
söylenebilir. Taburculuk sonrası hastanın takibi çok önemli bir konudur.
Hastalığın tıbbi tedavisi sonucunda hasta eski sağlığına kavuşabilir, fakat,
hastanın hastalığı tekrar ediyorsa bu tür hastaların takibi çok önem arz
etmektedir. Kötü ev şartları, yetersiz beslenme, ısınamama vb. gibi olumsuz
koşullarda yaşayan hastanın hastalığının yinelemesi beklenebilir. Böyle
durumlarda hastayı fiziki açıdan tedavi etmek yetmez, sorunun kaynağından
çözülmesi gereksinimi vardır. Bu durumdaki hastaların takip edilerek, yaşam
koşullarının düzeltilmesi durumunda hastanın tekrar hastalanma olasılığı
azaltılabilir. Bunun için ülke düzeyindeki önleyici ve koruyucu sağlık
politikalarının öncelikli olması gerekir. Hastalıkları önlemek, tedavi etmekten
daha ekonomiktir. Örneğin, kişilere sağlıklı gıda, temiz su, temiz hava ve
sağlıklı barınma şartları sağlanırsa kişilerin hastalanması önlenebilir. Bunun
yanında koruyucu hizmetlerin de aksatılmadan verilmesi gerekir.
Çizelge 5- SHU’lara Göre Hastaların Taburcu Olduktan Sonra Karşılaştıkları
Sorunlar
Sorunlar
Sayı
%
Hastanın ücret sorunlar
13 18.6
Hastanın tıbbi önerileri yerine getirmesinde karşılaştığı sorunlar
11 15.7
Hastanın ailesi içerisinde sosyal rollerini yerine getirememesi
10 14.3
Hastanın ailesine ve çevresine uyum sağlayamaması
9 12.9
Hastanın çalışma yaşamında rolünü yerine getirememesi
9 12.9
Hastanın fiziksel işlevlerini yitirmesi sonucu bağımlı hale gelmesi
8 11.4
Hastanın düzenli olarak kontrole gelememesi
8 11.4
Diğer (eksik tedavi, hastaya uygun iş bulamamak)
2 2.8
Toplam
70 100.0
* Birden fazla seçenek işaretlenmiştir.
Çizelge 5’te hastaların taburcu olduktan sonra karşılaştıkları sorunların
dağılımı görülmektedir. Buna göre hastaların ücret sorunları ilk sırada,
hastanın tıbbi önerileri yerine getirmesinde karşılaştığı sorunlar ikinci sırada
yer almıştır. Hastanın tıbbi önerileri yerine getirememesi, bilgi eksikliği ve
bilinç düzeyinin yeterli olmaması, ekonomik sıkıntı içinde olması, aile içi
olumsuz ilişkileri vb nedenlerden kaynaklanabilir.
Bir diğer önemli sayılabilecek sorun ise hastanın içinde bulunduğu ve yaşadığı
aile, toplum ve çalışma yaşamına ilişkin yaşadığı uyum sorunu gelmektedir.
Çizelge 6- Hastaların Hastaneye Yatış Aşamasında Karşılaştıkları Sorunların
Çözümü İçin SHU’ların Verdikleri Hizmetler
Hizmetler
Sayı
%
Hastane ücretlerini ödemede yararlanabileceği kaynakları belirleme ve bu
kaynakları kullanmasını sağlama
146 33.2
Yatış işlemleri ve hastane hakkında bilgi verme
111 24.2
Sahipsiz hastaların yatırılmasını sağlama
77 17.5
Hastaların ailevi sorunlarını çözmesine yardımcı olma
61 13.9
Hastanın çalışma yaşamına ilişkin sorunlarını çözmesine yardımcı olmak
23 5.2
Yatmak istemeyen hastalarla mesleki çalışma yapmak
19 4.4
Hastalara kalacak yer sağlamak
2 0.5
Terk bebekler için korunma kararı almasını sağlamak
1 0.2
Toplam
440 100.0
* Birden fazla seçenek işaretlenmiştir.
Çizelge 6’da hastaların hastaneye yatış aşamasında karşılaştıkları sorunların
çözümü için sosyal hizmet uzmanlarınca verilen hizmetlerin dağılımı
verilmektedir. Buna göre hastaların hastane ücretlerini ödemede
yararlanabilecekleri kaynakları belirleme ve bu kaynakları kullanmalarını
sağlama hizmetinin, en yoğun olarak verilen hizmet olduğu görülmektedir.
Duyan (12) araştırmasında, sosyal hizmet uzmanlarının hastaların hastaneye yatış
aşamasında karşılaştıkların sorunların çözümüne yönelik olarak hastane
ücretlerini ödemelerinde hastalara yardımcı olma hizmeti % 22.7 oranla ilk
sırada yer aldığı belirtilmektedir.
Hastaları yatış işlemleri ve hastane hakkında bilgilendirme hizmeti, bir diğer
önemli hizmet şeklidir. İşlemler ve hastane hakkında hasta ve ailesinin
bilgilendirilmesi, hastaneye daha çabuk uyum sağlamalarına yardımcı olacaktır.
Böylece hasta ve ailesinin hastane hakkında yaşadığı kaygılar ve ön yargılar
azaltılabilir ya da tamamıyla ortadan kaldırılabilir.
Sahipsiz hastaların yatışını sağlama hizmeti de verilen hizmetler arasında
üçüncü sırada yer almaktadır. Sahipsiz ve evsiz hastaların hastaneye yatışları
yasal olarak ücretsiz yapılmaktadır. Ancak hasta bunu bilemeyebilir. Bu
durumdaki hastaların yatışını sağlamak sosyal hizmet uzmanlarının görevi olup
yatışını sağlamak için çalışma yapar.
Hastaların ailevi sorunlarını çözmesine yardımcı olmak hizmeti de önemli bir
diğer hizmet şeklidir. Aile toplumun temel sosyal kurumlarından birisidir.
Ailenin güçlü olması toplumun da güçlü olmasını sağlamada önemli bir etkendir.
Bu nedenle ailenin desteklenmesi ve güçlendirilmesi hastanın da desteklenmesi
anlamına gelmektedir.
Aile ilişkilerinin yapısı, ailenin işlevlerini sağlıklı bir biçimde yerine
getirip getirememesinde önemli bir belirleyici olarak, iletişim, aile sisteminin
işleyişinde dinamik bir güçtür ve işbirliği, karar verme gibi işlevler için
gereklidir. Aile sorunları, genelde iletişim eksikliği veya aksaklığından
kaynaklanmaktadır. İletişim olmaması aile üyelerini yalnızlığa sürükler (13).
Sosyal hizmet uzmanı, aileye yönelik yaptığı çalışmalar ile aileyi hastalık ve
tedavisi hakkında bilgilendirir, hastanın hastalığından dolayı yerine
getiremediği rol ve sorumluluklarının aile içinde değerlendirilmesine ve
bunların yeniden düzenlenmesine yardımcı olabilir. Ayrıca hastaya yönelik aile
sosyal destek sisteminin işlerlik kazanmasını ve devamlılığını sağlayabilir.
Böylece sosyal hizmet uzmanının yapmış olduğu çeşitli mesleki faaliyetlerine,
aile işlevlerinin sağlıklı işlemesine ve ailenin düzeninin korunmasına yardımcı
olabileceği düşünülmektedir.
Çizelge 7- Hastaların Hastanede Yattığı Süre İçinde Karşılaştıkları Sorunların
Çözümü İçin SHU’ların Verdikleri Hizmetler
Hizmetler
Sayı
%
Hastanın hastalığa ilişkin duygularını aktarmasına destek olma, hastalığa ve
tedaviye uyumunu sağlamak
254 45.6
Tedavi ücretlerinin ödenmesi için kaynak bulma ve bunlardan yararlanabilmesi
için çalışma yapma
151 24.0
Hasta ve ailesinin hastalığın seyri ve tedaviye ilişkin bilgilendirilmesi
109 17.3
Hastanın yakınları ile iletişim sağlanarak hasta ailesinin hastaya destek
olmasının sağlanması
83 13.2
Hastanın sorunlarına tedavi ekibinin duyarlı olmasının sağlanması
48 7.6
Hastanın çalışma yaşamına ilişkin düzenlemeler yapma
15 2.4
Hasta ve ailesine kalacakları yer konusunda yardımcı olmak
1 0.2
Toplam
631 100.0
* Birden fazla seçenek işaretlenmiştir.
Çizelge 7’de hastaların hastanede yattığı süre içinde karşılaştıkları sorunların
çözümü için sosyal hizmet uzmanlarınca verilen hizmetlerin dağılımı verilmiştir.
Buna göre, hastanın hastalığa ilişkin duygularını aktarmasına destek olma,
hastalığa ve tedaviye uyumunu sağlama hizmeti ilk sırada, tedavi ücretlerinin
ödenmesini sağlama hizmeti ikinci sırada ve onu takiben hasta ve ailesini
hastalık ve tedavinin seyri hakkında bilgilendirme hizmeti üçüncü sırada yer
almaktadır.
Duyan (12) hastaların hastanede yattığı süre içinde karşılaştıkları sorunların
çözümü için sosyal hizmet uzmanlarınca verilen hizmetlerin başında % 14.2 oran
ile hastanın tedavisi için gerekli ilaç, tetkik, tıbbi malzeme ve kan gibi
gereksinimlerini karşılama ve hastane ücretlerinin ödenmesi için kaynak bulma ve
bunlardan yararlanabilmesi için çalışma yapma hizmetlerinin ilk sırada yer
aldığını belirtmektedir
Hastanın sağlığı ve hastalığın seyri hakkında hasta ve aile üyelerinin
bilgilendirilmesi çok önemli bir konudur. Bu bilgilendirme görevi, sosyal hizmet
uzmanlarının değil doktorların görevidir. Sosyal hizmet uzmanı burada doktor,
hemşire ve aile arasında köprü vazifesi görür. Sosyal hizmet uzmanı bu süreçte,
aileye hasta hakkında bilgi getirebilir (Foster 1984), bilgilendirmenin
anlaşılmasını sağlayabilir (Foster 1984), bilgilendirmenin aile üyeleri
tarafından anlaşılıp anlaşılmadığına ilişkin bir tahminde bulunabilir, aile
üyeleri ve görevliler arasındaki bilgilendirme hakkında iletişimi
güçlendirebilir (Cook 1977), hastanın tedavisinin doğası hakkında veya fiziki
durumu hakkındaki yanlış anlamalar hakkında aile üyelerinin bilgilendirilmesini
sağlayabilir (5).
Çizelge 8- Hastaların Hastaneden Çıkış Aşamasında Karşılaştıkları Sorunların
Çözümü İçin Verilen Hizmetler
Hizmetler
Sayı
%
Hastane ücretlerinin karşılanması için hastane dışı kaynakların bulunması ve bu
kaynaklardan hastaların yararlandırılması
160 32.2
Terk edilen hastaların ilgili kurumlarına havale edilmesi
89 17.9
Hastasını almak istemeyen ailelerin ikna edilmesi
78 15.7
Hastanın evine ulaştırılması ile ilgili hizmetler
73 14.7
Hastaneden çıkmak istemeyen hastaların ikna edilmesi
49 9.9
Çıkış işlemleri hakkında hastaya bilgi verme
47 9.5
Hastalara ilaçlarının alınmasında yardımcı olmak
1 0.2
Toplam
497 100.0
* Birden fazla seçenek işaretlenmiştir.
Çizelge 8’de hastaların taburculuk aşamasında karşılaştıkları sorunların çözümü
için sosyal hizmet uzmanlarınca verilen hizmetlerin dağılımı verilmiştir. Buna
göre hastaların tedavi ücretlerinin ödenmesi için hastane ve diğer dış
kaynakların bulunması ve bu kaynaklardan hastaların faydalanmasının sağlanması
hizmeti ilk sırada, terk edilen hastaların ilgili kurumlara havale edilmesi
ikinci sırada, hastasını almak istemeyen ailelerin ikna edilmesi hizmeti üçüncü
sırada yer almaktadır. Hastaların terk edilmesi, hasta ailelerinin tedavi
ücretlerini karşılayamaması veya aile ile hasta arasında önemli bir sorunun
olması gibi nedenlerden kaynaklanabilir. Sosyal hizmet uzmanı hasta ile başarılı
bir mesleki çalışma yaparsa bunu önceden sezebilir ve buna yönelik önlem almaya
çalışabilir.
Heimler (1967)’e göre taburculuk kararı hastanın klinik ve toplumsal yeterlilik
düzeyine ulaşıp ulaşmadığı iyice değerlendirildikten sonra alınmalıdır. Bazen
taburcu olan hastanın, ailesinin yanına dönmesi uygun değildir. Sağlıklı bir
taburculuk kararı, hastanın döneceği ortamın değerlendirilmesine bağlıdır.
Tedavi sonrası izleme etkinliklerinden bazıları göstermiştir ki anne ve babanın
ya da eşinin yanına dönen hastalar arasında kötüleşenlerin ve yeniden hastaneye
yatırılanların oranı, ailelerin yanına dönmeyen, yalnız yaşayan hastaların
oranından çoktur (14).
Kadushin ve Kulys (15)’a göre, taburculuk aşamasında beş kategoride çalışma
yapılır. Bunlar;
1- Değerlendirme (Assesment): Hasta ve ailesinin taburculuk planlaması için
ekonomik, sosyal, psikolojik ve fiziki kaynaklarının değerlendirilmesi bu
kapsamda yer alır. Bu çerçevede hastanın sosyal destek sistemleri, ailenin ve
hastanın ekonomik kaynakları ve sağlık güvencesi, hastanın problem çözme
kapasitesi, aile üyeleri arasındaki ilişkilerin kalitesi incelenir.
2- Eşgüdümleme (Coordination): Hasta ve ailesinin taburculuğu için hastane
personeli ile yapılan bilgi alışverişine ilişkin aktivitelerdir. Hastanın
teşhisi ve tedavisi hakkında doktoru ile görüş alışverişinde bulunmak, aile
üyelerini yararlanabilecekleri toplumsal kaynaklardan haberdar etmek, hastanın
günlük yaşam aktiviteleri ve bakımı konusunu diğer meslek elemanları ile ele
almak gibi aktiviteler bu çerçevede yer alır.
3- Arşivleme (Documentation): Taburculuk planlaması ile ilgi yazışma ve
kayıtlara ilişkin aktivitelerdir. Bu kapsamda hastanın tedavisine ilişkin
ilerlemeleri dosyasına kaydetmek, hasta dosyasına psiko-sosyal önceliklerini
kaydetmek, sosyal hizmet istatistiklerini kaydetmek, sosyal servis kayıtlarına
durumuna ilişkin ilerlemeleri kaydetmek vb. aktiviteler düzenlenir.
4- Danışmanlık (Counseling): Hastanın tutum, davranış, his veya
aktivitelerindeki değişimler hakkında hasta ve ailesini bilgilendirme ve
müdahaleye ilişkin düzenlemeleri içerir. Bu bağlamda, taburculuk planlamasının
gelişimi ile ilgili olarak hasta ile seçenekleri tartışma, anlaşma yapma,
hastaya verilecek hizmetler için bir plan geliştirme, hastanın taburculuğa
ilişkin anksiyetesini azaltmaya yönelik olarak destek sağlama, hastalık ile
ilgili düzenlemeler hakkında aile ve hastayı bilgilendirme gibi aktiviteler
düzenlenir.
5-Bağlantı kurma (Linkage): Taburculuk sonrası hasta ve ailesinin
yararlanabileceği hizmetler ve kaynaklara ilişkin yapılacak aktiviteleri içerir.
Bu amaçla taburculuk sonrası hasta ve ailesinin yararlanabileceği toplumsal
kaynakları belirleme ve belirlenen kaynaklar ile bağlantı sağlamak amacıyla
düzenlemeler yapılır.
Duyan (12) hastaların hastaneden çıkış aşamasında karşılaştıkları sorunların
çözümü için sosyal hizmet uzmanlarınca verilen hizmetlerin başında % 16.9 oran
ile hastane ücretlerinin karşılanması için hastane dışı kaynakların bulunması ve
bu kaynaklardan hastaların yararlandırılması hizmetleri geldiğini
belirtmektedir. Csikai ve Bass (2000: 1-22) sosyal hizmet uzmanlarının
hastaların hastanedeki tıbbi bakımı sonunda yani taburculuk aşamasındaki
görevlerinin hastanın kendi kararını vermesini sağlaması, hasta/aile ve sağlık
bakımını verenler arasında bağlantının gerçekleştirilmesi gibi aktiviteler
olduğunu belirtmektedir.
Çizelge 9- SHU’ların Hastaların Taburcu Olduktan Sonra Karşılaştıkları
Sorunların Çözümüne yönelik Verdikleri Hizmetler
Hizmetler
Sayı
%
Hastanın ailesi ve çevresine ve yeni durumuna uyum sağlamasına yardımcı olmak
24 32.9
Hasta ve ailesinin taburculuk sonrası yararlanabileceği toplumsal kaynak ve
programlardan yararlandırılması
19 26.0
Hasta ve ailesini tıbbi tedavi hakkında bilgilendirme
11 15.1
Hastanın bağımlılık duygusunu yenmesine yardımcı olmak
6 8.2
Hastanın çalışma yaşamına ilişkin düzenlemelerin yapılması.
6 8.2
Aile içi yeni düzenlemelerin (sosyal rol açısından) yapılmasına yardımcı olma
5 6.8
Diğer (eksik tedavi sorununu gidermeye çalışmak, hastaya uygun iş bulmaya
çalışmak)
2 2.8
Toplam
73 100.0
* Birden fazla seçenek işaretlenmiştir.
Çizelge 9’da hastaların hastaneden taburcu olduktan sonra karşılaştıkları
sorunların çözümü için sosyal hizmet uzmanlarınca verilen hizmetlerin
dağılımları verilmiştir. Buna göre hastanın ailesine, çevresine ve yeni durumuna
uyum sağlamasına yardımcı olma hizmeti
ilk sırada, hasta ve ailesinin taburculuk sonrası toplumsal kaynak ve
programlardan yararlandırılmasını sağlama hizmetleri ikinci sırada, hasta ve
ailesinin hastalık ve tedavi hakkında bilgilendirilmesi hizmeti üçüncü sırada
yer almaktadır.
Duyan (12)’a göre hastaların hastaneden taburcu olduktan sonra karşılaştıkları
sorunların çözümü için sosyal hizmet uzmanlarınca verilen hizmetlerin başında
hasta ve ailesinin taburculuk sonrası yararlanabileceği toplumsal kaynak ve
programlardan yararlandırılması ve hasta ve ailesini tıbbi tedavi hakkında
bilgilendirme hizmetleri gelmektedir.
Evde bakım hizmetlerinin en temel hedefi, muhtaç bireyin ihtiyaçlarını en iyi
şekilde karşılayarak aileye destek vermek ve böylece bir bütün olarak ailenin
hem de tüm aile üyelerinin işlevselliğini artırmaktır. Evde bakım hizmeti, çok
yönlü hizmet gerektiren bir hizmettir. Bu nedenle sorunun özelliğine göre farklı
hizmet alanlarda çalışan profesyonel elemanların katkıları ile gerçekleşir. Bu
elemanlar, doktor, hemşire, sosyal hizmet uzmanı, diyetisyen, fizyoterapist,
psikolog, ebe, çocuk gelişimcisi, vb. elemanlardır. Sosyal hizmet bu alanda
verilen hizmetlerin ve ilgilenilen sorunların psiko-sosyal yönleri üzerinde
odaklanır (16).
8. Beş Yıllık Kalkınma Planında da konuya ilişkin olarak, birinci basamak sağlık
hizmeti veren kuruluşlarda 65 yaş üzeri nüfusa ebe/hemşireler tarafından ev
ziyaretleriyle izlem yapılması ve konusunda eğitim almış sağlık personelinin
görev aldığı geriatri sağlık ve danışma merkezleri ile evde bakım servisleri
oluşturulması anlayışının benimsenmesi gerektiği belirtilmiştir (1).
KAYNAKÇA
1- Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Ankara: Devlet
Planlama Teşkilatı, 2001.
2- KARASAR, Niyazi. Bilimsel Araştırma Yöntemi, 6. Basım, Ankara: 1994
3- DUYAN, Veli. “Ankara Hastanelerinde Tıbbi Sosyal Hizmet Uygulamaları.”
Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Ankara:
1992
4- DİLEK 2003
5- DELVA, Dirk, Sabine VANOOST, Patricia BİJTTEBİER, Peter LAUWERS, Alexander.
“Needs and Feeling of Anxiety of Relavives of Patients Hospitalized in Intensive
Care Units: Implications for Social Work”, Social Work İn Health Care Dergisi,
2002, Volume 35, Number 4, Published by The Haworth Pres, Inc.
6- NİLSON, David. “Psycho-Social Problems Faced “Frequent Flayers” in a
Pediatric Diabettes Unit”, Social Work in Health Care, 2001, Volume 33, Numbers
3-4, Published by The Howarth Social Work Practise Pres
7- T.C. Anayasası. Seçkin Yayınevi, Ankara : 1998, Beşinci Baskı
8- www.bağ-kur.gov.tr 30.06.2003
9- www.ssk.gov.tr 30.06.2003
10- SSK istatistik yıllığı 2001:6
11- www.die.gov.tr 10.08.2003
12- DUYAN, Veli. “Sağlıkta Psiko-Sosyal Boyut.” H.Ü, Sosyal Hizmetler Yüksek
Okulu, Ankara: 1996
13- BULUT. Işıl. Ruh Sağlığının Aile İşlevlerine Etkisi, H.Ü. Sosyal Hizmetler
Yüksekokulu, 1989 : Ankara
14- ARIKAN, Çiğdem. “Psikiyatrik Sosyal Çalışma ve Psikiyatrik Ortamda Ekip
Çalışması.” H.Ü.Sosyal Hizmetler Yüksekokulu, Yüksek Lisans Tezi, 1985, Ankara
15- KADUSHİN, Goldie ve Regina KULYS. “Discharge Planning revisited: What Do
Social Workers Actually Do in Discharge Planning?”, Social Work in Health Care,
1993, Volume 38, Number 6, Published by The Haworth Pres, Inc.
16- BULUT, Işıl. “Evde Bakım Hizmetleri ve Sosyal Hizmet” , İnsani Gelişme Ve
Sosyal Hizmet Prof.Dr.Nesrin KOŞAR’a Armağan, H.Ü.Sosyal Hizmetler Yüksek Okulu
Yayını, No: 009, 2001, Ankara