|
|
|
|
|
İHD Kdz Ereğli Şubesi, İşkencenin izlenmesi, teşhiri,kadına ve çocuğa uygulanan ayrımcılık ve şiddetin teşhiri, maden ocaklarında çalıştırılan çocuk işçiler, göç mağdurları, istihdamda ayrımcılık ile ilgili yoğun çalışmalar üreten insan hakları örgütüdür. Romanlar sınıf,dil,din, ve kimlik farklılığından dolayı ayrımcılığa uğrayan ve dışlananlarında ezdiği bir halktır.
Ülkemizde insan hakları kurumları ve hak arama örgütleri, Romanların yaşamlarını ve Romanlara uygulanan ayrımcılığı yakın bir zamana kadar görmezden geldi. Kanıksadı, sıradan davrandı. Ben bu durumu çifte standart olarak algılıyorum. Bu toplantının bu durumun ortadan kaldırılmasında ön açacağını umuyorum. İHD Romanlara uygulanan ayrımcılık ile ilgili hiçbir kurum dan fon almadan bir proje geliştirmiştir. Romanlara uygulanan ayrımcılığı görünür hale dönüştürmeyi hedefleyen proje, İnsan Hakları Derneğinin üyeleri ve yöneticilerinin katkıları ile yürütülmektedir. Uluslar arası kurumlardan proje fonu bilinçli olarak istenmemiştir. Proje de hedeflediğimiz çalışmalar, ekonomik sıkıntılar nedeniyle zaman zaman aksamakla beraber yürütülmektedir. Çalışmalara başlarken iki noktadan hareket ettik. - Romanlara uygulanan ayrımcılığı, insan hakları savunucularına ve İHD üyelerine görünür hale getirmek; Romanlara uygulanan ayrımcılık gerek siyasi iktidarlar, gerek resmi kurumlar ve gerekse coğrafyamızda yaşayan halklar, aydınlar hatta insan hakları örgütleri ve savunucuları tarafından hem görmezden gelinmiş hem de kanıksanmıştır. Bu durum, geleneksel olan ayrımcılığı Romanların kendilerini ifade etmemeleri ve edememeleri sebebi ile sürekli olarak ağırlaştırmaktadır.Bu gerekçe ile önce Romanlara uygulanan ayrımcılığı tarif eden ve görünür kılan bir çalışma yaptık. Bu çalışmanın ilk adımı Romanlar ile iletişime geçmek, Onların mekanlarına gitmek ve kişisel ilişkiler geliştirmek oldu. Romanlara uygulanan ayrımcılığı Romanlar nasıl karşılıyorlar, kendilerini diğer yurttaşlar ile eşit görüyorlar mı? Onların yaşam biçiminin, onlara yapılan ayrımcılığı haklı gösteren toplumsal kanıyı kendileri nasıl değerlendiriyorlar. Onlarla birlikte bu sorunları sorgulamak, sorunun hem Romanlar hem de biz İnsan Hakları Savunucuları açısından görünür bir hale gelmesinde önemliydi. Bu çalışma ilçemizdeki İnsan Hakları aktivistlernin soruna özel bir duyarlılık geliştirmesinin yolunu açmıştır. Bu tarzımız halen devam etmektedir. - Romanların barınma,beslenme, eğitim, ve istihdam durumunu araştırmak; Romanların barındıkları yerleri ve barınma yöntemlerini, beslenme biçimlerini, eğitim düzeylerini, eğitimde çocukların uğradığı ayrımcılığı, sağlık sorunlarını belgelemek ve araştırmak bizim için çok da zor olmadı. Bu konularda Romanlar ile geliştirdiğimiz dostluk ilişkileri bizim önümüzü açtı. Kamu kurumlarında özel işletmelerde ve işyerlerinde çalışan Romanların sayıları, Roman çocuklara ayrımcılık uygulayan ve kabul etmeyen okulların tespiti, barınmada yaşadıkları zorluklar ile ilgili verileri toplamamızda Romanlar yardımcı oldular. Bu çalışmaların yürütülmesi, Romanların yaşamlarından kesitler sunan bir fotoğraf çalışmasını da beraber getirdi. Sanatsal kaygılardan uzak olarak gerçekleştirdiğimiz fotoğraf çalışması sorunu görünür kılmak için bize çok yardımcı oldu. Ulaşamadığımız Romanların önemli bir kısmına ulaşmamıza neden oldu. Fotoğraf sergisi; şehir merkezinde Abdi İpekçi sergi salonunda, Belediyle Başkanı, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, üyeleri ve Romanların katılımıyla açıldı. On günlük sergi süresi boyunca ilçede de yoğun ilgi gördü. Bizi en çok sevindiren ve şaşırtan sergiye Romanların çok fazla sayıda katılımı oldu ve bu katılım diğer günlerde de yoğunlaşarak devam etti. Bu sergi esnasında, Romanların bir çoğunun ömründe hiç fotoğraf çektirmemiş olduklarını gözlemledik. Kendilerini bir fotoğrafta özellikle çerçevelenmiş şekliyle görmenin onlar için çok önemli olduğunu kendi anlatımlarında da ifade ettiler. Bu durum önümüze koyduğumuz diğer çalışmaların önünü açmaya bir işaretti. Bu fotoğraflar sinevizyon sunusu haline dönüştürüldü ve gösterime sunuldu. Birçok okul, kişi, örgüt ve basının bize gelen talepleri üzerine bu sinevizyon sunusunu çoğaltarak dağıttık. Onlarda kendi alanlarında gösterime sundular. Sergiye ve Powerpoint gösteriye yerel basın ve televizyonlar geniş yer verip, sorunun çözümü konusunda herkesi duyarlılığa davet ettiler. Bu konuda yerel medyanın desteğini almaya başlamış olduk. Yerelde çıkan on üç gazete, iki tv kanalı ve beş radyo kanalı serginin duyurusu ve romanların sorunlarını gündem yaptılar. Kamu oyunun bilgisine taşımaya yardımcı oldular. Bu çalışmalarımız devam ederken yaptığımız basın açıklamaları ve yapılan haberler, Roman çocuklara uygulanan ayrımcılığın ve okullarda Roman çocukların yaşadığı dramın açığa çıkarılmasında etkili oldu. ROMAN ÇOCUKLARA UYGULANAN AYRIMCILIK: İlimizde yaklaşık 5 bin Roman yurttaş yaşamaktadır. Çocuklarının okul ihtiyaçlarının büyük bir bölümü ekonomik yoksunluk ve yoksulluktan dolayı karşılayamamaktadırlar. Bu nedenle çocukların okula devam etme koşulları zorlaşmaktadır.Diğer bir taraftan da Romanların sürekli bir barınma adresleri olmamasından dolayı çocukların sekiz yıllık zorunlu eğitime katılmaları çoğu zaman gerçekleşememektedir.Okula giden Roman çocuklarına gerek resmi kurumlar, gerekse diğer yurttaşların çocukları ve velileri ayrımcılık yapmakta, öğretmenlerde bu ayrımcılığın yürütücüsü olması için zorlanmaktadırlar. Ayrıca resmi kurumlar bu çocukların zorunlu sekiz yıllık eğitimini takip etmemektedirler.Roman çocukları için ilköğretimin zorunlu olması ancak yasalarda kalan fakat fiilen uygulanmayan bir hak haline gelmiştir. Bölgemizde Taşımalı eğitim Roman çocuklara uygulanan ayrımcılığı açığa çıkarmıştır. Taşımalı eğitim de esas olan kural ilçe, belde, köy ayrımı yapılmaksızın en yakın taşımalı okula öğrencilerin taşınmasını esas almaktadır. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün uygulamasıyla Roman köylerde yaşayan Roman çocukları 5 taşımalı okulu atlayarak köylerine çok uzak bir okula gönderilmektedirler.Oysa köylerine çok yakın taşımalı eğitim yapan bir okul vardır. Fakat bu okula kabul edilmemektedirler. İHD Ereğli şubesi olarak bu sorunu bir rapor haline dönüştürüp kamuoyu ile paylaştık. İlçe Milli Eğitim müdürlüğü ve Kaymakamlığı kamuoyu önünde ayrımcı davranmama konusunda uyardık ve bu uyarılarımız halen devam etmektedir. Bu konuda ki tavrımız karşısında resmi makamlar ayrımcılık yapılmadığını beyan ederek, kamuoyunu yanıltan açıklamalarda bulundular. Bizler bunun karşısında konuyu kamuoyunun gündemine sık aralıklarla taşıdık. Bu çalışmalar sonucunda bu tartışmalar il ve ilçe gündeminde geniş bir yer aldı. Gerek resmi kurumlar, gerek sivil toplum örgütleri gerekse halk tarafından tartışmaya açıldı. Yoksulluğun açlık düzeyinde olmasından dolayı Roman çocuklar beslenememektedir. Devletin sosyal kurumları Roman çocuklarını görmezden gelmektedir. Bu durum devletin diğer kurumlarında da çok açık olarak gözükmektedir. ROMANLARA İSTİHDAMDA AYRIMCILIK UYGULANMAKTADIR: Zonguldak ili sanayinin başkenti olarak bilinir. TTK, DEMİRÇELİK FABRİKALARI gibi kurumlarda yaklaşık 30 bin insan çalışmaktadır. Bu kurumlardan Erdemir de Roman çalıştırılmamaktadır. ERDEMİRin taşeron firmalarında 3-5 Roman hizmet birimlerinde çalıştırmaktadır. TTK da 1980 yılında işe alınan Romanların dışında hiç roman çalışmamaktadır. İşe alımlarda Romanlar tercih edilmemektedir.Ancak çok az sayıda Roman kimliğini sakladığında bu iş yerlerinde barınabilmektedir. İlimizde resmi kurumlarda roman çalışan yoktur. Yerel Yönetimlerin en pis ve ağır işlerinde çok az sayıda roman çalıştırılmaktadır. Bu veriler Romanların kendi beyanları ve bilgilerinden alınmakla birlikte adı geçen kurumlarda yaptığımız araştırma ve soruşturmalar sonucunda da aynı bilgilere ulaşılmıştır. İLİMİZDE ROMANLARIN BARINMA PROBLEMLERİ: İlimiz ve ilçelerinde tahmini olarak 5 bin Roman yurttaş yaşamaktadır. Zonguldak merkez ilçede Romanların barındıkları bir mahalle mevcuttur. Bu mahalle gecekondu halindedir. Birçok Roman köyü de mevcuttur. Şehir merkezinde yaşayan Romanlara kiraya ev verilmemekte roman oldukları için ayrım yapılmaktadır. Bu durumun üstüne romanların ekonomik yoksulluğu da eklenince ilmide ve ilçemizde romanlar ciddi bir barınma problemi yaşamaktadırlar. Romanların büyük bir çoğunluğu elektiriği ve suyu olmayan terkedilmiş mekanlara yerleşmektedirler. Bu konuda devletin yetkili organları bir girişimde bulunmamakta, yerel yönetimlerde sessiz ve ilgisiz davranmakta bu duruma seyirci kalmaktadırlar. Romanların yaşadığı elektiriği ve suyu olmayan mekanlar beraberinde hijyen ve sağlık sorununu getirmekte olup, ciddi sağlık problemlerine sebep olmaktadır. Bazı sağlık kurumları Romanları hastanede yıkatarak tedavi ediyorlar bu aşağılayıcı durum acı vermektedir. Romanların büyük bir kesiminin sağlık güvencesi yoktur. Bazı Romanlar yeşil kart uygulamasından yararlanmakla birlikte bazılar bu uygulamadan yararlanamamaktadır. Doğum sancısı çeken bir Roman kadınının arkadaşının yeşil kartıyla hastaneye yatıp doğum yapmasından dolayı ağır ceza mahkemesinde yargılandığına tanık olduk. ROMAN LARIN SORUNLARINA SAHİP ÇIKMAK: İnsan Hakları Derneği Romanların yaşam alanlarına yönelik çalışmaları yaptıkça sorun görünür hale geliyor. Sorun görünür hale geldikçe yerel yönetimler sorumluluk üstlenmek zorunda kalıyor. Ereğli”de yaşamlarını ayakkabı boyacılığı ile sağlayan Romanlara Ereğli Belediyesi lostra salonu açtı. Açılışa çok yoğun bir katılım oldu. Şehir merkezinde varolan Romanların önemli bir kısmının katıldığı açılış İnsan Hakları Derneği Yöneticileri tarafından yapıldı. Açılışta söz alan Belediye başkanı “şimdilik bu kadar” derken Romanların Sözcüsü Cengiz Ilgın “biz çalışarak yaşamak istiyoruz” ifadesini kullanıyordu. ROMANLAR GECESİ: İHD bu çalışmaları yürütürken 10 Aralık İnsan Hakları haftası nedeniyle yapacağı etkinlikler de romanların sorunlarını görünür hale getirmeyi ve kamu oyunda tartıştırmayı hedefledi. Bu nedenle Romanlarında katılımıyla ROMANLAR GECESİ düzenledi. Geceye insan hakları aktivistleri, Belediye başkanı, Şanar Yurdatapan, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, üyeleri ve çok sayıda Roman katıldı. Geceye ilçe Kaymakamının katılmaması ilçede uzunca bir zaman tartışıldı . Geceye davetli olduğu halde Ankara ve İstanbul”dan hiç bir İnsan Hakları Örgütü katılmadı. Gecede Romanlar sözcüleri ile kendilerini ifade ettiler.kendilerine uygulanan ayrımcılığı tarif ettiler. Ereğli Belediye Başkanı, Romanların barınma problemlerine katkı koymak İstediğini devletin arazi vermesi durumunda altyapı ve konut edindirmeye belediye olarak yardımcı olacaklarını kamu oyuna deklere etti. Gecede okula alınmayan okullara kayıtları yapılmayan Roman çocukları yaşadıklarını anlattılar.Daha sonra gece Romanların yaptığı müzik eşliğinde hep birlikte oynadığımız Roman oyunlarıyla eğlence haline dönüştü. Geceye katılan Romanların büyük bir çoğunluğu gecenin yapıldığı salona ilk kez geliyorlardı. Bu onlar için çok önemli bir farklılıktı. Gecede Belediye başkanına ve konuklara hitaben konuşmalar yaptılar. Bu onlar için çok ciddi bir deneyimdi. Bu gece ve görüntüleri Roman yurttaşlar ile yapılan röportaj ile birlikte Şanar Yurdatapan tarafından bir belgesel film haline dönüştürüldü. Yerel televizyonlar ve ulusal kanallar bu geceye ilgi gösterip yayınladı haber olarak verildi. Bu belgesel İstanbul Düzce ve Türkiye”nin değişik bölgelerindeki Roman yurttaşlara ulaştırılmaktadır. Romanlar ile ilgili yürüttüğümüz çalışmalara diğer hak arama örgütlerini de ortaklaştırarak devam ediyoruz. Bazı resmi kurum ve temsilcileri konuya ilgi duyuyor, ortaklaşmak istiyor Romanlara uygulanan ayrımcılık ile ilgili çalışmalarımız, bölgesel düzeyde çok büyük bir ilgi topluyor. Romanların sorunları ile ilgili olarak Eğitim Sendikaları ve Zonguldak Barosu ilgi duyup ortaklaşmak istiyor. Bir gazeteci arkadaşımız kendi olanakları ile Romanlar ile ilgili çalışma ve araştırmalar yapıyor. TTK’ya 1500 işçi alımı söz konusu bu İşçi alımında, bölgesel bazı yayın organları Romanlara pozitif ayrımcılık uygulanması için haber yapıyorlar. Romanlar da bir heyet oluşturup gazete basına ve siyasi iktidarın temsilcilerine çalışma istemlerini bildirerek kendilerine iş verilmesi talebinde bulunuyorlar. Bu haklı talepleri kamu oyunda sevimli ve haklı karşılanıyor. Tüm bu gelişmeler sonucunda ilçe Emniyet müdürü derneğimizi ziyaret ederek, sokaktaki Roman çocuklarının sorunların ile ilgili işbirliği yapabileceklerini dernek yönetim kurulumuza bildirmiştir. Bu ziyarette çalışmalarımızın kamu oyunu ve resmi kurumları etkilediğini bize göstermiştir. Bu çalışmalarda eksikliklerimizin varolduğunun bilincindeyiz.Özellikle Romanların kültürü ve dilleri konularında fazlaca bir çalışma belirleyemedik bu biraz da yerel olmamızdan kaynaklanmaktadır.Romanların kültürleri ve dilleri ile ilgili bir çalışmayı yakın bir zamanda bu sempozyumunda katkıları ile önümüze koyup bir yaklaşım sunabileceğimize inanıyorum. Kısacası, Romanlarda bir halk, onlarında diğer halklar gibi insanca yaşamak, kendi dillerini ve kültürlerini yaşamak ve yaşatmak haklarıdır.
Romanların kültürlerini
dillerini , olumluluklarıyla geliştirecek imkanları sunacak bir iklim
oluşturmanın tüm halkların kimliklerine ve kültürlerine saygının bir
gereği olduğuna inanıyorum. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
. |
|
|