Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap - Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları
İnsan hakları Bilgileri

 

  Hızlı Erişim
 

Sitemizin Yazarları

Google
Web sosyalhizmetuzmani.org

RİSK GRUPLARINA YAKLAŞIMDA
SOSYAL HİZMETLERİN ROLÜ
-2

Doç.Dr. İbrahim CILGA
Hacettepe Üniversitesi
Sosyal Hizmetler Yüksekokulu
Öğretim Üyesi

BÖLÜMLER :  12  -  3  -  4

TÜRKİYE’DE RİSK GRUPLARININ OLUŞUMUNDA YAPISAL UYGULAMALARIN ETKİLERİ

Türkiye’de risk gruplarının ortaya çıkışını belirleyen dinamikler yapısal ve makro niteliklidir.”Risk grupları” sorunu,yapısal nedenlerin bir sonucudur.Yapısal dönüşüm serecini yönetmek için benimsenen ve uygulanan makro politikaların ve stratejilerin bir yansımasıdır.
Bu nedenle,makro dinamikleri belirleyen ve risk gruplarının bir kategori olarak oluşmasına neden olan değişkenleri irdelemek gerekir. Makro ekonomik değişkenler çerçevesinde olgunun dinamiği irdelenebilir.
Kriz sonrasında Türkiye ile İMF arasında imzalanan “Ekonomiyi Güçlendirme Programı” kapsamında benimsenen ekonomi politikaları ve stratejileri;Türkiye’de risk gruplarının artmasına neden olmuştur.
Ekonomi ve işgücü piyasaları ilişkisi içinde değerlendirilecek olursa;serbest piyasa ekonomisinin gelişmesi yerine,borç ekonomisi güçlenmiş,yatırımlar durmuş,finanasal hareketlilikler içinde sıcak paranın girişi ve belirli sürelerde yüksek karlarla birikimlerin dışarıya aktarılması döviz karşısında YTL’nin değerinin artması nedeniyle bir kriz olasılığı yüksek görünmektedir.Bu sürece bağlı olarak,makro ekonomide olası sıkıntılar,risk gruplarının yaşam koşulları üzerinde olumsuzlukları arttırabilir ve yeni risk gruplarını oluşturabilir.
Türkiye’de,ekonomik gelişmelerin niteliği ve yönü;büyüme oranlarının toplumsal yaşama yansıtılamaması,kişi başına düşen milli gelirin çalışanların ve yoksulların gelir düzeylerinde bir artışa dönüşmemesi,düşen enflasyonin oranlarına karşın gündelik yaşamda belirgin ve yüksek bir fiyat artışının yaşanması,tüketicilerin satın alma güçlerinin artmaması,halkın yaşam standartlarında bir yükselmenin gözlenmemesi tüm bu olumsuz göstergelerin illere ve bölgelere göre belirgin farklılıklar göstermesi günümüzde yapısal risk ögelerin en önemli göstergeleridir.
Sanayi,hizmet ve tarım sektörlerinde gerilemeler,kamu ve öjzel sektörde verimliliğin yükseltilememesi,özelleştirme uygulamaları,kamu maliyesinde borç ekonomisinin temel belirleyici olması,bütçe açıkları ve yatırımma kaynak aktarılamaması,kayıt dışı ekonominin
büyüklüğü ve yaygınlığı,dolaylı vegilerin miktar veğ sayıca adaletli bir vergi sisteminin oluşturulamamış olması yapısal risk keri arttırıcı etmenlerdir.
Türkiye’de işgücü piyasasında göstergelerin yetersizliği yaşanılan kriz sürecindeki rislerin birer göstergesi olarak verileri öne çıkarmaktadır.Tplam nüfus içinde %10.4 oranındaki
işsizlik önemiul bin risk grubu yaratmaktadır.Ayrıca,Gençler arasındaki işsizlik oranının%20 dolayında olması işsiz gençleri önemli bir risk grubu olarak öne çıkarmaktadır. AB sürecinde tarıma yönelik sınırlayıcı ve yeniden yapılandırıcı proğram uygulamaları,köylülerin topraktan kopmasına,işşis kalmasına ve kentlere göç etmesine yol açmaktadır.Bu süreçte,kırsal nüfus yapısal tercihler nedeniyle önemli bir risk grubu olarak ağırlık kazanmaktadır.
İşgücü piyasasında yeterli iş olanaklarının yaratılamaması,esnek istihdam yaklaşımlarının öne çıkması,kayıt dışı istihdam eğilimleri çalışanlar arasında da önemli bir grubunu süreç içinde her zemen öne çıkarmaktadır.İnsan ticareti ve kaçak işçilik önemli bin risk grubunu oluşturmaktadır.
Doğuştan ve sonradan olma nedenlerle özürlü olan nüfus grubu,toplam nüfus içinde %10 dolayında önemli bir risk grubunu öne çıkarmaktadır.Özel ilgi ,eğitim ve korumaya gereksinimi olan özürlü nufusunun toplum içindeki konum,ail eve çevre üzerindeki baskıları önemli bir toplumsal sorundur.
Ekonomideki bu görünüm içinde;sosyal harcamalara ayrılan paylar düşük ve yetersizdir.Sosyal güvenlik sisteminin yeniden yapılandırılması çalışmaları sosyal harcamaları kısmaya,sigortalıların haklarını sınırlandırmaya ve sosyal ve ekonomik risklere karşı sigortalıları güvencesiz bırakmaya yöneliktir.Sigortalıların çalışırken ve gelecekte emeklilik aşamasında haklarının sınırlandırılması koruma altındakilerin risk grubuna dönüştürülmesi açısından yanlış bir yöneliştir.
Sağlık harcamalarının çalışan ve çalışmayan nüfus açısından yeniden düzenlenmesi konusunda alınan geçici önlemlerin etkisiz kalması,sağlık sigortası oluşumu ile sağlık giderlerinin bütçe ve sigorta sistemi dışına çıkarılması önemli bir çelişkidir.Sağlık giderleri açısından vatandaşın yararlanma oranlarının kısıtlmanması,maliyete katılımımın yaygınlaştırılması,sağlığın satın alınan bir hizmete dönüştürülmesi tüm nüfusu rik içine sokmuştur.
Sosyal yardım ve sosyal hizmetler alanında gündeme gelen eğlimler,sosyal güvenlik ve sağlık alanındaki yanlış yönelişlerin bir örneğini sergilemektedir.Devletin yeniden yapılanması çalışmalarıyla,üniter devlet yapısı yerine,yerelleşme odağında biçimlendirilen, fedaratif yönelişlere yol açacak modeller öne çıkarılmaktadır.Merkezden yönetim yerine yerele devir öne çıkmaktadır.
Tüm hizmetlerin İl Özel İdarelerine ve Belediyelere bırakılması hem model hem de ilkece yanlıştır.Ayrıca, belirtilen kurumların yeni zihniyete göre yapılanmaları,hizmet odaklı örgütlenmeye dayanmamaları,bütçe kaynakları,nitelikli işgücüne dayalı kadroların tanımlanmaması, var olan hizmet üretme ve uygulama durumları yetersizdir.Çıkarılan yasaların öngördüğü düzenlemeler bilimsel olarak hazırlanmış bir modele dayandırılamamıştır.Yasaların uygulamaya geçirilmesi başarılı değildir.

Devlet yapısının güçsüzleştirilmesi,ulusal strateji açısından, önemli bir temel risk unsurudur.
Düzenlemeler yapısal gelişmelerin ortaya çıkardığı risk gruplarına etkili ve verimli bir kamusal hizmeti üretmede etkisiz oluşumları ortaya çıkaracaktır.Devlet düzeninin çağdaşlaşması yerine güçsüzleştirilmesi,yapısal değişimlerin ortaya çıkardığı risk gruplarına karşı etkisiz ve güçsüz kurumlaşma denemeleri, merkezi devlet kurumlarına bağlı hizmet kurumlarının binaları,varlıkları,çalışan personeli ile yerel yötimlere devredilme düşünceleri önemli birer göstergedir. Bu göstergeler;sosyal alandaki ulusal varlığı riske edecek ve tüm toplumsal nüfusu risk içine sokacak eğilimlerdir.
AB SÜRECİNDE TÜRKİYE SOSYAL İÇERME BELGESİ:
AB sürecinde,“Türkiye Sosyal İçerme Belgesi”kapsamında kamusal alanda,İşkur’un koordinatörlüğünde yapılan çalışmalar;sosyal durumu çok yönlü analiz ederek,SOSYAL DIŞLANMA’ya karşı SOSYAL BÜTÜNLEŞME’yi hedefleyerek belirli proje çalışmaları ortaya çıkarmaktadır (www.iskur.gov.tr).
Bu proje,hükümet ve ilgili bakanlıklar düzeyinde merkezden yönetilmektedir.
Bu kapsamda önem kazanan bu çalışma risk gruplarının analizi ve boyutlarının görülmesi açısından önemlidir.Fakat,AB sürecinde sosyal politika alanında,sosyal devletin çağdaş bir yapıya kavuşturulması icin düzenleme yapmadan,mevcut kurumları ara çalışmalara yönlendirmek stratejik bir yanlıştır. Sosyal devletin güçsüzleştirilmesi eğilimleri karşısında,önemli bir çalışma etkisiz ve verimsiz kalır.AB sürecinin çelişkileri açısından sosyal boyuttaki bu oluşumlar, önemli bir olumsuz örnektir.
Temel çalışmada;makro göstergelere bakılarak, “sosyal durum analizi” için temel göstergeler saptanmış ve risk grupları sıralanmıştır. Geliştirilen temel çerçeve çalışması aşağıdadır:
Sosyal durum analizinin nufüs özellikleri ve gelir dağılımı açısından değişkenlerle irdelenmesinden sonra “risk grupları” saptanmıştır.İlgili kurumun koordinatörlüğünde sürdürülen çalışmalarla “Türkiye sosyal içerme belgesi” hazırlanmaktadır.Her bir risk grubu için kurulan komisyonlar ise risk gruplarına yönelik toplumsal içerme stratejilerini geliştirmektedir.
Gelir dağılımı,parasal yoksulluk temelinde; yoksullar ve yoksulluk riski altındakiler,yoksulluk eşiği,gelir eşuitsizliği,işsizliğin yoksulluğa etkileri,kadın-erkek yoksulluğu,kalabalık aile yapısı,kiraların hane halkı giderleri içindeki payının göreli yüksekliği,gecekonduda yoksulluk,evsizler ve kimsesizler,madde bağımlıları,bölgesel yoksulluk,eğitimin yoksulluğa etkileri,sosyal transfer alanında yoksulluk riski,yaşlılık ve özürlülerin emekli maaşından faydalananlar,işsizlik yardımı alanlar,yoksullukta bölgesel boyut gibi alanlarda bir risk analizi yapılmaktadır.Yoksulluğun sonuçları;evsizler ve alkolikler açısından ele alınmıştır.
Bölgesel ve yerel yönetimler açısından gelişmişlik düzeyleri ve sosyo-ekonomik farklılıkları; irdelenecek bir konu alanı olarak gören çalışma, soruna çok boyutlu bakış için bir temel oluşturmayı hedeflemektedir.

Sağlık
 Kişi başına düşen harcama oranları
 Yaşam beklentisi
 Sağlık kurumları sayısı (kamu-özel) (yataklı-yataksız)
 Kişi başına düşen sağlık personeli (bölgelere göre sağlık personeli,hastane)
 Doktor başına düşen hasta sayısı
 Kişi başına düşen yatak sayısı
 Bekleme süresi
 Anne ve çocuk ölüm oranları
 Kanser, kalp, bulaşıcı ve solunum hastalıkları ve diğer sağlık sorunları
 Trafik kazaları
 Cinsel yolla bulaşan hastalıklarda artış
 Madde bağımlıları
 Ölüm oranları ve nedenleri
 Sağlıkta Dönüşüm Projesi
 Aile hekimliği uygulaması
 Devlet tarafından verilen sağlık yardımları (Yeşil Kart, 65 yaş uygulaması)

Konut
 Konut istatistikleri
 Konutlarda temel sorunlar (su, elektrik, kanalizasyon, ısıtma sistemi)
 Gecekondu ve kaçak yapılaşma
 Kaçak elektrik, su, kanalizasyon sorunu
 Konutlarda yaşayan kişi sayıları
 Evsizler
 Kullanılamayacak durumda olan evler
 Ortalama kira seviyesi (kır-kent)
 Deprem ve konut politikası
 Konut kooperatifçiliği
 Konut yoksulluğu
 Özürlüler için konut düzenlemeleri yapılması

Korunmasız gruplar
 Özürlüler (fiziksel ve zihinsel )
 Evsizler ve kimsesizler
 Kadın, çocuk ve insan ticareti sorunu
 İşsizler (uzun dönemli ve eğitimli işsizler vb. )
 Yaşlılar
 Eğitim düzeyi düşük ve kalifiye olmayan işgücü
 Düşük gelirliler
 Madde bağımlıları
 Kadınlar
 Çalışan çocuklar ve sokak çocukları
 Kayıtdışı çalışanlar
 Sosyal haklardan yararlanamayanlar (bilgi eksikliği)
 Göçmenler
 El sanatkarları

Eğitim
 Genel eğitim yapısı (Ögretim yılı ve okul gruplarına göre okullaşma oranı vb.)
 Okul, öğrenci, öğretmen, sınıf sayıları
 Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı
 Eğitim düzeyi oranları
 Nüfusun eğitim yapısı (yaş, cinsiyet, bölgeler, kır-kent)
 Okulların erken bırakılması sorunu (ortalama eğitim yılı)
 Kır-kent farkları
 Eğitime katılım ve bunu etkileyen faktörler
 Risk altındaki çocuklar
 Mesleki eğitim ile ilgili bilgiler, istatistikler
 Eğitimin kalitesi (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı – PISA)
 SCED Çalışmasında kullanılan bilgiler
 Bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımı
 Burslar, krediler ve öğretim harçları
 Öğrenci başına yapılan harcama (devlet-aile payı ve farklılıklar)
 Devlet-özel okullarda eğitim farklılıkları
 Kütüphaneler, kitap ve kütüphaneden yararlananlar
 Okur-yazarlık oranları (kır-kent, kadın-erkek)
 Dezavantajlı gruplarda eğitime katılım
 Yüksek öğretim ile ilgili bilgiler, veriler ve istatistikler
 Okul öncesi eğitim (kreş)
 Eğitim reformu ve projeler

Sosyal koruma
 Sistem
o Sosyal sigorta
o Sosyal yardım ve hizmetler

• Emekli aylıkları
a. Yaşlılık
• Emeklilik yaşında olan nüfus
• Emekli aylığı alan kişi sayısı ( kriterler, yaşları)
• Emekli aylığına hak kazanamayanların durumu- Kayıtdışı istihdamda yer alanların emeklilik durumu
• Ortalama-asgari emekli aylıkları

b. Malüliyet
• Yardımlardan yararlanan sayısı
• Bu kapsamda aylık tutarı
• Asgari-ortalama aylık tutarı
• Yararlanma koşulları

c. İhtiyaç halindeki yaşlılar
• Her hangi bir sosyal güvenlik kapsamında bulunmayanların sayısı
• 65 yaş üstü nüfus
• Cinsiyet
• Aylık tutarları

d. Dul ve yetim aylıkları
• yararlanma koşulları
• yararlanan sayısı
• ortalama-asgari aylık

e. Ücretsiz aile işçilerine yönelik sosyal güvenliği

• Hastalık sigortası
• Mevcut durum (bağımlı, bağımsız ve kamu çalışan ile kapsamda olamayanların durumu)
• Sosyal güvenlik reformu çerçevesinde Genel Sağlık Sigortası


• Ulaşım İş kazaları ve meslek hastalıkları
• Sigortadan yararlanma koşulları
• Yararlanamayanların durumu
• İşsizlik sigortası
• Kapsamı
• Yardım alanların sayısı
• Yararlanma koşulları

 Sosyal yardım ve hizmetler
Sosyal yardımlar
• Yardımı sağlayan kurumlar (Kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları)
• Yardımdan faydalanan gruplar
• Yardım tutarları

Sosyal hizmetler
• Hizmet sağlayan kurumlar (Kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları)
• Hizmetten faydalanan gruplar
• Hizmetin şekli (Kurumlara maliyeti)

Projeler kapsamında sağlanan yardımlar ve hizmetler
 SYDTF’nin Dünya Bankası projesi
 Aile Araştırma Kurumunun projesi
 Diğerleri


 Şehirlerarası ve şehir içi ulaşım
 Engellilerin ulaşımı (toplu taşıma ve havaalanı yapısı)
 Ulaşım ücretlerinin toplumsal yaşama etkisi
 Engelliler için trafik ışıklarının, yaya yollarının, kaldırımların ve trafik işaretlerinin düzenlenmesidir.

Görüldüğü gibi,Türkiye’de risk gruplarının yapısal analizine yönelik temel çalışma,konunun ve sorunun önemini açıkca ortaya koymaktadır.Risk grupları sorunu,Türkiye’nin temel sorunu olarak,Makro ve mikro düzeyleri kapsayan bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalı,sistemci ve çok yönlü çözümler üretilmesi bakımından önemlidir.Fakat,sosyal devlet aygıtlarının işlevsizleştirilmesi yerine güçlü bir sosyal devlet sisteminin olşturulması zorunludur.