|
|
ACCESS
PRESS February 2002 Volume 13, Disability Culture
Türkiye’de Özürlü Bireylere Yönelik Hizmetlere Kısa Bir Bakış
İrem Coşansu Yalazan
Türkiye Asya ve Avrupa’nın buluştuğu yerde bulunmaktadır. Türkiye’nin
yüzölçümü 780.576 kilometrekaredir. Nüfusu, 2000 Nüfus Sayımına göre 67
Milyondur. Başkenti Ankara’dır. 81 İli vardır. Yasama, yargı ve yürütme
organları güçler ayrılığı ilkesine göre işleyen parlamenter demokrasi ile
yönetilmektedir. Parlamentoda 550 milletvekili bulunmaktadır ve seçimler beş
yılda bir yapılmaktadır.
Türkiye’nin gelişen bir ekonomisi; genç ve dinamik bir nüfusu vardır. Dünya
Sağlık örgütünün tanımına göre, nüfusun %10’unun, yaklaşık 7 Milyon kişinin
çeşitli özürü bulunmaktadır. Yaklaşık 1,5 Milyon kişinin de zihinsel özürlü
olduğu tahmin edilmektedir.
Özürlü Hakları
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası bütün yurttaşlarının korunma, topluma katılım,
istihdam, çalışma ortamında korunma, eğitim ve toplumla bütünleşme
haklarının garanti altına almıştır. Bu nedenle, özürlü bireylerin örgütleri,
özürlü bireylerin sağlık, eğitim, bakım, rehabilitasyon, istihdam, sosyal
güvenlik ve ulaşılabilir fiziksel çevre gibi haklarına ilişkin çeşitli
düzenlemeleri savunmaktadır.
Özürlülük alanında gerçekleştirilen ve geleceğe umut veren iki gelişme
bulunmaktadır. Bunlardan biri hizmet sunan kurumların yeniden organize
edilmesi ve resmi ve sivil toplum kuruluşları arasında işbirliğinin
artmasıdır. Her iki gelişmede özürlülük alanında çaba gösteren insanların
uzun süreli çabalarının sonucunda gerçekleşmiştir ve politika ve hizmetlerin
daha iyi olması için bir başlangıç olarak görülmektedir.
Kamu Kurumları
Özürlüler Yüksek Kurulu, sağlık, eğitim,çalışma ve sosyal güvenlik, sosyal
hizmetlerden sorumlu bakanlıkların ve kurumların temsilcilerinin, Sakatlar
Konfederasyonu Başkanının ve üniversitelerden temsilcilerin katılım ile,
özürlülük alanında politikaları belirlemek üzere 1997 yılında kurulmuştur.
Özürlüler İdaresi Başkanlığı ise Özürlüler Yüksek Kurulu’nun sekretaryasını
yürütmek üzere kurulmuştur. Özürlüler İdaresi Başkanlığı’nın görevleri:
kamu, özel, sivil toplum kuruluşları arasında koordinasyonu sağlamak;
özürlülük alanında hizmet sağlayan projeleri desteklemek; araştırma
raporlarını ve kitapları yayınlamak; özürlü bireylere özürlü kimlik kartı
vermektir. Halen özürlü kimlik kartı sahiplerine, uçak, tren gibi ulaşım
araçlarında, toplu taşım araçlarında ve tiyatrolarda indirim sağlamaktadır.
Özürlü kimlik kartı sahiplerinin gelecekte başka olanaklardan yararlanmaları
hedeflenmektedir. Bu hizmete dayalı kayıt sistemi özürlülük alanındaki
politika ve hizmetlerin belirlenmesinde veritabanı olarak kullanılacaktır.
Özürlüler İdaresi Başkanlığı ilk Özürlüler Şurasını 1998 yılında
toplamıştır. Şura toplanmadan önce akademisyenlerin, kamu kurumlarının
temsilcilerinin, özürlü örgütlerinin savunucularının katılımıyla farklı
komisyonlar oluşturulmuştur. Komisyonlar özürlü bireylerin sorunları ve
ihtiyaçları ile ilgili olarak mevcut durumu ve gelecekteki çabalara ilişkin
hedefleri içeren raporlar hazırlamışlardır.
Özürlü bireylerin haklarına ve hizmetlere ilişkin yasa da özürlülük
alanındaki farklı tarafların işbirliğiyle hazırlanmıştır. İlk Özürlüler
Şurasının çalışmalarından kaynaklanan yasa Türkiye Büyük Millet Meclisinin
gündemindedir.
Eğitim
Milli Eğitim Bakanlığı 1951 yılından bu yana özel eğitim programlarını
müfredatına almıştır. Müfredat ve ilgili mevzuat 1983 ve 1997 yılında
yeniden düzenlenmiştir. Özel gereksinimi olan çocukların eğitim sistemine
dahil olmaları için ulaşılabilirlik, sınıf koşullarının hazırlanması,
öğretmenlerin ve personelin eğitimi konusunda çeşitli çabalar bulunmaktadır.
2000-2001 Öğretim Yılında, 269 özel eğitim okulunda ve merkezinde, 2603
öğretmen ve 16155 öğrenci bulunmaktadır. İlköğretim okullarının sayısı ve
öğrenci sayısı ile karşılaştırdığımızda özürlü çocukların çok küçük bir
bölümünün eğitim hakkından yararlanabildiği çok açıktır. Okul sistemi içine
dahil olan özürlü çocukların sayısının gelecekte artması umulmaktadır.
Sosyal Hizmetler
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Türkiye’nin bütün illerinde
örgütlenmiştir. Kurum fiziksel ve zihinsel özürü olan bireylere hizmet veren
18 bakım ve rehabilitasyon merkezi bulunmaktadır. Bu merkezler için yaklaşık
2000 özürlü birey sırada bulunmaktadır.
Kurum, çoğunluğu sivil toplum örgütleri ile ortaklık içinde işletilen, 30
merkezde gündüzlü rehabilitasyon hizmeti sunmaktadır. Sosyal güvenlik
kurumları özel sektör ve sivil toplum kuruluşları tarafından işletilen
gündüzlü rehabilitasyon merkezlerinin hizmetleri için 1997 yılından beri
ödeme yapmaktadır. Bu nedenle özel rehabilitasyon merkezlerinin sayısı hızla
30’dan 200’e ulaşmıştır. Bu merkezlerin çoğunluğu zihinsel özürlü bireylere
hizmet sunmaktadır. Bu merkezler toplum tabanlı sosyal hizmetlerin
geliştirilmesi için bir adım olarak değerlendirilebilir.
Özellikle zihinsel özürlü yetişkin bireylerin uzun ve kısa dönemli yatılı
bakımına yönelik ihtiyaç vardır. Ancak, bu konuda yapılan bir ödeme
bulunmadığından yalnızca bir ya da iki özel rehabilitasyon merkezi yatılı
bakım hizmeti sunmaktadır.
Gelecek
Türkiye’deki mevcut hizmetlerle özürlü bireylerin sayısını
karşılaştırdığımızda, iyimser olmak kolay değildir. İhtiyaçlar mevcut
hizmetlerin çok ötesindedir. Bununla birlikte mevzuatta yapılan
düzenlemeler; kamu, özel ve sivil toplum kuruluşları, özürlü örgütleri
arasındaki işbirliği; özürlü örgütlerinin savunuculuk çabaları; ve
profesyonellerin ve akademisyenlerin giderek artan katılımı gelecek için
umut vermektedir.
İrem Coşansu Yalazan, Türkiye’den gelen ve Minnesota Üniversitesi Hubert H.
Humphrey Kamu Yönetimi Enstitüsünde 10 ay süreli Burs Programına devam eden
bir Sosyal Çalışmacıdır. Humphrey Bursiyerlerinin Culture Column’a katılımı
Lolly Lijewski tarafından ayarlanmıştır.
Çevirenin Notu:
Hubert H. Humphrey Bursunu kazanarak Amerika Birleşik Devletleri’nin
Minnesota ve diğer eyaletlerinde özürlülük alanındaki hizmetleri inceleme
fırsatı buldum. Türkiye’deki özürlülük alanındaki hizmetlere ve gelişmelere
ilişkin görüşlerimi aktarma fırsatı buldum. Yazımın amacı, Türkiye’de
özürlülük alanının mevcut durumuna ve geleceğine ilişkin fikir vermektir.
Özürlülük alanında öncü eyaletlerden biri olan Minnesota’da yayınlanan ve
özürlülük alanında savunuculuk işlevini başarıyla yerine getiren ACCESS
PRESS adlı dergide yayınlanan yazımı, siz meslektaşlarımın görüşlerinize
sunuyorum. Bana bu olanağı sağlayan Lolly Lijewski ve ACCESS PRESS
editörlerine teşekkür ediyorum.
Bu yazı ve özürlülük alanında kaynak olabilecek başka yazılar için ACCESS
PRESS Dergisine www.accesspress.org adresinden ulaşılabilir.
İrem Coşansu Yalazan, Sosyal Çalışmacı
|