Türkiye’de çocuklar için toplum
içinde infaz...
Avrupa ülkelerinde
“probation” ve “supervision” adıyla bilinen çocuk adaleti ara
mekanizması Türkiye’de 70’li yılların ikinci yarısından bu yana var
olmakla beraber çok çeşitli etmenler nedeniyle yeterince etkili ve
verimli bir şekilde işletilememiştir. Daha önce gözetim adıyla bilinen
bu ara mekanizma, 2005’ten bu yana hem yetişkinlere hem de çocuklara
yönelik olarak, “denetimli serbestlik” adıyla yeniden uygulanmaya
başlanmıştır. Denetimli Serbestlik, kişinin işlediği suç nedeniyle
tutuklanması veya cezaevine girmesi yerine, cezasını toplum içerisinde
gözetim ve denetim altında çekmesini ifade eden çağdaş, alternatif bir
sistemdir. Bu sistemde suç işlemiş kişi şarta bağlı olarak serbest
bırakılır ve kendisine birtakım yükümlülükler getirilir. Bu sistem, suç
işlemiş kişinin sosyalleşmesini teşvik etme, yeniden suç işlemesini
engelleyici etkenleri güçlendirme ve iyileştirilerek topluma yeniden
kazandırma, topluma ve mağdura verilen zararı onarma çabaları .olarak da
tanımlanabilir.
Bugünkü yasal
düzenlemelere göre, işlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha altında
hapis cezasına çarptırılmış bir kişi, daha önce kasıtlı bir suçtan
dolayı üç ay ve üstünde hapis cezası almamış ise ve mahkemede
pişmanlığını dile getirirse suçu ertelenebilir ve denetimli serbestlik
sistemine dahil edilebilir. Fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış
olan kişiler, yani çocuk ve gençler için uygulamadaki farklılık,
işledikleri suçun cezası üç yıl ve altında olduğunda çocuklara denetimli
serbestlik kararı hükmedilebilmektedir. Erteleme ile denetim altına
alınmış kişiden beklenilen, belirlenen yükümlülükleri yetirme getirmesi
ve kasıtlı bir suç işlememesidir. Örneğin bu yükümlülükler, eğitimine
devam etmesi, herhangi bir uyuşturucu madde bağımlısı ise belli bir
merkezde tedavi olması, belli bir konuda danışmanlık alması vb olarak
sıralanabilir.
Özellikle suçla
ilişkileri yetişkinlerden farklı olan çocuklar açısından bu mekanizma
son derece yararlıdır. Çocukların cezaevinde bulunmaları, özellikle ilk
kez suça karışmış çocukların farklı suç ve suçlu tipleriyle ve suçu
alışkanlık haline getirmiş kişilerle temasa geçerek, daha çok zarar
görmelerine ve vermelerine neden olabiliyor. Denetimli serbestlik
sistemiyle ise suça karışmış çocuğa toplumla barışma imkanı sunulurken,
diğer yandan çeşitli açılardan destek görmesi sağlanmakta, böylelikle
çocuk, yeniden suça teşvik edecek etki ve ilişkilerden
uzaklaştırılmaktadır.
Denetimli
Serbestlik sisteminde çok disiplinli bir anlayışla çalışılıyor…
20/07/2005
tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5402 sayılı
Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunu
gereğince, Ceza ve Tevkif evleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Denetimli
Serbestlik ve Yardım Hizmetlerinden Sorumlu Daire Başkanlığı ve 133
merkezde denetimli serbestlik şube müdürlükleri kurulmuş ve 1272 uzman
(sosyal hizmet uzmanı,sosyolog, öğretmen, psikolog) ve idareci istihdam
edilmiştir.
Ankara Denetimli
Serbestlik şubesinde ise 10 uzman ve 20 denetleme memuru görev
yapmaktadır. Şubeye bugüne kadar 2000 kadar yetişkin, 100 kadar da çocuk
hakkında denetimli serbestlik kararı gelmiş ve ayrıca neredeyse 150 kişi
de koruma kurullarına başvurmuş, bunlardan 75’i işe yerleştirilmiştir.
Çocuklara
Yönelik Denetimli Serbestlik Uygulamalarının Güçlendirilmesi
Toplumsal adaletin
sağlanması bakımından son derece önemli olan bu mekanizmayı güçlendirmek
üzere Özgürlüğünden Yoksun Gençlerle Dayanışma Derneği tarafından
yapılandırılan “Çocuklara Yönelik Denetimli Serbestlik Uygulamalarının
Güçlendirilmesi: Ankara İli Pilot Projesi”, bir yönü araştırmalara bir
yönü ise bu ara mekanizmanın ihtiyaç duyduğu çok kurumlu ve çok alanlı
yapının kurulmasına yardımcı olacak bir model oluşturmaya dayanıyor.
Proje Ankara
Barosu ortaklığında, Bakanlığı Ceza ve Tevkif evleri Genel Müdürlüğü
Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığı iştirakinde Avrupa Birliği
finansmanıyla gerçekleşmekte. Projenin hedefi ise denetimli serbestlik (DS)
mekanizmasına dahil olması gereken kurum ve kuruluşlar arasında etkili
ve verimli bir işbirliği kurmak.
Bu amaçlara
ulaşabilmek için ise kamuoyu tanıtım çalışmalarının yanı sıra biri çocuk
ve ailelerin beklenti ve ihtiyaçlarını, diğeri ise sistemde bulunan
kurum ve kuruluşların kapasitelerini belirlemeye yönelik iki araştırma
yapılacak, ardından düzenlenecek olan bir dizi toplantı sonucunda
ayrıntılı bir eylem planı oluşturulacak. Bu eylem planının nasıl
işlediği projenin son döneminde de izlenecek.
Proje
çıktılarının denetimli serbestlik mekanizmasına önemli etkilerde
bulunması beklenmekte.
Bu Proje, Öz-Ge Der tarafından, Ankara Barosu işbirliği ve Adalet
Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Denetimli Serbestlik
Daire Başkanlığı iştirakinde, Avrupa Birliği finansmanıyla “Ön Seçim
Sürecinde Sivil Toplumu Güçlendirme / Bileşke B1: İnsan Haklarını ve
Demokrasiyi Pekiştirme ve Destekleme” adlı Program altında
yürütülmektedir.
Bilgi için: Oz-Ge Der (Deniz Kırımsoy) ; Ahmet Rasim Sokak No: 27
Çankaya Ankara Tel: 0312 443 04 83
Faks: 0312 443 01 71
ozgeder@ozgeder.org.tr, deniz.kirimsoy@gmail.com
|