|
| Hızlı Erişim |
 |
|
|
|
|
|

Dr. Hülya Ercan, Doç Dr.
Songül Yalçın
Hacettepe Üniversitesi Tıp
Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
Oyun, çocuğun fiziksel, zihinsel, dil ve
sosyal kapasitesinin gelişmesine fırsat vererek toplum içindeki sosyal
rolünün, özdeşiminin ve kendini diğer bireylerden ayıran özelliklerin
farkına varmasını sağlar. Çocuk oyun sırasında kendisini ve çevresiyle
ilgili bilgileri ifade etme olanağı bulur.
Oyun, çocuğa kurallara uymayı, sorumluluk
almayı, işbirliğini ve diğer insanlara saygılı olmayı öğretir. Ayrıca
girişimci olma, tehlikeyi göze alma, karar verme ve problem çözme
yeteneğinin gelişmesine yardımcı olan önemli bir unsurdur. Bunların yanı
sıra, oyun sırasında çocuğun kendisine güvenini geliştirme, duygusal ve
sosyal ihtiyaçlarını karşılamada, kendi kendine yeterli olabilme gibi
nitelikler kazandırır.
Çocuğun benlik gelişiminde ve
sosyalizasyonunda oyun etkili bir gelişimsel süreçtir.
Oyun, çocuğun dikkatinin
yoğunlaştırılması ve bunun sürdürülmesine olanak sağlar. Oyun sırasında
dikkatini bir noktaya toplama deneyimleri yapan çocuk bunu günlük
yaşantısına da aktaracaktır.
Oyun oynayan çocuk, zaman ve mekan
kavramlarına ait bilgileri çok doğal bir ortam içinde öğrenir. Grup
oyunlarında bekleme, devam etme, başlama, bitirme, gibi durumlar zaman
kavramının yaşam içinde özümlenmesini sağlar. Ayrıca, bahçede, sınıfta
değişik köşelerde yapılan etkinlikler de mekan kavramının gelişimini
destekleyici niteliktedir. Bunların yanı sıra, çocuk oyun içinde oyun
materyallerini değişik durumlarda kullanarak, renkleri birbirine
karıştırarak, nesneleri bir kaba doldurup boşaltarak materyallerin
niteliksel ve niceliksel özellikleri hakkında bilgi edinir.
Oyun Tercihini
Etkileyen Faktörler
Oyun gelişimini etkileyen faktörler( yaş,
sosyoekonomik düzey) aynı zamanda oyun tercihini de etkilemektedir.
Bunlardan başka çevre düzenlemesi, materyal seçimi, eğitimcinin
fonksiyonu, çocuğun oyun tercihini etkileyen diğer faktörlerdir.
Çevre Düzenlemesi ve
Materyal Seçimi
Oyun, doğal, planlanmamış ve açıkça
yapılandırılmamış etkinliklerse de, oyun aracılığıyla rastlantısal ve
planlanmış öğrenmenin oluşması için, çocuğun yararlanabileceği şekilde
çevrenin organizasyonu ve uygun materyal seçimi içeren bir hazırlığın
yapılması gereklidir.
Oyun ortamı çocuğun güven duyabileceği ve
kolayca maniple edebileceği şekilde düzenlenmelidir. Çocuğun yetenekleri
ilgileri ve gelişim düzeyi doğrultusunda, fizik ve zihin gücünü
geliştirebilecek bir düzenleme yapılmalıdır. Çocuğun kapasitesi gözönünde
bulundurularak ne aşırı uyarıcı yüklü, ne de potansiyelini
kullanabileceğinden az uyarıcılı olmalıdır.
2.Çocuğa Ait
Özellikler
Çocuklar, kendi kendilerine oynarken ya da
arkadaşlarıyla oynarken, YAŞ ve CİNSİYET’ leriyle ilişkili olarak, zihin,
fizik özelliklerine göre oyuncak seçerler. Çocuklar cinsel kimliklerinin
bilincine vardıkları dört yaşından itibaren cinsiyet tipli oyuncakları
seçerler.
Oyun gelişimini etkileyen faktörler;
1 - Yaş: Çocuğun yaşı, oynanan oyun
tipini etkileyen en önemli faktördür. Oyun, dil, zihin, sosyal ve motor
gelişim özelliklerinin yansıtıldığı bir aktivitedir. Dolayısıyla oyun,
çocuğun yaşına paralel olarak bir değişim ve gelişim göstermektedir. Oyun
oynama sürecinde çocuk, sosyal bir birey olarak tek başına oyundan,
sosyalize olmuş oyuna doğru bir geçiş sergiler.
2 - Cinsiyet: Kız ve erkek çocukları aynı
gelişimsel oyun aşamalarından geçmektedir. Kız ve erkek çocuklarının oyun
davranışları arasındaki tek fark, cinsiyetlerine özgü oyun tipini daha
fazla tercih etmeleridir. Örnek olarak, kız çocukları daha çok sembolik
oyunu, erkek çocukları ise daha çok yapı-inşa oyunlarını tercih etmeleri
verilebilir.
3 - Sosyo-ekonomik düzey: Çocukların
oyunlarının gelişimi, sosyo ekonomik düzeylerinden etkilenmektedir. Oyun,
iyi organize edilmiş zengin uyarıcılı çevresel koşullarda normal
gelişimini gösterebilir. Aksi tekdirde, çocuğun gelişimine, dolayısıyla da
oyunun gelişimine ket vurulmuş olur.
3. Materyale Ait
Özellikler
1- Büyük kasların gelişimini destekleyen
oyun materyalleri;Tırmanma aletleri, itme ve çekme aletleri, büyük toplar,
yuvarlanma minderleri, bloklar, bisiklet.
2- Küçük kasların gelişimini destekleyen
oyun materyalleri; çeşitli renkli kağıtlar, makas, dikiş panoları, boncuk,
ip, manupulatif oyuncaklar, boş kutular.
3- Duyu ve kasların gelişimini destekleyen
oyun materyalleri; Farklı özelliklerdeki dokunma panoları, yıkanabilir,
kırılmaz bebekler, ses çıkaran oyuncaklar
4- Belleği çalıştıran, problem çözme
becerisini geliştiren oyun materyalleri; Yap-boz, takmalı, sökmeli
oyuncaklar, ip ve boncuk, halka, anahtar, kilit, ayna, büyüteç, mıknatıs,
boncuklu hesap tahtası, kitaplar.
5- Dramatizasyon materyalleri;Mesleklere
özgü giysiler, takılar, mutfak malzemeleri, temizlik malzemeleri, kuklalar
6- Duyu ve düşünceyi açığa çıkaran
yaratıcılığı geliştiren oyun materyalleri; boya kalemleri, tebeşir, fırça,
kum, hamur, kil, tahta, çekiç, çivi, müzik aletleri, artık materyaller.
Çocuk yaşının özelliklerine uygun
materyali kullanma eğilimindedir ve materyalin kullanılması da gelişimsel
bir takım adımları kapsar.
Çocuk altı aydan itibaren tek bir nesneyle
oynar, sonra farklı iki nesneyle ilişki kurar ya da iki nesneyi
bütünleştirir. Daha sonra benzer objeler arasında ilişki kurar ve son
olarak sembolik amaçlar için onu kullanabilir. Böylece çocuk kullandığı
materyale farklı bakış açıları getirerek çevresiyle ilgili farklı
bilgilerini yansıtabilir
Yedi aylık bebek, görme ve dokunmayla ilgili
görsel ve dokunsal deneyimler ile objeleri manipule eder ve objeleri
ağzına alarak tanımaya çalışır. Onüçüncü ayda materyalin fiziksel
fonksiyonuyla ilgilenir, onsekizinci aya doğru iki obje ile basit fakat
önemli zihinsel fonksiyonlu ilişkiler kurabilir. Nesnenin manipulasyonu
zihinsel gelişimin bir göstergesidir. Ve erken çocukluk döneminden
itibaren gözlenen bu manipulasyon davranışları, ilkel oyun davranışlarının
temeli olarak düşünülmektedir.
Çocuk, bir nesneye göre gösterdiği tepkiyi,
diğer bir nesneye de aktarabilmeyi başarmışsa materyalle sembolik düzeyde
oynayabiliyor demektir.
Çocuğun materyali sembolik düzeyde
kullanması, tasavvur yeteneğinin gelişmiş olmasını gerektirir. Bu, dış
dünyadaki eylemlerin içte temsil edilmesidir. Çocuk iki yaşına kadar yeni
durumlara deneme yanılmalarla uyum sağlar. İki yaşından sonra çocukta
tasavvurlu düşüncenin ürünü olarak anlama gelişmeye başlar, olayları
kendine göre zihninde canlandırabilir. Ancak bu zihinsel olgunlaşmayla
birlikte herhangi bir nesneyi başka bir nesnenin yerine geçecek bir
kullanım ortaya çıkar.
Sembolik oyun gelişiminin ilk dönemlerinde,
asıl nesne ile nesnenin yerine geçecek nesne arasında fiziksel olarak
benzerlik gözlenmektedir. İleri aşamalarda, iki nesne arasında bir
benzerlik olmasa da çocuk hayal gücünü kullanarak, ilk defa karşılaştığı
nesneyi zihnindeki eski şemalar içinde değerlendirir ve yeni bir durum
içinde sembolik anlamda kullanabilir..
4. Oyun Sırasında
Eğiticinin Rolü
Çocuklar arasında bireysel farklılıklar
vardır, bazı çocuklar zaman zaman yetişkinin rehberliğine ihtiyaç
duyabilir, çocuğun böyle bir anda eğitimcinin yanında olduğunu düşünmesi
onu rahatlatacaktır. Oyun çocuklara deneme yanılma yolu ile problemlerine
çözüm getirmelerine yardımcı olur ve çocukların belirli riskleri göze alma
deneyimlerini arttırır. Eğitimcinin oyunun çocuğa bu katkıları göz önünde
bulundurarak, çocuğa yapacağı rehberliği bir yöntemle belirlemelidir.
Eğitimci ne aşırı aktif ne de aşırı pasif, geri planda bir tutum içine
girmemelidir. İhtiyacı olduğu anda çocuğu gerçekten rahatlatacak ve onu
bir ileri düzeye götürecek bir rol üstlenmelidir. Ancak çocuğa kendi
problemini kendi çözebileceği kadar bir süre tanınması gerektiği de göz
önünde tutulmalıdır.
Okula yeni başlayan yada çeşitli duygusal
problemleri gözlenen bir çocuk için eğitimcinin yönlendirici rehberliğinin
özel bir önemi vardır. Bu çocuklar kendilerini ifade etmede, oyuna ilk
adımı atmada, başlanan bir oyunu bir düzen içinde sürdürmede ihtiyaç
duydukları desteği eğitimcinin bu yöndeki yönlendirmelerinde
bulacaklardır.
Çocuklarımıza Oyun ve
Oyuncak Seçerken Dikkat Etmemiz Gereken Noktalar
Dış alanlarda:


|
|