|
| Hızlı Erişim |
 |
|
|
|
|
|

Yaşamın derinliklerini “NLP” ile
keşfetmek

|
Bir çok belirlediğim hedeflerim oldu. Başarılarım da
oldu. Artık daha mutluyum. Geçmiş hedeflerimi, pişmanlıklarımı
bitiriyorum. Artık gelecek hedeflere doğru yol alıyorum. |
Yaşamı öylesine hızlı
yaşıyoruz ki; geriye ne anılar bıraktığımızı, farkına varmadan
yitirdiğimiz şeyleri, herşey iş işten geçtikten sonra fark ediyoruz.
Ya da daha kötüsü farkedemiyoruz.
Son zamanlarda ben de herkes gibi günlük yaşam ile boğuşurken bu
düşünceler aklımın köşesinden bile geçmiyordu. Sabah kalk, işe git,
nefessiz çalış, eve dön evde ki mesai başlasın. Yarkın’ı gezdir,
peşinden koştur. Saat 10:30 da da yorgun düşen bedenim, oğlumun
yatmasıyla kendini bırakıyor ve uyuyakalıyorum. Yani uzaktan
baktığında, kendi adına hiç özeli olmayan, kendi zevklerini
gerçekleştiremeyen monoton bir yaşam. Tabi ki içimdeki gerçek, beni
tamımama yardım eden, sorunlarla başa çıkmama yardımcı olacak
yöntemler öğrendiğimdi.
"NLP" terimini çoğunuz duymuşsunuzdur. "NLP" (Neuro Linguistic
Programming). Yaşamımızda yer alan yeni bir terim ama öyle hızla
gelişti ki hepimiz az ya da çok bu konuda bir şeyler biliyoruz.
Bu konuda çok fazla bilgim olduğunu söyleyemeyeceğim. Sizlere
anlatacaklarım da zaten tamamen kendim de başardıklarımla ilgili
şeyler. Öğrendiğim az da olsa, yöntemler zinciri ile darmadağınık
olan yaşamımı toparlamaya başladım. NLP‘den benim anladığım;
yaşadıklarımızın sinir sistemimiz ile beyin tarafından algılanıp
pozitif yönde uygulatıp, kontrol edilmesi. Yani;
Hedef belirle,
Eyleme geç,
Kontrol et,
İşe yaramıyorsa başka yol dene.
Yaşamımızda ki her sorunda, her planda bu kademeleri uygularak bir
çok şeyi değiştirebiliriz. Sadece hedefi doğru kanaldan harekete
geçirmemiz önemli. Bunun için farklı özelliklere, yeteneklere sahip
olmamıza gerek yok. Yeter ki çözüme ulaşmak isteyelim. Nasıl mı?
Hayatlarımız da bir çok şeyde başarılı oluruz. Bir çok şey de ise
başarısız olup "ya bunu bu şekilde kabulleniriz ya da aramızda güçlü
olanlar bir kaç kez daha deneyip, onlar da kabullenir". Yöntemde ise
vazgeçme yok. Yani başarısızlık yoktur, sadece denenmemiş yollar
vardır.
Bu yöntemi herşey de deneyebiliriz. Ben bu yöntemi öğrendikten
sonra, çocuk döneminde yıpranmış olan evliliğimi, eşimle ciddi bir
şekilde kopmuş olan iletişim üzerinde uyguladım. Bu konunun en zorlu
bölümü "neden ben?" bölümü. Yoğun bir bunalım, depresyon içindeyken
insan "neden sadece ben bu kadar çaba sarf ediyorum da, o bu
ilişkiye emek sarf etmeden hazıra konuyor." diye düşünmeye
başlıyorsunuz. Bu bölümü aşarken, birçok şeyi önce kendiniz için
başardığınızı düşünmelisiniz. Çünkü başardığınız zaman kendinize
farklı bir güven geliyor.
Hedefi belirlemiştim. "Daha olumlu, sakin, anlayışlı bir evlilik".
Tüm zorluklara rağmen. Başka açık yol bulamamışken, başaracaktım.
Evliliğim için, çocuğum için, eşim için ve benim için.
Uzun bir süre yanlızken sorunun temel noktasını bulmaya çalıştım.
Bir çok soruyu kendinize sorarak ve kendi kendinize dürüstçe
cevaplarını vererek bunu bulabilirsiniz. Benim hedefe ulaşmamda ki
en can alıcı sorular şunlardı.
Sorun ne zamanlar çıkıyor?
Tartışma en son hangimizin konuşmasından sonra hız kazanıyor?
Konu genelde ikinizle mi ilgili yoksa dış faktörler mi?
İkimiz de çözüme mi ulaşmak istiyoruz? Yoksa sadece depresyonun
etkilerinden mi sorunun çıtasını yükseltiyoruz?
Bunu başarmak bana, yani bize ne kazandıracak?
Soruları dürüstçe cevapladıktan sonra "NLP’nin" bazı tekniklerinin
devreye girdiğini farkettim. "NLP’de" insan işitsel veya görseldir.
Veya diyorum ama aslında kişinin ağırlıkta olduğu algılama biçimi
vardır. Aşılması gereken görsel ve işitsel kanalların tümünü
açabilmektir. Bu şekilde karşınızdaki ile iletişim daha kolaylaşır.
Görseller (yani ben), herşeyi somut olarak görüyor. Beynin de
herşeyi görsel olarak çabucak oluşturduğu için, sonuca çabuk
ulaşmayı istiyor veya yapıyor. Eğer karşınızdaki işitselse (eşim)
işte sorun orada başlıyor. Birbirinizi anlayamıyorsunuz. Ben başta
söyleyeceğim sözü sonunda söylediğim için, eşim, kelimeler üzerinde
oynayıp, yargıya varıyor. Belki de yanlış anlıyor. Ben ise O’nun
örneklendirmelerinden, detaylarından sıkıldığım için aceleci
davranıp, konuyu karşılıklı saptırmaya başlıyoruz. Aslında farkına
varamadığımız bir döngü oluşuyor.
Yukarıda ki paragrafta kendi hatalarımı ön plana çıkardığımı
gördünüz. Bunun tek sebebi objektif olabilmem için empati kurmaya
çalışmamdan kaynaklanıyor. Zor ama bunu yapmam gerekiyordu. Sorunun
ne olduğunu kavradım. Peki, şimdi ne yapacağım?
Cümlelerime dikkat etmeye başladım,
Konuşurken sakin olmaya başladım,
Onun olumsuz konuşmaları arasında, olumlu yanlar buldurma çabalarına
(örneğin olumsuz yanlarımı sayarken işitsel olduğu için bunu çok iyi
yapıyor) karşılık "benimle ilgili bu konuda olumlu nelerim var
sayabilirmisin"? Denebilir. Böylece olumlu düşünmek için farkına
varmadan bilinçaltını zorlayacak.
Olumsuz cümleler yerine aynı hedefe yönledirecek olumlu cümleler
kurmak gerekiyor. "NLP’ye göre insan bilinç altında öncelikle kök
sözcüğü algılar"
Yaşanan kareyi genişletip kendimi bu sorun karşısında güçlü
hissetmek. "Başka insanların bu olayları yaşadığını, siyah beyaz
film izler gibi, bu kareleri en son mutlu hissettiğiniz ana kadar
genişleterek birkaç defa, kimi zaman hızlı, kimi zaman yavaş
beyninizde seyredin. Ve hepsine tepeden bakın.
Bu büyük kare de "yani en son mutluluk anınızdan, şu an ki
tartışmaya kadar olan büyük kare tartışma karesinin önem derecesini
belirleyin. Şu an ki üzüntünüze deyip deymeyeceği, mutlu olabilecek
kadar güçlüyken, mutsuzluğa yenik düşmemeniz gerektiğini
farkedeceksiniz"
Bunları yaparak ilişkimi ciddi boyutta düzelttim. Eşim ise bilmeden
bu yönteme ayak uydurdu. Çünkü kimse mutsuz olmak, boşanmak için
evlenmez. Yani aslında, ben sadece özveride bulunmadım. O’nu da bu
yöntemle yönlendirdim. O’da birşeyler uyguladı.
Bir kere başarırsanız, kendinize müthiş güveniniz artıyor. Hayatta
bir çok "olmadı, yapamadım" dediğiniz şeylere geri dönüp,
yapabileceklerinizi belirleyip, yaşamayı becerebildiğinizi
hissedebiliyorsunuz. Ve bu başarınızdan keyif alıyorsunuz.
Daha bir çok belirlediğim hedeflerim oldu. Başarılarım da oldu.
Artık daha mutluyum. Geçmiş hedeflerimi, pişmanlıklarımı
bitiriyorum. Artık gelecek hedeflere doğru yol alıyorum. Bu
yazdıklarım bilimsel yöntemlerin ışığı altında sadece kendi
algıladıklarım, tecrübelerimden ibaret. Yüreğimde ki yazılar bunlar.
Zaman içerisin de bunları sizinle paylaşacağım. Yaşamın kıyısında bu
cümlelerin bazıları bile mutluluğunuza katma değer katarsa ne mutlu
bana.
Hayat şansı sizinle olsun |
|

|
|