|
|
Sosyal hizmetin Türkiye’de bir bilim ve
meslek olarak gelişmesi için çaba harcayanların sayısı nerdeyse bir elin
parmakları kadar. Eğitim ve uygulama alanındaki teorik boşluk, pratiği
belirleyememeden dolayı disiplin ve meslek olarak sosyal hizmet, 21. Yüzyıl
Türkiye’si için nitelik olarak pek de istenen bir yerde değil. Durum böyle
olunca kimi eksiklikler ve yetersizliklerin farkında olunmasına rağmen bilim
üreten aktörler ve meslek elemanlarınca duyarlı bir “sessizliğin” tercih
edilmesinin ise bağışlanacak bir yanı yok.
Öteyandan önemli güçlüklerle yüz yüze kalan sosyal hizmet alan
deneyimlerinin özneleri, sosyal hizmetin temel felsefesi ve yaklaşımını göz
ardı etmeden toplumsal yapıyı da dikkate alarak kimi önemli çalışmaların
altına imza atarak sosyal hizmetteki teorik zayıflığın kanallarını
doldurmaya çalışmaktadırlar. Baştan söyleyelim, SABEV ve yazarlarının bu
konudaki emekleri takdire değerdir.
Nihat Tarımeri:1978 Ankara Sosyal Hizmetler Akademisi mezunu: Tıbbi
Psikiyatrik sosyal hizmet alanının yanı sıra; 1981 yılından sonra İsviçre
Zürich’ madde bağımlılığı tedavisi ile ilgili gençlik danışma merkezinde ve
de suça yönelen gençlerle Zürih Gençlik savcılığında sosyal hizmet uzmanı
olarak görev yapmıştır. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve Dünya
Bankasının kimi projelerinde danışmanlık yapan Tarımeri, çocuk ve gençlik
hukuku konusundaki bilirkişi rolünü ise sürdürmektedir.
Nihat Tarımeri’nin Türkiye sosyal refah kurumunun belli başlı
sorunsallarından birisi olan çocuk refahının, odağındaki çalışması olan
ÇOCUK KORUMA(MA) KANUNU kitabı, birçok yönüyle sağlıklı bir çocuk politikası
olmayan ülkemiz için son yıllarda yaşanan, çocuklar ve gençlerle ilgili
hukuksal gelişmeleri masaya yatırması açısından üzerinde titizlikle
durulmaya değer.
Tarımeri, çağdaş hukuk anlayışına dair bilgi ve becerisiyle
“çocuk-ihtiyaç/birey-eğitim” diyalektiğinden yola çıkarak bir beklentisiyle
kitaba başlıyor. Ki bu bakış açısı yakın zaman önce Türkiye’de kabul edilen
Çocuk Koruma Kanununun bir eleştirisini de içlemine alıyor: “…Avrupa
Birliği’ne uyum sağlama bağlamında çocuk ve gençlerin yargılanmasına yönelik
hazırlık çalışmalarında özellikle ve öncelikle iç hukukumuzun bir parçası
olan başta Çocuk Hakları Sözleşmesi olmak üzere bu bağlamdaki diğer
uluslararası kuralların değerlendirilmesi sonucu önce çocuk ve gencin
yararını düşünen ve koruyan çağdaş bir yasanın hazırlanıp uygulanacağını
bekledim ve umut ettim” beklenenin ötesinde “çocuk” dışında bir gelişmeyle
gelir kanun…
Modern sosyal hizmetin Türkiye’deki ilk neferlerinden Dr. Muhittin Duru’nun
başlatıcısı olduğu seküler sosyal hizmet anlayışı bir kez daha varlığını
hissettire dursun; çocuk refahı alanı; bakım, korunma, hukuk, eğitim, ıslah
vb alanlara karşılık gelmektedir. Tarımeri, ise bir sosyal hizmet uzmanı
olarak şu tespitiyle Duru ile aynı görüşü paylaşıyor; “çocuk ve gençlerimize
yönelik başta TMK’nin yanı sıra sosyal hukuk devleti bağlamındaki hak ve
yükümlülüklerin bile ‘sadaka’ anlayışı ile şekillendirildiği bir yaklaşım
ile sergilenmektedir. Bu yaklaşımda ise sosyal hizmetler ve sosyal hizmet
uzmanlarının araç olarak kullanıldığı ve oldukça pasivize edildikleri ise
görülen bir gerçek.” (s.71) Öyle ki, bu belirleme, sorunun çözümüne doğru
bir işlevsel adım da oluyor. Toplumsal korumanın birincil hedef alanlarından
bir olarak karşımıza çıkan çocuk ve genç olgusunda “kaynak hukuk olarak
İsviçre Yurttaşlar Yasasından da yararlanılmasını” bireysel bir kanı olarak
ileri sürüyor. Tarımeri, irdeliyor. Yasal düzenlemelere çağın
gereksinimlerine göre çağdaş bir terazide eğiliyor. Tüm boyutlarıyla Çocuk
Koruma Kanunu, Çocuk Koruma Kanununun Ceza Boyutu ve Sosyal İnceleme Raporu
olmak üzere iki bölümden oluşan 328 sayfalık yapıtta alt konular olarak söz
konusu alanla ilgili yasaların yanı sıra duru bir netlikle kavramlara ve
yaklaşımlara da değiniyor. Askıda kalan gerçekliklerle okuyucuyu yan yana
getiriyor: “…gençlik suçluluğunun disiplinlerüstü olduğuna yönelik
görüşlerin ise ülkemiz açısından sadece sözde kaldığını da” (s.217) yorum ve
değerlendirmelerden yola çıkarak dıştalaştırıyor. Adeta Çocuk Hakları
Sözleşmesinin bile Yasama tarafından bilinçli ya da bilinçsiz tek taraflı
olarak nasıl fesih edilebildiğine ise uygulamadan örneklerle/aktarmalarla
kitabında yer veriyor.
Çocuk refahı hizmetlerinin hukuki anlamda bir metin okuması da olan kitap
“çocuk ve gence odaklı” Almanya hem de İsviçre’deki uygulamalar ışığında
başarılı bir karşılaştırma değerlendirmesi olarak yansıyor. Tarımeri, analiz
ettiği olguyu sosyal hizmetin verileriyle de ele alıyor. Ve ekliyor; “ hem
yeni Türk Ceza Yasasını, hem de Çocuk Koruma Yasasını özellikle birlikte
değerlendirdiğimizde çocuk ve gençlerimizi ‘Türk Ceza Yasası’ndan korumanın,
belirgin yaklaşımlar çerçevesinde ‘Çocuk Koruma Yasası’ ile sağlanması da
hiçbir şekilde mümkün değildir. Sorun, sadece bu da değildir. Başta yasanın
adı olmak üzere büyük beklentilerle hazırlanıp yürürlüğe giren yasa
beklentilere ve de modern/çağdaş yaklaşımlara uygun olmayıp bu yasayı
özellikle ülkemiz çocuk ve gençlerine bağdaştırmadığım için de ortaya çıkan
bu durumu ve düşüncelerimi başta Almanya ve İsviçre’deki uygulamalar
çerçevesinde bir durum tespiti yaparak paylaşmak ve tartışmaya açmak
istedim.” Kitap yalnızca hukukçuların, sosyal hizmet uzmanlarının değil,
yeni düzenlemelerin uygulayıcıları olan Denetimli ve Serbestlik Bürolarında
çalışan sosyal meslek elemanları için de bir başucu kitabı. Çünkü çocuk
yargılama ve koruma sistemine ait yapılar, koruyucu ve destekleyici
hizmetler onların etkisiyle düzenlenebilecek.
Nihat Tarımeri’nin “Çocuk ve Gençlik Yargılama Sistemi ve Uygulamalarına
Bakış ve Tesbitler”in yer alacağı ikinci kitabına hazırlık olarak ise şunu
dile getiriyor; “keşke ülkemizde çocuk ve gençlerimizi çok sevmeseydik ve
onlara bayramlar verme yerine onlara İsviçre ya da Almanya’daki çocuk ve
gençler gibi bakabilseydik” (s.228) Ama olmuyor. Yoksa Can baba; o şarabi
eşkıya birinci kitabın son sözünü söyler miydi; “en uzak mesafe ne
Afrika’dır, / ne Çin, / ne Hindistan, / ne seyyareler, / ne de yıldızlar
geceleri / ışıldayan…/ en uzak mesafe / iki kafa arasındaki mesafedir /
birbirini anlamayan…/
Nihat TARIMERİ: “Çocuk Koruma (ma) Kanunu. (S.328) SABEV
Yay. Ankara.2007
İsteme Adresi: www.sabev.org.tr. / sabev@sabev.org.tr.
DağıtımAdresi:
www.palmekitabevi.com/
palmeyayin@superonline.com
©Sitemize
ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz. Kaynak
göstermek ve izin almak etik kuraldır.
|