|
|
|
 |
15 Haziran “Dünya Yaşlılara Şiddet Ve
Suistimal Farkındalık Günü”
“Neden Herkes Güzel Olmaz
Yaşamak Bu Kadar Güzelken”
Şadiye DÖNÜMCÜ / Sitemiz yazarı
dosadoster@gmail.com |
Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK) tarafından açıklanan
verilere göre 2000-2008 döneminde 25(-) yaş nüfus 2.889.467 azalmış. Yaş
grupları arasında en yüksek azalış % 14.21 ile 15-19 yaş diliminde gerçekleşmiş.
2000 yılında toplam nüfusun yaklaşık %0.6’sını oluşturan 65(+) yaş nüfus
3.858.949 iken, 2008’de 4.893.000’e yükselmiş.
2008’de toplam nüfusun yaklaşık % 0.7’sini oluşturan 65(+) yaş nüfusun içinde en
yüksek artış ise % 31.54 ile 80-84 yaş diliminde gerçekleşmiş. 2000’de 246.692
olan bu yaş dilimi nüfusu, 2008’de 324.487’ye yükselmiş.
Niye yazdık bu sayıları? Dünya hızla yaşlanıyor; evet. Ülkemizde hızla
yaşlanıyor. Nüfus yapımız hızla değişerek yaşlanıyor.
Yaşlı nüfusun çözüm bekleyen, politika geliştirilmesi gereken çok yönlü
sorunları var. Atılan uluslar arası ve ulusal düzeydeki adımlar henüz çok yeni
ve yetersiz.
Bu yaş grubunun çok sık yaşandığı bilinen ancak -doğası gereği- en iyi
saklanabilen ve dolayısıyla en az dile getirilen sorunu ise; İHMAL – İSTİSMAR –
ŞİDDET.
Son on yıllarda kadın ve çocuğa yönelik şiddetle mücadele daha sıkça gündeme
getirilse de, mücadele yolunda atılan adımlar hala çok sınırlı olsa da gündeme
sıkça alınmakta iken yaşlıya yönelik şiddet henüz bu aşamada değil.
Yaşlıya yöneltilen şiddet, çocuk ve kadına yöneltilen şiddet türlerinden farklı
değil ancak türler içindeki davranış tipleri arasındaki yoğunluk farklı kanımca.
İhmal ve istismar kavramları hep karıştırılır nedense. Çok kısa ve anlaşılır bir
ifadeyle tanımlayacak olursak; “ihmal” yapılması gerekenlerin yapılmaması,
istismar; yapılmaması gerekenlerin yapılması. Şiddet ise hem ihmal, hem
istismarı içerir.
Bir yaşlının ihmal edilip edilmediğini anlamak çok kolay aslında. Yaşlının
bakımını sağlayan kişi, onun fiziksel, sosyal ya da duygusal ihtiyaçlarını,
örneğin beslenme, giyim, temizlik, sağlık, barınma, ısınma, güvenlik ve ekonomik
giderlerini karşılamıyorsa bu ihmaldir.
Yaşlıdan kaynaklanan durumlar hariç her türlü gereksinim sağlanmasındaki
yetersizlik ihmaldir. Ve ihmalin kasıtlı ya da farkında olmaksızın yapılması
sonucu değiştirmez.
Bir yaşlının istismar edilip edilmediğini anlamak da çok kolay. Yaşlıya bakan ya
da onun çevresindeki bir kişi onun sağlık veya iyilik halini tehdit eden ya da
zarar veren bir davranış yapıyorsa, onun canını acıtıyorsa, tecavüz ediyorsa bu
istismardır.
İhmal zaman içinde istismara da dönüşebilir, istismar edilen yaşlı ayrıca ihmal
de ediliyor olabilir.
Kısacası yaşlıya yöneltilen fiziksel, cinsel, sözel-duygusal, ekonomik ve sosyal
acı veya ızdırap veren ya da verme olasılığı bulunan tüm eylemler şiddet.
Yaşlı nüfusa yönelik şiddetin boyutları hakkındaki sınırlı bilgi olduğunu,
araştırma sonuçları göre yaşlıların % 4 – 6’sının ev içinde şiddete maruz
kaldığını belirten Dünya Sağlık Örgütü(DSÖ)’ne göre; Hastane, bakımevi gibi
kurumlarda kalanlar, evinde tek başına yaşayanlar, yoksullar, ekonomik
yetersizliği olanlar, bakıcı tarafından bakılanlar yüksek risk, dul yaşlı
kadınlar terk edilme ve mallarının elinden alınması açısından özel risk altında.
Bağımlı hale gelen yaşlının yarattığı stres ve hayal kırıklığının aile
ilişkilerini gerdiğini, ekonomik destek ve barınma açısından yaşlıya bağımlı
olan aile üyelerinin de yaşlı açısından risk oluşturduğunu ifade eden DSÖ;
yaşlılığa ilişkin kalıp yargılar, nesiller arası jenerasyon farkı, veraset ve
mülkiyet sistemi, çocukların aile büyüklerini yalnız bırakarak başka yerlere
göçmesi de kültürel ve sosyo-ekonomik risk faktörleri arasında sayıyor.
Fiziksel problemleri ya da bilişsel süreçlerinde yetersizlik olanlar ile olumsuz
fiziki koşullarda yaşayanların da risk altında olduğu biliniyor.
O halde...
Dünyada ve ülkemizde yaşlıya yönelik ihmal, istismar ve şiddetin sanıldığından
daha yüksek olduğu düşünülürken...
Ülkemizde her geçen gün artan 65(+) yaş nüfusun en az %5’inin şiddete maruz
kaldığını düşünüldüğünde ortaya çıkan rakam bile insanı ürkütürken...
Yaşlının şiddet gördüğünü sakladığı bilinirken...
Şiddet gördüğünü ifade eden yaşlıya mesafeli yaklaşıldığı bir gerçekken...
Yaşlının ruhunu yaralayan şiddetin resmi kayıtlara geçmesi sağlanamazken...
Şiddetten korunma konusunda yaşlılar bilgilendirilmesi için hiçbir çalışma
yapılmazken...
Mağdur yaşlılara rehabilitasyon dahil gerekli hizmetler verilmezken...
Toplum ve sağlık çalışanlarının bilinçlendirilerek konuya duyarlılıkları
arttırılması için çaba harcanmazken...
Yaşlıya yönelik şiddete ilişkin farkındalığımızın arttırılması önemli.
*Şadiye Dönümcü. Sosyal Hizmet Uzmanı.
**Başlık: Fazıl Hüsnü Dağlarca. “SÖYLE SEVDA İÇİNDE TÜRKÜMÜZÜ”
|
UYARI!
©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.
|
|