Mutluluk bütün insanlığın isteklerinin dile
getirilmesi olduğundan insanlığın ortak birleşenidir. Hayatın amacı ve en
büyük cesarettir.
Özünde ise sevmek ve sevilme, bolluk içinde yaşama isteğine gereksinim duyma
yatar. Doğaya akla uygun her türlü kötülükten uzak durarak, kültür düzeyini
yükselterek, haz duyma, istediğini elde etme ve amaçlarını
gerçekleştirebilmektir.
Sağlık, gerginlikten uzaklaşma huzur,
dinginlik ve dengeli olmadır.
Enerjinin bitip tükenmeyeceği duygusuyla, yaşarken farkında olarak, hayatın
içinde insanın kendi olabilmesiyle, hiç bir karşılık beklemeden dünyayı,
insanları çıkarsızca sevebilmedir. Değer vermesini bilebilmek, kimi zaman bir
bebeğin yüzünde, yaşama ışıl ışıl gözlerle bakabilme, insanın yüzünde
gülümsemeyi sağlayabilmedir.
Kuş cıvıltısıyla birlikte; çiçekleri sulayabilmektir. Toprağın yağmuru emmesi,
ismini yazıp uçurtma yaparak rüzgârlı yerlere tırmanıp uçurabilme, deniz
kıyısında oturmadır. Durgun denizde yelkenlileri izlerken, arada bir gökyüzüne
bakmak ve kıyıda martıları seyredebilmektir.
Başarmanın coşkusunda ve ufak bir öpücükte, insanın sevdiği mesleği
seçebilmesindedir. Öğrencilik döneminde ise sınavlar bittikten sonraki
rahatlama, affetmenin büyüklüğünde, yeni bir gündeki doğan güneştedir. Bir
şarkının sözünde, bir resmin mavisinde, şiirin dizesinde, fotoğraftaki
karededir. Yolda yürürken yaşlı bir insana yardım etme, üzerine düşen
sorumlulukları yerine getirerek, harcanan emek sonrası gülümseme ve göz
kırpmadır.
İnsanlığa yararlı projeler üretmek ve gerçekleştirmek bilim ve sanat alanında
eserler vermek, yücelikleri düşünmek ve karanlıkta kalmayarak insanlara yardımcı
olmaktır. Doğru olanları yaptım diyebilerek kula değil yüreğine sorabilmektir.
Vicdanen rahat olabilmek insanın içinde bulunduğu ortamda kendisine yönelik
hiçbir tehdit baskı ve stres yaşamamasıdır.
Beklenti ve ihtiyaçlarının karşılanması ve yapaylıklardan ve zaman kavramından
arınabilme ve hakkını alarak dengeli bir şekilde beslenebilmektir.
Fakat ne yazık ki gelir dağılımındaki adaletsizlik insanlar arasında
huzursuzluğa neden olmaktadır. Sistemin söylemi olan tüket ve yaşa; doyma yine
tüket, insanı cendere içine almaktadır. Bu nedenle; zor yakalanan mutluluk
anları da özel günlerle belirlenmektedir. Sıradan zevkler ve onların yüzeysel
mutluluklarıyla yaşamı doldururken insanlarda zengin olma hevesi içersinde yer
alırlar. İnsanın bireyselleşerek bencilleşmesi insanın mutsuzluğuna yol
açmaktadır.
İnsanlara, mutluluğun nesneler dünyasında olduğu gösterilir. Mutluluk, hayatın
içindedir ve dağıtımı yapılmaz. Yalnızca, maddelere bağlı mutluluklar, gelip
geçicidir.
Sadece bir gurubun değil bütün insanlığın insanca yaşaması mutlu olmanın
kapısını aralatır. Ürettikçe ve paylaştıkça mutluluğu yaratarak, insanın
yaşadıkça memnun olması kendisi için değil, kendisinden sonraki gelecekler için
dürüstçe çalışabilmesidir.
©Sitemize
ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz. Kaynak
göstermek ve izin almak etik kuraldır.