Çoğu anne baba, daha çocukları dünyaya gelmeden
önce, onlara birtakım düşünce ve değerleri nasıl kazandıracakları konusunda
endişeye düşmeye başlarlar. Dürüst olmaktan diş fırçalamaya,
paylaşımcılıktan kitap okumaya kadar birçok konu bu endişe grubu içindedir.
Bir değeri, bir davranışı anlatmak ya da söylemekten çok söylenileni
yaşamanın, öğretmede daha etkili olduğu unutulmamalıdır. Öyle ki çocuk evde
anne babasını kitap okurken görmemişse anne babasının ‘Kitap oku’
söylemlerini ciddiye almayabilecektir. Bu durum dürüstlük, nezaket,
cömertlik, vb. için de aynıdır.
Telefonda konuşmak istemediği kişinin sesini
duyunca çocuğuna ‘Evde yok’ dedirten, hastanede/bankada sıra kapmak için
işinin acil olduğunu söylediğini anlatan aileler, çocuklarına ne kadar
dürüst olun, yalan söylemeyin derlerse desinler, bu konuda yol almakta
zorlanırlar.
Sadece kendileri dürüst olmamakla kalmaz; bazen çocuklarını da yalan
söylemeye alet ederler. Anne, eşinin –yani babanın- sinirleneceğini
düşündüğü miktarda bir şeyler satın almışsa çocuğuna der ki: ‘Baban sorarsa
şu kadara aldık de, tamam mı’.Bu ve bunun gibi yalanlar aslında aile
içindeki doğal öğretilerdir ki çocuklar edindiği çoğu davranış şekillerini
tam da bu doğal öğretilerle oluştururlar. Çocuk bu örnekte, bazen yalan
söylenebileceği hatta bunlara ‘beyaz yalanlar’ denildiği mesajını almış
olur.
Aileler, çocukların genellikle olumsuz davranışları örnek aldıklarından da
şikâyet ederler. Hâlbuki sigara içen, küfür eden, aldığını yerine koymayan
bir ebeveyn ne kadar örnekse teşekkür eden, özür dilemeyi bilen, bir şeyler
okuyan anne babalar da o kadar örnektir, modeldir çocuk için.
Çocuk, genç hatta yetişkin de, sergilenen davranışlar ile söyleneler
arasında bir bağlantı kuramazsa o durumu ciddiye almazlar. Hatta çoğu zaman
söylenenlerin, yani tavsiye ettiklerimizin, onayladıklarımızın, tersini
yaparlar. Aslında vurguladıkları, anlatmak istedikleri şey; ‘Bak, sen böyle
diyorsun ama hiç de öyle davranmıyorsun’ dur.
Bu yüzden çocukları nasıl yetiştirmek istiyorsak yani onları nasıl görmek
istiyorsak ilk önce kendimizi yenilemeli, bizi o şekilde görmelerini
sağlamalıyız.
KAYNAK
Gordon, Thomas. (2004) E.A.E. Aile İletişim Dili. Sistem Yayıncılık.
İstanbul