Korkuyu değil, korkunun bitirdiği insanı
yeşertmektir gerçeğin özü…
Taşrada çalışan sosyal çalışmacılarla (sosyal hizmet uzmanı)
taşrada okuyan sosyal hizmet (sosyal çalışma) öğrencileri, sosyal hizmet
bilgisine ulaşma-ulaşamama noktasında benzer bir ‘kaderi’ paylaşıyorlar. Ve
bu nedenle hep bir üçüncü yol arıyorlar…
Bilgiyi üretmek, bilgiye ulaşmak, bilgiyi yenilemek bir yana
bilgiyi yaşam gerçekliğine aktarmak, asıl zor olanı. Bir de bu bilgi, sosyal
bilim ile ilişkiliyse, bilgiden yola çıkarak olguyu çözümlemek daha bir
zorlaşıyor. Zorluğun bilinci, düşsel olarak kalsa bile büyüleyicidir.
Sosyal hizmet bilgisi; disiplin ve meslek / uygulama bütünlüğünden dolayı diğer
sosyal bilim dallarından görece olarak daha karmaşık, bütünselliği görmek adına
değişen, gelişen bir örgüyle güncellenmektedir.
Taşrada çalışan sosyal çalışmacılarla (sosyal hizmet uzmanı) taşrada okuyan
sosyal hizmet (sosyal çalışma) öğrencileri, sosyal hizmet bilgisine
ulaşma-ulaşamama noktasında benzer bir ‘kaderi’ paylaşıyorlar. Ve bu nedenle hep
bir üçüncü yol arıyorlar… Bu nedenle sayıları artan sosyal hizmet bölümlerinin
önemli bir sorun alanı olarak gördükleri; ellerindeki dar olan sosyal hizmet
bilgisinin etkisiyle yetiştirmeye çalıştıkları sosyal hizmet öğrencilerinin
bilgiyi nasıl kullanmaları gerektiği yönlerden adaletsiz koşullarda bulundukları
gerçeğinin altını da çizmek gerekmektedir.
Yanlış bir kurgu ile toplumsal sorunların ve gerçekliğin üzerine gitmek gerçeğe
ulaşmamızı engeller. Olanaksızlaştırır da.
21. Yüzyılda da sosyal hizmet bilgisi genel çerçevesiyle çeviriye dayalıdır.
Bundan dolayı bir telaşa gerek yok! diyenlerin sesini de duymak gerekmektedir. O
zaman öğretim elemanlarının belirli oranda oturup çeviri yapmaları ve bunu
öğrencilerle paylaşmaları, bu kesime göre birçok sorunun aşılmasını
kolaylaştıracaktır. Ama düşünen bir akıl için bu tür bir yapılanma her zaman
kritiğe açıktır. Çünkü eksiktir! Tatlı sularda şarkı söylemek gibidir bu. Oysa
çoğu zaman çevirinin sanallığında kaybolup gitmek işten bile değildir…
Sosyal hizmet mesleğinin diğer sosyal meslekler içinde ve toplum boyutunda tam
olarak belli bir yere oturmadığı gün gibi ortadadır. Bunun için farklı
gerekçeler ileri sürülebilir. Öyle ki, lise bitiminde sosyal hizmet bölümünün
tercih aşamasında; özellikle meslek seçimi sınavı sürecinde öğrencilere yeterli
bilgi verilmemesi, yönlendirme yetersizliği ise üniversite öncesi eğitim
kuruluşlarının üzerinde durması gereken konuların içinde yer almaktadır.
Günümüzde mesleki işsizliğin yoğun olduğu bilinmektedir. Bundan dolayı sosyal
hizmet birçok bölüm düşünüldüğünde istihdam olanakları üzerinde durularak tercih
edilmektedir. İşsizlik kaygısı belki de ileride sevilmeden yapılacak bir
mesleğin tercih edilmesini beraberinde getirmiş olmaktadır.
Sosyal hizmet bölümünün içerik özelliklerini, öğrenci üniversiteye yerleşip
okumaya başladıktan sonra öğrenmektedir, bu olumlu etkiler yarattığı gibi kimi
zaman da olumsuzluklara neden olabilmektedir (bölümü bırakmak, politik
söylemlerin tahakkümüne girmek ya da ilgisiz kalmak gibi).
Meslekler sosyolojisi içinde olsun, toplumsal boyutta olsun, mesleğin bir yere
oturmamış olması, yine tercih aşamasında sorun olduğu gibi, öğrenci bölümde
okumaya başladıktan sonra da yerini farklı sorunlara bırakmaktadır. Eksik olan
noktaların başında mesleki kaynakların yetersiz olması ve onlara ulaşmanın
zorlukları gelmektedir. Örneğin bölümün birkaç üniversitede yeni açılmış
olmasından dolayı, üniversite kütüphanelerinde sosyal hizmet bilgisine dair
yeterince kaynak bulunmamaktadır ve yapılan araştırmalar, hazırlanan ödevler
internet sitelerindeki kaynaklarla sınırlı kalabilmektedir. Böylelikle öğrenci
sanalın “kurbanı” olabilmektedir.
Çoğalan sosyal hizmet bölümlerinin birçoğunda öğretim elemanlarının çoğunun
sosyal hizmet kökenli olmaması da bir diğer sorun olarak görülebilir. Sosyal
hizmet bilgisine hâkim olmadıkları için verdikleri bilgiler tatmin edici
olamamaktadır. Bunun yanı sıra konferansların, panellerin yapılmaması ya da
azlığı sosyal hizmet bilgisinin paylaşımı konusunda da sıkıntılara neden
olmaktadır. Yine sosyal hizmet bilgisinin merkezde yani Anakent’te yoğunluk
göstermesi periferdeki sosyal hizmet bölümlerinin öğrencilerinin sosyal hizmet
bilgisi konusunda yeterli açılardan sosyalleşmemelerini beraberinde
getirmektedir. Kuşkusuz bunun başka nedenleri olarak; sosyal hizmet bölümlerinin
yeni kurulmuş olmaları / kurumsallaşma olanakları açısından eksik olmaları ve
yer yer öğretim elemanlarının sayısının az ve de iyi niyetli girişimlerinin
olmasına rağmen niteliklerinin sosyal hizmet bilgisini kullanma biçimi
bakımından sorgulanmaya açık olması da ileri sürülebilir.
Kuşkusuz sorunlara alışılınca; yalnızca sorunları konuşmak da bir tür
arayışların noktalanması oluyor. Böylece diyalektiğin çöplüğü de işlevini yerine
getirmektedir.
Sosyal hizmet bilgisini oluşturan sosyal hizmet kanaat önderlerinin oturup
bilimsel düşünüp, toplumsal yapının açmazlarından, sorunlarından hareket ederek
özgün bir sosyal hizmet bilgisi ve uygulama modellerini inşa etmeleri sosyal
hizmetin (sosyal çalışmanın) geleceği için daha rasyonel ve verimli sonuçlar
doğuracak gibi görünmektedir.
©Sitemize
ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz. Kaynak
göstermek ve izin almak etik kuraldır.