|
|
|
|
|
KİŞİSEL BİLGİNİN KORUNMASI POLİTİKA BİLDİRGESİ Çeviren : İrem
Cosansu Yalazan
Politika Konusu
IFSW Uluslar arası Etik Yasasında kabul
edildiği üzere bireylere ait bilginin toplanması ve kullanımı sosyal
hizmet uygulamasının özünü oluşturmaktadır. Sosyal refah hizmetlerinin
yönetiminde kabul edilen çekiciliği nedeniyle bilgisayar kullanımının
önemi giderek artmaktadır. Bununla birlikte yeni teknoloji varolan güç
ilişkilerini değiştirmiş; meslek elemanlarına hizmetlerinin uygulanmasında
müracaatçıların ve hizmeti kullananların çıkarları açısından anlamını
dikkate almaları yönünde yenilenmiş bir sorumluluk vermiştir.
Temel
/Gerekçe
Sosyal çalışmacılar ve diğerleri, bütün
dünyada ,sosyal hizmet uygulamalarında bilgisayar kullanımı olanaklarını
artışına dikkat çekmektedirler. Aynı zamanda pek çok ülkede genel olarak
verilerin kullanımı ile ilgili standartlara ilişkin yasaların kabul
edilmesi girişimi bulunmaktadır. Örneklere Avrupa Konseyi tarafından
geliştirilenler de dahildir. Sosyal çalışmacıların dikkate alacakları
hususlar: verilerin gizliliğinin nasıl sağlanacağı; sosyal
çalışmacıların ne tür bilgiyi ve kimden alması gerektiği; verilerin hangi
amaçlar için oluşturulacağı; verilerin müracaatçılar ve hizmetin
kullanıcıları arasında kimler için ulaşılabilir olması gerektiğidir.
Bilgisayar kullanımı ile artan konular
sosyal hizmet için yeni değildir, kişisel bilginin toplanması ve kullanımı
mesleğin uygulanması açısından temel konulardandır. Buna karşın, yeni
fırsatlar ve problemler teknoloji tarafından üretilmiştir ve sosyal hizmet
uygulamasının dikkate aldığı hususlar verinin korunması ve kişisel
bilginin gizliliğinin sağlanması ulusal hükümetlerin en başta gelen
önceliklerinden değildir. Bunun yerine, bilginin bir ülkeden diğerine
geçişine ilişkin ticari çıkarlar ve etkenler önemli olmaktadır. Buna göre,
bu Politika Bildirgesi, hareket noktasını sosyal hizmet uygulamasının
temel/öz unsurlarından almakta ve bilgisayar kullanımı ile
ilişkilendirmektedir.
Elle tutulan herhangi bir kayıt
sisteminin, düz yazı içeren materyal de dahil olmak üzere, bilgisayar
ortamına aktarılmasının mümkün olmaktadır. Bununla birlikte teknik olarak
mümkün olan her zaman arzu edilen değildir. Bazı bilgisayar sistemleri ile
ilgili deneyimler bu tür sistemlerin, politikayla ilgili bilginin üretimi
olsun, ya da elde edilen bilginin kalitesinin geliştirilmesi olsun,
herhangi bir şekilde verimli olmayabileceğini göstermiştir.
Çağdaş ileri teknoloji toplumu bilginin
hızlı ve kolay akmasına ihtiyaç duymaktadır. Fakat bireylere ilişkin ne
kadar ve ne çeşit bilgiye ihtiyaç duyulduğunun da dikkatle göz önüne
alınmalıdır. Bu bir toplumun birey/ her bir vatandaş üzerinde ne kadar
kontrol sağlaması gerektiğine ilişkin soruları ortaya çıkarmaktadır. Sosyal çalışmacılar tarafından kaydedilen kişisel bilgi sadece sosyal hizmet müracaatçılarını ya da hizmeti kullananları ilgilendirir. Bu nedenle verilerin ayrıntılı kaydedilmesi bu grubun istenmeyen izolasyonuna katkıda bulunabilir. Dahası, sosyal çalışmacıları özellikle geniş bir yelpazede bireysel bilginin elde edilmesi için çok uygun bir konumdadırlar. Onların özgün konumu kişisel bilginin müracaatçıların ya da hizmeti kullananlara sağlanacak acil ya da uzun vadeli yardım dışındaki amaçlarla, kaydedilmesi talepleriyle karşılaşmalarına neden olmaktadır.
Sosyal çalışmacılar için paralel bir
eğilim, sosyal çalışmacıları üzerinde müracaatçıların ya da diğer yardım
türlerinden yararlanmadan önceki koşullarına ilişkin bilgi toplanması,
ömeğin, sosyal yardımların müracaatçının mal varlığına ya da banka
hesaplarının açıklanmasına bağlı olduğu durumlarda görülmektedir. Buna karşın, sosyal hizmet mesleği koşulsuz saygı temeline dayalı bir ilişki sunmalıdır. Doğrudan konu ile ilişkili olmayan konulara ilişkin sorulara, her iki tarafça da kabul edildiği açıkça ifade edilmedikçe, değinilmemelidir.
Politika Bildirgesi
IFSW müracaatçı temelinde veri toplamada,
bilgiyi toplayan kişinin müracaatçıya ya da hizmetten yararlanan kişiye
yardım etmekle görevlendirilen sosyal çalışmacı olmaması gerektiğine
inanmaktadır. Müracaatçı ya da kullanıcı kişisel yan etkilerinden
etkilenmeksizin sürece katılma konusunda seçme hakkına sahip olmalıdır.
Müracaatçı ya da hizmetten yararlanan kişi önerilen veri toplama
sisteminin geçerliliğinin sorgulama fırsatına sahip olmalıdır. İncelemenin
rapor öncesi aşamasında katılımını iptal etme hakkı olmalıdır. IFSW, kişisel
yaşamın gizliliğinin korunması açısından müracaatçılar ya da hizmeti
kullananların bilgilendirilmeleri ve karar verebilmeleri ilkelerinin
merkezi öneme sahip olduğuna inanır. Bu yüzden müracaatçı ya da hizmeti
kullanan kişi herhangi bir kayıt sisteminin varlığı ve amacı hakkında
bilgilendirilmelidir. Kurum mevzuatı, kurum içinde ve dışında verilerin
nasıl kullanılacağını belirlemelidir. Ayrıca, bu mevzuat müracaatçı ya da
kullanıcıya bildirilmelidir.
IFSW, Kurumun sorumluluklarının:
bilginin gereken amaç dışında kullanılmamasını sağlamak; çalışanların iş
sözleşmelerinde müracaatçının gizliliğinin sürdürülmesine ilişkin
hususların yer almasını sağlamak; müracaatçının kendisiyle ilgili
bilginin güvenli saklanmasına ilişkin talebine saygı göstermek;
müracaatçıyla ilgili bilginin yasal olarak açıklanmasının müracaatçının
isteğine bağlı olduğu ya da kurumun gerekli amacın dışında bilgi
açıklamamasını; ne kadar zaman sonra kayıtların yok edileceğine ilişkin
süre belirlemek olmasını önerir. Böylece bir istisna olmadığı ya da
arşivi sürdürmek amacıyla bir özet hazırlanmadığı sürece genel olarak
bilginin yok edileceği kabul edilir. IFSW, kayıtların
yok edilmesine ilişkin genel politikada istisnai durumların yalnızca
mesleki olarak kabul edilmiş ölçütlere göre yapılmasını önerir. IFSW, sosyal
çalışmacıların bilginin daha özenli şekilde aktarılmasına ilişkin bir
yaklaşım geliştirmeleri gerektiğini savunur. Bir sosyal çalışmacı bir
müracaatçıdan bilgi alırken ya da üçüncü bir kişinin müracaatçı ya da
hizmeti kullanan kişi hakkında bilgi vermesi isteniyorsa, belirli
koşulları yerine getirilmelidir. Bunlar: Talep yazılı olarak yapılmalıdır;
sözel tartışmalar veya telefon konuşmaları kaydedilmelidir; bilginin
bilgisayar ya da başka kurumdan alınması yerine müracaatçı ya da
hizmetin kullanıcısına gerekli bilgiyi vermesi için fırsat verilmelidir;
dosyaya ulaşmak için gerekli kayıtlar kişisel dosyada tutulmalıdır ve
dosyadan silinmesi mümkün olduğu ölçüde zorlaştırılmalıdır.
IFSW sosyal çalışmacılar, müracaatçılar
ve hizmetin kullanıcıları arasında açık bir uygulama olacağı genel
kabulünü uygun bulmaktadır. Bu bilginin paylaşılması da dahil olmak üzere
sosyal hizmetin bütün yönleri için geçerlidir. Bununla birlikte bir sosyal
çalışmacı bir müracaatçı ya da hizmetin kullanıcısının, kurum mevzuatına
göre bilgiye ulaşma hakkını kullanmasının uygun olmayacağına karar
verirse, sosyal çalışmacının bu tür bir bilgiye ulaşma durumunu reddetme
yetkisi olmalıdır.
Bilgiye ulaşmanın reddi mesleki olarak
kabul edilmiş ölçütlere göre olmalı, hükümet ya da başkalarınca empoze
edilmemiş olmalıdır. Böyle bir ortamda, müracaatçı ya da hizmetin
kullanıcısı önceden belirlenmiş ve yeddi emin/ bilirkişi (trustee)
olarak bu amaçla ehliyet verilmiş birisine (psikolog ya da sosyal
çalışmacı gibi) havale edilmelidir. Müracaatçı ya da kullanıcı verinin
korunması konusunda yetkili otorite tarafından hazırlanan bir listeden
birisini yeddi emin olarak seçebilir. Bu yeddi eminin görevi, kurumun
müracaatçının kendisine ait kayıtlara ulaşmasını reddetme nedenlerini
incelemektir. Yeddi emin kurumun bilginin açıklanmasını reddetme kararını
bozma yetkisine sahip olmalıdır.
IFSW bütün dosyaların, fakat özellikle
bilgisayar dosyalarının gerçeğin yalnızca bir kısmını yansıtması
nedeniyle doğal olarak sınırlılıkları olduğunu kabul eder. Bu yüzden eğer
bir müracaatçı hakkında sadece dosyada olan bilgilere dayalı olarak çok
önemli bir karar alınacaksa, müracaatçı kararın yeniden
değerlendirilmesini isteyebilmelidir. Bu tür kararlara velayet, ebeveynlik
haklarının geçişi ve çocuğunu görme hakkı gibi konular dahildir.
IFSW sosyal hizmet uygulamasının bireyler
arasında iletişimi gerektirdiğini vurgular; bütün çaba bu ilişkinin
engelleyici dış etkenlerce sınırlanmamasını sağlamaya yönelik olmalıdır.
Sosyal çalışmacının rolü etik hususlarla ilgilidir; ve sosyal
çalışmacının özel etik görevi de müracaatçının karşılıklı güven,
mahremiyet ve gizliliğe dayanan ilişki hakkını sürdürmektir/ korumaktır.
Aynı zamanda sosyal hizmet uygulamasının iletişimin engelleyici dış
etkenlerden en az etkilenecek şekilde gerçekleştirilmesi gereklidir.
IFSW bilgisayar ortamında saklanan ve
ulaşılan bilginin verdiği güç ile ; verinin ‘nesnesi’ olan müracaatçı ya
da kullanıcıların istek ve çıkarları arasında dengeleyecek bir unsur
olması gerektiğini hatırlatır. Bu yüzden, hangi verinin ne amaçla
kaydedileceğinin/tutulacağının açıkça belirlenmesi çok önemlidir. IFSW, sosyal
çalışmacıların iyi uygulama yapmalarının, önemli kararların verileceği
bilginin çok iyi incelenmesi temelinde gerçekleşeceğini kabul eder. Sosyal
çalışmacılar teknoloji ve teknolojinin etkilerinin farkında olmalıdır. Bu
Politika Bildirgesinde ana başlıklarıyla belirtilen ilkelere göre
çalışmayı amaçlamalıdırlar. Sosyal çalışmacılar hangi tür verinin
korunması gerektiği hakkında politikaları belirleyen hükümetler ve uluslar
arası kuruluşlara tam olarak ne tür verinin korunması gerektiğini
açık/anlaşılır olarak belirtmelidirler.
|
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||