|
|
Kendinize Güvenmenin 14 Yolu
Ayla Önder
Özgüven önemli bir kişisel özellik; yaşamla baş
etmemizi ve sorunlarla gerçekçi bir şekilde mücadele etmemizi sağlayan ve
zorluklara dayanmamızı kolaylaştıran... Peki insana güç veren, enerjisini
artıran ve daha fazla çaba göstermeye özendiren özgüven nasıl kazanılır?
İşte 14 kolay adım:
1. Önce bütün olumsuz tecrübeleri unutun. Durup dururken güveniniz
yitirmeniz, basarisizlik duygusunu yasamanız bundan olabilir. O yüzden ilk
adim olarak geçmişteki bütün kötü deneyimleri yok edin. Beyninizden silin
gitsin!
2. Kendinizle iletişiminiz çok önemli. "Sen bunu yeneceksin" gibi cümleler
kurmayın. Yani kendinize iç sesinizle "sen" diyorsanız bu sorundur. İlk
olarak kendinizle "iletişim”e gecik, "ben bunu yaparım" seklinde cümlelerle
ise başlayın.
3. Erteleme olayına bir son verin. Bir şeyi sonlandırmayıp, yarim bırakma,
basarili olamama korkusuna dayanabilir. "Su an" yapacağınız ne varsa "hemen
simdi" yapın. Bir not edin bakalım, "yarim" bıraktığınız isler çok fazla mi?
Onları tamamlamak güven duygunuzu rehabilite edecektir. çok basit şeylerde
bile bunu uygulayın. Sacınızı kestirmeyi ne zamandır erteliyor musunuz.
Hemen gidin kestirin mesela..
4. Kesin olarak istediğiniz şeyin ne olduğunu düşünün. Tam olarak neyi, ne
kadar, nerede ve nasıl elde etmek istiyorsunuz? Bunu dakikalarca düşünüp, o
çok istediğiniz şeye odaklanın. Adrenalinizin arttığını, istediğiniz şeye
kavuşmayı "düşünmenin" sizi pozitif bir ruh haline soktuğunu göreceksiniz.
5. Kötü tecrübeleri beyninizin bilgisayarını çöp kutusuna atıp, silmiştiniz
ya. Eh simdi, arkadaşlarınızla beraberken biraz sikiliyorsunuz değil mi?
Onlara hep "dertlerinizden" söz ederdiniz hani! Canim, biraz düşünün, sizin
hiç basariniz olmadı mi geçmişte. Dost sohbetlerinde arada sırada bu
başarılarınızdan da söz edin.. Anlatırken bunu nasıl yaptığınızı yeniden
hatırlayacaksınız. Belki de bu yöntem, başka ulaşmak istediğiniz
idealleriniz için de ise yarar!
6. Çevrenizi iyi gözlemlediniz mi? Basarili ve mutlu insanlar genellikle
"Çözüm"e odaklıdır. Bu insanlar yüzde 20 problemlere, yüzde 80 çözümlere
odaklanır. Bazı sorunlar aslında sizin "büyüttüğünüz" kadar değil. Siz ona
"odaklandıkça" o büyüyor, büyüyor ve çözülmez bir hale geliyor. Bu
sorunlarda çıkmaza girdiğinizde bir "örnek" bulun. Yari sorunu çözmüş bir
insan örneği. O, nasıl çözdü? Tamamen bu yönteme odaklayın kendinizi.
7. Enerjinizi çoğaltın. Çünkü enerji bize sadece fiziksel güç olarak gerekli
değildir. Duyu organlarımız da enerji ile çalışır. Bu enerji sesinize,
bakışınıza, görünüşünüze etki eder. Spor yaptığınızda seremonin ve endorfin
hormanlari artacak. Bu iletişimde çok önemli; Bakışlarınız da bu hormonların
etkisiyle karsı tarafa daha kolay "olumlu" mesajlar göndermenizi sağlayacak.
Kendinizi "iyi" hissetmek, güne gülümseyebilmek için spor çok önemli.
Unutmayın, egzersizden uzak kaldığınızda, adeta benzinsiz bir araba
gibisiniz!
8. Telkin çok önemli. Her ne istiyorsanız onu olmuş gibi hayal edin: Alt
bilinciniz sadece şimdiki zamanı bilir. O yüzden gelecek zamanlı cümleler
kurmayın. Örneğin, "zayıflayacağım" derseniz asla zayıflayamazsınız.
Belirsiz bir gelecek yerine, "su anda yapıyorum" deyin.. Bu mesajı
yolladığınızda, alt bilinciniz sizi o amaç için bazı tutumlara davet
edecektir. Siz farkında bile olmadan... Enerjiniz çoğalacak, yavaş yavaş
zayıflama isteği artacaktır.
9. Aman, renkler çok önemli. Giysilerde renk tonajlarına dikkat edin.
Seçtiğiniz her renk sizi anlatıyor çünkü. Canlı renkler mutluluk ve neşeyi
koyu renkler ise ciddiyeti temsil ediyor. Bu tarz olarak size en yakışanı
secin. Bu giysileriniz canlı renklere sahipse güveninizin kendiliğinden
geliştiğini göreceksiniz. (Tabii yerine göre.. Bir is toplantısına da pırıl
pırıl renklerle gidilmez elbette.) Su acık ki, asil olarak “ten giysiniz”,
yani solgun olmayan bir cilt, parıltılı bakışlar giysilerden daha da
önemlidir. Olumlu düşündükçe farklı bir ten renginin ve bakışların sizde
oturduğunu fark edeceksiniz.
10. “Evet” ve “hayır”lara dikkat. Hicrimse size istemediğiniz bir şeyi
yaptıramaz. Bazı insanlara da hayır demeyi öğrenin. Hoşlanmadığınız bir
mekana sizi götürmek isteyen arkadaşınıza karsı rahatlıkla " hayır"
kelimesini kullanın. Birlikte keyif alacağınız mekanları seçecek arkadasınız
mutlaka vardır. Sizi rahatsız eden, olumsuz ruh halinizi çoğaltan insanlarla
ilişkinizi de gözden geçirin. Sizi üzen bir insanla yola devam etmek sizden
sürekli götürecektir.
11. Geleceği "belirsiz" bırakmayın. Planlayın. O gerçekleştiğinde neler
hissedersiniz, sürekli bunu düşünün. Artık o ideale, o "plan"a nasıl
ulaşacağınızı düşünün ve kendinizi orada hayal edin sık sık. Örneğin
işyerinizde “şef” mi olmak istiyorsunuz? Sürekli bunu nasıl
gerçekleştireceğinizi düşünmenin ve bu anlamda somut olarak neler
yapabileceğinizin ötesinde, o görevi "hayal" edin. Kendiniz orada, bir
toplantıda iken hayal kurun örneğin. Hayaliniz güçlendikçe, tutumlarınız da
değişecektir. Örneğin, o iste şef olmak için önce dil mi bilmeniz gerekiyor.
farkında olmadan ayaklarınız sizi bir bir hafta sonu kursuna doğru
götürecektir.
12. Geleceği planlamak kendinize güveni, kendinize güvenmek de size bazı
“formüller” de getirecektir. Örneğin zayıflamak istiyorsunuz ama neden
şişmanladığınızın "formülü"nü dikkate almıyorsunuz. İste olumlu bir şekilde
başarıya odakladığınızda beyniniz, size "neden şişmanladığınızı da
anımsatacak. Ve sizi kilo almaya götüren nedenleri de hayatınızdan kaldırmak
üzere planlar yapıyor olarak bulacaksınız kendinizi..
13. Bir de, “olumlu” anlam içeren kelimelere dikkat edin. Olumsuz olarak
beyninize yerleştirdiğiniz cümleler size baskı yapar. Orada "beslenir" ve
daha güçlü olarak geri dönebilir". Bir örnek vermek gerekirse, "asla
televizyon seyretmiyorum" demeyin. Beyniniz sizi daha istekli olarak TV
seyretmeye zorlar. İnsanların "kötülükleriyle" uğraştığınızda da ters tepki
verir. Kötü bir kelimeyi kullandığınızda ona yüklediğiniz anlamı bilincinize
çağırırsınız! Bu kelimeyi çok sik hatırlamaya baslarsınız. Hatta yıllar
sonra o eylemin içinde bile görebilirsiniz kendinizi. O nedenle "olumsuz"
herhangi bir kelimeyi (Her ne olursa olsun) beyinize yerleştirmemeye özen
gösterin.
14. Hayatinizi yönlendirin. Ne eksikse yaşamınızda ona katalize olun. Sevgi
mi yok, sevgi birlikteliğine katalize olun. O boşluğu bir sevgili
dolduracaksa, yani ona gereksinimiz varsa bunu planlayın. Bir takım duygusal
boşlukların yerini başka şeylerle kapatmayın. Zaten olumluya ve başarıya
katalize olmuş bir ruh hali, başka arayışlarınıza çözüm bulmak üzere de
konumlanacaktır. Basari ve sevgiyle birlikte donanmış benliğiniz, size
enerjiyi ve mutluluğu da çağıracaktır.
(Kaynak: Ayla Önder - kisiselgelisim.com)
|
|